ASAYİŞ - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 14:16

Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"

A
A
A
Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"

Grand Kartal Otel’in SPA Müdürü Özhan Gökner mahkeme huzurunda tanık olarak verdiği ifadesinde, "Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın kendi odası için ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi" dedi.


Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 8’inci gününde müşteki ve tanık beyanları verildi. Sabah saatlerinde tek müşteki beyanıyla başlayan duruşmaya tanıkların ifadeleriyle devam edildi. Grand Kartal A.Ş. bünyesinde çalışan personel tanık olarak dinlendi. Tek tek personele yetki sıralaması yaptırıldı.



"Yangın anında alarm duymadım"


3 yıldır otelde mutfak şef yardımcısı olarak çalışan tanık Nevzat Aydın, "Saat 03.00 sıralarında ‘Yangın var’ diye bağırma seslerine uyandım. 3.katta kalıyordum, duman vardı dışarıya çıktığımda. Yangın anında alarm duymadım. Yangın eğitimi de bize verilmedi. Grill plate cihazı ızgara olduğu günlerde çalıştırılırdı, her akşam temizlenirdi. O gece fırınlanmış kuzu servisi vardı" dedi. Sonrasında ise tanık Nevzat Aydın’a yangının başladığı anlardaki güvenlik kamerası görüntüsü izletildi. Aydın, kamera görüntülerine göre, grill plate cihazının yerini tespit etti. Aydın, "Grill plate ve benmari cihazının saat 00.30’da açılmaması gerekir" dedi. Mahkeme başkanı, "Bu saatte açılmış ama?’ diye sorunca Aydın, "Açılmaması gerekirdi" yanıtını verdi.



"Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"


Kendileri uyandıran kişinin panik havasında olmadığını söyleyen SPA müdürü Özhan Gökner, "Olay saatlerinde 304 numaralı odada uyuyordum. Arkadaşlarımdan bir tanesi ‘yangın var’ dedi. Panik havası yoktu. Kapıyı açtığımızda dumanlar vardı. Diğer yangın merdiveninden kayak odasına indim. O esnada otel çalışanlarından, ‘Ağabey çok büyük yangın var’ burada dediler. Biz kayak odasından çıktık. Üzerimize tahta parçaları düştü" dedi.



"Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"


Emir Aras’ın itfaiye personeline kendi odasına su tutturduğunu söyleyen Gökner, "İnsanları duydum, ‘camlardan bağırıyordu, yardım eden yok mu?’ şeklinde. Bende atlamamaları gerektiğini söyledim. Yardım edeceğimi söyledim. Saat 03.38’de garaja geldim. Garajdan çıkmaya çalışanlar vardı. Biz ön tarafa geçtik. Biz herkes dışarı çıktı, bize sonra haber verildi zannettik. Sonra ön tarafta kimseyi görmedim. İtfaiyenin oraya hemen gelemeyeceğini biliyordum. 4 ve 5’inci katlara çıkmaya çalıştık. İnsanları kurtarmak için. İndirebildiğimiz insanları camlara dayadığımız merdivenlerden indirdik. İtfaiye ve AFAD ekipleri bizden bilgi aldı. Oteli bildiğimiz için. Saat 03.45 civarında Emine Ergül’ün merdivenle odasının camından indiğini gördüm. Emir Aras’ın, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum. Zannedersem ki onun odasının olduğu kısımdı orası. İtfaiye eri SPA bölümü için eksiklikleri söyledi. Eksiklikler giderilmedi. Odalarda sigara içiliyordu. Duman dedektörlerinin aktif olduğunu görmedim" dedi.



Yanan otelin SPA müdürü yangın anlarını anlattı: "Emir Aras’ın kendi odası için, ‘Biraz da şuraya su tutun’ dediğini duydum"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.