GÜNDEM - 25 Temmuz 2025 Cuma 14:52

Atık malzemeler renkli çiçekliğe dönüştü

A
A
A
Atık malzemeler renkli çiçekliğe dönüştü

Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından evlerde atıl durumda bulunan malzemeler geri dönüştürülerek renkli çiçeklikler yapıldı.


Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Eğitim Fakültesi, çevre duyarlılığı ve geri dönüşüm bilincini artırmak amacıyla dikkat çeken bir projeye imza attı. Fakülte önünde gerçekleştirilen çalışmada, evlerde kullanılmayan eski eşyalar geri dönüştürülerek çiçeklik haline getirildi. Renkli görüntülerin ortaya çıktığı proje, öğrenci ve akademisyenlerin iş birliğiyle hayata geçirildi. Projeye öncülük eden Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Üzeyir Ok, çalışmanın hem çevreye duyarlılık hem de fakülte içi dayanışma açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Ok, bu çalışmaların devam ederek gelecek nesillere güzel bir görüntü bırakmak istediklerini söyledi.



"Kullanılmayan eşyalar değerlendirilerek estetik bir görüntü kazandırıldı"


Evlerde atıl durumda olan malzemeleri değerlendirerek sanatsal bir renk kattıklarını söyleyen Prof. Dr. Üzeyir Ok, "Projeyle ilgili ilk aklıma gelenleri size anlatayım. Birincisi, bu fakültede arkadaşlarımızın birliğini gösteren çok güzel bir başlangıç oldu. Arkadaşlarımız arasından birisi, Sebahat Hanım ismini özellikle zikretmek istiyorum, ‘Fakültemizi nasıl daha iyi gösterebiliriz?’ yönünde bir düşünceyle yola çıkıyor. İnternette yaptığı araştırmalardan ne yapabileceğini düşünüyor ve bir şekilde bu fikir ortaya çıkıyor. Burada özellikle fakültemizin önüne daha güzel bir görüntü vermek için yola çıktığında, aynı zamanda çevreci bir görüntü kazandırmak, yani mesajı çoğaltmak için özellikle çevreyle uyumlu ve çevreci bir ruhla yola çıkarak bu düzenlemeleri yaptı. Buradaki düzenlemeleri sizlerin de belki birazdan göreceği gibi daha önceden kullanılmış ahşap malzemeler, zamanı geçmiş ve belki bırakılsa uzun bir süre sonra çürüyecek olan malzemeleri alıp en güzel şekilde değerlendirerek burada kullanılır hale getirmiş olması, onun dışında gördüğünüz gibi araç tekerleği mesela, burada kullanılan malzemelerden bir tanesi. İnsanların evinin ardiyesinde bulunan, hiç kimsenin belki başka bir amaç için kullanılabileceğini düşünmediği ama onları da alıp değerlendirerek ve onun üzerine bir de sanatsal renk attı özellikle öğrencilerimiz boyayarak onları. Ve dikkat ederseniz hepsi farklı renkte. Üzerinde çiçeklerle birlikte burası harika bir hale dönüştü" dedi.



"İş birliği olunca nelerin ortaya çıkabileceğini gösterdik"


Üniversite çalışanları ile iş birliği içinde olduklarını kaydeden Prof. Dr. Ok, "Burada bizim üniversitemizin de katkısı var. Yapı İşleri’mizin, orada çalışan Tuncay Bey’in özellikle burada bizlerle birlikte iş yapması, bizim üniversitemizde iş birliğinin de göstergesi olarak ve iş birliği olunca nelerin ortaya çıkabileceğini göstermek adına güzel bir şey oldu. Burada gördüğünüz gibi yine havuzlarda kullanılan malzemelerin, çok enteresan bir şekilde normalde süzek olarak kullanılan malzemelerin dikey olarak kullanılması çok harika bir şey ortaya çıkardı. Çiçeklendirmeler ve diğer malzemelerle birlikte böyle harika bir resim oldu" diye konuştu.



