GÜNDEM - 13 Mayıs 2026 Çarşamba 09:10

Üniversite öğrencilerinden gönül köprüsü: "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" dayanışması

A
A
A
Üniversite öğrencilerinden gönül köprüsü: "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" dayanışması

BİTLİS (İHA) – Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğrencileri, "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" sloganıyla hayata geçirilen ÜNİDES Projesi kapsamında el emeğiyle hazırladıkları amigurumi bebekleri Diyarbakır’da kanser tedavisi gören çocuklara bayram hediyesi olarak ulaştıracak.


Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi öğrencilerinden oluşan Edebiyat ve Sanat Kulübü üyeleri, sosyal sorumluluk kapsamında anlamlı bir projeye imza attı. ÜNİDES Projesi kapsamında bir araya gelen öğrenciler, el emeğiyle hazırladıkları amigurumi bebekleri Diyarbakır’da onkoloji bölümünde tedavi gören çocuklara hediye edecek. Öğrenciler tarafından özenle hazırlanan oyuncak bebeklerin, hastanede tedavi süreci devam eden çocukların moral ve motivasyonuna katkı sağlaması hedefleniyor. Kulüp üyeleri, hem çocukların yüzünde tebessüm oluşturmak hem de toplumsal dayanışmaya dikkat çekmek amacıyla projeyi hayata geçirdiklerini belirtti. Gerçekleştirilen etkinlik, üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk bilinciyle yürüttüğü örnek çalışmalar arasında yer aldı.


"Ekrandan ilmeğe, kalpten kardeşe" adlı projenin asıl amacının ekranda kalma sürgetesinin azaltılarak, öğrencilere mesleği kazanım sağlamak olduğunu, üretilen ürünlerin de amaca uygun şekilde kanser tedavisi gören çocuklara hediye edileceği belirtildi. Oluşturulan atölyede 50’ye yakın öğrencinin çalışarak ürettikleri amigurumi bebek, bayram öncesi Dicle Tıp Fakültesi Çocuk Onkoloji Servisinde yatan 20’e yakın çocuğa götürülerek teslim edilecek.


Atölyeyi ziyaret eden Bitlis Eren Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, iki amaca hizmet edecek projenin hem öğrencilere hem de dezavantajlı çocuklara kazanım sağlayacağını söyledi. Rektör Elmastaş, Edebiyat ve Sanat Kulübünün projesi kapsamında üretilen ürünlerinin amacına uygun bir şekilde yapıldığını belirterek, "Öğrencilerimiz tarafından örülen ürünler bu atölyede hazırlanıyor. Tabii buradaki amaç, öğrencilerimizi, gençlerimizi daha çok ekranlardan uzak tutmak ve yeni ürünler geliştirerek kazanım elde etmelerini sağlamaktır. Ekranlardan uzak dururken, aynı zamanda bir ürün üretmek projenin asıl amacı. Burada üretilen ürünler de özellikle Diyarbakır ili seçilmiş durumda. ÜNİDES projesi kapsamında bu faaliyet sürdürülüyor. Burada üretilen ürünler de oradaki kanser hastası çocuklarımıza verilmek üzere götürülecek. Dolayısıyla böyle iki amaca hizmet eden hem öğrencilerimize ve gençlerimize bir beceri kazandırsın hem de ortaya çıkan ürünlerin bahsettiğimiz hasta çocuklarımıza bir hediye olarak sunulsun. Bu projenin temel amacı bu. Tüm gençlerimizi, öğrencilerimizi tebrik ediyorum. İnşallah daha güzel projelere imza atarlar" dedi.


