EĞİTİM - 27 Eylül 2024 Cuma 09:01

BEÜ’nün ‘Madak’ belgeseli 8 ödül aldı

A
A
A
BEÜ’nün ‘Madak’ belgeseli 8 ödül aldı

Bitlis Eren Üniversitesinin (BEÜ) katkılarıyla Harran Üniversitesinden öğretim üyesi Prof. Dr. Sedat Benek’in yönetmenliğini üstlendiği ‘Madak’ belgeseli, bugüne kadar 25 ayrı festivalden 8 ödül aldı.


En son Paris’te düzenlenen 4. Youality International Film Festivali’nde ‘Madak’ belgeseli, "En İyi Belgesel" ödülüne layık görüldü. Fransa ve İran işbirliği ile gerçekleştirilen prestijli festivalin ödül töreni, Paris’te yapıldı. Prof. Dr. Benek, ödül töreninde yaptığı konuşmada, belgeselin teknik ekibi ile katkı sağlayan Kadriye Erbay ve Nusrettin Erbay başta olmak üzere gönüllü katılımcılara ve desteklerinden dolayı Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş’a teşekkür etti.


Mayıs 2022’de tamamlanan belgesel, Bitlis’in Güroymak ilçesindeki Budaklı köyünde insan ve doğal ortam arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Belgesel, kış mevsiminde Budaklı Kaplıcası’nda manda yetiştiriciliği ile ilgili ekonomik ve kültürel unsurları öne çıkararak bölgenin turizm potansiyeline de dikkat çekiyor.


Madak belgeseli, bugüne kadar 25 uluslararası film festivaline katıldı ve ekseriye en iyi belgesel kategorisinde olmak üzere 8 ödül kazandı.



BEÜ’nün ‘Madak’ belgeseli 8 ödül aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Asırlık kalıplarla körüklü çizme üretiyor Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 59 yaşındaki ayakkabı ustası Suat İlbey, gürgen ağacından yapılmış yaklaşık 100 yıllık kalıplarla körüklü ve körüksüz efe çizmesi üretmeye devam ediyor. 45 yılı aşkın süredir mesleğini sürdüren İlbey, geleneksel yöntemlerle yaptığı el yapımı çizmelerin bakım ve onarımını da gerçekleştiriyor. Turgutlu’da küçük atölyesinde mesleğini sürdüren Suat İlbey, ustasından öğrendiği yöntemlerle deriyi kalıplarla şekillendirerek körüklü "efe çizmesi" üretiyor. Sipariş üzerine çalışan İlbey’in yaptığı çizmeler özellikle folklor ekipleri, Yörük Türkmen dernekleri ve devecilikle uğraşan vatandaşlar tarafından tercih ediliyor. Yaklaşık 15 yıldır körüklü efe çizmesi yaptığını belirten İlbey, Türkiye’de bu işi yapan usta sayısının oldukça azaldığını ifade etti. "Bir kültürü yaşatmaya çalışıyoruz" İlbey, "Yörük kültürünün, Efe kültürünün en önemli nesnelerinden biri olan körüklü çizmeyi, kaybolmaya yüz tutmuş bu mesleği yaparak, üreterek bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kültür Bakanlığımızdan bize sahip çıkmasını, destek vermesini istiyoruz. Kaybolmaya yüz tutmuş körüklü çizme kültürünü bunu yaparak, imal ederek yaşatmaya çalışıyoruz. Körüklü çizmemizin yapımında hakiki anilin dana derisi ve iç kısmında da sahtiyan dediğimiz özel bir deri kullanıyoruz. Altında da hakiki kösele kullanıyoruz. Köselenin altına da yağmurdan, yaştan köseleyi korusun diye pençe dediğimiz bir pençelik koyuyoruz. Bu pençelik aynı zamanda yürüyüş yaparken bizim köselenin de kaymamızı da engelliyor. Deveci