GENEL - 19 Mart 2012 Pazartesi 18:14

BOLU`NUN BÜYÜK CAMİSİ KARARDI, ESNAF AYAKLANDI

A
A
A
BOLU`NUN BÜYÜK CAMİSİ KARARDI, ESNAF AYAKLANDI

Bolu’da 600 yıllık Yıldırım Beyazıt Camii’nin aydınlatma ışıklarının Sedaş yetkilileri tarafından kapatılması, Yukarı Çarşı esnafını ayaklandırdı. Yukarı Çarşı’yı Koruma Derneği Başkanı Mustafa Gülay, "Abidemizin karartılmasını kabul edemeyiz" dedi.
Bolu’da şehzadelik döneminde yapılan ve 600 yıldır kentin simgesi haline gelen Yıldırım Beyazıt Camisinin aydınlatma ışıkları kapatıldı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (EPDK) emriyle Sedaş yetkililerin aydınlatma ışıklarının elektriğini kesmesi Yukarı Çarşı esnafını kızdırdı. Türkiye’nin birçok ilinde tasarruf amaçlı kesintiler yapan Sedaş’ın 600 yıllık caminin aydınlatmasını da kesmesi tepki çekti. Yukarı Çarşı Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mustafa Gülay, abidenin karartılmasını kabul
edemediklerini söyleyerek, "Pazartesi günü geldiğimizde haberimiz oldu. Caminin elektrikleri Pazar günü kesilmiş. Tabi ki bunun Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından yapılan emirle kesildiği söylendi. Sedaş yetkililerimiz böyle dedi. Biz kendilerinin Pazar günü kesmelerini etik bulmadığımızı söyledik. En azından bizlere haber verilebilirdi. Biz çözüm aranabilirdi. Her tarafın kesilebilir olacağını kabul edebilirim ama Bolu’daki Yukarı Çarşı’da bulunan bu büyük abidemizin karartılmasını
kesinlikle kabul edemeyiz" dedi.
Işıkların yeniden yanması için her türlü girişimi yapacaklarını söyleyen Mustafa Gülay, "Buranın aydınlatılmasının sebebi buradaki sarfiyatın veya buradaki enerji kaybının söz konusu olmaması lazım. Çünkü bu bizim Bolumuz’un simgesidir. 600 yıllık bir geçmişe sahip abidemizin karartılmasını ben inanıyorum ki hiçbir yetkilinin yapması doğru olmaz. Biz bu ışıkların yakılması için her türlü girişimi yapacağız. Sonuçta bunun karşılanmasını da biz yapabiliriz. Ama bu altyapı tesisisin, bakımlarının,
onarımlarının hiç değilse Sedaş tarafından yapılması gerekiyor" şeklinde konuştu.
Yukarı Çarşı’da esnaflık yapan Uğur Özdemir de Büyük Camii olarak bilinen Yıldırım Beyazıt Cami’inin karartılmasının Bolu’nun ayıbı olduğunu ifade ederek, "Biz Bolu’yu tanıtırken Gölcük’le, Abant’la, Yedigöller’le ve İzzet Baysal’ımızla tanıtıyoruz. Biz Yukarı Çarşı’yı tanıtırken de Büyük Camimizle tanıtırız. Müşteriye tarif ederken, ’Yukarı ışıkları yanan bir yer var. Büyük Cami var’ deriz. Şimdi camimiz karartıldı. Biz bunu ne yapacağız? Büyük Cami Bolu’nun bir simgesidir. Bunun karartılması Bolu için
çok büyük bir ayıptır. Bu işe yetkililerin bir çözüm bulması lazım" diye konuştu. Esnaflar tarihi caminin akşamları aydınlatılmaması halinde karanlığın hırsızlık olaylarını da artırabileceğini söylediler.
