GÜNDEM - 23 Şubat 2025 Pazar 18:34

Abant’ta hem eğlence, hem de çile: Bir tarafta kilometrelerce araç kuyruğu, diğer tarafta kayak kuyruğu

A
A
A
Abant’ta hem eğlence, hem de çile: Bir tarafta kilometrelerce araç kuyruğu, diğer tarafta kayak kuyruğu

Bolu’nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı’na tatilciler akın etti. Binlerce kişinin ziyaret ettiği milli parkın bir tarafında kilometrelerce araç kuyruğu, diğer tarafında ise kayak kuyruğu oluştu.


Bolu’nun doğa harikası Abant Gölü Milli Parkı’nda 5 gündür aralıklarla kar yağışı etkili oluyor. Kar yağışı sebebiyle yeşil alanlarda kar kalınlığı 50 santimetreyi aştı. Hafta sonu tatilini fırsat bilen vatandaşlar Abant Gölü Milli Parkı’na akın etti. Milli park içerisinde bulunan rampalara tatilciler tarafından kayak pistleri oluşturuldu. Eline şambrel, poşet ve kızağını alan vatandaşlar doyasıya eğlendi. Öte yandan milli parkın girişinde kilometrelerce araç kuyruğunun oluşması vatandaşlara çile oldu. Jandarma ekipleri tarafından bölgede ateş yakan vatandaşlar uyarılıyor. Mangal yapmak isteyen vatandaşlar ise tüplü mangallarla ihtiyacını karşılıyor. Ayrıca bölgede yolda kalan vatandaşlar ise tatilcilerin yardımıyla kurtarıldı.


Sakarya’da kar olmaması nedeniyle Abant’a geldiklerini belirten Nedim Kuştepe, "Torunumun kar keyfini yaşaması için geldik, çok mutluyuz. Ona şambrel aldık, şambrel ile kaydık. Onun bu yaşta bunu yaşamasını zevkle izledik" dedi.


Nedim Kuştepe’nin torunu Nehir Kuştepe, "Üşüdüm ama Abant güzel. Dedem bana şambrel aldı, şambrel ile kaydık. Çok güzel bir duygu" diye konuştu.


Kar yağışı bölgede aralıklarla devam ediyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.