ASAYİŞ - 31 Mart 2026 Salı 14:05

Elektrikli bisikletten düşen sürücü yaralandı

A
A
A
Elektrikli bisikletten düşen sürücü yaralandı

Bolu’da seyir halindeyken dengesini kaybederek elektrikli bisikletten düşen sürücü yaralandı.


Kaza, Aktaş Mahallesi Süreyya Sokak’ta öğle saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, seyir halinde olan elektrikli bisiklet sürücüsü T.A., dengesini kaybederek yere düştü. Meydana gelen kazada T.A. hafif şekilde yaralandı. Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan yaralı, tedbir amaçlı hastaneye kaldırıldı.



Elektrikli bisikletten düşen sürücü yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Ateş savaşçılarının TOY’u nefes kesti Türkiye Ormancılık Yarışmaları’nın (TOY) Adana ayağında ormancıların zorlu parkurlardaki mücadelesi nefes kesti. Kadın ormancıların da yer aldığı yarışlarda ateş savaşçıları hem zamanla yarıştı hem de vazifelerinin zorluğunu gözler önüne serdi. Adana’da düzenlenen Türkiye Ormancılık Yarışmaları’nın (TOY) bölge içi ön elemelerinde ’ateş savaşçıları’ olarak bilinen ormancıların kıyasıya mücadelesi başladı. Mehteran eşliğindeki kortej yürüyüşüyle başlayan programda konuşan Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli, Türkiye genelinde 2026 yılı ormancılık yarışmalarının başladığını belirterek, "Adana Orman Bölge Müdürlüğü olarak başlattığımız ormancılık olimpiyatları, Orman Genel Müdürlüğümüz, kamu personelimiz, yangın gönüllülerimiz ve vatandaşlarımız tarafından büyük ilgi gördü. Bu ilgi doğrultusunda Bakanlığımız ve Genel Müdürlüğümüz, organizasyonun Türkiye genelinde ‘Türkiye Ormancılık Yarışmaları’ adıyla yapılmasına karar verdi. Kısa adı TOY olan bu yarışmalar, yerli ve milli değerlerimizden beslenen önemli bir organizasyondur" dedi. Adana Vali Yardımcısı Abdullah Şahin ise Adana’da böyle anlamlı bir organizasyona ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını belirterek, yeşil vatan için verilen mücadelenin takdire şayan olduğunu ifade etti. 2025 yılında Adana’da temelleri atılan organizasyonun, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğü’nün takdiriyle ulusal kimlik kazandığı ifade edilen programda Adana’daki ön elemelerin ardından 15-16 Nisan tarihlerinde Adana, Kahramanmaraş, Mersin, Elazığ, Şanlıurfa ve Hatay Orman Bölge Müdürlüklerine bağlı toplam 22 ilin katılımıyla bölge elemeleri düzenlenecek. Yarışmalar çerçevesinde ormancılar; orman oryantiring, genç meşcerelerde istikbal ağacı tespiti, mesaha ve kayıt, hedefe atış, fiziki dayanıklılık ve orman yangınlarına müdahale parkurlarında mücadele edecek. Gerçek saha şartlarında gerçekleştirilen yarışlarda ormancılar yangın söndürmek için hortumlarla mücadelesi nefes keserken hazırlanan parkurlarda; personelin hız, koordinasyon, doğru karar alma ve yangınla mücadele kabiliyetlerinin geliştirilmesinin amaçlandığı belirtildi. Yarışların açılış gününde dronların gösterisi ve dron ile Türk bayraklarının dalgalandırılması büyük beğeni aldı. Türkiye Ormancılık Yarışmaları’nın yalnızca bir rekabet alanı olmadığı, aynı zamanda ormancılık faaliyetlerinde uygulama birliğini sağlayan ve mesleki gelişimi destekleyen önemli bir platform olduğu vurgulandı. Ormancılar bölge bölge kendi aralarında kıyasıya ilk elemede birinci olmak için yarıştı.