Öte yandan Sedaş’tan yapılan açıklamada, "Bolu’da Yukarı Çarşı’da bulunan Yıldırım Beyazıt Camii’nin aydınlatma ışıklarının elektriklerinin kesilmesi Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) kararı ile Sedaş tarafından kesilmiştir" şeklinde açıklama yapıldı. Sedaş yetkilileri açıklamanın dışında konu ile ilgili soruları cevaplanmaktan kaçındı.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Darıca’da yeşil alan çalışmaları devam ediyor Darıca’da son 7 yılda 34 yeni park ve 22 semt sahası yapıldı. 2026 yılı içerisinde ise 5 yeni park ve 18 spor sahasının daha ilçeye kazandırılması planlanıyor. Darıca Belediyesi, son 7 yılda yürüttüğü çalışmalar kapsamında ilçedeki yeşil alan ve sosyal donatı alanlarını artırdı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen çalışmalarla ilçenin farklı noktalarında park, spor alanı ve çevre düzenlemeleri yapıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte yürütülen Millet Bahçesi, Balyanoz Koyu ve Sırasöğütler Deresi çevre düzenleme projeleri kapsamında çeşitli alanlar düzenlenerek kullanıma sunuldu. Bu süreçte ilçeye 34 yeni park kazandırılırken, 69 parkta revizyon çalışması yapıldı. Ayrıca 39 noktada peyzaj düzenlemesi gerçekleştirildi, 22 semt sahası inşa edildi. 10 farklı noktada çevre düzenlemesi ve otopark çalışması tamamlandı. Yeşil alan çalışmaları sürüyor Yapılan çalışmalar kapsamında parklar; çocuk oyun alanları, spor alanları ve sosyal kullanım alanlarıyla mahallelerde hizmet vermeye devam ediyor. Belediyenin mevcut yeşil alanların korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmaları da sürüyor. Darıca Belediyesi, 2026 yılı içerisinde 12 futbol sahası, 6 basketbol sahası ve 5 yeni parkın daha ilçeye kazandırılmasını planlıyor. Bu çalışmalarla birlikte ilçedeki yeşil alan ve aktif kullanım alanlarının artırılması hedefleniyor. "Yeşil kimliğini daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" Yeşil alan yatırımlarının geleceğe yapılan en önemli yatırımlar arasında yer aldığını belirten Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık, "Göreve geldiğimiz günden bu yana Darıca’mızda doğayla uyumlu bir şehirleşme anlayışını benimsedik. 7 yılda hayata geçirdiğimiz yeni projelerle parklarımızı artırdık, mevcut alanlarımızı yeniledik ve mahallelerimize yeni sosyal yaşam alanları kazandırdık. 2026 yılında kazandıracağımız yeni park ve spor sahalarıyla birlikte Darıca’mızın yeşil kimliğini daha da güçlendirmeye devam edeceğiz. Daha yeşil, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir Darıca için çalışmalarımız sürecek" diye konuştu.
Ankara TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır" dedi. Parlamento muhabirleri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, 152. Parlamentolar Arası Birlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantının İstanbul’da gerçekleştirileceğini söyleyerek, "Dünyanın bu kadar önemli türlü hastalardan geçtiği, büyük değişimlerin yaşandığı, büyük gelişimlerin, büyük çalışmaların ortaya konulduğu bir noktada, dünyanın bundan sonraki dönemde ihtiyacı olan konuların altını çizilmesi ve bunu da ev sahipliği yapmak bakımında İstanbul’un en uygun lokasyonlardan birisi olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda İstanbul’daki bu toplantılar çerçevesinde, dünyanın geleceği için önemli bir parlamenter bir yolun ortaya çıkmasını da ümit ediyoruz. İstanbul bildiğimiz gibi bütün dünya biliyor ve takdirle karşılıyor, bir dünya markasıdır. Sadece büyük bir metropol değil, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşadığı, büyük bir medeniyet birikimine, köklü bir medeniyet tecrübesine sahip olan bir şehirdir. Dolayısıyla tarih boyunca diyalogu, etkileşimi ve birlikte yaşamayı mümkün kılan bu şehirde, bu katip şehrimizde toplantının yapılmış olması, aynı zamanda geleceğe de anlamlı bir ev sahipliği yaptığımız anlamına gelir diye düşünüyorum. Gerçekleşecek bu büyük buluşma İstanbul’un sahip olduğu tarihi birikimin, günümüz dünyasında güçlü