kültürümüze, Yörük kültürümüze hizmet etmeye, yaşatmaya çalışıyoruz. Artık eskisi kadar bu işe çırak da yetişmiyor. Çırak da gelmiyor. Eskiden çok çırak olurdu tezgahlarımızın kenarında iki tane, üç tane ama şimdi artık çırak da pek gelmez oldu. Biz bunu yaşatmaya çalışıyoruz. Kendi evlatlarımıza bu işi öğreterek bunun devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz" dedi. Yüz yıllık kalıp Körüklü çizme yapımında ’gamba’ adlı kalıplar kullandıklarını anlatan İlbey, "Gamba dediğimiz gürgenden yapılma kalıplar, yaklaşık 100 yıllık. Tarihi eser de diyebiliriz bunlara. Bunları çizmenin yapım aşamalarında bunlar olmazsa olmazı. Bunlar olmadığı zaman çizme yapamıyoruz. Bunları çizmenin içerisine yerleştiriyoruz ve çizmemizi kırılmaya hazır hale getiriyoruz. Sonraki aşamada çizmemiz boru şeklini alıyor. Ardından da tekrar elde körüklü hale getiriyoruz. Bu düz çizmeyi el işiyle alet kullanarak kırma işlemini yapıyoruz. Çeşitli kırma yöntemleri var. Biz bu baklava şeklini yapıyoruz. Akordeon da deniyor buna. Bu şekilde çizmeyi üretiyoruz. Bu körüklü çizmeyi genelde Yörük kardeşlerimiz kültürlerini yaşatmak için kullanıyor. Onların ayrıca elbiseleri de var giydikleri, külot pantolon dedikleri, yelek, külot, köstekli saat, sekiz köşe şapka. Bu çizmemiz de o kostümün olmazsa olmazı. Bu kültürün, mutlaka olması gerekiyor ve ayrıca, efelerimiz, halk oyunları oynayan gençlerimiz ve ayrıca deveci kardeşlerimiz de bunu kullanıyorlar. Ayrıca doğudaki ağalarımız, ata binen ciritçi arkadaşlar, cirit oynayan arkadaşlar da kullanıyorlar. Yaygın bir alanı var. Ama maalesef şu an üreticisi çok azaldı. Türkiye genelinde 3-4 kişiyiz diyebilirim. Dediğim gibi artık çırak yetişmiyor" ifadelerini kullandı.
Kocaeli Kocaeli’de ulaşım ve üstyapıya 2,75 milyar liralık yatırım Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kentin doğu yakasında son 6 ayda hayata geçirilen üstyapı ve ulaşım yatırımları ile devam eden dev projelerin toplam maliyeti 2,75 milyar liraya ulaştı. İzmit ilçesinde son 6 ayda hayata geçirilen ve devam eden projelerin toplam maliyeti yaklaşık 130,2 milyon TL oldu. 1 Mart Vapur İskelesi Otoparkı yaklaşık 32 milyon TL’ye, Engelsiz Yaşam Parkı Otoparkı ise yaklaşık 25 milyon TL’ye tamamlandı. Şehit Ergün Köncü Caddesi’ndeki prestij cadde çalışması yaklaşık 53 milyon TL’lik bütçeyle sürerken, farklı mahallelerde planlanan üstyapı yenilemeleri de milyonlarca liralık yatırımlarla programda yer alıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin son 6 ayda doğu yakasında gerçekleştirdiği bu kapsamlı üstyapı yatırımlarıyla yollar daha modern ve güvenli hale getirildi. İlçe ilçe hayata geçirilen projelerle hem şehir içi ulaşım konforu yükseltildi hem de vatandaşların günlük yaşamı kolaylaştırıldı. Başiskele ilçesinde son 6 ayda tamamlanan çalışmaların toplam maliyeti yaklaşık 280 milyon TL oldu. Barbaros Mahallesi Yunus Emre Caddesi ve Fatih Mahallesi Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’nde gerçekleştirilen