GÜNDEM - 15 Temmuz 2023 Cumartesi 09:58

BETAV’ın bal fabrikası öğrencilere burs sağlıyor

A
A
A
BETAV’ın bal fabrikası öğrencilere burs sağlıyor

Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı (BETAV), Bitlis’te kurmuş oldukları bal dolum fabrikasıyla elde edilen gelirle üniversite öğrencilere burs veriyor.


36 sene önce Bitlisli iş adamları tarafından eğitim ve tanıtıma destek için kurulan BETAV, bugüne kadar toplamda 5 Bin’in üzerinde üniversite öğrencisine burs verdi. Vakıf kurucuları, eğitim düzeyini yükseltmenin en önemli mesele olduğu inancıyla, öncelikli olarak, eğitim alma imkanı olmayan, istekli ve yetenekli gençlere destek vermek, şehirde okulların sayısını kalitesini iyileştirmek gayesşyle birleştiler. Vakıf eğitimin yanı sıra Bitlis’in tarihî ve kültürel eserlerini, değerlerini ülke içinde ve dışında tanıtmayı da amaç edindiği gibi, bu değerlerin ortaya çıkarılması, korunması ve tanıtılması için de öncülük yapıyor. BETAV İstanbul Şube Başkanı Hasan Dalkıran Bitlis’teki arıcılık ve balcılık tesislerinde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Dalkıran, hem BETAV hemde arıcılık ve balcılık tesisi ile ilgili bilgiler vererek, “BETAV 36 yıllık bir kuruluş, amacımız ticaret ve siyasetin olmadığı bir yaşam biçimi sunmak, Bitlisli üniversite öğrencilerini okutmak ve bunların devamını getirmektir. Bunda da başarılı olduk bu güne kadar 4 bin 600 öğrencimizi okuttuk halen 600 öğrencimizi de okutuyoruz. Bitlis’teki arıcılığı ve balcılığı da geliştirmek için bir karar verdi. Balcılık ve arıcılık adı altında bir işletme kurdu. Burada Bitlis yöresinden topladığımız balları kavanozlayıp yurt içi ve yurt dışına satmayı planlıyoruz. Elde edeceğimiz gelirle de burs verdiğimiz öğrencileri okutmak ve bunların sayısını fazlalaştırmak istiyoruz. Bizden alınan ballar tadıldığı zaman burs alan öğrencilerin okumasına da vesile olmuş olacak. Öte yandan İngiltere’nin Londra şehrinde düzenlenen uluslar arası bal yarışmasında da BETAV olarak dünya birinciliği elde ettik” dedi.



“Bir yıl içinde üretime geçtik”


Dalkıran, BETAV’ın arıcılık ve balcılık tesisini kurmak için çok hızlı bir şekilde karar aldıklarını ve bir yıl içinde çok iyi bir ekip çalışması ilke üretime geçtiklerini belirterek sözlerine şöyle devam etti. “Geçen sene Haziran ayında bu tesisimizin temeli atıldı. İyi bir ekip çalışmamızla bu yıl yine Haziran ayında açılışını gerçekleştirdik. Ancak resmi açılışımızı Bitlis’in kurtuluş günü olan 8 Ağustosta Genel Başkanımız Ahmet Eren ve yönetim kurulu üyelerimizin de katılacağı bir törenle açılışımızı yapacağız” diye konuştu.



“İstihdama da katkı sunuyoruz”


Eğitim ve tanıtma gibi faaliyetlerinin yanı sıra istihdama da katkı sunduklarını ifade eden Dalıkran, “Şuan da 14 kişi ile çalışmamızı yürütüyoruz. Yıllık olarak 2 Bin tonluk bir kapasitemiz var. Geçen yıl aldığımız 400 ton balı bu yıl satışa hazır hale getirdik. Sertifikalarımızı ve İSO belgelerimizi de aldık. Önümüzdeki haftadan itibaren Türkiye’deki hatırı sayılır işletmelerde satışı başlayacaktır. Alacağımız balları önce üniversite laboratuarlarına gönderiyoruz oralardan gelen sonuçlara göre balları satın alıyoruz. Kendi içimizde de üretime yönelik laboratuarımız var. Belli bir seviyeye kadar kendi laboratuarımıza tahlilleri yapıyoruz sonrasında üniversitelerimizdeki laboratuarlara gönderiyoruz. Daha önce Mersin ve İzmir’deki üniversitelere yolluyorduk. Ama Bitlis Eren Üniversitemizde de böyle bir laboratuarlar girişimi var, olursa artık kendi üniversitemizde gereken tüm tahlilleri yapacağız” dedi.



“Bitlis balını dünya markası yapacağız”


BETAV İstanbul Şube Başkanı Hasan Dalkıran, bu yıl ilk yılları olmasına rağmen 100’den fazla arıcıdan bal aldıklarını belirterek “Geçen yıl ilk yılımız olduğu için 100’den fazla arıcıdan bal aldık. Ama bu sene Bitlis yöresinde bulunan 800 civarındaki arıya hitap etmeyi düşünüyoruz. Bitlis balını dünya markası yapmak için aldığımız ballarda istediğimiz özellikleri bulamazsak geri iadesini de yapıyoruz” diye konuştu.


