TEKNOLOJİ - 18 Şubat 2026 Çarşamba 14:46

Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı

A
A
A
Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı

Türkiye’nin savunma sanayi devlerinden ROKETSAN’ın üst düzey yönetimi, stratejik iş birliği için Bolulu sanayicilerle bir araya geldi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, "Türkiye son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır" dedi.


Türkiye’nin savunma sanayisindeki yerlilik oranını artırmak ve sürdürülebilir gelişimi sağlamak amacıyla Bolu’da kritik zirve gerçekleştirildi. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit’in ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ile Bolulu sanayiciler bir araya geldi. Bolu sanayisinin ROKETSAN’a malzeme tedariki ve ortak üretim süreçlerine dahil olması masaya yatırıldı. ROKETSAN’ın üretimini yaptığı füze ve roket maketleri sergilendi.



"Türkiye dünyanın açık ara bir numarası konumunda"


Toplantıda konuşan ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, Türkiye’nin savunma sanayisinde uluslararası bir başarı hikayesi yazdığını belirterek, "Türkiye, insansız hava araçlarında ve onların mühimmatlarında dünyanın açık ara bir numarası konumunda. Savunma sanayi üretiminde yerlilik oranını yüzde 90’lara yaklaştırmış bir endüstriyle kendi ihtiyacını değil, dost ve kardeş ülkelerin ihtiyaçlarını da karşılayan bir noktaya ulaştı. Bu neden önemli. Hepimiz yakından takip ediyoruz. Dünyada çok ciddi bir savaş, ciddi bir çatışma ortamı var. Türk savunma sanayisi Dünya’daki rakiplerine bazı alanlarda avantaj sağlayan noktaya ulaştı. Bu bizim için kıymetli. Gelecek nesillerimizin güvenliği için kendi kendine yeten bir savunma sanayinin varlığı hayati önem taşıyor. Bolu’nun yetiştirdiği gençlerin, kendi şehirlerinde katma değeri yüksek bir endüstride çalışma şansı bulması, kentin hem ekonomik hem de teknolojik kalkınmasına büyük katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci sonrasında ise ROKETSAN’ın vizyonunu katılımcılara aktardı. Yapılan füze, roket, hava savunma araçlarını salondaki katılımcılara tanıttı.



"Bolu çok güçlü bir lokasyona sahip"


Bolu’nun Ankara ve İstanbul arasında yer alması nedeniyle lojistik ve stratejik açıdan büyük avantaja sahip olduğunu vurgulayan Murat İkinci, şunları söyledi; "Bolu, Türk Savunma Sanayii’ne çok ciddi katkılar yapabilecek bir ilimiz. Buradaki başarıyı ancak üniversite-sanayi iş birlikleri ile gerçekleştirebiliriz. Ekibimizle birlikte Bolu’daki sanayicilerimizle ortak çalışmalar yaparak, onların sektöre katkısını artırmanın gayreti içerisinde olacağız. İnşallah bundan sonraki süreçte Bolu’nun savunma sanayine çok ciddi destekler sağladığını hep beraber göreceğiz.



"Savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır"


ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit ise "Büyük resmi doğru okumak zorundayız. Dünya ekonomisinde belirleyici olan 3 temel unsur vardır: Teknoloji, kalite ve sürdürülebilirlik. Bu alanlarda konumlanamayan şehirler, uzun vadede rekabet gücünü koruyamaz. Küresel ölçekte baktığımızda, savunma sektörü bu üç unsurun en yoğun şekilde birleştiği alanlardan biridir. Değerli konuklar, bugün dünya savunma harcamaları 2 trilyon doların üzerine çıkmış durumdadır. Savunma teknolojileri; havacılıktan otomotive, enerjiden haberleşmeye, yazılımdan yapay zekaya kadar pek çok alana yön veren sivil teknolojilerin lokomotifi durumundadır. Türkiye’miz son 20 yılda savunma sanayinde gerçekleştirdiği büyük atılımlarla yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıkarmış, savunma ihracatımız 10 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde gerçekleşen bu dönüşümle Türkiye’miz, küresel ölçekte güçlü bir aktör haline gelmiştir. Bu sürecin en önemli oyuncularından biri ROKETSAN’dır. Roket, füze, hassas güdümlü akıllı mühimmat ve uzay teknolojilerinde ülkemizin savunmasına güç katan ve bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandıran ROKETSAN, dünyanın en büyük 100 savunma sanayi şirketi arasında yer alıyor. ROKETSAN’ımızın bu başarısı; güçlü AR-GE altyapısı, üniversite iş birlikleri ve nitelikli tedarik zinciri sayesinde mümkün olmuştur. Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, üniversite-sanayi iş birliği şehirlerin geleceğini değiştirir. Güçlü etkileşim kuran şehirler; teknoloji üreten, patent geliştiren ve yatırım çeken merkezlere dönüşür. İstihdam artar, yan sanayi gelişir, nitelikli iş gücü artar ve yaşam kalitesi yükselir. Sonuç olarak bu iş birliği 3 temel kazanım sağlar: Rekabet gücü artar, katma değerli üretim güçlenir, sürdürülebilir kalkınma sağlanır. Bu nedenle günümüzde üniversite-sanayi iş birliği bir tercih değil, artık stratejik bir zorunluluktur" diye konuştu.


Programın sonunda "Stratejik İş Birliği Anlaşması" imzalandı.



