POLİTİKA - 06 Aralık 2023 Çarşamba 09:21

Sosyolog Adem Palabıyık: "İsrail katliamını destekleyen Habermas’ın bütün kitaplarını yaktım"

A
A
A
Sosyolog Adem Palabıyık: "İsrail katliamını destekleyen Habermas’ın bütün kitaplarını yaktım"

Sosyolog Adem Palabıyık, Filistin-İsrail savaşında dünya entelektüellerinin de taraf olduğunu belirterek, "Soykırımdan kaçan ve başka bir mekanda hayatlarını devam ettiren bazı isimler, geçmişlerini neredeyse unuttu. Mesela Habermas, geçmişini unutan düşünürlerin başında geliyor. Bütün kitaplarını yaktım" dedi.


İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine İsrail’in katliamına destek veren sosyal bilimci Jurgen Habermas hakkında açıklama yapan Palabıyık, “Şöyle bir dönüp, sosyoloji derslerinde anlattığım veya belki de bugünleri anlayabilmem adına okuduğum kitaplar ve kütüphanem, bana artık hiçbir şey ifade etmiyor. Ubeyde’nin ortaya koyduğu ahlaki tavır, Kant’tan Bergson’a kadar bütün düşünürleri etkileyebilecek tarzda bir eylem biçimiydi ama bazı nasipsizlere etki etmedi. Mesela İsrail katliamını meşru gören Habermas bu nasipsizlerden biriydi ve Ebu Ubeyde’yi anladıktan sonra Habermas’ın bütün kitaplarını yaktım. Katliamdan kaçan sosyal bilimcinin katliamı tasvip etmesi en güçlü iletişimsiz eylem kuramıdır. Sadece bu değil, Ubeyde, Habermas’a ders verecek felsefi derinliğe de sahiptir. Mesela, ‘savaşı ekranlardan izleyen İslam ülkeleri liderlerine savaşın kalbinden sesleniyorum. Gazze’deki İslam çocuklarını müdafaa için harekete geçmenizi beklemiyoruz. Kutsal mescitlerimiz için de gelmenizi beklemiyoruz. Bunları müdafaanızı da beklemiyoruz. Hepsini kendimiz üstlendik. İşgali bir avuç yetimle biz süpüreceğiz. Dinimizin ve toprağımızın onuru için savaşıyoruz. Sadece şunu soruyoruz, sınır kapısında bekleyen yardımları hareket ettiremeyecek kadar mı acizsiniz’ sözleri aslında İslam tarihindeki kadınların savaş anında neler yaptığına dair yüzyıllık özeti içeriyor ve korkak tavırlılara, ‘kadınlar kadar cesaretli olamadınız’ diyor. Savaş erkeklerin işi olsa da, Hazreti Muhammed ( s.a.v.) döneminde, kadınların savaşlarda görev aldığını biliyoruz, bu konuda önemli makaleler var ama Ubeyde’nin bu tavrı, meşhur Habermas’ı tabiri caizse ezip geçmektedir, çünkü Habermas kadını kamusal alanda dahi görmemektedir, çünkü Habermas burjuvacıdır. Yine yetimlik kavramına yaptığı vurgu Ubeyde’yi bir adım ileriye taşımaktadır, çünkü Duha süresinde Allah, yetimlerin koruyup, gözetilmesi için emriler vermiştir. Hazreti Muhammed de (s.a.v.) yetim kalan ve küçüklüğünden beri himaye edilen bir peygamberdir. Aynı realite Habermas’ın savunduğu modernitenin sürekliliğinde yoktur, çünkü modernite Habermas açısından ahlaklı insanın modern toplumun değerlerini benimsemesi gerektiği tezini neredeyse ispatlar. Hâlbuki günümüzde Filistin meselesinde batı hakları, Habermas’ın tezlerini alt üst etmiştir ve moderni temsil eden İsrail’i katliamın merkezine konumlandırmıştır. Dolayısıyla Habermas’ın vicdandan eksik kalan modernleşme tezleri, bizzat savunduğu sosyolojik düzlem içerisinde halkın pratikleri ile çürütülmüştür” diye konuştu



“Yetim bir komutan, batı düşünürünü mağlup etti”


