ASAYİŞ - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 22:01

Bolu Baro Başkanı Barut’tan Kartalkaya açıklaması: "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz"

A
A
A
Bolu Baro Başkanı Barut’tan Kartalkaya açıklaması: "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz"

Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, Grand Kartal Otel yangını davasına ilişkin, "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz" dedi.


Bolu Baro Başkanı Sinan Barut, Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın duruşmasının görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi’nin önünde gazetecilere açıklamalarda bulundu. Barut, 15 Temmuz sebebiyle mahkemeye 1 günlük ara verileceğini belirtti. Baro Başkanı Sinan Barut, davanın ise önümüzdeki hafta sonuçlanarak ara kararın verileceğini söyledi.



"Mahkeme bir günlük ara verecek"


15 Temmuz dolayasıyla mahkemeye bir günlük ara verileceğini söyleyen Sinan Barut, "Bugün Kartalkaya duruşmasının 8. günü. İlk aşamada sanıkların savunmaları alındı. Sanıkların savunmalarından sonra müşteki mağdur ailelerin beyanları alınmaya devam ediyor. Arada bekleyen tanıklar vardı. Tanıkların beyanları alındı. Bu tanıkların beyanlarına hem sanık avukatları hem de mağdur tarafın avukatları ve mağdur tarafın sorularıyla şu anda duruşma geçiyor. Bundan sonra tekrardan duruşmada olmayan bazı mağdur aileler Çarşamba günü itibarıyla beyanlar alınmaya devam edecek. Yarın, 15 Temmuz olmasından dolayı mahkeme bir günlük ara verecek. Mahkeme her gün sabah 9’dan akşam 12’ye kadar duruşmalarla devam ediyor" dedi.



"Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz"


Duruşmaların önümüzdeki hafta Cuma gününe kadar bitmesini beklediklerini ifade eden Barut, ara kararın da verileceğini söyledi. Sinan Barut, "Duruşmaların seyri muhtemelen önümüzdeki hafta Cuma’ya kadar sürecek ve biz ilk celsenin biteceğini umuyoruz. İlk celsenin bitmesiyle beraber mahkeme, tutukluluk konusunda hem adli kontrolü olan bazı sanıkların durumları hakkında ara karar verecek. Yine sanık ve mağdur avukatlarının tevsii tahkikat talepleri, yani soruşturmayı geliştirmeyi istedikleri talepleri mevcut. Bu talepler yönünden de bir karar vermesi bekleniyor. Tabii dava devam ederken bazı sanıklar hakkında da 4 kişinin adli kontrol kararı verildi. Biz zaten daha önce de söylemiştik. Şu anda tutuksuz olan sanıkların nasıl tutuklanma ihtimali olabileceği gibi bazı tutuklu sanıklar hakkında da adli kontrol ve tahliye imkanı da söz konusu. Bunların hepsinin biz Cuma günü, eğer yetişirse, karara bağlanacağını, ara karar verileceğini düşünüyoruz" diye konuştu.



"Sanıkların savunmaları dikkat çekiciydi"


Sanıkların kendi üzerlerine atılan suçlamalara itirazda bulunduklarını belirten Baro Başkanı Barut, "Bu seyirde sanıkların beyanları, sanıkların savunmaları dikkat çekiciydi. Sanıkların ilk savunmalarında herhangi bir şekilde hiçbir sanık kendisine atılacak bir kusurun olmadığını belirtti. Bilinç raporlarına hep itirazlar oldu sanıklar tarafından. Buna karşı mağdur aileler tarafından sanıklara sorular geldi, özellikle bilinç raporları doğrultusunda. Ama tabii şu anda hem kusurun olup olmadığı hem de bu kusurun kendileri açısından olası kastın ya da bilinçli taksir olacağına dair kovuşturma devam ediyor" ifadelerini kullandı.



"Sanık beyanına itibar edilmeyecektir"


Emir Aras’ın ailesiyle birlikte yangından kaçtığı görüntülerin mahkeme salonunda izletilmesine ilişkin soruya yanıt veren Başkan Barut, deliller varsa eğer sanıkların beyanına itibar edilmeyeceğini söyledi. Sinan Barut, "Ceza yargılamasında hiçbir zaman mahkeme heyeti ne suçu kabulle ne de inkarla herhangi bir şekilde bağlı değildir. Yani sanıkların savunması burada çok da fazla bizim için önem arz etmiyor. Aslında ceza yargısında önemli olan dosya kapsamları, deliller, görüntülerdir. Yani Emir Aras’ın herhangi bir şekilde ‘ben yardım ettim’ ya da ‘etmedim’ demesinin dışında, yardım edip etmediğine dair deliller varsa zaten sanık beyanına herhangi bir şekilde itibar edilmeyecektir. Görüntülerde gördüğümüz kadarıyla da Emir’in herhangi bir şekilde hiçbir şekilde yardım etmediği, doğrudan ailesiyle beraber dışarı çıktığına dair görüntüler var. mahkeme heyeti bunları değerlendirirken bu delillere göre değerlendirme yapacak. Zaten savcılık makamının, başsavcılığın iddianamede ‘olası kast’ demesinin sebebi, Emir’in eyleminin olası kast kapsamında değerlendirilmesinin sebebi de bundan kaynaklanıyor. Yani dışarı çıktıktan sonra herhangi bir şekilde fiili bir davranışta bulunmaması, kendisinin dışarı çıkıp herhangi bir kimseyi haberdar etmemesinden dolayı olası kastla yargılanıyor" ifadelerine yer verdi.



Bolu Baro Başkanı Barut’tan Kartalkaya açıklaması: "Cuma günü ara karar verileceğini düşünüyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.