Proje yürütücüsü Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Kürüm ise ÜNİDES Projesi kapsamında öğrencilerin ekranda geçirdikleri çok uzun süreleri azaltmak, onlara yeni bir mesleki eğilim kazandırmak, konsantrasyonlarını düzenlemek, seviyelerini üst düzeye taşımak adına bir el sanatı öğretmeyi amaçladıklarını söyledi. Kürüm, "Öğrencilerin ekranda geçirdikleri çok uzun süreleri azaltmak, onlara yeni bir mesleki eğilim kazandırmak, konsantrasyonlarını düzenlemek, seviyelerini üst düzeye taşımak adına bir el sanatı öğretmeyi uygun gördük. Bunun içinde en uygun olabilecek el sanatının amigurumi örgüsü olduğunu düşündük. Örülen malzemelerin ne olacağı konusunda tartıştığımızda ise onlar hediye etmek istediler ve buna en çok mutlu olacak kesim olan kanser tedavisi gören çocukları uygun gördük. Bu anlamda da Bitlis’te yaşadığımız için bize en yakın onkoloji servisi Diyarbakır’da olduğu için oyuncaklarımız bittiği zaman biz oyuncaklarımızı Diyarbakır onkoloji servisine götürerek burada tedavi gören çocuklarımıza hediye edeceğiz" diye konuştu.


Yaklaşık bir aylık çalışma sonucunda elde edilen amigurumi bebekleri bayram öncesi çocuklara ulaştırma hedefinde olduklarını da hatırlatan Esra Kürüm, "Oradaki çocuklara bir bayram hediyesi mahiyetinde bizzat kendimiz hediye edeceğiz. Bu süreçte, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ÜNİDES Projesi kapsamında bize sunduğu destek gerçekten çok önemliydi. Öğrencilerimin özverisi çok önemliydi. Birçoğu ilk defa tığla, iple, elyafla tanıştı. Severek ördüler, sevgiyle ördüler. O çocuklara da şifa alması dileğiyle. Aslında proje, bir aylıktır. Ancak aldığımız malzemeyi bitiremediğimiz için önümüzdeki dönemde de biz yeniden örgüler örüp, yeniden oyuncaklar örüp o çocukları yeniden mutlu edebiliriz ya da farklı bir kesimdeki çocukları mutlu etmeyi düşünebiliriz. Proje desteğiyle 400’e yakın kit aldık. Yaklaşık 100 tane oyuncak çıkarmayı hedefliyoruz bayramdan öncesine kadar. 100’e yakın oyuncak elde edip o çocuklara sevindirmeyi düşünüyoruz. Ancak ileri vadede kalan kitleri de değerlendirip o çocuklara yeniden hediye etmeyi düşünüyoruz" şeklinde konuştu.


Prof. Dr. Esra Kürüm, öğrencilerin birçoğunun ilk defa bu atölyede tığ ve örgü ile tanıştığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Birçoğu ilk defa öğrendi. Bilen çocuklar vardı. Belki daha önce farklı tekniklerle bir işi yapan öğrencilerimiz vardı. Ama şunu net olarak söyleyebilirim, hâlihazırda sürekli örgü ören hiç öğrencim yoktu. Hiç bilmeyen çok öğrenci vardı. Hepsi birbirlerinden, internetten ya da ailelerinden yavaş yavaş öğrendiler. Ortaya çıkan manzara hepimizi çok mutlu etti. Bizim toplumlarda genel kanımız, el işinin genelde kadın işi olduğu yönündedir. Ancak biz artık bunun da kırılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu yüzden aslında yine bu genel kabullerin de dayatmasıyla bize örgü öğrenen çocukların tamamına yakını kız öğrenciler. Bizim okulumuzda okuyan kapalı ve açık cezaevinden gelen öğrencilerimiz var. Onlardan erkek desteği aldık. Bize birkaç oyuncak onlar ördüler. Biz bir okul kulübüyüz, bir üniversite kulübüyüz. Tabii ki erkek öğrencilerimiz var. Bu anlamda bize lojistik, malzeme desteğini büyük oranda erkek öğrencilerimiz yaptı ve bu anlamda onların da emeği çok çok büyük."


Projeye kulüp öğrencisi olarak destek veren Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 4. sınıf öğrencisi Ceylin Acar da, böyle bir projede olmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, emek veren arkadaşlarına ve destek veren herkese teşekkür etti.