"Daha yaşanabilir bir çevre çocuklarımıza bırakacağız"


Gelecek nesillere güzel bir ortam bırakılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Üzeyir Ok, "Yani dünyadaki güzel örnekleri almamız gerekiyor. Taklit değil, güzel örnekleri alarak ama aynı zamanda kendi kültürümüzden de katarak daha yaşanabilir bir dünya, daha yaşanabilir bir çevre çocuklarımıza bırakacağız. Çünkü bizim yaşadığımız doğa, çocuklarımızdan, gelecekteki çocuklarımızdan aldığımız ödünç bir dünyadır. Biz de o ruhla inşallah hareket edeceğiz. Üzüntü verici bir şekilde hala bazı şeyler oluyor. Karayollarında görüyoruz, insanlar çöplerini araçtan atıyorlar. Onlar çok üzüntü verici. Böyle ortamlarda bu şekildeki davranışların öncü rol oynayabileceğini söyleyebilirim" ifadelerini kullandı.



Atık malzemeler renkli çiçekliğe dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Maç öncesi ortalık karıştı: Futbolcular kramponlarla darbedildi Osmaniye’nin Bölgesel Amatör Lig (BAL) temsilcisi Bahçespor’un, Anamur Belediyespor maçı öncesi soyunma odası koridorunda kavga çıktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Bölgesel Amatör Lig (BAL) 6. Grup’ta 1 Mart tarihinde oynanması planlanan ancak başlama vuruşu öncesi çıkan olaylar nedeniyle tatil edilen Anamur Belediyespor-Bahçespor müsabakasına ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Anamur İlçe Stadı’nda oynanması planlanan karşılaşma öncesinde rakip takım futbolcuları, soyunma odası koridorunda Bahçespor’un bulunduğu bölümün önüne geldi. İddiaya göre kapı önünde bekleyen Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu, rakip oyuncuya tokalaşmak için elini uzattı. Ancak rakip futbolcunun Kılıçoğlu’na yumruk attı ve bu olayın ardından tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştü. İki takım oyuncularının dahil olduğu kavgada krampon ve fırça saplarının da kullanıldığı görüldü. Ortalığın bir anda adeta savaş alanına döndüğü olay, araya giren polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle son buldu. Bahçespor Teknik Direktörü İsa Kılıçoğlu’nun adli muayene raporunda kaburgasında 2 kırık tespit edildiği, saldırıya uğrayan 2 Bahçesporlu futbolcunun raporlarında ise "krampon çivisi izi" bulunduğu belirtildi. Olayın ardından Bahçespor kafilesi, Anamur Kaymakamı’nın talimatı ve polis nezaretinde stadyumdan tahliye edildi. Soyunma odası koridorunda yaşanan saldırı anları güvenlik kamerasına yansıdı. Olayın ardından karşılaşma ileri bir tarihe ertelendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
İstanbul Anadolu’nun kadim hafızası dünya sinemasıyla buluşuyor Bitlis’in yüzyıllara meydan okuyan geleneksel el sanatlarını ve bu zanaatlara ömrünü adamış son ustalarını konu alan "Zamanın Ustaları" belgesel sinema projesinden, ilk görüntüler yayınlandı. Uluslararası film festivallerinde Türkiye’yi temsil etme hedefiyle yola çıkan proje, bölgenin kültürel mirasına ışık tutuyor. Yapımcılığını ve yönetmenliğini, İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde medya ve sinema alanında dersler veren, İletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Türk sinema tarihinin unutulmaz ismi Kemal Sunal’ın yeğeni akademisyen Doç. Dr. Gözde Sunal’ın üstlendiği "Zamanın Ustaları" (Timeless Masters), alışılagelmiş belgesel kalıplarının dışına çıkarak izleyiciye farklı bir anlatı tarzı sunuyor. Bitlis’in tarih kokan atmosferini de yansıtan belgesel, taşın ve toprağın hafızasını, uluslararası sinema standartlarında, şiirsel ve derinlikli bir görsel dille kayıt altına alıyor. Yaşayan hazineler ve son ustalar bir arada Filmde; UNESCO tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödülüne layık görülen Adilcevazlı geleneksel baston ustası Cumali Birol’un, Bitlis’in yöresel ayakkabısı "Harik"in bölgedeki son temsilcisi Haydar Yılmaz’ın, Ahlat ve Bitlis taşının sırrını çözen taş işçiliği geleneğinin temsilcileri Emre