Savunma sanayi ihracatı 10 milyar dolar seviyesine ulaştı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kardeşlere maskeli saldırı cinayetinde 2 kişi tutuklandı Samsun’un İlkadım ilçesinde iki kardeşe yönelik silahlı saldırıda 1 kişinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin yaralandığı olayla ilgili gözaltına alınan 2 şüpheli, çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklandı. Olay, önceki gün saat 23.20’de İlkadım ilçesi Kadifekale Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, motosiklet üzerinde bulunan ve yüzü bezle kapalı olduğu belirtilen şahıs, seyir halindeki hafif ticari araca tabancayla ateş açtı. Saldırıda araç sürücüsü Emirhan Mırık (25) sol kol ve el üstünden yaralanırken, yanında bulunan kardeşi Yiğit Mırık (19) başından vurularak ağır yaralandı. Araçta bulunan 2 kişi ise saldırıyı yara almadan atlattı. Yaralılardan Emirhan Mırık ambulansla Gazi Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı, buradaki ilk müdahalenin ardından Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edilerek tedavi altına alındı. Başından ağır yaralanan Yiğit Mırık ise Samsun Şehir Hastanesi Acil Servisi’ne kaldırıldı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Polis ekipleri olayda kullanıldığı değerlendirilen 2 adet pompalı tüfeği park halindeki bir aracın yanında atılmış halde ele geçirdi. Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışma sonucu tabancayla ateş eden kişinin Ahmet G. (21), motosikleti kullanan kişinin ise Melih K. (23) olduğu tespit edildi. Ahmet G. ve Melih K. yakalanarak gözaltına alındı. Polisteki işlemleri tamamlanan 2 şüpheli bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren Ahmet G., "Ben lise öğrencisi iken Yiğit Mırık’ın babasının iş yerinde staj yaptım. Kendileri ile tanışıklığım bu şekilde başladı. Kendileri ’uyuşturucu ticareti işi’ yapıyorlardı. Beni de bu işin içerisine çektiler. Bana satmam için uyuşturucu madde vermişlerdi. Ben de bu maddeyi polise yakalattım. Bu olay nedeniyle cezaevine girdim. Cezaevinden çıktıktan sonra da Yiğit ve Emirhan bu uyuşturucunun parasını benden sürekli olarak istediler. Ben husumet oluşmaması için bunlara istedikleri bedeli verdim. ‘Bunun faizi de var’ diye faizini de istediler. Ben yine istedikleri tutarı verdim. Ben para vermeye devam edince bunlar sürekli olarak yine para istediler. Para vermekten vazgeçince bu sefer ailemi arayıp ‘borcu var’ diyerek para talebinde bulundular. Aramızda husumet başladı. Olay akşamı Yiğit benimle konuşmak istedi. Melih ile Atakum’da karşılaştık. Beni Kadifekale Mahallesi’ne bırakmasını istedim. Yiğit’in buluşma noktası olarak gönderdiği adrese gittik. Söz konusu adrese giderken bir araçtan tüfek çıkartıldığını gördüm. Karşı taraf 2 el ateş etti. Silahı çıkararak kendimi korumak maksadıyla Yiğit’e doğru ateş ettim. Yiğit’in elinde tüfeği gördüğüm için bizzat Yiğit’i hedef aldım. Olay nedeniyle pişmanım" dedi. Mahkeme Ahmet G. ile Melih K.’nin tutuklanmasına karar verdi. Cinayet şüphelisi 2 kişi, Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Ne yapmış Akın Gürlek, bahisçilerin üstüne gitmiş. Millet olarak teşekkür etmemiz lazım" BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Akın Gürlek ve Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaret ve ithamlarına devam etiğini belirterek, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" dedi. BBP Genel Başkanı Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında yeni İstanbul, Nevşehir ve Karaman il başkanlarını tanıtarak, gündeme dair açıklamalarda bulundu. CHP’nin çizgisini bozmadan, şaşırtmadan tam gaz devam ettiğini söyleyen Destici, "Dün grup toplantısında izledik. Özgür Özel diyor ki, ’İktidara geçtiğimizde ilk iş İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirmek olacaktır.’ Türkiye gibi İslam ülkelerinin ahlakını bozmak, aile yapısını zayıflatmak, boşanmaları artırmak, çocuk sayısını azaltmak, en kötüsü de bütün inançlara sapkınlık olarak, insan yaratılışına aykırı olarak LGBT’lileri teşvik eden İstanbul Sözleşmesi’ni geri getirecekmiş. Bravo diyorum Özgür Özel. Türkiye’de denendi, hiçbir faydası olmadığı gibi zararı oldu. Kadın cinayetleri İstanbul Sözleşmesi’nden önce hangi rakamlarda, sözleşmenin olduğu dönemde ve sonrasında hangi rakamlarda istatistiklere bakın. Evlilikler azalmış, boşanmalar artmış, çocuk sayısı azalmış, LGBT sapkınlığı artmış. Bu kadar yönetim, bilim kurullarınız var. Birisi de açıp bakmıyor mu? Onun için millete havale ediyoruz" diye konuştu. "Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek’e ve