üstyapı yenilemeleri yaklaşık 33 milyon TL’lik yatırımla tamamlandı. Pasinler bölgesindeki yenileme çalışması yaklaşık 3 milyon TL’ye mal olurken, Güney Alternatif Yol’da yapılan imar yolu açma ve üstyapı çalışmaları yaklaşık 35 milyon TL’lik yatırımla hizmete alındı. Bu projelerle ilçede hem trafik akışı rahatladı hem de sürüş güvenliği artırıldı. Koridor projesi şekilleniyor Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Başiskele-İzmit arasında konforlu, güvenli ve kesintisiz ulaşımı sağlamak amacıyla Başiskele Koridor Projesi’ni hayata geçiriyor. Yapımı hızla devam eden 2 milyarlık dev projede "Yuvacık Bağlantı Kolu" ile Gölcük istikametinde "Kuzey Yan Yol" bağlantısı ulaşıma açıldı. Toplamda 16 kilometre uzunluğunda inşa edilecek ulaşım koridoru, D-130 Karayolu’ndaki trafik akışını rahatlatacak modern güzergah olacak. Proje kapsamında 9 köprü, 7 menfez ve yayaların güvenliği için 2 adet yaya üst geçidi yer alacak. Kandıra’da 83,7 milyon TL’lik çalışma Kandıra ilçesinde son 6 ayda tamamlanan ve planlanan çalışmaların toplam maliyeti yaklaşık 83,7 milyon TL seviyesine ulaştı. Merkez Erikli Şifalı Su Antaplı Belen ile Akçabeyli Potlar Yolu’nda yapılan üstyapı yenilemeleri yaklaşık 10 milyon TL’ye mal oldu. Kandıra Sıfır Atık Merkezi sahasında gerçekleştirilen beton çalışması yaklaşık 1,8 milyon TL olarak kaydedildi. Kefken-Akçabeyli arasındaki yol kesiminde planlanan üstyapı yenilemesinin maliyeti ise yaklaşık 32,6 milyon TL olarak açıklandı. Gölcük’te 92,8 milyon TL’yi bulan üstyapı hamlesi Gölcük ilçesinde son 6 ayda birçok mahallede üstyapı yenileme çalışması gerçekleştirildi. Çiftlik Mahallesi’nde farklı cadde ve sokaklarda yapılan düzenlemeler milyonlarca liralık yatırımla tamamlandı. Halıdere Mahallesi Sahil Caddesi’nde gerçekleştirilen çalışma yaklaşık 11 milyon TL’ye mal oldu. İlçe genelinde tamamlanan ve planlanan projelerle birlikte yatırım tutarı yaklaşık 92,8 milyon TL seviyesine ulaştı. Altyapı çalışmaları nedeniyle bozulan 6 kilometrelik yol kesiminin yenilenmesi için ayrılan yaklaşık 32 milyon TL’lik bütçe de bu kapsamda dikkat çekti. Karamürsel’de 6 milyon TL’lik düzenleme Karamürsel ilçesinde Karapınar Mahallesi Tekke Baba Sokak ve Fulacık Mahallesi Fulacık Otel Bağlantı Yolu’nda yapılan üstyapı düzenlemeleri toplamda yaklaşık 4,6 milyon TL maliyetle tamamlandı. Tepeköy Mahallesi Karamürsel Caddesi’nde planlanan çalışmanın da yaklaşık 1,5 milyon TL’ye mal olması öngörülüyor. Böylece ilçedeki toplam yatırım tutarı yaklaşık 6 milyon TL’yi buluyor. Kartepe’de 150 milyon TL’yi aşan proje bütçesi Kartepe ilçesinde son 6 ayda tamamlanan ve devam eden projelerin toplam maliyeti yaklaşık 153 milyon TL olarak açıklandı. Çepni Mahallesi Railport Yolu projesi yaklaşık 13 milyon TL’ye tamamlandı. Çepni Caddesi, Mesudiye Caddesi, Eski İzmit Caddesi ve İstasyon Mahallesi’ndeki projeler ile Hürriyet Caddesi ve muhtelif cadde-sokak düzenlemeleri ise milyonlarca liralık yatırımlarla bu yıl içinde devam edecek.