bir yansıması olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Nasip olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihinde, hemen bu toplantının bitiminde NATO Parlamento Başkanları zirvesini İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Bu ev sahipliğinde Türkiye’nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını belirliyorum. PAB Genel Kurulu parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi de İstanbul’da şahit olacak. PAB Sekreteryası’ndan aldığımız son bilgilere göre İstanbul’daki genel kurulu milletvekili ve parlamento başkanı düzeyinde rekor bir katılım beklenmektedir. Allah biliyor savaşın devam etmesi şartında özellikle Asya’daki parlamenterlerin Türkiye gelişine zorluk çekilebileceği gibi bir endişemiz vardır. Ama çok şükür büyük bir katılım bildirildi. 157 ülkeden 857 milletvekili, 86 parlamento başkanı, 56 parlamento başkan vekili, 169 farklı uluslararası kuruluşun temsilcileri, 46 farklı parlamentonun genel sekreteri, Türkiye’den katılanlar hariç 130 uluslararası basın mensubu olmak üzere toplam 2 bin 420 kişi katılımcı olarak kayıtlarını yaptırmıştır. Ben de PAB’ın toplantılarına katılmaya özellikle dikkat gösteriyorum. 2 bin 420 kişinin katılması Türkiye için de önemli bir avantajdır. Fikirlerimizi, görüşlerimizi çok daha rahat bir şekilde dünyaya yayma fırsatı bize verecektir." Toplantıda Birleşmiş Milletler Türkiye temsilciliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütülen diyalog ve iş birliği hakkında katılımcılara bilgi vereceğini kaydeden Kurtulmuş, bu kapsamda ilgili kurumlarımızın desteğiyle Sultanbeyli’de bir göç merkezine de Birleşmiş Milletler heyetiyle ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunun dışında PAB bünyesinde genel kurum arasında iki önemli etkinliği de düzenlemeyi planladıklarını aktararak, 2025 yılının Nisan ayında İstanbul’da gerçekleştirilen Filistin’i destekleyen parlamentolar toplantısının ikincisini yapacaklarını iletti. "(Terörsüz Türkiye) Raporun gereklilerini yerine getirilmek Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir" Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörsüz Türkiye konusundaki soruya, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunu olan terör meselesinin çözülebilmesi için bir komisyon oluşturuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin tamamının katılımıyla Türk siyaseti üzerine düşen sorumluluğu üstüne alarak eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirerek özellikle dünya ülkelerine de örnek olabilecek şekilde bir demokrasi dersi verdi. Kimse birbirine kalkıp saygısızlık etmedi, kavga etmedi. Herkes o mutlak fikrini ortaya koydu. Çok ayrı fikirler olmasına rağmen ortak bir zeminde buluştu. Ve bütün partiler üzerinde ittifak ettiği bir raporu ortaya çıkardı. Şimdi bu raporu gereklilerinin yerine getirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir, siyasi partilerin uhdesindedir" cevabını verdi "TBMM Başkanlığı’na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" Kurtulmuş, TBMM’nin işlevini yitirdiği iddialarına ilişkin soru üzerine ise "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yapılmış olan büyük bir haksızlıktır. TBMM fevkalade önemli bir şekilde görevleri icra ediyor. Dolayısıyla bunun doğru olmadığı kanıtlanıyor" karşılığını verdi. Ara seçim konusunda Kurtulmuş, "Anayasamızda hangi şartlar altında ara seçime girebileceği çok net bir görev. Bu konudaki karar alma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Anayasa çerçevesinde de sadece iki kere bir ara seçim kararı alınmış. Bunlardan birisi 1986’da uygulanmış. 1994’te karar uygulanmamıştır. Çünkü o zaman Meclis’te kanunla bu iş yapılmış. Anayasa Mahkemesi de bunu iptal ettiği için 1994’teki seçim yapılamamıştır. Demokrasinin en önemli özelliği her şeyin açık olmasıdır. Kuralların açık olmasıdır. Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır. Yani burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" değerlendirmesini yaptı.