ÇEVRE - 04 Şubat 2026 Çarşamba 16:14

Bolu’da yaban hayatı fotokapanlarla görüntülendi

A
A
A
Bolu’da yaban hayatı fotokapanlarla görüntülendi

Bolu yaylalarında kurulan fotokapanlar, bir ay boyunca ayı, kurt, geyik ve karaca gibi yaban hayvanlarının doğal yaşamını kayda aldı.


Doğasever İsmail Acar, kent merkezine bağlı yaylalardaki yaban hayatını gözlemlemek ve envanter çıkarmak amacıyla belirlediği noktalara fotokapan yerleştirdi. Yaklaşık bir ay boyunca ormanlık alanda kayıtta kalan kameralar, bölgenin zengin faunasını gözler önüne serdi.


Görüntülere ayı, kurt, domuz, geyik ve karaca gibi hayvanların doğal yaşamlarındaki halleri yansıdı. Özellikle gece saatlerinde kaydedilen görüntüler, Bolu ormanlarındaki yaban hayatı popülasyonunun yoğunluğunu ortaya koydu.



Bolu’da yaban hayatı fotokapanlarla görüntülendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından "Deprem Güvenliği ve Toplum Odaklı Çözümler Çalıştayı" düzenlendi. Çalıştayda konuşan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, deprem gerçeğiyle yaşayan kentlerde sorumluluğun yalnızca bireylere değil, yerel ve merkezi yöneticilerden uzmanlara kadar herkese ait olduğunu vurguladı. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası bölgede görev yaptığını hatırlatan Yüceer, yaşanan yıkımın ve acıların asla unutulmaması gerektiğini ifade etti. Depremlerin ardından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Yüceer, "Kararlar, raporlar çok kıymetli. Ancak asıl önemli olan bunların hayata geçirilmesi. En zor olan da bu. Gerçek çözüm, sahada ve uygulamada karşılık bulduğunda anlam kazanır" dedi. Tekirdağ’ın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Yüceer, Marmara Bölgesi’nin sanayi, nüfus yoğunluğu ve yoğun göç hareketleri nedeniyle yüksek risk barındırdığını söyledi. Kentin en önemli sorunlarının başında depremin geldiğini, iklim değişikliğiyle birlikte yaşanan kuraklık ve su problemlerinin de ciddi tehdit oluşturduğunu belirtti. Tekirdağ genelinde Coğrafi Bilgi Sistemi’ne kayıtlı yaklaşık 219 bin bina bulunduğunu açıklayan Yüceer, bu yapıların yaklaşık 111 bininin 1999 deprem yönetmeliği öncesinde inşa edildiğini ifade etti. İlk etapta 5 bin ila 6 bin binanın deprem risk sınıflandırmasının yapıldığını belirten Yüceer, kent genelinde tarama çalışmalarının aralıksız sürdüğünü kaydetti. Geçici barınma alanlarına yönelik çalışmalara da değinen Yüceer, il genelinde 14 geçici barınma alanının belirlendiğini, bu alanların büyük bölümünde altyapı çalışmalarının tamamlandığını söyledi. Afetlere hazırlık kapsamında yürütülen bu çalışmaların Altın Karınca Ödülü ile taçlandırıldığını ifade eden Yüceer, "Deprem riskinin azaltılması ancak bilim, ortak akıl ve dayanışma ile mümkündür. Bu sorumluluğu unutmadan, kararlılıkla yolumuza devam etmeliyiz" diye konuştu. Yüceer, ilçeye dron dağıtıldığını, tsunami riskine karşı Süleymanpaşa’da pilot olarak başlatılan projenin Marmaraereğlisi ve Şarköy ilçelerine yaygınlaştırılacağını ifade etti. Çalıştayın sonunda, afetlere karşı mücadelenin ancak ortak akıl ve dayanışma ile mümkün olabileceği vurgulanarak, yerel yönetimler, merkezi idare, akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde Tekirdağ’ı afetlere dayanıklı bir kent haline getirmek için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği belirtildi.
Tekirdağ Tekirdağ AFAD’da Trakya belediyeleriyle afet riskleri değerlendirmesi Tekirdağ AFAD İl Müdürlüğü ev sahipliğinde, Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz başkanlığında, Trakya bölgesinde yer alan belediyelerin ilgili birim yöneticilerinin katılımıyla kapsamlı bir değerlendirme ve koordinasyon toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, Trakya genelinde afet risklerinin azaltılmasına yönelik yürütülen çalışmaların mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele alındı. Deprem, sel, taşkın, heyelan ve diğer doğal afetlere karşı alınan önlemler, hazırlık çalışmaları, risk analizleri ve saha uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca, belediyeler tarafından hayata geçirilen başarılı uygulama örnekleri sunumlarla aktarılarak, iyi uygulamaların yaygınlaştırılması hedeflendi. Programda; yerel yönetimlerin afetlere hazırlık süreçlerinde üstlendiği sorumluluklar, afet öncesi risk azaltma faaliyetleri, afet anı müdahale kapasitesi ile afet sonrası iyileştirme ve rehabilitasyon çalışmaları detaylı biçimde değerlendirildi. Kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi, veri paylaşımının artırılması ve ortak projelerin geliştirilmesi konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Marmara Afet Risklerini Azaltma Daire Başkanı Gökhan Yılmaz, toplantıda yaptığı değerlendirmede, Marmara Bölgesi’nin yüksek afet riski taşıdığına dikkat çekerek, Trakya genelinde yürütülen çalışmaların büyük önem arz ettiğini vurguladı. Yılmaz, yerel yönetimlerle iş birliği içerisinde sürdürülen planlı ve bütüncül çalışmalar sayesinde afet risklerinin en aza indirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Toplantının sonunda, belediyelerin mevcut kapasitesinin artırılmasına yönelik eğitim programları, tatbikatlar ve teknik destek faaliyetlerinin planlanması konusunda mutabakata varıldı. Ayrıca, bölgesel ölçekte ortak hareket edilerek, sürdürülebilir ve etkin bir afet yönetim modeli oluşturulmasının önemi vurgulandı.