ÇEVRE - 06 Mayıs 2025 Salı 08:47

Van Gölü’ndeki tarihi mezarlar definecilerin hedefi oldu

A
A
A

Van Gölü’nde yaşanan su çekilmesiyle birlikte Bitlis’in Tatvan ilçesinde yeniden gün yüzüne çıkan tarihi mezarlar, definecilerin hedefi haline geldi.

Yıllar önce Van Gölü’nün yükselen suları nedeniyle su altında kalan tarihi toplu mezar alanı, suların çekilmeye başlamasıyla yeniden gün yüzüne çıkmaya başlamıştı. Yıllar önce Van Gölü’nün yükselen suları nedeniyle su altında kalan, halk arasında "mezarlık alanı" olarak bilinen bu bölgede, motifli taş yapılar ortaya çıkmaya başladı. Taşların bir kısmında haç işaretleri dikkat çekerken, bazılarında farklı dönemlere ait olduğu düşünülen çeşitli motifler yer alıyor. Bu durum, bölgenin çok kültürlü tarihine ışık tutabilecek nitelikte. Uzun yıllardır göl sularının yuttuğu bu taşlar, şimdi ise bilinçsizce yapılan kaçak kazıların tehdidi altında. Kaçak kazılar sebebiyle alandaki bazı mezar taşlarının kırıldığı, bazı mezarların ise kazılarak tahrip edildiği görülüyor. Her geçen gün artan define arayışı, bu değerli taşlara büyük zarar veriyor.

Van Gölü’ndeki tarihi mezarlar definecilerin hedefi oldu

"Taşların neye ait olduğu kesin bilinmiyor"

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, Adabağ köyü açıklarında görülen taşların mezarlık ya da yerleşim yerine ait olabileceğini belirtti. Ancak bölgede henüz sistematik ve bilimsel bir araştırma yapılmadığı için taşların mahiyeti hakkında kesin bir bilgi olmadığını vurguladı. Demirtaş, "Son dönemlerde yaşanan büyük su çekilmesiyle birlikte sular altında kalmış bazı tarihi motifler, taş yapılar, dikili taşlar ve muhtemel yerleşim yeri kalıntıları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, söz konusu alanın bir yerleşim yerine mi yoksa bir mezarlığa mı ait olduğu sorusu gündeme gelmiştir" dedi.

Van Gölü’ndeki tarihi mezarlar definecilerin hedefi oldu

"Definecilere karşı koruma tedbirleri alınmalı"

Prof. Dr. Demirtaş, bölgede defineciler tarafından yapılan kaçak kazıların ciddi bir tahribata yol açtığını belirterek, "Ne yazık ki bu taşların bulunduğu alan ve çevresindeki diğer tarihi bölgeler, defineciler tarafından büyük ölçüde tahrip edilmektedir. Bu alanların, definecilere karşı koruma tedbirleriyle güvence altına alınması büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.Define arayışının mezarlıklar, ibadet yerleri gibi alanlarda hiçbir şekilde anlam taşımadığını belirten Demirtaş, "Define; mezarlıkta, kilisede, camide olmaz. Bu tür yerlerde define aramak beyhude bir çabadır. Bu vesileyle define arayanlara bunu bir kez daha hatırlatmak isterim" dedi. Uzmanlara göre, bu taş yapıların gerçek niteliğinin anlaşılabilmesi için sanat tarihçileri, arkeologlar ve sualtı arkeologlarının bölgede acilen çalışma yapması gerekiyor. Ancak kaçak kazıların devam etmesi durumunda, bölgenin taşıdığı muhtemel arkeolojik değerler geri dönüşü olmayan bir şekilde yok olabilir. Bölge halkı ve uzmanlar, yetkililere çağrıda bulunarak, Adabağ köyü açıklarında ortaya çıkan bu tarihi alanın bir an önce koruma altına alınmasını ve bilimsel araştırmalara açılmasını talep ediyor.