Diyarbakır Bakan Gürlek: ’’Türkiye tüm olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir’’ Bir dizi ziyaretlerde bulunmak üzere Diyarbakır’a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ’’Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizle omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz’’ dedi. Diyarbakır’da programlara katılmak üzere kente gelen Bakan Gürlek Diyarbakır Valiliğini ziyaret etti. Şeref defterinin imzalanmasının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Gürlek, Adalet Bakanı olarak demokratik hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin adalet ve huzurun sağlanması konusunda kararlı duruşunu ve geleceğe dair inancını da paylaşmak için burada olduklarını söyledi. Herkesin şahit olduğu üzere Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin artık sadece bölgesel meseleler olmaktan çıktığını belirten Bakan Gürlek, ‘’Bugün yaşananlar sadece sınırların ötesinde değil insanlığın tam kalbinde hissedilmektedir. Ne yazık ki masum sivillerin hedef alındığı, çocukların, kadınların katledildiği, şehirlerin yerle bir edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu tablo açıkça ifade etmek gerekirse bu bir savaş değil, bu bir zulümdür. Ve ne yazık ki bugün dünya adaletin değil gücün hakim olduğu bir düzene hızla sürüklenmektedir. Ne tesadüf ki bu zulmün muhatabı bizim dinimizden, bizim akraba topluluklarımızdan, kader birliği yaptığımız coğrafyamızdan insanlar olmaktadır. Cumhurbaşkanımızın da her seferinde vurguladığı gibi Türk, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi ve her kesimden insanımızın kardeşlik bağlarıyla yaşadığı bu coğrafyada akan her kan damlası bizlerden düşmektedir. Küresel sistem güçlü olanın haklı sayıldığı, zayıf olanın ise bir yapıya dönüşmüştür. Biz buna razı değiliz. Hiçbir zaman da razı olmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki adalet gücün değil hakkın yanında olandır. Kıymetli kardeşlerim, yaşanan bu zulüm ve istikrarsızlık sadece proje savaş bölgeleri ile sınırda kalmamaktadır. Tıpkı bir pandemi gibi etkisini sınırların ötesine taşımakta, toplumsal yaşamın her alanını derinden sarsmaktadır. Pandemi nasıl tüm dünyayı etkilediyse bugün yaşanan Bu işgallerde benzer şekilde yayılmakta, toplumları yıpratmakta, geleceğe dair umutları zedelemektedir. Ancak burada altını özellikle çizmek isterim ki Türkiye tüm bu olumsuzluklara rağmen istikrarını koruyan ve güçlenmeye devam eden bir ülkedir. Güçlü Türkiye’mizin lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dünya liderliği, bölgesel stratejik hamleleri ve ülkemizin devlet aktığıyla sınırlarımız içerisindeki huzurumuzu ve güvenliğimizi korumaya, güçlendirmeye ve şehrimizdeki yangınları, yangınların olumsuz etkilerini bertaraf etmeye Allah’ın yardımı ve inayetiyle devam edeceğiz. Coğrafyamızın üzerine çöken bu karanlık, ülkemizden yükselen barış, kardeşlik ve demokratik Türkiye ışığıyla aydınlanmaya devam edecek’’ diye konuştu. ’’Biz birlikte güçlüyüz’’ Bugünleri görüp tedbirleri önceden alma iradesi ortaya koyan, tüm ezberleri bozan, cesur duruşuyla ülkeyi bu savaş sarmalının dışında tutan Cumhur İttifakının duruşunun ülke ve bölge için ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gördüklerini ifade eden Bakan Gürlek, ‘’Bu noktada milli birlik ve kardeşlik vurgusunu her zaman güçlü bir şekilde ortaya koyan Devlet Bahçeli’ye sürece olan katkılarından dolayı ben şahsım adına şükranlarımı sunuyorum. Bu coğrafyada güçlü kalmanın yolu birlikten, beraberlikten ve kardeşlikten geçmektedir. Biz birlikte güçlüyüz. Geçmişteki tüm kesimlerin travmalarını bir kenara koyup güçlü Türkiye davamıza Hizmet eden ve terörsüz Türkiye yolunu zorlayacağız. Zira her kesimin geçmişle alakalı fedakarlık yapmaya hazır olduğuna şahitlik ediyoruz. Bu doğrultuda ülkemizin ulaşabileceği en yüksek demokratik hukuk devleti standartlarına erişmesi amacıyla Adalet Bakanlığı olarak üzerimize düşen sorumluluğun ve bilincin farkındayız. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ortaya koyduğu irade ve belirttiği istikamet doğrultusunda reform süreçlerinde hızlı adlandırmaya ve gerekli tüm adımları atmaya kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Değerli arkadaşlar, Adalet Bakanı olarak her bir vatandaşımızın adalet hizmetlerine zamanında ve etkin erişim hakkının omuzlarımızda en temel sorumluluklarından biri olduğunun bilincindeyiz’’ şeklinde konuştu. ’’Diyarbakır’ın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız’’ Adalete erişimin korunması, güçlendirilmesi yönünde iradelerini kararlılıkla sürdüreceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, şöyle devam etti: ’’Zira bu irade yalnızca bugünün değil, yarının da teminidir. Hükümetimiz adalet sistemi en ileri ve etkin bir şekilde işlemesi için gece gündüz demeden çalışmalarını sürdürmekte, hukukun üstünlüğünü temin etmeye yönelik azim ve kararlılık kararlılığını tavizsiz bir biçimde ortaya koymaktadır. Bu anlayışta hükümetimiz, geçmişten bugüne görev yapan Adalet Bakanlarımız, adalet sisteminin güçlendirilmesi adına ortaya koydukları kıymetli çalışmalarının devamını sağlamak ve birikimi daha ileri götürmek amacıyla kararlılığımızı sürdüreceğiz. Bu minvalde büyüyen, gelişen ve modern bir yapıya kavuşan Diyarbakır’ımızın adalet altyapısını daha da güçlendirmek, hizmet kalitesini artırmak ve vatandaşlarımıza sunulan adalet hizmetlerini yerinde takip etmek amacıyla Bugün Diyarbakır ziyaretimizi yaptık. Diyarbakır’ımızın bölgemiz açısından taşıdığı stratejik öneminin farkındayız. Adalet Bakanı olarak Bakanlığımızın görev ve sorumluluklarının sahadaki uygulamalarını yakından izlemek ve gözlemlemek amacıyla tüm adımları istikrarlı bir şekilde takip edeceğiz. Yine Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yürütülen çalışmaların sonuç sonuçlarını görüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yapılan kanuni düzenlemelerin siyasi siyasi partilerin büyük ekseriyetle ve desteğiyle milletin ihtiyaçlarına doğrudan cevap vereceğini gözlemliyoruz.’’ ’’12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede meclise sunulacak’’ Adalet Bakanlığı olarak milletin her kesimini ilgilendiren, her vatandaşımıza dokunan adalet ve hukuk sistemini daha hızlı, daha etkin ve daha erişebilir kılan düzenlemeler için büyük bir heyecan içerisinde olduklarını ifade eden Bakan gürlek, şunları söyledi: ’’Çünkü bizim için adalet sadece yargı süreçlerindeki ilerleyiş değil, hayatta her anlamda var olan bir yapıdır. Vatandaşlarımızın beklentisini biliyoruz. ihtiyaçlarını görüyoruz. Gereğini yapmak için elimizden geldiğince çalışıyoruz. Bu kapsamda biliyorsunuz 12. yargı paketimiz inşallah kısa sürede meclise sunulacak. Ben Adalet Bakanı olarak şunu ifade etmek istiyorum, milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye yolunda her kesimin aldığı sorumlulukları provoke etmeye çalışan karanlık dehlizlerin farkında olmaya ve sabırla ilerleyen sürece katkı sunmaya devam etmeliyiz. Zira coğrafyamıza kurulan küresel tuzaklardan korunmanın tek yolu birbirimize sıkı sıkıya bağlanmak, kardeşlik hukukumuzu ilerletmektir. Milli birlik ve kardeşlik temelinde yürütülen Terörsüz Türkiye vizyonu, milli birlik ve kardeşlik ruhunun en güçlü tezahürüdür. Bizler bu topraklarda binlerce yıldır süregelen birlik ve beraberliğimizi korumak, terörün her türlüsüne karşı kararlılıkla mücadele etmek için buradayız ve buna devam edeceğiz. Çünkü biliyoruz ki milli birlik ve kardeşliğin hakim olduğu bir Türkiye terör ve fitneye asla yer vermeyecektir. Bu anlayışla devletimizin tüm kurumlarıyla milletimizi omuz omuza vererek huzurun, güvenliğin ve adaletin kalıcı şekilde tesis edildiği bir Türkiye için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bu topraklarda binlerce yıllık kardeşliğin, ortak kaderin ve köklü devlet geleneğinin güçlü taşıyıcısıdır. Bu birlik devam ettiği sürece hiçbir güç bizi yolumuzdan ayıramaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti her şartta vatandaşının yanındadır. Adaletle, kararlılıkla ve güçlü iradeyle yoluna devam edecektir.’’