Isparta Eğirdir’de Kütüphaneler Haftası "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla kutlandı Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bu yıl 62’ncisi düzenlenen Kütüphaneler Haftası, "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla çeşitli etkinliklerle kutlanırken, en çok kitap okuyan okuyucular ödüllendirildi. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bu yıl 62’ncisi düzenlenen Kütüphaneler Haftası, "İyileştiren Kütüphaneler" temasıyla geniş katılımlı etkinliklerle kutlandı. Eğirdir İlçe Halk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen program, kitap sevgisini artırmaya yönelik faaliyetler ile şiir ve türkülerin söylenmesiyle renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlikler kapsamında 2025 yılından bu yana kütüphaneden en fazla faydalanan okuyucular ödüllendirildi. Ali Türkcan 293 kitapla birinci olurken, Canan Turan 287 kitapla ikinci, Muammer Serdar Kaya ise 159 kitapla üçüncü sırada yer aldı. Toprak Sarı 151, Furkan Bayram Kaya ve Nazar Halitoğulları 51, Havva Sarı ise 45 kitap okuyarak ödül almaya hak kazandı. "Okumanın yaşı yoktur" Açılış konuşmasını yapan Kaymakam Ömer Çimşit, kütüphanelerin bireysel gelişim ve toplumsal ilerleme açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Eğitim ve bilimin olmadığı bir toplum düşünülemeyeceği gibi, kitapların ve kütüphanelerin olmadığı bir toplum da düşünülemez. Okumanın yaşı yoktur" dedi. Son 6 ayda 51 kitap okudu Üniversite öğrencisi Nazar Halitoğulları ise kütüphaneden aktif şekilde yararlandığını ifade ederek son 6 ayda 51 kitap okuduğunu ve kütüphaneden yoğun şekilde faydalandığını söyledi. Program kapsamında düzenlenen etkinlikler, kitap sergisinin gezilmesi ile şiir ve türkülerle sona erdi. Mehmet Akif Ersoy İlkokulu 2’nci sınıf öğrencisi Zeliha Kayadaş’ın "Kütüphane Haftası ve Bayrak" adlı şiiri seslendirmesi ise katılımcılar tarafından uzun süre alkışlandı. Eğirdir İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Deren Topal, kütüphanelerin herkes için açık olduğunu belirterek ilçe halkını kütüphaneden yararlanmaya davet etti. Öte yandan hafta kapsamında öğrencilerin kütüphane ziyaretlerinin devam edeceği öğrenildi. Programa Eğirdir Kaymakamı Ömer Çimşit, İlçe Milli Eğitim Müdürü Necdet Erol, Eğirdir İlçe Halk Kütüphanesi Müdürü Deren Topal, daire müdürleri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Dinç: "Gençlerimizin yüzde 12’si kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izliyor" Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu’nun detaylarını paylaştı. Dinç, "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programımızda bu sene 20 milyon öğrenciye eğitim verdik. Araştırmamızda, bu reklamları izleyen çocukların yüzde 58’i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43’ü ise platform üzerinden bu durumla ilgili şikayette bulunuyor. Yüzde 13’ü resmi kurumlara şikayet ediyor. Ama bizi en çok endişelendiren bir rakamla karşı karşıyayız. Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor. Yüzde 12 azımsanacak, göz ardı edilecek bir rakam değil" dedi. Alkol, tütün ve diğer bağımlılıklarla mücadele eden Türkiye Yeşilay Cemiyeti, sosyal medyayla ilgili yapılan çalışmaların detaylarını paylaştı. Fatih Eminönü’nde bulunan Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleşen basın toplantısı gerçekleştirdi. Türkiye Sosyal Medya Araştırma Raporu’nun detaylarını basın mensuplarına anlatan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mehmet Dinç, raporun sonuçlarına paylaştı. Dünya Sağlık Örgütü ile 2015 yılından beri ortak çalışmaların yapıldığını söyleyen Dinç, "Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde, Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programında yaptığımız çalışmalarda, Bağımlılık Üst Kurulu’nda yaptığımız çalışmalarda hem önleme hem rehabilitasyon hem de savunuculuk anlamında çalışıyoruz. Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programımızda bu sene 20 milyon öğrenciye eğitim verdik. Dünyada kapsam anlamında en büyük önleme programlarından bir tanesi Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığımızla yürütüyoruz. Uyuşturucu bağımlılığı, kumar bağımlılığı, tütün bağımlılığı, alkol bağımlılığı anlatmanın ötesinde internetle ilişkili bağımlılıkları, dijital bağımlılıkları da anlattık. Buna sosyal medyayı da ekledik. Yani anaokulundan itibaren üniversiteye kadar çocuklarımızın dijital bağımlılıklarla alakalı kendilerini korumak noktasındaki ihtiyaç duydukları bilgileri, becerileri kazandırmak noktasında yapılandırılmış, kapsamlı, etki analizi yapılmış bir eğitim programı götürüyoruz" dedi. "Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz" Sosyal medya kullanımının gençlerin enerjilerinin sömürdüğünü söyleyen Dinç, "Sahada gördüğümüz bir gerçeklik var. Sahada gördüğümüz gerçeklik, başta çocuklarımız ve gençlerimiz olmak üzere sosyal medyanın yanlış kullanımından dolayı çok büyük bir ızdırabın, çok büyük bir problemin ama daha da ötesinde ülkemiz için çok büyük bir kaybın olduğunu gösteriyor. Yani bireysel anlamda insanlar ızdırablar çekiyorlar, aile ilişkileri bozuluyor, fiziksel sağlıkları zarar görüyor, psikolojik bütünlüğü yara alıyor, bütün bunlar var. Ama onun ötesinde toplum olarak bir nesli, bir geleceği kaybediyoruz. Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz" diye konuştu. "Yoğun kullanım, ilişki başlatmakla alakalı problemler ortaya koyuyor" Sosyal medya kullanımının ilişkilere zarar verdiğini söyleyen Dinç, "Psikolojik bütünlüğü yara alıyor. Bütün bunlar var. Ama onun ötesinde toplum olarak bir nesli, bir geleceği kaybediyoruz. Genç kardeşlerimizin yeteneklerini, enerjilerini, sevinçlerini kaybediyoruz. Nitekim yaptığımız araştırma bize şunu açık ve net bir şekilde şunları gösteriyor. Yoğun kullanım, ilişki başlatmakla alakalı problemler ortaya koyuyor. Sosyal becerileri gelişmiyor. Sosyal medyayı çok yoğun olarak kullanan kardeşlerimiz, adı üzerinde sosyal medya ama tam tersi amaca hizmet ediyor. Stresle başa çıkma, problem çözme becerileri, hayatlarını düzene sokma, duygularını kontrol etme gibi becerileri de maalesef ciddi anlamda zarar görür hale geliyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’deki siber zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı OECD ülkeleri arasında ikinci sırada" Türkiye’de çocukların siber zorbalığı maruz kalma sayısının Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ikinci sırada olduğunu söyleyen Başkan Mehmet Dinç, "Yine telefonu yanında olmadığı zaman eksik hissetme, kaygılı hissetme, güvensiz hissetme bütün dünyadaki gençlerde kısmen var ama en yüksek oranda OECD ülkeleri arasında Türkiye’deki gençlerimiz de var. Bu da çok ciddi bir problem olarak karşımızda duruyor. Yine bizi en çok korkutan konulardan bir tanesi, malumunuz yakın zamanda ciddi anlamda gündeme geldi, siber zorbalık meselesi. Türkiye’de en az ayda bir kere siber zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı, OECD ülkelerinin ortalamasının çok çok üzerinde. Türkiye’de