GÜNDEM - 30 Ocak 2025 Perşembe 10:25

Otel faciasında yürek yakan sözler: "Benim yangınımı kim söndürecek"

A
A
A

Kartalkaya’da yaşanan otel faciasında eşini ve kızını kaybeden iş adamı Rıfat Doğan, kızının kendisine attığı son mesajın "İyi geceler babacığım, öptüm" olduğunu belirtti. Doğan, ailesiyle son görüşmesini anlatırken, oteldeki ihmaller zincirine de dikkat çekti. Kayınpederi Yusuf Yaman ise gözyaşları içinde, "Benim yangınımı kim söndürecek? Ben yanıyorum" diyerek yaşananlara tepki gösterdi.

Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki Grand Kartal Otel’de 21 Ocak’ta çıkan yangın, 36’sı çocuk 78 kişiyi hayattan koparmıştı. İş adamı Rıfat Doğan’ın eşi Ceren Yaman (45) ile kızı Lalin de (16) bu faciada yaşamını yitirdi. İş yoğunluğundan dolayı ailesiyle birlikte tatil yapamayacak olan Rıfat Doğan, facianın yaşandığı otele eşini ve kızını 20 Ocak Pazartesi Günü bıraktı. Doğan, faciadan saatler önce kızıyla son kez mesajlaştı. Lalin’in uyumadan önce babasına, "İyi geceler babacığım, öptüm" yazılı mesaj gönderdiği öğrenildi. Eşini ve kızını ihmaller zincirinin bulunduğu otelde kaybeden iş adamı Rıfat Doğan ve kayınpederi Yusuf Yaman, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine konuştu.

Otel faciasında yürek yakan sözler:

"Son kez oturup sohbet etme şansını yakaladım"

Yarıyıl tatilinde kızının Kartalkaya’da kayak yapmak istediğini söyleyen Rıfat Doğan, "Eşimle konuştuk. ’Biz çıkalım, sen geri dönersin. İki gün sonra da gelir bizi alırsın’ dedi. Bu şekilde yerimizi ayarladık. Onlarla aşağı inip kayak hocamıza ayarladık. Kayak hocamız saat 11.00’de değil 12.00’de müsaitti, bizde 1 saat kazanmış olduk. Eşim ve çocuğumla son kez orada oturup sohbet etme şansını yakaladım. Oturduk çayımızı, kahvemizi içtik. Kayak saati yaklaşınca aşağıya indik. Onları giydirdim çünkü bot bağlamalarını, kayak için hazırlanmalarını hep ben yapardım. Ondan sonra otelden çıktım. Kızımı kayak hocasına, Ahmet Bey’e teslim ettim. Eşimin de kaskını takıp öptüm, kızımı öptüm. Ahmet Hoca ile kızım kayak yapmaya başladılar. En son görüşüm oldu. Akşam eve döndükten sonra eşimle telefonlaştık. ’Ne yaptınız? Ne ettiniz? Günün nasıl geçti?’ gibi şeyler üzerine konuştuk. Ondan sonra akşam yatmadan önce de kızım en son 23.43’te, ’İyi geceler babacığım’ diye mesaj atmıştı. Karşılıklı mesajlaşmamız oldu. Hatta kendi jargonuyla ’İyi geceler babacığımmm’ diye uzatarak mesaj attı" dedi.

"Bu, ’Kartalkaya katliamı’ olarak tarihe geçer"

Otel faciasında yürek yakan sözler:

Doğan, otelde bir ihmaller zinciri olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Bu bir vicdansızlık, cinayet. Zaten bu durumu ikiye ayırıyorum: kendi içinde bir ihmaller zinciri ve hatalar zinciri var. Hatalar zincirinin en önemlisi, ne yazık ki, oradaki insanları zamanında uyarmamış olmalarıdır. ’Prestijimiz bozulur’ diyerek kendi çabalarıyla yangını söndürmeye çalışmışlar. Ancak yangını kontrol altına alamadıkları için zamanında uyarıda bulunmamışlar. Buna karşılık kendi ailelerini zamanında uyardıkları için çizik bile almadan otelden çıkabilmişler. Bu durumu cinayet olarak değerlendiriyorum, başka bir şey diyemem. Hatta bu olayı bir üst seviyeye taşıyarak katliam olarak adlandırıyorum. Bu, ’Kartalkaya katliamı’ olarak tarihe geçer. Yangın çıktığında elektrikleri kesince, oda kapılarını enerjileri kesilmiş, odada kilitli kalanlar da varmış, kapı içindeki yedek bataryalar biten odalar, içeride kilitli kalanlar da varmış. Neresinden tutsanız elinizde kalan bir durumdayız"