Muğla Muğla’da Nisan sürprizi Göktepe dağı beyaza büründü Baharın gelmesiyle çiçeklerin açtığı Muğla’da, yüksek kesimlerde kış geri döndü. Kavaklıdere ilçesindeki Göktepe Dağı, Nisan ayında yağan karla birlikte tamamen beyaza bürünerek kartpostallık görüntüler oluşturdu. Ege genelinde hava sıcaklıklarının mevsim normallerinde seyretmesi beklenirken, Muğla’nın yüksek rakımlı bölgelerinden kar haberi geldi. Kavaklıdere ilçesinin en yüksek noktalarından biri olan Göktepe Dağı, Nisan ayının ilk günlerinde yağan kar yağışıyla birlikte beyaz örtüyle kaplandı. Muğla merkez ve sahil ilçelerinde vatandaşlar yağmurlu havayı yaşarken, Göktepe Dağı’nın zirvesinde kar sürprizi yaşandı. Gece saatlerinde başlayan ve sabahın ilk ışıklarıyla etkisini gösteren kar yağışı, dağın çam ormanlarını ve bitki örtüsünü kısa sürede bembeyaz bir görünüme kavuşturdu. Nisan ayında gelen kar yağışı, bölge halkı ve doğa tutkunları tarafından hayretle karşılandı. Kar kalınlığının yer yer birkaç santimetreyi bulduğu Göktepe’de, bahar çiçekleri ile karın oluşturduğu kontrast eşsiz manzaralar ortaya çıkardı. Fotoğraf tutkunları bu nadir anı ölümsüzleştirmek için yüksek kesimlere yöneldi. Yetkililer, Nisan ayında yaşanan bu ani soğuma ve kar yağışı nedeniyle Göktepe Dağı ve çevresindeki yüksek rakımlı yolları kullanacak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Hava sıcaklığının bölgede mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceği belirtildi.
Gaziantep Ameliyathanede başlayan aşk evlilikle taçlandı Trabzon’da asistanken tanışıp hayatlarını birleştiren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Deniz Nacar ve Op. Dr. Celal Nacar çifti, hayatın ve mesleğin zorluklarına birlikte göğüs geriyor. 2021 yılında Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum branşı üzerine uzmanlık eğitimi alan Celal Nacar, aynı hastanede ihtisas yapan meslektaşı Deniz Ertürk ile tanıştıktan 1 yıl sonra evlendi. Hayatlarını birleştiren çift, şimdi de bilgi ve tecrübelerini birleştirerek kadın sağlığı alanında önemli çalışmalara imza atıyor. Aynı hastanede görev yapıyorlar 2 yıl önce Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki İslahiye Devlet Hastanesi’nde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak birlikte mesaiye başlayan çift, hayatın ve mesleğin zorluklarını birbirlerine destek olarak kolaylaştırıyor. Aynı poliklinik ve serviste omuz omuza hastaların sağlığı için birlikte aşkla çalışan, sadece aynı mesleği paylaşmakla kalmayan ve aynı zamanda sağlık hizmetini birlikte güçlendiren ekip olarak görevlerini severek sürdüren çift, meslek aşkı imrendiriyor. Ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyorlar Birlikte gerçekleştirdikleri kapalı yöntemle sarkma ameliyatıyla ilçede bir ilki de hayata geçiren çift, hastaların il dışına gitmeden modern cerrahi hizmetlere ulaşabilmesine katkı sağlıyor. Aynı hedef doğrultusunda çalışan çift, hem meslektaş dayanışmasının hem de sağlık hizmetinde ekip ruhunun güçlü bir örneğini oluşturuyor. Yaptıkları başarılı operasyonlarla kadınların sağlıkla bebeklerini kucaklarına almalarına yardımcı olan çift, hastaları için özveriyle çalışıyor. Çoğu zaman ameliyatlara birlikte giren ve hastanenin poliklinik bölümünde yan yana muayenehaneleri bulunan doktor çift, hastanede de evde de birbirlerine destek oluyor. Evliliklerindeki uyumu iş hayatlarına da yansıtan ve hastaları için özveriyle çalışan çift, mesleklerini de severek yapıyor. Meslektaşı ile evli olmasının çok güzel yanları bulunduğunu belirten Op. Dr. Celal Nacar, karşılaştıkları zorlukların üstesinden birlikte geldiklerini söyledi. "Birlikte mesai yapmak bizi çok mutlu ediyor" Eşiyle Trabzon’da ihtisas yaptığı dönemde tanıştığını belirten Nacar, "Trabzon’da eşim Deniz hanımla birlikte ihtisas yapmıştık. Birbirimizi tanıdıktan sonra hayatımızı birleştirmek istedik ve birleştirdik. 