Üniversite öğrencilerinden gönül köprüsü: "Ekrandan İlmeğe, Kalpten Kardeşe" dayanışması

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Özel seçip özenle büyüttüğü boğanın ağırlığı 1 tonun üzerine çıkınca 500 bin liraya sattı Konya’da 2 yıl önce ithal gelen hayvanların arasından seçtiği Brangus cinsi buzağıya özenle bakan ve 1 ton üzerinde bir boğa olana kadar yetiştiren Birol Mutluer, özenle baktığı kurbanlığı 500 bin liraya sattı. Meram ilçesi Ali Ulvi Kurucu Mahallesi’nde hayvancılık yapan Birol Mutluer, 2 yıl önce ithal gelen hayvanların arasından seçtiği brangus cinsi buzağıyı özenle büyüttü. Kurbanlık yaşını dolduran ve 1 ton üzerinde ağırlığa ulaşan boğayı satışa çıkaran Mutluer, Bursa’ya 500 bin lira karşılığında sattı. "Biz onu seviyoruz, o da bizi seviyor" Büyükbaş hayvan yetiştiricisi Birol Mutluer, "Brangus kırma 1 tonun üzerinde gelen bir hayvanımız. Bu hayvanı biz 2024 yılındaki almış olduğumuz ithal branguslar içerisinde özel olarak seçtik. Her yıl bir tanesini ayırıyoruz ve 2025 yılında kurban olmamıştı diş atmadığı için. Bu sene kurban oldu inşallah ve onu da Bursa’ya sattık. Hayvanımız 1 ton üzerinde. Burası bizim doğum yapan hayvanların buzağı bölümü. Onu hep buzağı yemiyle büyütüyoruz. Ekstradan arpa da veriyoruz. Ona özel bakıyoruz. Biz onu seviyoruz, o da bizi seviyor" dedi. "İyi bakarsanız bu boğa gibi olur, bakmazsanız ufak kalır" Hayvana özenle baktıklarını anlatan Mutluer, "Yattığında diğer hayvanların hemen hemen iki katı gibi görünüyor. Ayağa kalktığında da bir insan kadar maşallah var. İnşallah 2030 yılında hedefimiz onun gibi 100 tane hayvanı kurbanda satmak. Bu hayvanların yatması ve kalkması biraz zordur. Hayvanın yanındaki çalışanımızla hemen hemen aynı boydalar maşallah. Alan kardeşimiz için Allah’tan hayır olsun diye dua ediyoruz. Bütün Müslüman kardeşlerimizin Kurban Bayramı şimdiden tebrik ediyoruz. Küçük buzağıların yanında duruyor, bu hayvan da aynı onlar gibiydi. İyi bakarsanız bu boğa gibi olur, bakmazsanız ufaklı kalır. Bunu tabii özel bir besiye alıyoruz. Şu an için buna bir günde 50 kilogram sadece buzağı büyütme yemi veriyoruz. Protein oranı ve enerji oranı çok fazla, özel hayvanların içerisinde bakıyoruz" diye konuştu.
Ağrı Diyadin’de besicilik geçim kapısı oldu Ağrı’nın Diyadin ilçesinde besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgenin en önemli gelir kaynaklarından biri olduğunu belirterek, ilçede mandıra eksikliğinin üreticileri zorladığını söyledi. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde yaklaşık 5 yıldır besicilik yapan Fatih Yaşar, hayvancılığın bölgede vatandaşın en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu ifade etti. Daha önce inşaat sektöründe çalıştığını söyleyen Yaşar, uzun yıllar İzmir’de yaşadıktan sonra 2021 yılında memleketine dönerek besiciliğe başladığını anlattı. Bölgedeki mera ve tarım alanlarının hayvancılık için uygun olduğunu belirten Yaşar, "Meralarımız, çayırlarımız ve tarlalarımız var. Yaklaşık 200-250 büyükbaş hayvana yetecek kapasitemiz bulunuyor. Bu nedenle bu işe başladım ve yaptığıma pişman değilim" dedi. İlk yıllarda zorluk yaşadığını ancak zamanla kazanç elde etmeye başladığını dile getiren Yaşar, hayvancılığın bölgede daha da yaygınlaşması gerektiğini söyledi. Gençlere de besiciliği tavsiye eden Yaşar, sektörün en büyük eksiklerinden birinin mandıra olmaması olduğunu ifade etti. Üreticilerin sütlerini satabilecekleri bir tesis bulunmadığını kaydeden Yaşar, "Vatandaş ürettiği sütü değerlendirecek yer bulamıyor. Bu durum besicilerin hayvancılıktan uzaklaşmasına neden oluyor. İlçede bir mandıra kurulursa hem büyükbaş hem de küçükbaş hayvancılık daha fazla gelişir" diye konuştu.
