POLİTİKA - 21 Ocak 2025 Salı 13:01

Prof. Palabıyık: “Bu bir çözüm süreci değil, terörsüz Türkiye yüzyılı takvimidir”

A
A
A
Prof. Palabıyık: “Bu bir çözüm süreci değil, terörsüz Türkiye yüzyılı takvimidir”

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Palabıyık, ’Terörsüz Türkiye’ vizyonunun ’çözüm süreci’ olmadığını ve bu hedefin terörün yok olmasıyla sonuçlanacağını ifade etti.


Prof. Dr. Adem Palabıyık, gündeme dair açıklamalarda bulundu. Palabıyık, Daha önce çözüm sürecinin başladığı ve uygulandığı dönemde FETÖ’nün etkin olduğunu hatırlatarak, “Özellikle bazı suikastlar gerçekleştirerek Milli İstihbarat Teşkilatı’nı zaafa uğratmaya çalışan FETÖ, PKK’nın vurulacak hedeflerini çeşitli hamlelerle geciktirmiş ve neredeyse operasyonları felç etmiştir. Çözüm sürecini, PKK ile birlikte sabote ederek devletimizi güç durumda bırakmak için her şeyi denemişlerdir. Ama hamdolsun, 15 Temmuz 2016 sonrasında başlayan tasfiye ile birlikte FETÖ’nün kalıntıları da temizlenmeye başlamış ve devletimiz başarılı operasyonlarla gücünü arttırmıştır. Terörsüz Türkiye Yüzyılı takvimi, PKK-PYD terör örgütünün silah bırakmasına yöneliktir ve aynı zamanda bölgedeki ve Suriye’nin kuzeyindeki Kürt halkına dair işletilen bir güven politikasıdır. Lakin terör örgütlerine karşı işletilen süreç bambaşkadır. Dikkat edilirse takvim işletilirken bir taraftan da kayyımlar atanmakta, lakin buna rağmen takvim devam etmektedir. Bu durum şu anlama gelmektedir: devlet, terörü bitirmenin kararını vermiştir lakin bu takvimin karşısında yer alan kim varsa da bertaraf edilecektir. Ahmet Türk’ün, kayyım ile görevden alınmasına rağmen İmralı heyetinin içinde yer almasına izin verilmesi de bunun kanıtıdır. Ayrıca, İmralı heyeti ile DEM Parti grubu arasındaki bağ, sadece içlerinden seçilmeleridir. Bu takvim DEM Parti ile yürütülmemekte, heyet ile terörist başı Öcalan’ın görüşmeleri üzerinden terör örgütlerine silah bıraktırma amacı taşımaktadır. Belki de bu sebepten ‘anlaşma olmazsa Gazze gibi olur’ cümlesi, DEM Parti içi çatışmadaki hoşnutsuzluğu hissettirmektedir. Bir de örgüt ile diyalogun olmadığının hatırlatılması gerekmektedir. Bu süreç, örgüte tam da bu sebepten dolayı son çağrıdır. Yine ülkemizin dışındaki topraklarda terör örgütünün yok edilmesi takvimi de başlı başına ayrı bir içeriğe sahiptir" dedi.



"Terör örgütlerinin silah bırakmasının en büyük zararını İsrail görecektir"


