EKONOMİ - 22 Kasım 2023 Çarşamba 09:56

Türkiye’nin yüzde 15’lik kuru fasulye ihtiyacını Bitlis karşılıyor

A
A
A
Türkiye’nin yüzde 15’lik kuru fasulye ihtiyacını Bitlis karşılıyor

Bitlis’te kurulan kuru fasulye paketleme tesislerinde işlenerek paketlenen kuru fasulyeler, Türkiye ve yurt dışı pazarına sunuluyor.


Doğu Anadolu Bölgesi’nin kuru fasulye üretim merkezi olan Bitlis’te yıllık 20 bin ton üretim yapılıyor. Bitlis bu üretim miktarıyla Türkiye’nin yüzde 15’lik kuru fasulye ihtiyacını karşılıyor. Son yıllarda Bitlis’in Ahlat ilçesi başta olmak üzere Tatvan ve Adilcevaz ilçelerinde de yaygınlaşan kuru fasulye üretimi ve kurulan paketleme tesisleriyle Bitlis yemeklik kuru fasulye üretiminde merkez olma yolunda ilerliyor.


Ahlat Ziraat Odası (AHZO) Başkanı Necat Demirden, kuru fasulyede Türkiye piyasasının yüzde 15’ini Bitlis’in karşıladığını söyledi. Demirden, “Bu yıl çiftçilerimiz ürünlerini hasat etti ve bir kısmı sattı bir kısmı da depolarında satışı bekliyor. Bitlis genelinde yaklaşık 80 bin dekar alandan 20 bin ton ürün elde ettik. Bu ürünlerin çoğu Ahlat ilçesinde bulunan paketleme tesislerinde paketlenip iç ve dış piyasaya ihraç ediliyor. Bunlar bizim için gurur verici. Kuru fasulyede Türkiye piyasasının yaklaşık yüzde 15’ini Bitlis olarak biz karşılıyoruz” dedi.


Yaytat Bakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Örken de, 2 bin 500 metrekare kapalı, 10 bin metrekare açık alan üzerinde kurdukları tesiste bölge çiftçisinin organiğe yakın ürettiği kuru fasulyeyi işleyip paketleyerek yurt içi ve yurt dışı pazarına sunduklarını söyledi. Örken, “Bitlis’te 8-9 yıl önce sektör haline gelen kuru fasulye ekimi ile ilgili tesis kurduk. 2017 yılından bu tarafa yaklaşık her yıl 10 ile 20 bin ton arası kendi tesisimizde Yaytat ve Ahlat Örkenler Bakliyat markalarıyla eleme, paketleme ve boylama yapıyoruz. Hemen hemen yurt içinde tüm illere sevkiyat ve pazarımızı oluşturduk. Bunun dışında yurt dışına ihracatımızda mevcut. İlimizde birkaç sene öncesine kadar sektör halinde olmayan kuru fasulye de şu an Türkiye’de ilk 3 il içerisine giriyoruz. Geçen yıl 40 bin ton üretimimizle 2’nci sıradaydık. Bu yılda ilk 3 içerisine girmeyi hedefliyoruz. Sezonumuz ve üretimimiz hala devam ediyor. Biz her yıl çiftçilerimizle sözleşmeli üretim yapıyoruz. Onların tohum, gübre ve zirai alet malzemeleri gibi ihtiyaçlarını giderip elde ettiklerini ürünü hasat sonunda alıp mahsuplaşıyoruz. Bu ürünleri biz kendi tesisimizde işleyip, paketleyip, sınıflandırıp pazarlıyoruz. Bu yıl yine 12-13 bin ton civarında paketleme işimiz olacak. İlimizde bizden sonra birkaç firma daha bu sektöre yöneldi. İlimizdeki ürünlerin yüzde 85’i var olan mevcut tesislerde işlenip Türkiye iç pazarına ve yurt dışına pazarlıyoruz” dedi.



Türkiye’nin yüzde 15’lik kuru fasulye ihtiyacını Bitlis karşılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Memduh Büyükkılıç: "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, büyükşehir belediyesi tarafından arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinin verildiğini söyleyerek, "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinde bulundu. Belediye tarafından toplam bin 500 kovan arının dağıtıldığı destek programına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. 3 bin başvurunun arasında kura ile seçilen 750 üreticiye arılar teslim edildi. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen dağıtıma vatandaşlar erken saatlerde gelerek, sıra aldı. Otoparkın neredeyse tamamı arı desteği almak için alana gelen üreticilerin araçlarıyla doldu. Belediye personelinin de yardımıyla sırası gelen vatandaş arılarını alarak, alandan ayrıldı. Üreticilerin araçlarıyla dolan otopark havadan dronla görüntülendi. Alana gelerek, vatandaşlarla konuşan ve üretimlerinde bereket dileyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bugün görüldüğü gibi sabahın erken saatlerin de arılar uyanmadan, güneş doğmadan dağıtımını sağlamak amacıyla vatandaşlarımızın araçlarına yüklemek suretiyle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu yıl 750 vatandaşımıza arıcılık desteğini vermek üzerine çabamızı sürdürdük. Destekten faydalanacak vatandaşlarımızın, ya sertifikası olacak ya Tarım İl Müdürlüğü’nde kaydı olacak ya da bu işin yüksekokulunda mezun olmuş olacak. Önüne gelene arıları dağıtma mantığında bir yaklaşım söz konusu değil. Amacımız üretenin hizmetkarı olmak. Üretenin yanında yer almak. Şükürler olsun, tarım ve hayvancılığa en çok destek veren büyükşehir olarak arıcılıkla ilgili çalışmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Vatandaşımız biraz önce söyledi. ‘Arıcılıkta bu hizmeti tek yapan bir belediyeden bahsediyoruz’ diyor. Tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkan bir il olmaya başladık. Kayseri denince ticaret ve sanayi akla gelir ama artık tarım ve hayvancılıkta bizde varız mantığı ve anlayışı içerisinde şehrimizi iyi bir noktaya taşımaya özen gösteriyoruz. Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz. Yapılan çalışmalar hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu. Üreticiler de büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu üretim desteğinde ötürü ilgililere teşekkür etti.
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.