Nacaroğlu ile Metin Coşkun’un ve Ahlat bastonculuğunun önemli isimlerinden, Kültür Bakanlığı sanatçısı ve Yaşayan İnsan Hazineleri envanterine kayıtlı Refa Gökbulak’ın zanaat yolculukları yer alıyor. Geleneksel zanaatların sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bağların ve yerel kimliğin taşıyıcısı olduğu gerçeğinden hareketle, modernleşme karşısında kaybolma riski taşıyan mirası belgeleyerek gelecek nesillere aktarmayı ve farkındalık oluşturmayı hedefleyen belgesel, toplumsal hafızayı güçlendirirken kültürel sürdürülebilirliğe de önemli katkılar sağlıyor. Ustanın elinden zamana düşen iz Sadece bir zanaat anlatısı olmanın ötesinde; sabır, zaman ve miras kavramlarını sorgulayan "Zamanın Ustaları", izleyiciyi sessiz bir tanıklığa davet ediyor. Film; taşın, ahşabın ve hariğin usta ellerde nasıl bir sanat eserine dönüştüğünü anlatırken, bu kadim geleneğin ardındaki derin felsefeyi de gözler önüne seriyor. Projenin yapımcısı ve yönetmeni Doç. Dr. Gözde Sunal, filmle ilgili yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Amacımız, sadece unutulmaya yüz tutmuş meslekleri belgelemek değil; bu topraklardaki sessiz emeği, evrensel bir sinema diliyle tüm dünyaya duyurmaktı. Bir ustanın çekici indirirken hissettiği o duyguyu, dünyanın diğer ucundaki bir izleyiciye de hissettirmek istedik. Bu film, Bitlis’ten dünyaya açılan bir kültür köprüsüdür." Uluslararası Festival Yolculuğu Özgün anlatımı ve güçlü görsel dünyasıyla dikkat çeken "Zamanın Ustaları", önümüzdeki aylarda dünya genelindeki prestijli film festivallerinde yarışarak Anadolu’nun kültürel mirasını uluslararası arenada temsil etmeyi hedefliyor.
Kocaeli Bakan Kacır: "İhracatımızı 273 milyar dolara çıkardık" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanındaki ilerlemesine dikkat çekerek, son 23 yılda sanayi katma değerinin 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükseldiğini, ihracatın ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıktığını söyledi. Bakan Kacır, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’ı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından AK Parti Kocaeli İl Başkanlığı’na geçen Kacır, burada İl Başkanı Şahin Talus, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve partililerle bir araya gelerek değerlendirmelerde bulundu. "Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz" Türkiye’nin üretim ve teknoloji alanında önemli mesafeler kat ettiğini ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ’aşk ile koşan yorulmaz’ diyerek ülkemizin her bir köşesini ihya etmek için canla başla hep birlikte gayret ediyoruz. Hep birlikte adeta bir demokrasi ve kalkınma destanı yazıyoruz. Üretimde ve teknoloji geliştirmede hamdolsun rekorlara imza atıyoruz. Son 23 yılda sanayi katma değerimizi 41 milyar dolardan 241 milyar dolara yükselttik. İhracatımızı ise 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık" dedi. "Yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik" Yerli ve milli savunma sanayi altyapısı inşa ettiklerini belirten Bakan Kacır, Türkiye’nin savunma sanayisinde güçlü bir altyapı oluşturduğunu vurgulayarak, "Kabiliyetleriyle, teknolojisiyle, mühendisliğiyle dünyada ses getiren, geniş bir yelpazede ürün geliştiren, tasarlayan, üreten ve rekabetçi şekilde ihraç eden yerli ve milli bir savunma sanayi altyapısını inşa ettik. Türkiye’yi ticari araç, beyaz eşya, güneş paneli ve çelik üretiminde Avrupa liderliğine taşıdık. Bugün dünyada acımasız bir bölüşüm savaşı yaşanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, kendi savunma sanayisini oluşturamayan milletlerin bu dönemde ayakta kalma şansı yok. Böylesi bir ortamda Türkiye, güçlü üretim kapasitesi ve derinleşen teknoloji ekosistemiyle sahada inisiyatif alan, kendi rotasını çizen, ilkelerinden asla taviz vermeyen ve masada sözünün ağırlığını hissettiren bir ülkedir" ifadelerini kullandı.