İçişleri Bakanlığına atanan Mustafa Çiftçi’ye yönelik hakaretlerine, ithamlarına devam etiğini söyleyen Destici, "Nesi var İçişleri Bakanımızın? Hafızmış, Kur’an’ı güzel okuyormuş, dindarmış, dürüstmüş. Bundan daha iyisi nedir? Gurur duymamız lazım. Akın Gürlek ne yapmış? Yolsuzluklarla mücadele etmiş. Neticede başsavcılık soruşturur, kararı mahkemeler verir. Herkes kararlara saygı duymalıdır. Ne yapmış Akın Gürlek? Bahisçilerin üstüne gitmiş. İstanbul’un göbeğinde belli mekanları uyuşturucu ve fuhuş merkezi haline getirmiş sözde sanatçıların, sözde gazetecilerin, iş adamlarının üstüne gitmiş. Kara para aklayanların üzerine gitmiş. Bizim hep birlikte millet olarak ne yapmamız lazım? Teşekkür etmemiz lazım" ifadelerini kullandı. "Demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz" Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna değinen Destici, "Raporun 6. ve 7. bölümünde dile getirilen sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri ya da 7. bölümdeki demokratikleşmeye ilişkin öneriler, bu vazgeçmeyeceklerimize vurgu yapıyorsa ya da bunları da kapsamı içerisine alıyorsa buna bakacağız. Şimdiden söylüyoruz, demokratikleşme adı altında temel niteliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz. Bugün televizyonlarda dinledik. Kayyum uygulamalarının sona ermesi ve tutuklanan ya da görevden alınan bir belediye başkanının yerine meclis içinden bir belediye başkanı seçilmesi. Biz de normal şartlarda bunu doğru buluruz ama PKK’nın siyasi partisinin yönettiği diyelim ki işte bugün Mardin, Batman, Diyarbakır, Hakkari. Şimdi oradaki teşkilatlarımızla görüşüyoruz. Bunların belediye başkanı ya da eş başkanı olarak seçilenle meclis üyesi olarak seçilenin arasında bir fark yok ki, hepsi hain. Terör örgütü belirlemiş listeyi. Eş başkanları da, meclis üyelerini de, belediye başkanlarını da Kandil belirlemiş" dedi. "Amerika’nın esas niyeti İran’da yönetimi değiştirmek" Dün İran büyükelçisi ve heyetiyle görüştüklerini belirten Destici, "Bizim gördüklerimiz ve bildiklerimiz şunu gösteriyor. ABD, İran’a saldırmak için iki bahane üretiyor. Birincisi İran’ın nükleer silaha sahip olmak için çalıştığı uranyum zenginleştirme çalışmalarının devam ettiği. İkincisi de İran’ın geçtiğimiz günlerde yaşanan iç hareketlilik, İran hükümetine karşı vatandaşların gerçekleştirdiği protestolar. Her ülkede bu tür gösteriler, protestolar olabilir. Amerika’nın esas niyeti tıpkı Irak’ta, Suriye’de, Venezuela’da yaptığı gibi İran’da yönetimi değiştirmek. İran petrolü, doğal gazı ve diğer zenginliklerinin üzerine çökmek. İkinci boyutu ne? Terörist ve soykırımcı İsrail’in güvenliği. Onun güvenliğini garanti altına almaya çalışıyor. Biz bunu görüyoruz ve duruşumuzu da buna göre tayin ediyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin hem bu süreçte hem önceki süreçlerde takındığı tavır ve durduğu yer çok müstesnadır. Bu süreçte Cumhurbaşkanımız ikili ziyaretleriyle yaptığı görüşmeler ve açıklamalarıyla bu sürece dair Türkiye’nin duruşunu net bir şekilde ortaya koymuştur" şeklinde konuştu.
Antalya AÜ Rektörü Prof. Dr. Özkan, ağaç dikimine Galatasaray formasıyla gelip, Fenerbahçe’ye başarı diledi Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen ağaç dikme etkinliğine Galatasaray formasıyla katıldı. Fakülte içerisindeki Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar sergisini de gezen Rektör Özkan, "Ülke olarak birleştirici sevinçlere, aynı anda gülümsemeye çok ihtiyacımız var, özlemişiz" dedi. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen ağaç dikme etkinliğine katılarak fakülte içerisindeki Gazze Enstalasyonu: Adı Kalanlar sergisini de gezdi. Akdeniz Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nce toplumsal katkı, duyarlılık ve katkı projeleri kapsamında ağaç dikim etkinliği düzenlendi. Etkinliğe UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu ilk maçında İtalyan temsilcisi Juventus’u 5-2 mağlup ederek tur için önemli bir avantaj yakalayan Galatasaray’ın formasıyla gelen Rektör Özkan, UEFA Avrupa Ligi son 16 turu ilk maçında İngiliz kulübü Nottingham Forest’ı ağırlayacak olan Fenerbahçe’ye de başarılar diledi. Özkan, "Önceliğimiz elbette Antalyaspor ama kalbimizin bir köşesi de Avrupa’da bizi gururlandıran temsilcilerimizle atıyor. Renklerimiz farklı olabilir ama inanıyorum ki üniversitemizdeki tüm hocalarımız ve gençlerimiz bu gururu aynı içtenlikle paylaşıyor. Çünkü bu bir takım meselesi değil tüm ülkenin ortak heyecanı, ortak sevinci. Ülke olarak birleştirici sevinçlere, aynı anda gülümsemeye çok ihtiyacımız var, özlemişiz" diye konuştu.