İzmir Bergama’da Türkçe isimli iş yerlerine teşekkür plaketi Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmen ve Öğrencileri, "Türkçe Bir Markadır" adıyla hayata geçirdikleri proje kapsamında ilçede Türkçe isimli iş yerlerini ziyaret ederek, plaketle teşekkür ettiler. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ebubekir Erkaya yaptığı açıklamada, ‘’Okulumuz Türkçe isim kullanan işletmeleri ödüllendirecek özel bir projeye imza attı. ’Türkçe Bir Markadır’ adıyla hayata geçirilen projede Türkçe isim kullanan işletmelerin okulumuz tarafından hazırlanan plaketler takdim edilecek. İlçemizdeki işletmelerin Türkçe isim kulanmaları hem dilimize sahip çıktığımızı hem de yerel ekonomimizi desteklediğimizin göstergesidir. Bu proje ile hem farkındalık oluşturmak hem de esnafımızı onurlandırmayı amaçlıyoruz. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Bu projeye imza atan okulumuz öğretmenleri Müge Olut ve Atabey Pusat ile okulumuz öğrencilerine teşekkür ediyorum.’’ dedi. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğretmeni ve Proje Sorumlularından Atabey Pusat ise, ‘’Projemizin sloganı şuydu: ’Türkçe Bir Markadır’. Başka bir markaya ihtiyacımız yok. Bu konuda ülkemizin kanayan bir yarası var. İşletmelerimizin çoğu Türkçe birisim kullanmak yerine İngilizce, Fransızca, Arapça isimler kullanıyor. Bu durumu tersine döndürmek, Türkçe ismin de bir kalite olduğunu anlatmak için yaptığımız bir çalışma bu. Bu kapsamda ziyaretlerimizde ilk olarak Muhsin arkadaşımızın işletmesine plaketimizi takdim ettik. Bunun devamı gelecek. Dileriz önce İzmir sonra ülke geneline yayılarak Türkçe isimli işletmelerin sayısı hızla artar ‘’ diye konuştu. Plaketini alan işletme sahibi Muhsin Gözkaya ise, ‘’UNESCO Dünya Mirası kentimizi dünyaya işletmemizin adını Türkçe koyarak meşhur Bergama Köftemizi ve Bergama Çığırtma yemeğimizi tanıtmaya çalışıyoruz. Projeden dolayı Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okulumuza çok teşekkür ediyorum ‘’ dedi. Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi proje ekibinin bir sonraki durağı Taner Çetin’in işlettiği bir bayii oldu. İşletme sahibi Taner Çetin’e plaketini Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı Erşan gelici takdim etti.
Denizli Eski PAÜ Rektörü Bağ’a görevi kötüye kullanmadan hapis cezası DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Pamukkale Üniversitesi’nin (PAÜ) eski Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, "görevi kötüye kullanma" suçundan 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Denizli 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada müşteki Tamer Ceylan’ın, Pamukkale Üniversitesi Genel Sekreteri olarak görev yaptığı dönemde peş peşe görevlendirmeler, soruşturmalar ve idari işlemlerle sistematik baskıya maruz bırakıldığı iddiaları dosyaya yansıdı. Sanık olarak yargılanan eski Rektör Prof. Dr. Hüseyin Bağ’ın Tamer Ceylan’a yönelik sistematik bir biçimde yıldırma, pasifize etme ve işten uzak tutma amacı taşıyan görevlendirmeler yaptığı; haksız ve hukuka aykırı disiplin soruşturmaları açtığı; hizmet gerekleri dışına çıkarak kadro statüsünden uzak tutma gayreti içinde olduğu hususlarını iddianamede yer aldı. Cumhuriyet Savcısı, Prof. Dr. Hüseyin Bağ’ın Türk Ceza Kanunu’nun 257/1 maddesi kapsamında cezalandırılmasını talep etti. Müşteki vekilleri ise dosyadaki her işlemin ayrı ayrı suç oluşturduğunu savunarak sanığın farklı fiiller nedeniyle ayrıca cezalandırılması gerektiğini ileri sürdü. Mahkeme heyeti, Tamer Ceylan hakkında yapılan bazı görevlendirmelerin "kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı", ayrıca belirli bir süre boyunca "yıldırma, pasifize etme ve işten uzaklaştırma amacı taşıyan işlemler" uygulandığı yönünde