ASAYİŞ - 12 Temmuz 2025 Cumartesi 17:13

Acılı baba, 6 günlük süreci değerlendirdi: "Organize kötülük, organize senaryosunu okudu"

A
A
A

Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de çıkan yangında eşi ve kızını kaybeden Rıfat Doğan, "Organize kötülük, organize senaryosunu okudu. Hiç kimse hiçbir şeyden sorumlu değilmiş gibi davranıyorlar" dedi. Olası kastla yargılanan yöneticilere ilişkin konuşan Doğan, "Para kazanma hırsıyla burayı işletmeye devam ettiler" dedi.

Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta çıkan yangın, 36’sı çocuk 78 kişiyi hayattan koparttı. Bolu’nun sevilen isimlerinden Ceren Yaman Doğan (45) ile kızı Lalin de (16) bu faciada yaşamını yitirdi. Facianın yaşandığı otele Rıfat Doğan, eşini ve kızını 20 Ocak Pazartesi Günü bıraktı. Lalin, yangın faciasından saatler önce babasıyla son kez mesajlaştı. Lalin’in uyumadan önce babasına, "İyi geceler babacığım, öptüm" yazılı mesaj gönderdiği öğrenildi. Duruşması devam eden olaya ilişkin 32 sanığın savunması tamamlandı. Acılı baba Rıfat Doğan mahkeme sürecini İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı.

Acılı baba, 6 günlük süreci değerlendirdi:

"Organize kötülük, organize senaryosunu okudu"

Grand Kartal A.Ş. yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarını kabul etmediğini dile getiren Rıfat Doğan, "Organize kötülük, organize senaryosunu okudu. Hiç kimse hiçbir şeyden sorumlu değilmiş gibi davranıyorlar. En sonunda iş Halit Ergül’e kadar geldi. Otel müdüründen genel müdüre, genel müdürden yönetim kuruluna, Halit Ergül’e oradan da Turizm Bakanlığı’na kadar herkes birbirinin üstüne attı. ‘Bizi denetlediler, eksiğimiz olsa bize söylerlerdi. Biz onlara güvendik. Turizm Bakanlığı ve temsilcileri sorumludur’ diyerek sorumluluktan kaçtılar. Yönetim kurulu başkanı olacaksın, başkan yardımcısı olacaksın, genel müdür olacaksın ama hiçbir yetkin ve sorumluluğun olmayacak. Bu, hayatın olağan akışına aykırı. İnsanların aklıyla oynamaya çalışıyorlar. Ama ben hâkimin bu senaryoya inandığını düşünmüyorum. Bu yüzden yargıya ve hukuka güveniyoruz" diye konuştu.

"Rahatlıklarını, aymazlıklarını hala sürdürdüklerini görüyoruz"

Otel yöneticilerinin rahat tavırları olduğunun altını çizen Doğan, "Bizim için burada olmak çok zor. Bugün 172. gün. Belki 172 saati toplasanız bu süre boyunca uyumamışızdır. Bazen 2-3 gün uykusuz geçirdiğimiz oldu. Burada olmak başlı başına ağır. Ama buna rağmen buradayken, sanıkların aynı yangın günündeki rahatlıklarını, aymazlıklarını hala sürdürdüklerini görüyoruz. Hala aynı rahatlıktalar. Vicdan olmadığını anladık. Çünkü hiçbirisi pişmanlık dile getirmedi. Avukatlarımız defalarca dile getirmesine rağmen, ağızlarından pişman olduklarına dair tek bir cümle çıkmadı. Zaten hal ve tavırlarından sanki suçlu bizmişiz gibi davranıyorlar. Gidişat böyle devam ederse en sonunda biz onlardan özür dileyeceğiz. Bu gidişle biz onlardan özür dileyeceğiz" dedi.

Acılı baba, 6 günlük süreci değerlendirdi:

"Para kazanma hırsıyla burayı işletmeye devam ettiler"

Otel yöneticilerinin para hırsıyla işletmeye devam ettiklerini dile getiren Rıfat Doğan, "Ama dediğim gibi, ben adalete güveniyoruz. Olası kastla yargılanmaları gerektiğine inanıyoruz. Çünkü eksiklerini bile bile orada insan ağırlamaya devam ettiler. Bu, açıkça riski göze almak demek. Para kazanma hırsıyla burayı işletmeye devam ettiler. Bunun başka açıklaması yok" dedi.

"Soyumuzu kuruttular"

Hayatta tutunacak bir şeylerinin kalmadığını söyleyen Doğan, "Başka bir şeyimiz kalmadı ki, soyumuzu kuruttular. Tıpkı içerideki birçok aile gibi bizim soyumuzu kuruttular. Hayatta neye tutunacağız? Sadece adalete dayanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki buradan çıkacak karar, bizim canlarımızı geri getirmeyecek. Ama bu karar, bundan sonraki süreçte kurumlara, şirketlere, yönetim kurulu üyelerine kadar herkese attıkları imzanın ne kadar ağır bir sorumluluk taşıdığını gösterecek" ifadelerini kullandı.