zorbalığa maruz kalan öğrencilerin sayısı OECD ülkeleri arasında ikinci sırada. Yine 12-19 yaş arası gençlerimizde ve çocuklarımızda yasaklı maddelerin, uyuşturucu maddelerin olduğu içeriklere maruz kalma oranı, kullanmayla ilişkili bir şekilde 30 kat artmakta, bu da büyük bir tehdit olarak karşımıza çıkıyor" ifadelerini kullandı. "Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor" Konuşmasına devam eden Dinç, "Kullanıcıların yüzde 30’u kumar bahis, yüzde 20’si tütün alkol içerikli reklama maruz kalmış. Araştırmamızda bu reklamları izleyen çocukların yüzde 58’i içeriği değiştiriyor. Yüzde 43’ü ise platform üzerinden bu durumla ilgili şikayette bulunuyor. Yüzde 13’ü resmi kurumlara şikayet ediyor. Ama bizi en çok endişelendiren bir rakamla karşı karşıyayız. Gençlerimizin yüzde 12’si ise kumar, bahis ve tütün reklamlarını pasif olarak izlemeye devam ediyor. Yüzde 12 azımsanacak, göz ardı edilecek bir rakam değil. O yüzden bu noktada yaşam becerileri dediğimiz hayır deme, öz kontrol, stresle başa çıkma, duygu yönetimi gibi becerilerin kazandırılması noktasında öncelikli adımların atılması çok kritik öneme sahip" diye konuştu. "Algoritma tuzağı diye bir şey var, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları şeylerin daha ilerisini, bir adım daha ötesini devamlı olarak karşılarına çıkartıyor" Sosyal medya uygulamalarındaki algoritma sisteminin gençlerin zihnini karıştırdığını ifade eden Dinç, "Bağımlılık dediğimizde hemen aklımıza gelen genelde çocuklar. Hiç şüphesiz sosyal medya bağımlılığından en çok çocuklarımız, gençlerimiz etkileniyor. Algoritma tuzağı diye bir şey var, çocukların ilgi duydukları veya aradıkları şeylerin daha ilerisini, bir adım daha ötesini devamlı olarak karşılarına çıkartıyor. Geçen sene İngiltere’de acı bir durumla karşı karşıya kalındı. 14 yaşında bir kızcağız, içinde bulunduğu dönemden dolayı, zorluk yaşadığından dolayı intiharla alakalı araştırma yapıyor. Araştırma yaparken karşısına algoritma daha fazla, daha ileri bilgileri, videoları, haberleri, resimleri, içerikleri çıkartmaya başlıyor, en sonunda bu içeriklere maruz kalarak maalesef intihar sonucunda hayatını kaybediyor. 14 yaşındaki kızı algoritmaya kaybetmiş olduk. Bu, buzdağının görünen en uç kısmındaki trajik bir tane olan ama görünmeyen zararın, yıkımın bu kadar gözle görülür olmadığı çok daha büyük hikayeler var. Onları biz Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde görüyoruz" dedi. "Çocuklar kadar yaşlılar da sosyal medyadan çok ciddi anlamda zarar görüyor" Tek yaşayan yaşlıların sosyal medyayı kullandıklarında sorun yaşadıklarını söyleyen Dinç, "Çocuklar kadar yaşlılar da bu süreçten çok ciddi anlamda zarar görüyor. Türkiye’de 60 yaş üzerinde 10 milyon yaşlımız var. Bunların 1.8 milyonu yalnız yaşıyor. Bu yalnız yaşayan yaşlılar ne yapıyorlar? Sosyal medya kullanıyorlar. Ve bu sosyal medya kullanımının neticesinde dolandırıcılığın ne kadar yaygın olduğunu her gün haberlerde görüyoruz, ne kadar büyük zararlar görüldüğünü görüyoruz. Sosyal medyada vakit geçirdiğinden dolayı. Sosyal harekete geçme enerjisi de bittiğinde yalnızlığın derinleşmesi söz konusu oluyor. Sosyal medyadan devamlı yanlış haber aldığı için yanlış kararlara, doğru yanlış haberleri ayırt etmeye ve korku panik kontrolünü yönetmeye muvaffak olamadığı durumları görüyoruz. Yine korku kültürü oluşturulmasından dolayı dünya algısının karanlıklaşmasına ve korku kültürünün, güvensizliğin daha çok ortaya çıkmasına yaşlılarda şahit oluyoruz" dedi.