tespitlerde bulundu. Mahkeme kararında, sanığın eylemlerinin "yoğunluk ve süreklilik" taşıdığına dikkat çekildi. Suçun işleniş biçimi, mağduriyetin ağırlığı ve eylemlerin sürekliliği dikkate alan mahkeme heyeti, Prof. Dr. Hüseyin Bağ hakkında 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmetti. Uygulanan indirimle cezayı 1 yıl 15 güne düşüren mahkeme heyeti, sanığın sabıkasız olması gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak olan Hüseyin Bağ ve müşteki Tamer Ceylan’ın 2 hafta içinde Denizli Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvurusunda bulunabileceği belirtildi.
Bursa "Mukaddes Emanetler Sergisi" Osmangazi’de ziyaretçilerini ağırlıyor "Mukaddes Emanetler Sergisi", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde vatandaşların huzuruna sunuldu. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, tüm Bursalıları sergiyi ziyaret etmeye davet etti. Osmangazi Belediyesi ile Bursa Konyalılar Yöresi Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde düzenlenen "Mukaddes Emanetler Sergisi", Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde vatandaşların ziyaretine açıldı. İslam tarihine ışık tutan ve manevi atmosferiyle ziyaretçileri etkileyen serginin açılış törenine Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yardımcısı Osman Şahin, Bursa Konyalılar Yöresi Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Musa Bozkurt, Mukaddes Emanetler Sergi Sorumlusu Erol Güzel, belediye başkan yardımcıları, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Vatandaşlarımız manevi huzuru içlerinde hissedecekler" "Mukaddes Emanetler Sergisi"nin Bursalılarla buluşturulmasından ötürü son derece mutluluk duyduklarını belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şöyle konuştu: "Dernek başkanımız bize geldiğinde, böyle bir niyetimiz var dediğinde hiç tereddüt etmeden kabul ettik. Bayram sonuna kadar bu müzeyi ziyaret eden bütün vatandaşlarımız, burada o manevi atmosferi ve yüz yıllar öncesinden gelen birçok emaneti ziyaret edecekler, o manevi huzuru içlerinde hissedecekler. Sayın valimize, bu değerli eserleri buraya getiren değerli koleksiyonerimize, derneğimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bursalıların buraya gelip ziyaret etmelerini temenni ediyorum." "Bursalılarımızın gönlünde bu emanetler daima vardır" Açılış töreninde konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, bu manevi atmosferin Bursa’da yaşatılmasına vesile olan herkese teşekkürlerini sundu. Vali Ayyıldız "Her Bursalılarımızın gönlünde bu emanetler daima vardır. Onun için Bursalılarımız, kısa bir süre de olsa gönlünde daimi olarak tutarak bu ziyaretlerini yapacaklar. Bir nebze de olsun hafif susuzluklarını gidereceklerdir. Bu anlamda Bursa Konyalılar Derneği’mize, emanetçisi olan adaşıma, vesile olan Osmangazi Belediye’mize, tüm çalışanlarımıza teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı. Yeşil Camii Müezzini Ali Yasir Çalık’ın Kur’an-ı Kerim Tilaveti verdiği törende "Mukaddes Emanetler Sergisi" Sorumlusu Erol Güzel ve Bursa Konyalılar Yöresi Kültür Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Musa Bozkurt da Bursa Valisi Erol Ayyıldız ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a gösterdikleri teveccühten dolayı teşekkür etti. Konuşmaların ardından "Mukaddes Emanetler Sergisi"nin açılışı, İl Müftü Vekili Şevket Bulut’un duaları eşliğinde protokol üyeleri tarafından gerçekleştirildi. İslam tarihine ışık tutan ve manevi atmosferiyle ziyaretçileri etkileyen sergide, kutsal emanetler ile tarihi ve kültürel değere sahip birçok eser vatandaşların huzuruna sunuldu. Protokol üyeleri de sergiyi dolaşarak, "Mukaddes Emanetler Sergisi" Sorumlusu Erol Güzel’den bilgiler aldı.