ASAYİŞ - 02 Mart 2026 Pazartesi 22:14

Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı

A
A
A
Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı

Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen irtikap soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı. Özcan ifadesinde, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı" dedi.


Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen ’irtikap’ soruşturması kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Hakkındaki suçlamaları reddeden Özcan, marketlere yönelik denetimlerin rutin olduğunu belirterek, "İcbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam, yazılı bir teklif mektubu sunmam" dedi.



"Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim"


Vakfın kuruluş sürecini anlatan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, "Bolu’yu Seviyorum Vakfı (BOLSEV) benim başkanlığını yaptığım, mahkeme kararı ile kurulmuş bir vakıftır. Bolu’yu Seviyorum Eğitim Ticaret A.Ş. bu vakfın iştirakidir. Bu anonim şirketinin yönetim kurulu başkanı ben değilim. Bolu Bel A.Ş. ise bunlardan farklı olup, yüzde 100’ü belediyeye ait olan bir şirkettir. Ben bu şirketin de herhangi bir kademesinde görevli değilim. 2024 yılında BOLSEV adında bir vakıf kurduk, o dönem vakfın kurulması için mahkeme kararı bekleniyordu. Vakıf kurmamızın amacı Bolu ilindeki fakir ailelere, öğrencilere ve engelli vatandaşlara ve yatalak hastalara yardım yapma amacıydı. Nihai amacı ise büyük bir huzurevi yapmak idi. Bilboardlar aracılığı ile halka da çağrıda bulundum. Bolu’nun ileri gelenlerinden, maddi olarak kazancı yüksek olan şirketlerden, hayırsever olduğunu bildiğimiz kişilerden bu vakfa yardımda bulunmalarını istedim" dedi.



"‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı"


Hakkındaki suçlamaları reddeden Başkan Özcan, "Yapıldığı iddia edilen toplantı da yine vakfa yardım toplamak amacıyla yapılmış bir toplantıdır. Bu toplantıya Bolu içinde faaliyet gösteren bazı marketlerin temsilcileri katıldılar. Toplantıda da vakıf kurulduğunu, bu vakfın öğrencilere, yaşlılara, engellilere yardım yapacağını söyledim ve vakfa bağışta bulunup bulunamayacaklarını sordum. Özellikle büyük market yetkilileri doğrudan bağış yapamayacaklarını, ancak reklam vermek için ciddi bütçelerinin olduğunu, bu parayı reklam vermek suretiyle verebileceklerini söylediler. Toplantı günü kesinlikle reklam sözleşmesine ilişkin bir teklif metni ve mektubu verilmedi. Söylediğim gibi reklam konusu büyük market yetkililerin bunu bize söylemesi üzerine açıldı. Dolayısıyla daha önceden reklam verme hususunda hazırlanmamız ve reklam teklifi verme planlamamız olmadı. Yine o gün kimse olumlu ya da olumsuz sonuç bildirmedi. Ben bu toplantıya katılanlara ‘Arkadaşlar biz bu bedeli alacağız, ya seve seve vereceksiniz ya da..... vereceksiniz’ şeklinde herhangi bir söylemim olmadı. Kaldı ki ben avukat olduğum için böyle bir şeyi bu kadar kişinin içinde söylenmeyecek kadar bilgiye sahibim. Zaten idari tahkikattaki ifadelerde de görüleceği üzere mağdurlardan hiçbiri ifadesinde bundan bahsetmemiştir" ifadelerine yer verdi.



"Onun için de açıkça yardım istiyoruz"


Açıkça yardım gereken konularda yardım istediğini ifade eden Özcan, "Özetlemem gerekirse, icbar yolu ile menfaat sağlamaya çalışacak olsam yazılı bir teklif mektubu sunmam. Mağdurlar da gerçekten icbar edilmiş olsalardı yapılan her işleme karşı dava açamazlardı. Ben yardım yapılması gerektiğinde açıkça yardım istediğimi zaten belirtirim. Hatta SMA hastası Rüzgar bebekle ilgili şu an kampanyamız vardır. Onun için de açıkça yardım istiyoruz. Ayrıca bunun dışında Boluspor’a, Bolu ilinde yapılan camilere, konserlere, fuarlara da yardımda bulunulması için hayırseverlerden ricacı oluyorum. Yani sadece kendi vakfımız için değil, Bolu’nun yararına olan her şey için yardım talep ederim. Ben yapılan toplantıda kimseden zorla reklam sözleşmesi yapmasını istemedim. Yapılmaması halinde herhangi bir yaptırımda bulunacağıma ilişkin tavır göstermedim" dedi.



"Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini takip ederdi"


Vakıfla Ali Sarıyıldız’ın ilgilendiğini dile getiren Özcan, "Yine icbarda bulunduğumu söyleyen kişiler aynı şekilde toplantı sonrasında fotoğraf çekildiğini söylemişlerdir. İcbar durumu gerçek olsaydı toplantı sonrasında da bu şekilde bir hatıra fotoğrafı çekilmesi hayatın olağan akışına aykırı olurdu. Bu durum şundan kaynaklıdır. Bu yapılan görüşmeler esasında resmi bir toplantı değildi ve bu şekilde günde 7-8 tane görüşme gerçekleştiriyorum. Bundan dolayı ilk yazılı ifademde anımsayamadığım için toplantı yapılmadığını söylemiştim. Şu an verdiğim ifadem doğrudur. Ben bu şekilde bir görev vermedim. Böyle bir görev vermiş olsam daha sonra kendim bir toplantı yapma ihtiyacı duymazdım. Ali Sarıyıldız belediye meclis üyesidir. Aynı zamanda BOLSEV Vakfı’nın yönetim kurulu üyesidir. Benim gibi kurucu beş üyesinden birisidir. Mali müşavir olması sebebiyle vakfın sayman üyesi olarak görev yapar. Ali Sarıyıldız vakfın bütün gelir giderlerini, yapılan bağışları, burs ödemelerini, hastalara yapılan yardımları takip ederdi. Ali Sarıyıldız’a marketlere yapılan reklam sözleşmeleri ile ilgili herhangi bir görev vermedim. Haricen de bir bilgim yoktur" diye konuştu.



"Bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL’lik sözleşme yapmak istemezdim"


Büyük firmalar için 10 bin lira gibi bir rakama sözleşme yapmak istemeyeceğini söyleyen Özcan, "A 101 marketlerinin CEO’sunun benden randevu talep ettiği hususunu hatırlamıyorum. Kendisi ile herhangi bir görüşmem olmadı, Ali Sarıyıldız’ın herhangi bir görüşme yapıp yapmadığını bilmiyorum. Ali Sarıyıldız ile A 101 marketlerin reklam yapma teklifi hususunda herhangi bir görüşmemiz olmadı. Eğer benim böyle bir görüşmem olsaydı bu kadar büyük firmalar için 10 bin TL’lik sözleşme yapmak istemezdim. Vakfımıza yapılan yardımlar ile ilgili bana bilgi verdiler. Vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmemizi istediler. Ben de vakfımıza yardım edenlere teşekkür etmek amacıyla ve vakfımız adına yapılan hizmetleri paylaşmak amacıyla bu videoyu çektim. A 101 ve ŞOK marketin yardım yapmaması nedeniyle üzüldüm ve bu durumu bu şekilde ifade etmek istedim. Esasında bu açıklamamda dahi icbar bulunmadığım ortadadır. Yapılan gözaltı nedeniyle ve vakfımızın bugün itibarıyla ihtiyacı olan öğrencilere burs verecek olması ve bu işlemi yapabilmek için yetkili kişi olan ben ve Ali Sarıyıldız’ın burada bulunması nedeniyle öğrencilere burslarının yatamayacak olmasının üzüntüsünü yaşıyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerine yer verdi.



Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Tanju Özcan’ın savcılıktaki ifadesi ortaya çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Burdur Uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştirdi, kendisi itiraf etse de kamera kaydı istedi Burdur’da uygulama noktasına gelmeden sürücüsü değiştirerek cezadan kaçmaya çalışan genç, sürücü değiştirdiklerini itiraf etse de kamera kaydına bakmak istedi. Kamera kaydı olmadan ceza kesilmesi konusunda ısrar eden sürücünün ehliyetinin 3 kez alkollü araç kullanmaktan geri alındığı tespit edilirken 200 bin lira idari para cezası uygulandı. Olay, gece saatlerinde Burdur-Isparta kara yolunda bulunan uygulama noktasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, O.G. (25) 15 EU 711 plakalı hafif ticari araç ile seyir halindeyken uygulama yapan polis ekiplerini gördü. Bunun üzerine uygulama noktasına gelmeden sürücü değiştiren O.G., polis ekiplerin dikkati sayesinde fark edildi. Aracı yanındaki ehliyetli kişinin yorgunluğundan dolayı kendisinin sürdüğünü ve polis ekiplerini görünce sürücü değiştirdiklerini kabul eden O.G., kamere kaydı olmadığı için polis ekiplerinin ceza kesemeyeceğini savundu. Daha sonrasında O.G., sürücüsünün uykusu geldiği için aracı kendisinin sürdüğünü söylese de cezadan kaçamadı. Yapılan kontrolde O.G.’nin ehliyetinin 5 yıl içerisinde 3. kez alkollü araç kullanmaktan el konulduğu tespit edilirken O.G.’ye 200 bin lira, aracın sahibine de 40 bin lira idari para cezası uygulandı. O.G., ilk olarak ceza tutanağını inceledi. Bu sırada 200 bin lira ceza yediğini görünen ehliyetsiz sürücü, ceza tutanağını imzalamadan yoluna devam etti.
İstanbul İstanbul 2020 A.Ş.’den SPK, Asya-Körfez Ortaklıkları ve G.Y.O. hamlesi İstanbul 2020 A.Ş., 270 bin metrekarelik portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Küresel ölçekli altyapı yatırımlarının merkez üssü haline gelen Kanal İstanbul ve Sazlıdere Köprüsü hattı, uluslararası sermaye gruplarının 2026-2030 makro stratejileriyle yeniden şekilleniyor. Şehrin demografik ve ekonomik büyüme ekseninde yer alan Başakşehir bölgesi, bu dönüşümün kalbinde yer alıyor. Bu vizyon doğrultusunda konumlandırılan Selvi Park Comfort projesi, İstanbul 2020 A.Ş.’nin bölgedeki planlı yapılaşma ve stratejik arazi geliştirme hamlelerinin prestijli bir vitrini olarak öne çıkıyor. 270 bin metrekarelik portföy için SPK süreci başladı Son 4 yıl içerisinde 200 bin metrekareyi aşan inşaat alanını başarıyla tamamlayan ve an itibarıyla 70 bin metrekarelik yeni aktif alan inşasını sürdüren İstanbul 2020 A.Ş., bu portföyü sermaye piyasalarına entegre etmek için önemli kurumsal adımını attı. Grubun, milyarlarca liralık aktif büyüklüğünü Kızılgüney G.Y.O. çatısı altında kurumsallaştırmak amacıyla Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvurusunu tamamladığı ve resmi onay sürecinin devam ettiği açıklandı. Bu makro operasyonun ve Asya-Körfez eksenindeki stratejik sermaye ortaklıklarının mimarı Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ömer Faruk Kızılgüney liderliğindeki stratejik akıl; Çinli partnerleri ve Dubai merkezli Körfez sermayesi ile kurulan temaslar sayesinde, şirket portföyünü yerel bir gayrimenkul hareketinden ziyade "küresel bir sermaye ve alan yönetimi" platformuna dönüştürüyor. Grubun 2026-2030 vizyonu ve SPK süreci hakkında resmi değerlendirmelerde bulunan İstanbul 2020 A.Ş. İcra Kurulu Üyesi Faruk Aydın, şu ifadeleri kullandı: "Yeni dünya düzeninde gayrimenkul, sadece konut üretmek değil; sürdürülebilir yaşam alanları, akıllı şehir entegrasyonu ve uluslararası sermaye çekim merkezleri oluşturmaktır. Sazlıdere Köprüsü ve Kanal İstanbul hattı, tam olarak bu küresel vizyonun yeni sahasıdır. Yönetim Kurulu Başkan Vekilimiz Ömer Faruk Kızılgüney’in Asya-Pasifik ve Körfez bölgesiyle kurduğu stratejik köprüler ile 270 bin metrekareyi aşan devasa üretim kapasitemiz birleştiğinde, karşımıza Kızılgüney G.Y.O. gerçeği çıkmaktadır. SPK sürecimizin tamamlanmasıyla birlikte, İstanbul 2020 A.Ş. yarının İstanbul’una sadece binalarla değil, güçlü sermaye yapısıyla da yön verecektir."