"Çözüm süreci sonrası bölge halkı, PKK’nın kendilerini temsil etmediklerine bizzat şahit olmuştur" diye devam eden Palabıyık, "Bu takvim ise yaşanmış olan şahitliğin sonucunda terörün yok olmasıyla sonuçlanacaktır. Öcalan’a ev hapsi ve benzeri söylemler afaki bir içeriğe sahipken, terörü bitirme takviminin böylesine bir sürece evirileceği iddiası tamamen boştur. Bir dönem, Suriyeli mülteciler üzerinden başlatılan iftira kampanyaları çöktüğü için aynı mekanizma başka alanlarda benzer iftiraları üretmeye çalışmaktadır. Devletimiz, takvime zarar verecek pratikleri ortadan kaldırarak, takvimin devam etmesini netleştirmiş ve uygulamaya almıştır. Bu da terörün muhakkak biteceği anlamına gelmektedir. Terör örgütlerinin silah bırakmasının en büyük zararını ise İsrail görecektir. Bir terör örgütü olan İsrail’in, terörden beslenmesi ve terörü beslemesi kaçınılmaz olduğu için PYD’nin etkisiz hale getirilmesi hem mitolojik anlatılarını çökertecek hem de bütün planlarını alt üst edecektir. Böylece Suriye’nin toprak bütünlüğü sağlanacak ve hatta Gazze meselesinin çözüm süreci başlayacaktır. Çünkü kaybeden bir İsrail’in toparlanma imkânı söz konusu değildir ve olamayacaktır. Bütün dünyada terörle tanınan bir yapının, gelecek kurgusu da çökmüş olacaktır. O sebepten devletimizin atacağı adımlar sonrası başlayan süreç, İsrail’in de sonunu getirecektir” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Eğlence mekanında işlenen cinayetin sanıklarına ceza yağdı Çankırı’da bir eğlence mekanında 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı silahlı kavgayla ilgili yargılanan 7 sanık, 5 ay ila 57 yıl 6 ay 22 gün arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. Olay, 5 Aralık 2023 tarihinde Küçük Sanayi Sitesi Usta Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, eğlence mekanında müşteriler ile çalışanlar arasında kavga çıktı. Kavgada İlyas Demirci (36), M.Ç. (44), A.D. (51) ve S.Ş. yaralandı. Tedavi altına alınan yaralılardan İlyas Demirci kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Konuyla ilgili 9 kişi hakkında açılan davanın karar duruşması Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu sanıklardan Berkay Ş. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katılırken, Soner Ö., Adem D., Duran Ş. ve Hasan Hüseyin S. ile tutuksuz sanıklar Cemil A. ve A.D. ve Osman Selim Ç. duruşma salonunda hazır bulundu. Tutuksuz yargılanan İ. D. ise duruşmaya katılmadı. Sanıkların savunmalarının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Soner Ö.’yü "4 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek", "ruhsatsız silah kullanmak" ve "silahla kasten yaralama" suçlarından toplam 57 yıl 6 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Duran Ş. ve Berkay Ş.’ye "kasten öldürmeye teşebbüs" ve "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçlarından 27’şer yıl, Hasan Hüseyin S.’ye "yaralama neticesinde ölüme sebebiyet vermek" suçundan 16 yıl, Adem D.’ye "5 kişiye karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 27 yıl 42 ay 30 gün, Osman Selim Ç.’ye ise "kasten öldürmeye teşebbüse yardım" suçundan 5 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Cemil A.’ya "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" 5 ay hapis cezası vererek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Sanıklardan A.D. ve İ.D.’nin ise beraatine karar verildi.
Muğla Hapis cezası aranan şahıs Marmaris’te yakalandı Muğla’nın Marmaris ilçesinde hakkında toplam 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyet ekiplerinin çalışması sonucu yakalandı. Edinilen bilgiye göre Kemeraltı Mahallesi Ulusal Egemenlik Caddesi üzerinde bulunan Gözcü Projesi EGM-1 kamerasından gelen aranan şahıs alarmı üzerine harekete geçen Marmaris İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği ekipleri, şüphelinin gidebileceği güzergahlarda detaylı bir çalışma gerçekleştirdi. Yapılan takip ve saha çalışmaları sonucunda A.A.’nın yeri tespit edilerek yakalandı. A.A.’nın, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Afyonkarahisar Ağır Ceza Mahkemesi İlamat Masası tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’, Muğla 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından ’Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’, İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Bilişim Sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’, Sakarya Ağır Ceza Mahkemesi tarafından iki ayrı dosyadan aynı suç ve Bursa Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ’Kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumu çalışanı olarak tanıtmak suretiyle bilişim sistemleri kullanılarak dolandırıcılık’ suçlarından arandığı öğrenildi. Toplamda 28 yıl 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan A.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilecek.
İstanbul Alaattin Köseler’in tutukluluk halinin devamına karar verildi Beykoz Belediyesi’ne yönelik ‘yolsuzluk’ davasında görevinden uzaklaştırılan Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Beykoz Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk davasında Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler’in de aralarında bulunduğu 3’ü tutuklu 26 sanık ikinci kez hakim karşısına çıktı. Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanıklar eski Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve bazı tutuksuz sanıklar ile avukatları da salonda hazır bulundu. CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ise izleyici olarak duruşmayı takip etti. Önceki celse tahliye edilen ve sonrasında Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesince hakkında tekrar tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılan sanık Uğur İnci mahkemeye geldi. İnci’nin duruşma bitene kadar salonda kalmasına karar veren mahkeme, duruşma sonrasında hakkındaki yakalama kararı ile ilgili gerekli işlemlerinin yapılması için emniyet ekiplerine talimat verdi. Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Tutuksuz sanık Uğur İnci, "Geçen tahliye kararından sonra tekrar yakalama geldi. Eşimin bir rahatsızlığı çıktı kanser olduğunu öğrendik bununla ilgili tedavi görüyor. 11 yaşındaki çocuğumuzla ilgilendim. Buraya kendi irademle geldim kaçma gibi bir durum yoktur. Zaten bu süreçte evdeydim. Raporları da getirdim. Ben uzun yıllardır Beykoz Belediyesiyle çalışıyorum. Teknik işlerini yaklaşık 10 senedir yapıyorum. Belediyenin birçok biriminde çözüm ortağı olarak çalıştım. Yönetim de yeni geldiği için ilk başta bizimle çalışmak istemediler. Alacağım ücret eski yönetimden kalmaydı" dedi. "Manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir" Tutuklu sanık Alaattin Köseler, "188 gün sonra mahkeme görülmeye başlandı. 3 günlük mahkeme sürecinde tahliye edildim, bir gün sonra tutuklandım. 166 gün sonra buradayım. Tutukluluğumun toplam süresi bugün itibariyle 356 gün. Ben dosyası tamamlanmamış hiçbir ödeme yapmadım. Suçsuzluğumu Beykoz halkına açıklamam bana manevi olarak ağır bir külfet yüklemektedir. Dosyada mali menfaat paylaşımına dair bir delil yoktur. Ben Beykoz’un evladı olarak 11 ay hizmet ettim. Devletin kuruşuna göz atmadım" dedi. Ara kararı açıklayan mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Dosyayı tekrar bilirkişiye gönderen mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı 28 Nisan’a erteledi.