2 yıl Trabzon’da görev yaptıktan sonra İslahiye’ye geldik. Burada mecburi hizmetimizi yapıyoruz. Aynı branşta görev yapıyoruz ve aynı branşta görev yapmak bizim için büyük bir avantaj sağlıyor. Bazen maalesef zor durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bunları yönetmek ve altından kalkabilmek adına aynı branşta iki uzman olarak görev yapmak bizim için daha kolay oluyor. Hastalarımızda daha fazla fayda görüyor. Bu da bizi çok mutlu ediyor" dedi. "Mesleğimizi severek yapıyoruz" İş hayatındaki birlikteliklerinin evliliklerine olumlu yansıdığını dile getiren Nacar, "Eşimle beraber aynı işi severek yapmak bize keyif veriyor. Eşim zaten mesleğini seven birisi ve ben de mesleğimi seven birisiyim. Bu konuda beraber olmak ayrıca bize güç veriyor diyebilirim. Hastalarımızı gebelik boyunca takip etmek büyük emek istiyor. Gebelikte takip ettiğimiz hastaların bebeğini ilk bizim görmemiz, o emeğin karşılığı olarak bizi çok mutlu ediyor. Bu konuda da özverili olmak lazım. Biz de bu konuda tabi ki hep mutluyuz" ifadelerini kullandı. "Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu" Evde karı koca klinikte iki meslektaş olduklarını belirten Deniz Nacar ise, "Eşimle 6 yıldır beraberiz ve eşimle ihtisas döneminde tanıştık. Sonrasında hayatımızı birleştirme kararı verdik. O gün bugündür de sürekli aynı hastanedeyiz. Hastalarla beraber ilgileniyoruz. Herhangi bir zor durumda ise birbirimize destek oluyoruz. Evde olduğu gibi hastanede de sürekli yan yanayız. Gerek normal gebelik takiplerimiz olsun, gerek jinekolojik ameliyatlarımız olsun, daha önce İslahiye Devlet Hastanesi’nde yapılmayan özellikli olan ameliyatlara beraber başladık. Çoğunu başarıyla tamamladık. Yaklaşık 5-6 tane ameliyatımız oldu. Planladığımız 5-6 ameliyatımız daha var. Çok şükür hastalarımız da gayet memnunlar. Sonuçlarımız gayet iyi ve doğumlarımız çok güzel. Bebekler ilk bizimle tanışıyor ve bebeklerle il tanışmaktan da çok memnunuz. Eşimle birlikte görev yapmak güzel bir duygu. Çünkü iş arkadaşı olarak da insan bazen destek arayabiliyor. Bazı hastalarda, özellikle bazı durumlarda insanlık hali herkes yanında bir destek arayabilir. Bu desteğin meslektaş eşinizden gelmesi aynı zamanda çok daha güzel ve güvenli oluyor" diye konuştu.
Adana AOSB’de iş dünyasinda kadin liderliğinin dönüşümü konuşuldu İş dünyasının önemli isimlerinden Demet Sabancı Çetindoğan, bölgedeki ilk fabrikayı kurup ardından birçok yatırımın gelmesine öncülük eden Hacı Sabancı’nın adını taşıyan AOSB’de, bölgenin gelişiminde etkin rol oynayan Kadın Sanayiciler Platformu’nun konuğu oldu. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Kadın Sanayiciler Platformu’nun düzenlediği "İş Dünyasında Kadın Liderliğinin Dönüşümü" konulu söyleşi, iş dünyasının önemli isimlerinden Demet Sabancı Çetindoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Demet Sabancı Çetindoğan, söyleşi öncesinde, AOSB’nin 20. Seçimli Olağan Genel Kurulda yeniden başkanlığa seçilen Bekir Sütcü’yü, beraberindeki Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur ile ziyaret ederek, tebriklerini iletti. Sütcü ise bölgenin gelişimi üzerine sohbet ettiği konuklarına, nazik ziyaretleri için teşekkür etti. Ziyaretin ardından AOSB Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen programın açılış konuşmasını yapan AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Elif Tosmur, kadınların iş dünyasındaki varlığını güçlendirmeyi öncelik olarak gördüklerini ifade etti. "Kadınların rolü stratejik bir değerdir" Kadınların üretimden yönetime kadar her alanda daha görünür olması gerektiğini vurgulayan Başkan Tosmur, "Kadınların