"Önce kendileri söndürmeye kalkmışlar, sonra zapt edememişler"

Diğer görgü tanıklarıyla da konuştuğunu anlatan Rıfat Doğan, "Diğer görgü tanıklarından öğrendiğimiz kadarıyla yangın saat 02.00 sıralarında çıkmış. Otel çalışanlarından biriyle görüştüm, o anlatmıştı. ’Abi kapıları vurduk, kendimizi zor attık’ dedi. Yangın, onun da söylediğine göre saat 02.00 civarlarında çıkmış. İtfaiyeye ihbarda bulunmak için 1.5 saat beklemişler. Ne yazık ki önce kendileri söndürmeye kalkmışlar, sonra zapt edememişler. O anda otelde bulunan ve yangından kurtulan bir çalışan, ’Kendimizi zor kurtardık. Bu yangın 02.00 sıralarında çıktı ve enerji kesildiği için yedek bataryaları da biten odaların içinde kalanlar da oldu. Kapı kırılmadı, yapılamadı’ gibi birçok beyanlarda bulundu. Zaten bu iddiaların hepsi ortaya çıkacaktı diye tahmin ediyorum" şeklinde konuştu.

"Malları kurtarmaya çalışmışlar"

Gözyaşlarına hakim olamayan Ceren Doğan’ın babası iş adamı Yusuf Yaman ise kızıyla son kez 20 Ocak Pazartesi Günü saat 20.00 sıralarında konuştuğunu söyledi. Bodrum’da yaşadığını, olayı öğrenir öğrenmez Bolu’ya geldiğini ifade eden Yaman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Olayı ertesi sabah televizyondan öğrendik ve hızlıca otele geldik. Tabii ümitlendik. Soru sorduğumda bana, ’Odada yoklar’ dediler. ’Odada yoklar’ denilince ümitlendim. Acaba kurtuldular mı? Yaralı mı? diye ümitli olarak geldik. Meğer zaten çocuklar otel odasından hiç çıkamamışlar, zehirlenmişler. Yangın saat 03.30’da değil, 02.00-02.15 gibi çıkmış ama otel sahipleri 12’nci kattan çocuğunu, torununu, yakınlarını kurtarmışlar. Diğer katları ihmal etmişler, insanı ihmal etmişler, malları kurtarmaya çalışmışlar. Hazmedemediğimiz, sabredemediğimiz, kabullenemediğimiz şey bu. ’İmaj silinir’ düşüncesiyle hareket etmek, cehaletin en büyüğüdür. Orada kalan, o otelde yaşayan kaç kişi varsa size canlarını emanet ediyor. Ancak siz bu canları koruyamıyorsunuz. Yangın her zaman çıkabilir. ’Yangın çıkmaz’ diye bir şey yok. Bu bir hata olabilir ancak hatanın telafisi mümkündür. Buna rağmen koskoca otelde yangına karşı alınması gereken önlemler, uyandırma sistemleri ve diğer gerekli tedbirler tamamen ihmal edilmiş. Bu gerçekten yazıktır"

Otel faciasında yürek yakan sözler:

"Benim yangımı kim söndürecek"

Bu olayın turizme de darbe vurduğunu söyleyen Yaman, "Bunlar ne yaptı Türkiye’ye? Yalnız kendilerine değil, yalnız insanlara değil...Türkiye’nin imajını sildiler. Türkiye’ye turizm olarak büyük bir darbe vuruldu. Bu olay darbe vurdu. O kadar cana mal oldu. Sömestr tatili dolayısıyla başarılı öğrencilerin dinlenmek amacıyla gittikleri bir yerdi. Benim torunum fen lisesinde okuyordu. Dereceyle girdi oraya, çok başarılıydı. Gelecek vaat ediyordu ama benden aldılar kızımı, torunumu aldılar. Onlara ’Katil’ diyorum. Kabullenemiyorum, yanıyorum, yanıyorum. Benim yangınımı kim söndürecek? Ben yanıyorum. Bir haftadan beri bende uyku yok, uyuyamıyorum. Sorumlular kimse cezasını çeksin. Cezasız kalmasınlar" ifadelerini kullandı.

Enes Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.