GÜNDEM - 09 Eylül 2025 Salı 09:52

Öğrencilere deniz bilimi ve su altı araştırmaları eğitimi

A
A
A
Öğrencilere deniz bilimi ve su altı araştırmaları eğitimi

Boğaziçi Su Altı Araştırma Merkezi, Galatasaray Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi iş birliğiyle hazırlanan, Avrupa Birliği tarafından finanse edilen "Science in Blue – Mavide Bilim" Projesi, Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği’nin girişimleriyle Doğu Anadolu’da gençlerle buluşuyor.


Proje kapsamında, Van Gölü ve Nemrut Krater Gölü’ne kıyısı bulunan Bitlis başta olmak üzere Van ve Muş illerinde; sosyo-ekonomik düzeyi düşük ancak başarı seviyesi yüksek ortaöğretim ve lise öğrencileri, su altı bilimi ve teknolojisi alanında çalışan araştırmacılarla bir araya gelecek. Proje kapsamında öğrencilere; yurttaş bilimi, sualtı kültürel mirası, sürdürülebilir turizm, sualtı fizyolojisi, deniz koruma alanları, bilişim, robotik, nesnelerin interneti ve bilimsel dalışın eğitimsel yönleri gibi alanlarda Avrupa Birliği projelerinden elde edilen sonuçlar aktarılacak. Etkinliklerde su altı ekosistemleri, bilimsel araştırmalar ve çevresel farkındalık başlıkları işlenecek. Öğrenciler; okyanusların derinliği, dalış teknikleri, iç sulardaki kültürel mirasın korunması, robotların arkeolojiye katkısı, Akdeniz’deki sualtı kültür mirası, güvenli dalış yöntemleri ve denizin gizemli hazineleri gibi konularda eğitim alacak. Çevresel farkındalık kapsamında ise göllerdeki yaşam, okyanusları korumaya yönelik "kendin yap" kitleri ve bilim insanlarının ekosistemleri koruma çalışmaları ele alınacak. Ayrıca öğrencilerin ilgisini artırmak için kağıttan balık yapımı, deniz vatandaş bilimi, su altında yazı yazma ve iletişim kurma gibi interaktif etkinlikler düzenlenecek. Proje, öğrencilere yalnızca bilimsel bilgi kazandırmakla kalmayıp, bilimsel dalış ve su altı araştırmaları alanında kariyer fırsatları hakkında da yol gösterecek. Bu kapsamlı etkinlikler, meslek liseleri, Anadolu liseleri, imam hatip liseleri ve imam hatip ortaokulları gibi farklı türdeki okullarda uygulanacak.


Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Anadolu Su Altı Araştırma ve Sporları Derneği Başkanı Mehmet Salih Aygün, "Mavide Bilim Projesi genç nesiller arasında denizlerde ve okyanuslarda bilimsel araştırma imkanları konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlamaktadır" dedi.


Akdeniz Üniversitesi Su Altı Araştırma Merkezi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Hakan Öniz ise "Türkiye’de Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Akdeniz kıyılarında arkeolojik sualtı kazıları ve araştırmaları gerçekleştiriyorum. Geçtiğimiz yıl Boğaziçi Danışmanlık Şirketi ve Galatasaray Üniversitesi ile birlikte Science in Blue isimli bir projeye başladık. Bu proje kapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde okullara giderek deniz bilimleri, sualtı teknolojileri ve sualtı arkeolojisi alanlarında eğitimler vermeye başladık. Şimdi Doğu Anadolu’daki okulları ziyaret etmeye başlayacağız. Van Gölü elbette son derece önemli. Yalnızca sodalı bir göl olmasından dolayı değil, aynı zamanda çok önemli kültürel miras değerlerini de barındırmasından ötürü özel bir yere sahiptir. Bu çerçevede Science in Blue Projesi kapsamında Van Gölü’nde, özellikle Anadolu Sualtı Araştırmaları Derneği ile iş birliği halinde bölge okullarını ziyaret etmeye başlayacağız. Science in Blue (Mavide Bilim) Projesi, Türkiye’nin yedi bölgesinde toplam 140 okulda öğrencilere deniz bilimi ve su altı araştırmaları alanında ilham vermeyi hedefliyor. Türkiye genelindeki bu kapsamlı proje ile araştırmacılar, gençlere su altı ekosisteminin derinliklerini tanıtarak hem çevre bilinci kazandırmayı hem de su altı bilimi ve teknolojisi alanlarında kariyer yapma hevesi uyandırmayı amaçlıyor." Diye konuştu.



