POLİTİKA - 16 Eylül 2025 Salı 15:35

Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi

A
A
A
Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde olmadıklarını belirterek, "Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz" dedi.


Bölge milletvekilleri ile birlikte "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" kapsamında Bitlis’e gelen Hasan Basri Yalçın, ilk olarak AK Parti Bitlis İl Başkanlığını ziyaret etti. "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında partililerle bir araya gelen Yalçın, burada gazetecilere terörsüz Türkiye süreci ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yalçın, birlik ve beraberlik vurgusu yaparken, Türkiye Yüzyılı hedeflerinin milletle birlikte hayata geçirileceğini ifade etti. Yalçın, "Türkiye’de belli bir süredir siyasetin temel meselesi haline gelen, Cumhurbaşkanımızın ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin öncülüğünü ettiği terörsüz Türkiye sürecini konuşuyoruz. Terörsüz Türkiye inşallah Türkiye’nin 40 yılı aşkın bir süredir ayağında bir pranga olan, temel meselelerinden bir tanesi olan terör meselesini tamamen Türkiye’nin gündeminden kaldırmak üzere başlatılmış bir inisiyatif. Bugün ana muhalefetin haline baktığınızda kendi arasında bir koltuk kavgasını hala devam ettiren bir muhalefet var. Türkiye’nin hiçbir sorununa, hiçbir gelecek perspektifine olumlu katkı sunmak, Türkiye’nin önüne bir alternatif sunmak gibi bir kaygıları yok. Cumhur ittifakı perspektifiyle Türkiye yüzyılının ne olduğunu, Türkiye yüzyılının İzmir’e, Diyarbakır’a, Bitlis’e, Eskişehir’e, Sinop’a, Edirne’ye ne gibi bir katkı sunacağını anlatmaya çalışıyoruz. Çok kısaca söylemek gerekirse bütün gün bu tür konuşmalar gerçekleştireceğiz birçok yerde. Çok kısaca söylemek gerekirse terör bu ülkenin başına 40 yıldır bela, 40 yılı aşkın bir süredir bela olmuş bir hadisedir. Kaybettiğimiz canlarımız oldu. Yerine koyamayacağımız canlarımız oldu. Şehitlerimiz, gazilerimiz oldu. Tabii ki onları geri kazandırmak mümkün değil. Ama terör sadece buna da mal olmadı" dedi.


Terörün ekonomik olarak bu ülkenin beline vurulmuş en büyük darbelerden bir tanesi olduğunu da ifade eden Yalçın, "Milyarlarca dolarlarımız bizim terörle mücadele ile geçti. Terörle mücadele nedeniyle o alanlara harcanmak zorunda kaldık. Sadece terörle mücadeleye harcadığımız ekonomik kaynaklarımız mı? Hayır, daha da beteri aslına bakarsanız terör ülkemizin bir coğrafyasını, bir bölgesini gelişebileceğinden daha az gelişmesine neden oldu. Bütün bunları ortadan kaldırmak, ülkenin üzerinde terörle ilgili hiçbir imajın bulunmamasını sağlamak için Türkiye’de artık terör örgütünün var olmasını tamamen ortadan kaldırmak için bu süreç başlatıldı. Meclisimiz bir yönüyle bu sürecin bir parçası. Güvenlik kuvvetlerimiz çok deriniyle bu işin bir parçası. Bizde AK Parti olarak, Cumhur İttifakı olarak aslında siyasetimizin bir parçası olarak bunu anlatıyoruz. Nedir Türkiye’ye önerdiğimiz şey? Türkiye artık terörle anılan bir ülke olmasın. Biz terörle mücadelemizi askeri anlamda tamamladık. Şükürler olsun ki son yıllarda, belli bir dönemde terör artık bizim canımıza kıyamaz. Şehirlerimizi, illerimizi, ilçelerimizi, köylerimizi tehdit edemez hale geldi. Bunun kıymetini biliyoruz. Bu çok yoğun bir kolluk gücü mücadelesiyle gerçekleştirildi. Bu aslına bakarsanız savunma sanayine yaptığımız büyük yatırımlar sayesinde gerçekleşti. Bu coğrafyada derelerde, vadilerde, dağlarda terör örgütü mensupları varken güvenlik kuvvetlerimiz belki de bu dağların üzerinde binlerce güvenlik mensubuyla tedbir almak mecburiyetinde kalıyordu. Belki de beş tane teröristin izini sürmek için 5 bin, 10 bin askerimiz sahayı taramak mecburiyetinde kalıyordu. Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayinde gerçekleştirdiği yatırımlarla o askerlerin, polislerin yaptığı görevi, bugün tek başına İHA’larımız, SİHA’larımız yapıyor. Bölgeyi kolayca tarıyor. Bu nedenle de aslına bakarsanız coğrafya bir şekilde güvenli hale geldi. Şimdi sadece askeri tedbirlerin de ötesinde siyaseten de, toplumsal olarak da, ekonomik olarak da böyle bir meselenin tekrar Türkiye’nin gündemine gelmesini engelleyecek ne varsa onu gerçekleştirelim istiyoruz. Herhangi bir şekilde terörle bir müzakere içerisinde değiliz. Herhangi bir şekilde bir pazarlık yürütülüyor değil. Herhangi bir şekilde al-ver süreçleri yürümüyor. Biz Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak terörle mücadeleyi sahada kazandık. Şimdi onu aslına bakarsanız bütünüyle topluma yaymanın peşindeyiz. Türkiye’de terör diye bir sorun olmasın. Toplum bu terörün hiçbir etkisinden etkilenmesin istiyoruz. Tam anlamıyla yapmaya çalıştığımız şey bu" diye konuştu.


