EKONOMİ - 24 Şubat 2025 Pazartesi 13:01

Ramazan ayında sofraların vazgeçilmezi hurmanın fiyatı: 60-350 TL arasında

A
A
A
Ramazan ayında sofraların vazgeçilmezi hurmanın fiyatı: 60-350 TL arasında

Ramazan ayına sayılı günler kala Bolu’da hurma çeşitleri 60-350 TL arasında tezgahlardaki yerini aldı. Kuruyemişçi Mehmet Erbaş, "Vatandaşın dönüp gitmeyeceği, bütçesine uygun şekilde alabileceği her çeşit hurmamız var" dedi.


11 ayın sultanı Ramazan’ın başlamasına sayılı günler kala sofraların vazgeçilmezi olan hurma çeşitleri İhsaniye Mahallesi’nde kurulan halk pazarındaki tezgahlarda yerini aldı. İftar sofralarının olmazsa olmazı hurmanın fiyatları ise türüne göre değişiklik gösteriyor. Fiyatı, lezzeti ve sağlık açısından faydaları sebebiyle hem sahur, hem de iftar sofralarını süsleyen hurmanın fiyatı 60 lira ile 350 lira arasında satışa sunuluyor. Bolu’da uzun yıllardır kuruyemişçilik yapan Mehmet Erbaş, her kesime hitap eden hurma çeşitlerinin olduğunu ve bütün vatandaşların iftarlarını hurmayla açabileceklerini dile getirdi.



"120 liradan başlayıp 350 liraya kadar çıkıyor"


Ramazan’da 120 liradan başlayıp 350 liraya kadar hurmaların olduğunu aynı zamanda 60 liraya da kutu hurmaların olduğunu belirten Mehmet Erbaş, "Ramazan boyunca tezgahlarda yerini alacak hurma çeşitlerimiz var. Bizde toplam 7 çeşit hurma bulunuyor. Bolu’da en çok hurma çeşidi bende mevcut. Hurma fiyatları 120 liradan başlayıp 350 liraya kadar çıkıyor. Ramazan dolayısıyla bu hurmaları tezgahlara getirdik ki vatandaş iftarını açabilsin" dedi.



"Bütçeye uygun, her çeşit hurmamız var"


Vatandaşların bütçesine uygun her çeşit hurmanın olduğunu söyleyen Erbaş, "Fiyatlar genel olarak pahalı, ucuz bir şey yok zaten. En uygun hurma 120 liradan başlıyor, kutu hurmalar ise 60 liradan başlıyor. Bizde Medine hurması, Cezayir hurması, İran hurması, Tunus hurması, Mezopotamya hurması ve yaş hurma çeşitleri mevcut. Vatandaşın dönüp gitmeyeceği, bütçesine uygun şekilde alabileceği her çeşit hurmamız var. 500, 600, 700, hatta 800 lira civarında hurmalar da var ama onları pek almıyorlar, çünkü pahalı geliyor. Vatandaşın alım gücü düşük, hayat şartları malum, çok pahalı" diye konuştu.



"Ramazan’da daha fazla rağbet bekliyoruz"


Satışların yavaş yavaş başladığını ifade eden Erbaş, "Tezgahı açalı 3 gün oldu, yavaş yavaş satışlar başlıyor. Yeni yeni hareketleniyor, bu da normal. Ramazan’da daha fazla rağbet bekliyoruz ama nasıl olur, olmaz bilemiyorum" ifadelerini kullandı.



Ramazan ayında sofraların vazgeçilmezi hurmanın fiyatı: 60-350 TL arasında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.