Van Gölü’ndeki tarihi mezarlar definecilerin hedefi oldu

Recep Gökhan Kılıç - Hakan Okay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Çaycuma’da gece saatlerinde film gibi kovalamaca kamerada: 366 bin TL ceza kesildi Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde gece saatlerinde yaşanan ve mahalle mahalle süren kovalamacanın sonunda sürücü yakayı ele verdi. Olay, gece saatlerinde Çaycuma ilçe merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre C.A. (16) idaresindeki 74 ABZ 705 plakalı otomobil, ilçe merkezinde sergilediği şüpheli hareketler nedeniyle polis ekiplerinin dikkatini çekti. Ekipler aracı durdurmak için "Dur" ihtarında bulundu. Ancak sürücü bu uyarıya uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçan sürücü önce ilçe merkezinde, ardından İstasyon Mahallesi, Velioğlu Mahallesi ve Perşembe beldesine bağlı Keçecioğlu Mahallesi güzergahında polis ekiplerini peşine takarak uzun süre kovalamacaya neden oldu. Mahalle mahalle süren kovalamacada ekipler şüpheli aracı yakalamak için geniş çaplı çalışma başlattı. Kovalamaca sırasında jandarma sorumluluk bölgesine giren araç, bir süre sonra gözden kaybolarak izini kaybettirdi. Bunun üzerine polis ve jandarma ekipleri bölgede koordineli şekilde çalışma başlattı. Yapılan araştırma ve takip sonucunda, kaçan sürücü ve otomobilinin yeri tespit edildi. Düzenlenen çalışma sonucunda C.A. isimli şüpheli yakalanarak polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Jandarma ekiplerinin de koordinasyon sağladığı operasyonun ardından şüpheli Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yapılan kontrollerde sürücü C.A.’nın ehliyetinin bulunmadığı ortaya çıktı. Bunun üzerine sürücü hakkında Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince işlem yapıldı. Çaycuma İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Amirliği ekipleri tarafından yapılan işlemler sonucunda sürücüye yaklaşık 366 bin TL para cezası kesildi. Polis ekiplerinin yaptığı işlemlerin ardından 74 ABZ 705 plakalı otomobil trafikten men edildi. Araç daha sonra çekici ile bulunduğu yerden alınarak yediemin otoparkına çekildi. Öte yandan olayda dikkat çeken bir detay da araç üzerinde bulunan yazı oldu. Şüpheli sürücünün aracının arka kısmında yer alan "Kamera şakası" yazısı görenlerin dikkatini çekti. Yapılan incelemelerde ayrıca araçta oldukça güçlü bir ses sistemi bulunduğu da tespit edildi. Çevredeki vatandaşlar, aracın yüksek sesli müzik sistemi nedeniyle sık sık çevreye rahatsızlık verdiğini ifade etti. Yakalanan sürücünün çevresinde hız tutkusu ile tanındığı ileri sürülürken, polis ekipleri olayla ilgili incelemelerini sürdürüyor.
Edirne Dedesinden kalan davulla mahalleliyi sahura uyandırıyor Edirne’de 23 yaşındaki genç, dedesinden kalan davuluyla mahalle halkını sahura uyandırıyor. Edirne’de Ramazan geceleri, asırlık bir geleneğin sesiyle hayat buluyor. Şehrin tarihi sokaklarını dolaşan davulcular, maniler eşliğinde mahalleliyi sahura kaldırıyor. Bu geleneğin genç temsilcilerinden 23 yaşındaki Umurcan Zurna, davulunu omuzlayıp sokak sokak dolaşırken sadece bir görevi yerine getirmiyor, aynı zamanda aileden devraldığı kültürel mirası yaşatıyor. Henüz 11-12 yaşlarındayken dedesi ve babasının yanında kapılara çıktığını anlatan Umurcan Zurna, davulculuğun kendi ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını söylüyor. "Dedelerimizden, babalarımızdan, amcalarımızdan bize kaldı. Küçükken onların yanında giderdik, şimdi davulu biz çalıyoruz" diyen genç davulcu, Ramazan davulculuğunu bir meslekten öte kültürel bir sorumluluk olarak gördüğünü dile getirdi. "Geleneklerimizi unutmamamız lazım" Edirne’de davul ve zurna geleneğinin güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Umurcan Zurna, özellikle Kırkpınar Yağlı Güreşleri gibi tarihi organizasyonlarda da bu kültürün yaşatıldığını hatırlatarak, "Mahallede zurnacı olarak bilinen Alaattin amcam ve Fahrettin amcam gibi isimler de bu geleneğin önemli temsilcileri. Torundan amcaya, amcadan yeğene böyle devam ediyor. Hep beraber bu nesli sürdürüyoruz. Bize nasıl kaldıysa biz de bizden sonraki nesillere bırakacağız. Geleneklerimizi unutmamamız lazım. Zor zamanlardan geçiyoruz ama böyle güzel değerleri yaşatmak çok kıymetli" dedi. Gelenek kuşaktan kuşağa sürüyor Tarihi camileri, çarşıları ve taş sokaklarıyla öne çıkan Edirne’de Ramazan gecelerinde yükselen davul sesi, sadece sahura bir çağrı değil, kuşaktan kuşağa aktarılan bir kültürün yankısı olmaya devam ediyor. Umurcan Zurna ve ailesi de her yıl aynı heyecanla davullarını omuzlayarak bu sesi yaşatmayı sürdürüyor.
Kayseri Hırsızlığın böylesi... Hırsızlık için girdiği kafede ısındı, yemek yedi Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde 6 gündür girdiği kafede yemek yiyen, ısıtıcı karşısında yatan, kasadan para alan ve televizyon izleyen şahıs dükkan sahibinin dikkati sayesinde 6. gün yakalanarak gözaltına alındı. O anlar güvenlik kamerasına yansırken, hırsızın rahatlığı ‘pes’ dedirtti. İlçeye bağlı Sahabiye Mahallesi Birkan Sokak üzerinde bulunan bir kafede meydana gelen olayda, B.A. akşam saatlerinde bir kafeye girerek keyif çattı. İlk gün kasada bulunan 2 bin TL’yi aldıktan sonra kafenin içerisinde yemek yiyen, ısıtıcı karşısında keyif çatan hırsız dükkan sahibinin dikkatini çekti. Bu 5 günün ardından bu akşam saatlerinde yine kafeye gelen B.A., dükkan sahibi tarafından yakalandı. İhbar üzerine dükkana Polis ekipleri sevk edilirken, B.A. gözaltına alındı. B.A’nın dükkan içerisindeki rahatlığı güvenlik kameralarınca da kaydedilirken, kafe sahibi Yalçın Kaya, "Bugün 6. Gün. Üst üste kafeye giriyor. Polislerden yardım istedim. İlk gün kasayı boşaltmış ve ısıtıcıyı açarak yukarıda yatmış. İlk günün ardından kasada para bırakmadım. Her gün giriyor. Yiyor, içiyor ve yatıyor. Dün girdiğinde televizyonda izlemiş" dedi. Öte yandan, polis tarafından gözaltına alınan B.A.’nın yurtta kaldığı, buradan kaçarak geceyi dışarıda geçirdiği ve polis tarafından da arandığı öğrenildi. Gözaltına alınan B.A.’nın emniyetteki işlemleri sürüyor.