"Tüm Türkiye bu terörün maliyetinden kurtulsun. Ülkemizde huzur, refah ve adalet olsun" diyen Yalçın, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Ülkemizde sükûnet olsun. İşte temel meselemiz bu. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’ye yeni bir şey öneriyoruz. Biz her zaman olduğu gibi Türkiye’nin önünü açmaya çalışıyoruz. Çabamız bunadır. Bunu gerçekleştirmek istiyoruz. İşte bugünkü programlarımızda aslında toplumla kucaklaşmak, topluma terörsüz Türkiye sürecini anlatmak, terörsüz Türkiye sürecinin Türkiye için, Türkiye yüzyılı için bir perspektif olduğunu anlatmak. Türkiye’nin çok temel meseleleri vardı. Terör de bunlardan bir tanesiydi. Bunların birçoğunda ilerleme kat edildi. Biz sadece artık kendi sorunlarını, kendi sınırları içerisinde çözen, kendi sınırları içerisinde sorunlarını çözmeye çalışan bir Türkiye’nin ötesinde bir Türkiye hayal ediyoruz. Biz bölgesel ve küresel meselelerde söz sahibi olan, bölgesel ve küresel meselelerde dostlarını kimseye karşı savunmasız bırakmayan bölgesel ve küresel istikrarı inşa etmeye çalışan ve bunun en temel aktörlerinden birisi olan güçlü ve büyük Türkiye’yi inşa etmeye çalışıyoruz. Savunma sanayinde çok büyük yenilikler yapabiliriz. Ekonomimizi hiçbir zaman kırılganlıkla test edilmeyecek kadar güçlü hale getirebiliriz. Türkiye’yi dış politikada, küresel siyasette dünyanın lider ülkelerinden birisi haline getirebiliriz. Ama Türkiye yüzyılına erişmek istiyorsak terör meselesini tamamen toprağın altına gömmek, bir daha çıkmamak üzere ortadan kaldırmak mecburiyetindeyiz. Amacımız sadece bir seçim propagandası üretmek, seçim sloganlarını tekrar etmek değil. Amacımız Türkiye’nin yolunu açmak, amacımız küresel barışa katkıda bulunmak, amacımız bölgesel istikrarı ortaya çıkarmak. Herhangi bir ülke, herhangi bir devlet bize dost ve müttefik herhangi bir ülke dönüp baktığında Türkiye yüzyılında Türkiye’yi görsün ve güven hissetsin istiyoruz. Türkiye’de inşa ettiğimiz huzur ve güven ortamını küresel siyasete, bölgesel siyasete de yaymak istiyoruz. İşte bu amaçla Türkiye yüzyılı diyoruz. İşte bu amaçla terörsüz Türkiye diyoruz."


Bitlis’te çeşitli temaslarda bulunan Yalçın ve beraberindeki heyet, kentteki vatandaşlarla da bir araya gelerek sorun ve talepleri dinledi.


Program kapsamında esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren heyet, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde yapılan ve yapılması planlanan çalışmalar hakkında bilgi verdi.



