ÇEVRE - 13 Kasım 2023 Pazartesi 09:06

Hizan’ın taş evlerinde sonbahar güzelliği

A
A
A
Hizan’ın taş evlerinde sonbahar güzelliği

Bitlis’in Hizan ilçesinde taş evlerden oluşan köyler, fotoğraf sanatçıları ve gezginler tarafından büyük ilgi görüyor.


Hizan ilçesine bağlı Uzuntaş köyünde yaklaşık 300 yıl önce yapılan taş evler, sonbaharın renkleriyle birlikte eşsiz bir manzaraya büründü. Tarihi dokusunu koruyan ve yüzyılın yorgunluğuna rağmen ayakta kalan, çoğu derin vadiler arasındaki yamaçlara kurulu ve üst üste dizili tarihi taş evler, görüntüsüyle kartpostallık manzaralar oluşturuyor. Doğal taşlardan yapılan evler yazın serin kışın ise sıcak olurken, sonbahar ayları ile birlikte muazzam bir görünüme bürünüyor. Her yıl yüzlerce vatandaşın ziyaret edip fotoğrafladığı Uzuntaş köyü; taşlı dar yolları, ahşap kapıları, ağaçları, bağları ve bahçeleriyle görenleri kendine hayran bırakıyor.


Türkiye’nin farklı illerinden gelen ziyaretçiler, sonbahar renkleriyle boyanmış ağaçlar ile eski taş evlerin bütünleşmesi sonucu ortaya çıkan güzel manzaraları hem izleme hem de fotoğraflama şansı yakalıyor.


Fotoğrafçı Şahin Şerefoğlu, sonbaharla birlikte çok güzel manzara fotoğrafları çektiklerini belirterek, “Her yıl yüzlerce fotoğraf sever arkadaşım buraya ziyarete gelip fotoğraf çekiyorlar. Benim ikinci gelişim. Her gelişimde doyamadığım manzaralarla karşılaşıyorum. Sonbaharın güzelliği ile birlikte inanılmaz güzel görüntüler elde ettik. Herkesi buraya mutlaka fotoğraf çekmek için davet ediyorum. Şayet gelme imkanları olmayan olursa da bize ulaşırlarsa biz onları buraya seve seve getiririz. Bu manzara gerçekten görülmeye değer bir manzaradır. Bölgenin tamamı böyle ama buralar farklı olan yerlerdir” dedi.


İstanbul’dan gelerek taş evleri fotoğraflayan Suna Adak ise taş evlerin çok enteresan mimarisi olduğunu ifade ederek, “İstanbul’dan geldim, fotoğrafçıyım. Burası muhteşem bir yer. Senelerdi aklımda olan bir yerdi kısmet oldu geldim. Herkes gelip görmeli, gelemeyen olursa da bizlere ulaşsınlar. Zaten valilik, kaymakamlıklar ve gazeteci arkadaşlar her konuda yardımcı oluyor. Böyle olunca da gelmek büyük keyif. Yeni dostluklar yeni arkadaşlıklar ediniliyor. Burayı ilk defa gördüm. Çok enteresan, hiçbir ev hiçbir evin manzarasını kapatmıyor. Bir evin damı diğer evin bahçesi gibi gözüküyor. İnsanları da çok sıcakkanlı. Çok değişik bir mimari var, 4 katlı evler bile var” diye konuştu.