üretimde, yönetimde ve karar alma mekanizmalarında daha etkin rol aldığı bir yapı; daha adil, sürdürülebilir ve güçlü bir gelecek açısından büyük önem taşımaktadır" dedi. Sanayide kadının varlığının yalnızca temsil meselesi olmadığını belirten Tosmur, bunun aynı zamanda vizyon, kalkınma ve rekabet gücü açısından stratejik bir değer olduğunu ifade etti. "Kadın liderliği stratejik bir güçtür" Tosmur’un konuşmasının ardından moderatörlüğünü AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Pınar Parmaksız’ın gerçekleştirdiği söyleşide, Demet Sabancı Çetindoğan, kadın liderliğine ilişkin önemli mesajlar verdi. Kadınların iş dünyasında sadece temsil edilen değil, karar alma mekanizmalarında söz sahibi olan bireyler olması gerektiğini vurgulayan Çetindoğan, kadınların üretimde ve yönetimde daha görünür hale gelmesinin önemine dikkati çekti. Kadın liderliğinin yalnızca eşitlik açısından değil; aynı zamanda ekonomik kalkınma ve rekabet gücü açısından da kritik olduğunu ifade eden Çetindoğan, kadın liderliğinin stratejik bir değer taşıdığını kaydetti. "Bu bir kadın meselesi değil, memleket meselesidir" Kadınların güçlenmesinin toplumsal kalkınmayla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Çetindoğan, "Bu mesele yalnızca kadınların meselesi değil; bir memleket meselesidir" dedi. Bu konuda kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Çetindoğan, fırsat eşitliğinin sağlanmasının sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. "Dijitalleşme kadınlar için büyük bir fırsat" Dijitalleşmenin sunduğu imkanlara değinen Çetindoğan, bilgiye erişimin kolaylaşmasının kadınlar için önemli bir avantaj oluşturduğunu söyledi. Kadınların eğitimle güçlendikçe iş dünyasında daha etkin ve özgüvenli hale geldiğini belirten Çetindoğan, dijital dönüşümün kadınların görünürlüğünü artıran önemli bir araç olduğunu vurguladı. Mentorluk ve tersine mentorluk kavramlarına da değinen Çetindoğan, genç neslin iş dünyasına yeni bir perspektif kazandırdığını ifade etti. Gençlerin tüketim alışkanlıklarını ve beklentilerini daha iyi analiz edebildiğini belirten Çetindoğan, bu geri bildirimlerin iş süreçlerini geliştirdiğini söyledi. "Kadınların ekonomik özgürlüğü toplumu güçlendirir" Kadınların ekonomik bağımsızlığının toplumsal etkilerine dikkat çeken Çetindoğan, ekonomik özgürlüğe sahip kadınların hem ailelerine hem de topluma daha güçlü katkı sunduğunu ifade etti. Özellikle kırsal bölgelerde kadınların üretimde aktif rol almasına rağmen yeterince görünür olmadığını, üretimi kadınların yapmasına rağmen resmiyette ya eşlerinin ya da çocuklarının adlarının bulunduğunu belirten Çetindoğan, eğitim ve kadın girişimcilere sunulan destek programlarıyla bu yapının değişmeye başladığını kaydetti. "Hedefler hırslardan daha güçlüdür" Kadın girişimciliğinin gelişimine yönelik çalışmalarını da paylaşan Çetindoğan, bireyleri harekete geçiren asıl unsurun hırs değil, hedefler olduğunu ifade etti. Toplumsal fayda odaklı hedeflerin kalıcı başarıyı beraberinde getirdiğini belirten Çetindoğan, birlikte çalışma kültürünün önemine de dikkat çekti. Demet Sabancı Çetindoğan, katılımcılardan gelen tüm soruları da yanıtladı. Demet Sabancı Çetindoğan’ı ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getiren Tosmur, "Bu köklü mirasın temsilcilerinden, katılımlarıyla bizleri onurlandıran değerli konuğumuza ve bugün bizlerle olan kıymetli sanayicilerimize kalpten teşekkürlerimizi sunuyoruz" dedi. Program sonunda AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü ile Yönetim Kurulu üyeleri M. Nedim Büyüknacar, Fatma Uğur Ersöz, Tansel Ün ve AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Yönetim Kurulu Başkanı Elif Tosmur, Demet Sabancı Çetindoğan’a günün anısına çeşitli hediyeler takdim etti.