Bitlis’te ’Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı gerçekleştirilirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars AK Parti’den 28 Şubat açıklaması Kars AK Parti İl Başkanlığı önünde bir araya gelen partililer, 28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Parti binası önünde düzenlenen etkinliğe, AK Parti İl Başkanı Muhammer Sancar, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Nuri Kişli, Kadın Kolları Başkanı Zelal Sara, Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Sarıkaya ve partiler katıldı. Basın açıklamasını AK Parti İl İnsan Hakları Birim Başkanı Bülent Taşdemir, yaptı. Taşdemir, 28 Şubat’ın başına ne sıfat getirilirse getirilsin, amasız fakatsız, düpedüz bir darbe olduğunu ve millet iradesine silah çekildiğini söyledi. Taşdemir, "Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur. Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır. Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır" dedi. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduklarını ifade eden AK Parti İl İnsan Hakları Birim Başkanı Bülent Taşdemir, "Burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk. Ancak son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’muzun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ediyoruz. Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Erzurum Küçükoğlu’ndan 28 Şubat açıklaması; ‘’Milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz’’ AK Parti Erzurum İş Başkanı Av. İbrahim Küçükoğlu, 28 Şubat Darbesinin 29. yıl dönümü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Başkan Küçükoğlu, ‘Öncelikle şunun altını çizmek isteriz ki amaçları itibarıyla 27 Mayıs neyse, 12 Eylül neyse, 27 Nisan neyse, 15 Temmuz neyse 28 Şubat da aynı şekilde bir darbedir. Hatta siyasetin yanı sıra topluma yönelik de indirilmiş ağır bir darbeden bahsediyoruz. Sonuçlarının nesillerce sürmesi amaçlanan, hesaplı bir şekilde kurgulanmış bir darbedir. Bu ülkenin insanının milli ve manevi değerlerini hedef almış bir pusudur’ dedi. !Millet iradesine karşı tanklar yürütülmüş; seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti görevden el çektirilmiş; başta başörtülü kadınlar olmak üzere bu ülkenin mütedeyyin kesimlerine yönelik büyük bir zulüm dalgası başlatılmıştır’ diyen Başkan Küçükoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü; ‘Bu ülkenin vatandaşları kendi ülkesinin kurumlarına sırf dini hassasiyetlerinden ötürü sokulmamaya çalışılmıştır. AK Parti olarak 28 Şubat ve benzeri tüm darbeci ve vesayetçi girişimlerin karşısında olduğumuzu burada bir kez daha ilan ediyoruz. İktidarımız döneminde attığımız adımlarla vesayet odaklarını teker teker çökerttik. Milli iradeyi bu süreçte yeniden inşa ederek ülkemizi ve milletimizi hak ettiği demokrasi standardıyla buluşturduk.’ Son zamanlarda yine başörtüsü ve Anadolu’nun yerel kıyafetlerine yönelik çirkin tavrı gördükçe 28 Şubat zihniyetinin her an hortlayabileceğini bir kez daha idrak ettiklerini anlatan Başkan Küçükoğlu, ‘Maalesef bazıları AK Parti iktidarı döneminde atılan demokratikleşme adımlarıyla hak ve özgürlükler noktasında kaydedilen ilerlemeye rağmen hala içinde bu köhne zihniyeti taşıyor. Bu anlamda milli iradenin inşası noktasında demokrasi bilincinin, sivil iradenin, sandığın gücünün ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılmaktadır. Bu fikirlerin karşısında duranlar, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti var diye şimdilik belli şeyleri söylemeye cesaret ve fırsat bulamıyorlar. Ancak ilk fırsatta neler yapabileceklerinin fragmanını her seferinde milletimize izletiyorlar. Bu zihniyetle mücadele biz AK Parti için bir demokrasi mücadelesidir; bir hak mücadelesidir; büyük Türkiye mücadelesidir. Şunu vurgulamak lazım ki toplumsal barışımıza kasteden bu zihniyet orada durduğu sürece büyük ve güçlü Türkiye idealimize ve Türkiye yüzyılı vizyonumuza her daim ket vurulmaya çalışılacaktır. Ancak bizler tüm bu engelleri milletimizle beraber aşmaktan geri durmayacağız. Bizler AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ülkemize hizmet etme kararlılığımızı ve darbeci zihniyet karşısında dimdik durma irademizi yılmadan sürdüreceğiz. Demokrasi tarihimizde bir daha asla 28 Şubat benzeri süreçlerle karşılaşmamak için milli irade anlayışını daima diri tutmaya devam edeceğiz.’ Dedi.