Acılı baba, 6 günlük süreci değerlendirdi:

"Zaten darmadağınız"

Karısı ve kızında ayrı geçen günlerde neler yaşadığını anlatan Rıfat Doğan, "Zaten darmadağınız. Tam kendinize geldim diyorsunuz, bir anda bir koku geliyor burnunuza. O an her şey canlanıyor, dağılıyorsunuz. Yolda yürürken bir mekan görüyorsunuz, anınız canlanıyor, yine dağılıyorsunuz. Evinize giriyorsunuz, her yer anılarla dolu, dağılıyorsunuz. 172 gündür her gün böyle geçiyor" dedi.

Enes Özkan - Orkun Kaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ramazan Sokağı’nda bilim yolcuğu Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca vatandaşların buluşma noktası olurken bilim atölyeleri de çocuklardan yoğun ilgi görüyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinliklerle vatandaşları bir araya getiriyor. Çocuk etkinliklerinden dinletilere, geleneksel tiyatrolardan film gösterimlerine kadar birçok programın yer aldığı Ramazan Sokağı, geçmişten günümüze uzanan Ramazan geleneklerini yaşatmayı amaçlıyor. Ramazan Sokağı’nda kurulan iki ayrı çadırdan birinde sahne programları, etkinlikler ve stantlar yer alırken diğer çadır ise vatandaşlara iftar sofrası olarak hizmet veriyor. Bilim atölyeleri çocuklarla buluşuyor Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Samsun ve Samsun Keşif Kampüsü tarafından Ramazan Sokağı’nda bilim odaklı atölye çalışmaları düzenleniyor. Etkinlik alanlarında çocuklar, bilimi yalnızca izleyen değil aynı zamanda deneyimleyen bireyler olarak etkinliklere katılıyor. Program kapsamında gerçekleştirilen atölyelerde VR gözlüklerle sanal gerçeklik deneyimleri, 3D kalem atölyelerinde üç boyutlu tasarım çalışmaları, plazma kürelerle elektrik ve enerji deneyleri, akıl ve zekâ oyunları ile stratejik düşünme etkinlikleri ve elektrik sistemleri atölyeleri ile temel mühendislik uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bilim ve teknolojiyle erken yaşta tanışıyorlar Her gün saat 11.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar bilimsel düşünme becerilerini geliştirirken teknolojiyle erken yaşta tanışma fırsatı buluyor. Deneyerek öğrenme, üretme ve problem çözme becerilerini geliştiren etkinlikler, ailelerin de katılımıyla sosyal bir öğrenme ortamına dönüşüyor.
Antalya Antalya’nın Fethi’nin 819. yılında "Fetih ve Fatih" konferansı gerçekleştirildi Antalya’nın Fethi’nin 819. Yıl Dönümü kutlamaları kapsamında Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde "Uluslararası Antalya Sempozyumu" açılış konferansı gerçekleştirildi. Antalya, şanlı fethin 819. yılını coşkuyla kutluyor. Kutlamalar kapsamında düzenlenen Uluslararası Antalya Fetih Sempozyumu çerçevesinde "Fetih ve Fatih: Antalya’nın Fethi ve Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev" konferansı gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erkan Göksu tarafından gerçekleştirilen konferans öncesinde Selçuklu kitabe örneklerinin yer aldığı "Fetihnameler Fotoğraf Sergisi"nin açılışı yapıldı. "Bu toprakların tapusu ecdadımızın eserleridir" Konferansta yaptığı konuşmada Antalya’nın 1207 yılında fethiyle birlikte ebediyen Türk ve Müslüman yurdu olarak tescillendiğini belirten Vali Hulusi Şahin, "Bu toprakları büyük mücadelelerle fetheden ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Ecdadımız bu toprakları bir koloni anlayışıyla değil, bir vatan arayışıyla fethetti; ilimle ve irfanla burayı gerçek bir vatana dönüştürdü. Bu topraklardan tarih boyunca pek çok millet ve ordu geçti; ancak sadece Türk milleti kalıcı oldu. Ecdadımız burayı vatan yapmak için geldi, geldiği yerde kök saldı ve güçlü bir kültür inşa etti. Bugün ayakta duran eserler, bu toprakların Türk yurdu olduğunun tapu belgeleridir" dedi. "Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz" Tarihini bilmeyen toplumların millet olma vasfını zamanla kaybedeceğini ifade eden Vali Şahin, "Millet olmak; ortak bir kıvançta, ortak bir tasada ve ortak bir gelecek tasavvurunda buluşabilmektir. Bu ortak gelecek idealini ise ancak mazimizi bilerek ve ondan güç alarak inşa edebiliriz. Fetih yıl dönümü ve benzeri etkinlikleri düzenlememizin temel nedeni de budur: Gençlerimize milli ruhu, milli duruşu ve milli refleksi kazandırmak; bu bilinci gelecek nesillere aktarmak. Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz. Fetih kutlamalarının önemli parçalarından biri olan bu sempozyumlarda konunun bilimsel boyutu ele alınıyor, değerlendiriliyor, kayıt altına alınıyor ve kitaplaştırılıyor. Bu vesileyle Büyükşehir Belediyemize, Akdeniz Üniversitemize ve katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Vali Hulusi Şahin tarafından, Prof. Dr. Erkan Göksu’ya plaket takdim edildi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Konyaaltı Kaymakamı Rahmi Köse, Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, rektör yardımcıları Cengiz Toker ve Şükrü Özen, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, kamu kurum müdürleri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.