Ubeyde’nin ortaya koyduğu ahlaki tavır ile düşünür Habermas’ı dahi mağlup ettiğini belirten Palabıyık, “Birçok ilde Ubeyde’nin bu sözü afişleştirilmiş ve tabelalara asılmıştır. Hatta ekran karşısında parmak salladığı fotoğraf ile araçların arka camlarında yer almıştır. Elbette bu tür görsel ve söylemlerin yaygınlaşması sürprizdir çünkü büyük anlatıların yer bulduğu modern çağ çoktan kapanmıştır. Belki de halklar, modern dönemde kaybettikleri kahramanları yeniden arama merakına kavuşmuştur. Montajlı perdeler önünde çekilen filmlerdeki Rambo, Süpermen ve diğer Marvel veya Disney kahramanlarının yerini kırmızı kefiyeli ve gözlerinin önünde gerçek bir savaş komutanlığı yapan Ebu Ubeyde isimli, kimsenin yüzünü görmediği bir karakter almıştır. Ubeyde’nin kırmızı kefiyesi, yani yüzünü örten maskesi, sahte olan tüm kahramanların maskesini düşürmüştür. Elbette batı halkıyla kazandı ama siyaseti ile kaybetti ve öyle görünüyor ki Ebu Ubeyde’nin sosyolojisi batı için mevcut sistemin bir yapı-sökümü haline gelecektir. Dolayısıyla temsili olarak bilinen Habermas özelinde batı için şu tespit yapılabilir, yetim olan Kassam Tugayları sözcüsü Ebu Ubeyde’nin ortaya koyduğu tavır ve inşa ettiği felsefe, Habermas’ın yıllardır ortaya koyduğu teorileri alt üst etmiş gibi görünüyor. Yetim bir komutan, batı entelektüelini mağlup etti” ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu Milli Savunma Bakan Yardımcısı Ayhan: "Cephelerde savaşlar bitti, akıllı savaşlar olacak" Bolu’da üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya gelen Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani elektronik harp dönemi olacak. Cephelerde savaşlar bitti" dedi. Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Bolu’da düzenlenen ’İhtisas Akademi 26’ programında üniversite ve lise öğrencileriyle bir araya geldi. Programda gençlerin merak ettiği soruları yanıtlayan Bakan Yardımcısı Ayhan, gündeme ve geleceğin savunma teknolojilerine dair önemli açıklamalarda bulundu. Dünyadaki harp konseptinin tamamen değiştiğine dikkat çeken Ayhan, savunma sanayisinin önemine vurgu yaptı. "Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var" Klasik askeri çatışmaların yerini teknolojik ve elektronik sistemlere bıraktığını ifade eden Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, "Şimdi İran-İsrail-ABD savaşını gördünüz. Bir barış, bir savaş. Bugün tekrar gemi vurdu, gemi vurmadı gibi söylenmeler var. Yani yarın bugünden çok farklı olacak. Nasıl 10 yıl, 15 yıl önce farklıysa, yarın da çok farklı olacak. Yani topların, pompaların, askerlerin cephede olduğu bir savaş yok artık. Yani artık akıllı makinelerin, bilgisayarların, dronların, yani artık elektronik harp olacak. Bunu bilim kurgu filmlerinde seyrediyorsunuz. Onların hiçbiri tesadüf değil. Aslında hepsi bir hayalin, bilgisayarların ürettiklerinin bir yansımasıdır. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dron ve robot orduları olacak. Yani bir komuta kontrol merkezinde oturacaksınız. Yüzlerce, binlerce dron aynı anda kalkacak. Onlara yapay zeka ile harita, hedef gibi veri yüklenecek. Artık bunlar kalkacak. Bu coğrafyada ayakta kalmak için buna ihtiyaç var. Biz yurtta sulh, cihanda sulh kavramını korumak için savunma sanayiinde güçlüyüz" dedi. "Veriye ve teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor" Bölgesel krizlerden çıkarılması gereken derslere ve Türkiye’nin diplomatik gücüne de değinen Ayhan, "Bugün Orta Doğu’da, Türkiye gibi arabulucu ülkede ana motorsa bu güç sayesinde. Sayın Cumhurbaşkanım ne diyor? ‘Sahada değilsen masada olamazsın, masada yoksan benimlesin diyor.’ Bu ifade çok anlamlıdır. İşte sürü dronları olacak, siberli uzay savaşı olacak. Yani bir anda senin telefonunu kesebilir. Artık şehrin her tarafı dijital. Bir anda hat gidebilir. Şehrin elektrik kapasitesi vardır. Kapandığı zaman bir anda şehir karanlık kalır. Trump diyor ya ‘İran’ı Orta Çağ’a göndereceğim’. Onu diyorken neyi kastediyor; aslında elektrik hat yapısını vurduğu anda Orta Çağ’a gitti. 20, 30, 50 yıl sonra çok hızlı karar verenler kazanacak. Yani veriye hakim olan, teknolojiye hakim olan dünyayı dönüştürüyor. İşte İran-İsrail-Amerika savaşı aslında bize çok şey gösterdi. Ukrayna-Rusya savaşı çok şeyler gösterdi. Bunları iyi takip edebilirsek, arka taraftaki dönüşümleri görebilmekteyiz. Yani 20, 30, 50 yıl sonra akıllı savaşlar olacak. Cephelerde savaşlar bitti" diye konuştu.