BETAV’ın bal fabrikası öğrencilere burs sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Yalova Bakan Yumaklı: "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım" dedi. Bir dizi programa katılmak için Yalova’ya gelen Bakan Yumaklı, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni’ne katıldı. Burada konuşan Bakan Yumaklı, "Bereketin, emeğin ve üretimin şehri Yalova her ne kadar yüzü ölçümü açısından en küçük ilimiz de olsa üretim gücü, üretim kapasitesi, üretim iradesi açısından bizlerin son derece memnun olduğu bir şehir açıkçası. Bugün İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüzün Bitkisel Üretimi Geliştirme Projeleri Temin Töreni vesilesiyle bir aradayız. Değerli kardeşlerim bu kapsamda çiftçilerimize sera damlama sulama sistemi ve sebze fideleri temin ediyoruz. TAKE projesi olarak adlandırdığımız bu proje aslında ülkemizin dört bir tarafında 81 ilinde, hangi ilimizde uygulanıyorsa o ilin kendi özellikleri, dinamikleri açısından veya üretim gücü açısından neler önemliyse neyi öne çıkarmak istiyorsak bu anlamda uyguladığımız çok da başarılı giden bir proje. Bugün inşallah Yalova’nın bitkisel üretim altyapısını güçlendirecek olan bu temin töreniyle beraber çiftçi kardeşlerimize, üreticilerimize bunları vermiş olacağız" diye konuştu. Tarımın sadece ekonomik faaliyet değil aynı zamanda bir milletin bağımsızlığını ifade eden bir husus olduğunu anlatan Yumaklı, şöyle konuştu: "Tarımın sofradaki ekmeğin güvencesi olması şehirlerin huzuru olması kırsalın umudu olması yarının da temeli olması işte bizi bu düşünceye sevk ediyor. Eğer bir ülke toprağına sahip çıkıyorsa kendi insanlarının gıda ihtiyacını karşılayabiliyorsa hatta bunun da ötesinde buradan ülkesi için bir ekonomik fayda sağlayabiliyorsa ki bu konuda biliyorsunuz ülkemiz tarımsal hasılada Avrupa’da birinci dünyada da ilk on ülke arasında. Bugün artık dünyada stratejik güç toprağını koruyan suyunu verimli kullanan ve üretimini sürdürülebilir halde tutan veya bunu getirebilen ülkelerin elinde. Hepimiz takip ediyoruz iklim krizleri var. Bölgemizde başta olmak üzere birçok jeopolitik kriz var, problem var. Ülkeler arasında çatışma var. Kargaşa var. Yani aklınıza ne gelirse gıda arz güvenliği açısından yani bir ülkenin insanlarının ya biz acaba gıdamızı temin edebilir miyiz endişesini oluşturacak olan ne varsa şu anda dünyada onları yaşıyoruz hepimiz görüyoruz. Bu sebeple tarımın sadece çiftçinin bir faaliyeti değil ülkelerin de bir milli güvenlik meselesi haline geldiğini unutmamak lazım." "Bundan sonraki en büyük gündemimiz su" Bakan Yumaklı, maliyetleri azaltan ve verimi artıran projeleri hayata geçirdiklerini dile getirerek, "Modern üretim teknikleri bu açıdan son derece önemli. Yani en basitinden en zoruna kadar tarımsal üretim açısından ne gerekiyorsa bütün bunları temin etmek kararlılığındayız. Yalova Marmara’nın incesi. Bununla da kalmıyor örtü altı üretimin süs bitkisi özellikle ve katma değerli tarımında bir merkez haline gelmiş durumda. Bugünlerde özellikle bilinçli bir üretimin bilinçli bir çiftçiliğin yapıldığı bu ilimizde arkadaşlarımızın farklı projelerle tekrar üreticimizin, çiftçimizin yanında olmaya devam edeceğini söylemek istiyorum. 5 bin 400 dekar alanda süs bitkisi üretiliyor. 3 bin 200 dekar alanda da örtü altı sebze yetiştiriliyor. Peki bugün ne olacak? Yaklaşık 46 ton sera örtüsü ve 130 dekarlık alan yeniden üretime katılmış olacak. Yüz yetmiş bine aşkın sebze fidesi toprakla buluşmuş olacak. 650 rulo damlama sulama hortumu suyu israf etmeden o can suyunu toprağa taşımış olacak. Ben üç gün önce beşinci İstanbul Su Forumundaydım. Dünyanın çok farklı yerlerinden bakanlar, akademisyenler, teknik ekipler geldi. Herkesin dilinde şu var. Bundan sonraki en büyük gündemimiz su. Damlasını adeta hesabını yapacak şekilde kullanmak zorundayız. Eğer biraz hafızalarımızı tazelersek 2023 yılında saygıdeğer Emine Erdoğan hanımefendinin himayelerinde biz su verimliliği seferberliği başlattık. Tabii daha sonra hemen birkaç gün sonrasında maalesef ki o asrın felaketi deprem sebebiyle bir ara vermek zorunda kaldık. Hiçbir zaman için bu projemizden vazgeçmedik. Şimdi tekrar ülkemizdeki her bir damla suyun çoğunluğunu kullanan, tarıma doğru, verimli bir şekilde üretime gitmesi işte endüstride kullanımı, evde kullanımının en verimli, en olabilecek iyi halde gerçekleşmesini sağlamak üzere çalışıyoruz, çabalıyoruz. Suyun sadece bir kaynak olmadığını geleceğin en kıymetli bir metası olduğunu da bu sebeple tekraren ifade etmek istiyorum" dedi. Konuşmanın ardından Bakan Yumaklı, çiftçilere desteklenen malzeme ve fidelerin dağıtımını gerçekleştirdi. Programa Vali Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkanı, Yalova Milletvekili Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekilli Meliha Akyol, Tarım ve Orman İl Müdürü Mustafa İlmeç ve çiftçiler de katıldı.