Öğrencilere deniz bilimi ve su altı araştırmaları eğitimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Görme engelliler için toplu taşımada "Sesli uyarı" talebi Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanabilmesi için duraklarda ve araçlarda sesli uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin toplu taşımaya erişim olduğunu belirterek, bu alanda acil düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Köse, özellikle otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin, görme engelli vatandaşların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Toplu taşıma araçlarına binerken ve inerken büyük zorluklar yaşandığını vurgulayan Köse, "Hangi aracın durağa geldiğini, hangi durakta inileceğini bilmek görme engelli bireyler için hayati önem taşıyor. Sesli uyarı sistemleri bu noktada büyük bir ihtiyacı karşılıyor" dedi. Sesli sistemlerin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda temel bir erişilebilirlik hakkı olduğuna dikkat çeken Köse, bu uygulamanın yaygın olduğu şehirlerde görme engelli bireylerin toplumsal hayata daha aktif katıldığını dile getirdi. Köse, "Bu sistemler sayesinde bireyler kimseye ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyor, özgüvenleri artıyor ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil oluyor" diye konuştu. Uygulamanın hayata geçirildiği bölgelerde hem güvenliğin hem de konforun arttığını belirten Köse, sesli anons sistemlerinin durak isimlerini ve hat bilgilerini net bir şekilde ileterek karışıklığı ortadan kaldırdığını söyledi. Bu sayede sadece görme engelli bireylerin değil, yaşlılar ve yabancı yolcular gibi farklı grupların da toplu taşımadan daha verimli faydalandığını kaydetti. Yetkililere çağrıda bulunan Köse, tüm şehirlerde toplu taşıma araçları ve duraklarının erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Erişilebilir bir şehir, herkes için yaşanabilir bir şehirdir. Sesli uyarı sistemleri artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı.
Hatay Anne ve oğlunu öldüren katil akrabaların çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı Hatay’da ormanlık alanda çıplak halde cesedi bulunan Osman Zont’un annesi Zekiye Zont’un cansız bedeni toprağa gömülü halde bulundu. Jandarma ekiplerinin çalışmalarında anne ve oğlunun akrabaları tarafından öldürüldüğü ve katillerin ailenin yaşadığı evden çaldıkları altınları kuyumcuya sattıkları ortaya çıktı. İskenderun ilçesi Akçay Mahallesi’ndeki ormanlık alanda cesede rastlayan bir çoban, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri, parmak izi incelemesi sonucu cesedin 33 yaşındaki Osman Zont’a ait olduğunu belirledi. Silahla vurulmuş halde bulunan Zont’un cesedi, otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Konuyla ilgili Zont’un ailesiyle iletişime geçmeye çalışan ekipler, 54 yaşındaki anne Zekiye Zont’un kayıp olduğunu fark ettiler. Durum üzerine çalışma başlatan ekipler, anne Zont’un cansız bedenini İskenderun yamaç paraşüt alanında topğrağa gömülü halde buldu. Jandarma ekiplerinin olayın failinin yakalanması için başlattığı çalışmada Zont ailesine akraba olan 2 kişi gözaltına alındı. Şahısların anne Zont’un altınlarını çaldığı ve Osman Zont’u gönül ilişkisinden dolayı öldürdüğünü söyledikleri öğrenildi. Şahısların jandarmadaki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.