Hizan’ın taş evlerinde sonbahar güzelliği

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Hububatı ‘süper hücre’ vurdu Gaziantep’te hafta sonu etkili olan ’süper hücre’ hayatı adeta felç ederken, hububat ekili binlerce dönüm arazi zarar gördü. Kent genelinde etkili olan ve süper hücre olarak adlandırılan doğal afet, tarım alanlarında hasara yol açtı. Hafta sonu bazı bölgelerde fındık ve bazı bölgelerde de ceviz büyüklüğündeki dolu ile etkili olan fırtına, Antep fıstığı, buğday, nohut ve arpa gibi ekili alanlarda zarara neden oldu. Etkili olan yağmur ve dolu eşliğindeki fırtına nedeniyle fıstık bahçeleri ciddi hasar gördü, birçok ağaç kökünden söküldü ve hububat ekili arazilerde de büyük zarar meydana geldi. Şiddetli fırtına, dolu ve beraberindeki yağış, başak yapma sürecindeki hububat bahçelerinde buğday ile arpayı yere yatırdı. "Buğdaylarımız yere yattı" Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, kent genelinde etkili olan yağmur, dolu ve fırtınanın etkisiyle hububat ekili tarlaların büyük zarar gördüğünü belirtti. Başak yapma sürecinde olan arpa ve buğdayın kırılarak yere yattığını belirten Yiğit, "Çiftçilerimiz sağ olsunlar, ürün ekip biçmek için büyük gayret gösteriyorlar. Fakat buğday bahçelerinde buğdayların tamamı yere yatmış. Bu buğdayın geri kalkma imkanı yok. Bu ürün ne hasat verir ne de samanı işe yarar. Ürünlerin alt kısmında da küflenme oluşmuş. Sürekli yağış olduğu için ilaçlama da yapamayız. Her sene çiftçimiz, kuraklık, dolu veya şiddetli rüzgar nedeniyle zarara uğramaktadır. Geçen sene don oldu, ürünlerimizi zirai don vurdu. Bu sene yağış çok olduğundan dolayı buğdaylarımız yere yattı ve fıstıklarımızı dolu vurdu" dedi. "Bu seneki mahsul gitti" Çiftçinin zararının büyük olduğunu belirten Yiğit, "Çiftçilerimiz zarara rağmen yine de üretimden, ekip biçmekten vazgeçmiyor ve vazgeçmemesi lazım. Ekip biçmeye devam edeceğiz. İnşallah çiftçilerimize yetkililerimiz destek olur. Bereketli bir yıl diye sevindik, yağışımız çok oldu diye seviniyorduk. Fakat bu sene de böyle oldu. Çiftçilerimize çok geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yere yatan buğday toplansa da bir işe yaramaz. Çünkü mahsul olmaz, samanı da küflenir ve bu ürünü kurtarma imkanımız yoktur. Çünkü ürün kırıldığı için geri kalkıp düzelme şansı yoktur. Bu seneki mahsul gitti" ifadelerini kullandı. Yere yatan buğdaylardan bir beklentilerinin olamayacağını belirten çiftçi Yusuf Ok ise, "Çiftçi olarak büyük zarar yaşadık. Bu seneki mahsulümüz yok oldu. Ben sertifikalı tohum aldım ve gübre attım. Ama ürünümüzü fırtına ve dolu vurdu. Buğdaylarımız yerle bir oldu. O kadar çabamız ve emeğimiz yok oldu. Çiftçi olarak mağduruz" diye konuştu.
İstanbul Eyüpsultan’da kurban kesim alanında feci ölüm: Arkadaşını ziyarete geldi yanarak can verdi İstanbul Eyüpsultan’da bulunan kurban satış kesim alanında gece saatlerinde çıkan yangında Bekir Yazıcı konteynır içerisinde yanarak can verdi. Bekir Yazıcı’nın arkadaşını ziyarete geldiği öğrenilirken, cenazesi Adli Tıp Kurumuna kaldırıldı. Olayla ilgili Bekir Yazıcı’nın arkadaşı gözaltına alındı. Yangın, gece saatlerinde Eyüpsultan Gaziosmanpaşa Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre kurban satış ve kesim yerinde bulunan esnafın kaldığı konteynırda henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Yangın kısa sürede tüm alana yayıldı. Alevleri fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri olay yerine gelerek müdahalede bulundu. Alevlerin yükseldiği yangın kontrol altına alınarak soğutma çalışması yapıldı. Bekir Yazıcı’nın arkadaşının ise gözaltına alındığı öğrenildi. Çıkan yangında 1 kişi hayatını kaybetti İtfaiye ekipleri, konteyner içerisinde bir kişinin cansız bedenini buldu. Yapılan çalışmada satış yerinde çalışan arkadaşını ziyarete gelen Bekir Yazıcı’nın yanarak can verdiği öğrenildi. Bekir Yazıcı’nın cenazesi yapılan incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Kurban satışı yapan Başaran Demir isimli kişi, " Misafir olarak arkadaşı gelmiş. Çay ve kahvelerini içmişler. Akşam on gibi evimize gidiyoruz. Saat 03.00 gibi arkadaşlar bizi arıyor. Yangın var deniyor. Cenaze var dediler biz de şaşırdık. Biz de şok olduk. Yaşamadığımız bir durum. Elektrikten mi başka bir durumdan mı olduğunu bilmiyoruz. Kesin net bilgi biz de bilmiyoruz. Biri demiş ki ben markete gidip geleyim sonra buralar alev almış" dedi. Alevlerin geceyi aydınlattığı yangın ise itfaiye ekiplerinin yaptığı soğutma çalışmalarının ardından tamamen söndürüldü. Yangın ile ilgili inceleme sürüyor.