ASAYİŞ - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 00:39

Yangın davasının tanıkları mahkemede konuştu: "Patronların araçlarını 3 gün sonra çıkarttık"

A
A
A
Yangın davasının tanıkları mahkemede konuştu: "Patronların araçlarını 3 gün sonra çıkarttık"

Grand Kartal Otel faciasına ilişkin 7’nci günde de devam eden duruşmada tanık sıfatıyla 10 kişi ifade verdi.

Bolu Grand Kartal Otel’de 78 kişinin hayatını kaybettiği, 133 kişinin yaralandığı yangın faciasının ilk duruşması devam ediyor. 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı davanın 7’nci gününde müşteki beyanlarına devam edildi. Akşam saatlerinde salonda bulunan müştekilerin beyanlarının bitmesiyle tanık ifadelerine geçildi. İlerleyen günlerde bugün katılamayan bazı müştekilerin beyan vereceği öğrenildi. Bu akşam için yalnızca 10 tanık dinlenmek üzere salona getirildi.

"Ses duyduk, kavga var zannettik"

Yangın anında gürültüye uyandıklarını söyleyen çamaşırhane personeli tanık Recai Yamantürk, "Çamaşırhanede çalışıyordum. Olay tarihinde 3. katta uyuyordum. 303 numaralı odadaydım. Çamaşırhanede çalışan arkadaşlarım vardı. Ses duyduk, kavga var zannettik. Uyandık. Sonra dışarıya çıktık. Kalktıktan sonra duman kokusu aldık, mutfakta küçük çaplı yangın var zannettik. Bizim katta kimse yoktu misafirlerden. Saat 03.15’te uyandık, saat 03.30’da dışarı çıktık. Otoparktan dışarı çıktık. Kargaşada kimseyi görmedim. Alarm sesi duymadım. Grand Kartal A.Ş. bünyesinde 15 yıldır çalışıyorum. Yazları Gazelle’deydim, kışın Kartalkaya’da" dedi.

"Bağırma sesleriyle uyandım"

Telesiyej makinelerinin elektrik personeli tanık Gürkan Oskan, "Gece saat 03.30 sıralarında bağırma sesleriyle uyandım. Yangın var diye. Dışarı çıktığımızda jandarma ekiplerinin yanına gittik. ‘Yapabileceğimiz bir şey var mı?’ diye sordum. Onlara merdiven verdik. Kartal A.Ş. lojmanlarında kalıyordum. Otoparka girmeye çalıştım, araç çıkartanlar vardı onlara yardım etmeye girmiştim. Dumandan dolayı giremedim. Sabah saatlerine karşı, girmeye çalıştım giremedim. Otoparkın girişinde kalabalık vardı oraya gitmiştim. Elimizden bir yardım gelir diye oraya gittik. Araçların çıkartılması konusunda kimseden talimat almadım. Jandarma sirenlerinin sesini hatırlayamıyorum. Yangın esnasında Bayram Ütkü’yü (Telesiyej Şefi) ambulansa binerken gördüm" ifadelerini kullandı.

Aşçı Güney: "Mutfakta yangın tüpü görmedim"

Mutfak personeli tanık İsmail Güney, "Mutfakta makarna bölümünde çalışıyordum. 3’üncü katta 302 numaralı odada kalıyordum. 2 sezondur çalışıyordum. Saat 03.38’de yangından haberim oldu. Kulaklarım biraz ağır işittiği için duman kokusuna uyandım. Çocuklar ‘Yangın var’ diye bağırdı. Bana burada hiç yangın eğitimi verilmedi. Show alanında ızgara yapılamadı. Grill plate ne zaman çalıştığını bilmiyorum. Açık unutulup unutulmadığını bilemiyorum. O gece saat 21.30’da işimi bitirip çıktım. Mutfaktan Reşat Bölük sorumlu, mutfak şefi kendisi. Yangın esnasında ben 1.kattan çıktım. Fazla bir duman yoktu. Garaj bölümünden çıktım. Tanımadığım birisi bana ‘buradan gel’ diyerek yol gösterdi. Mutfakta yangın tüpü görmedim" şeklinde konuştu.

"Yangın olduğunda evdeydim, sabah öğrendim"

Gazelle’nin teknik personeli tanık Kadir Çelik, "Gazelle otelde çalışıyordum. Yangın olduğunda evdeydim, sabah öğrendim. Grand Kartal A.Ş.’nin Hüseyin Özer, Bahadır Özkuru, Bayram Ütkü otelin elektrik personeli olarak biliyorum. Gazelle otelin teknik servis şefi Tahsin Pekcan bizim şefimiz. Grand Kartal Otel ile ilgili pek bir bilgi sahibi değilim. Gazelle çalışıp Grand Kartal’a giden personeller oluyordu" ifadelerini kullandı.

"Kapı kapalıydı, kapıyı zorla biz açtık"

3. kattaki personel yemekhanesi çalışanı tanık Ergün Aydoğan, "Gece saat 03.30’da ekmekçi Mehmet usta, ‘Canını seven çıksın, canını kurtarsın’ dedi. Bir baktım ortalık dumana boğulmuş. 3.katta kalıyordum. Reşat Bölük aşçıbaşımızdı, Enver usta sıcak yemek şefiydi. Sorumlu Reşat ustaydı. Biz çalışanlar arabaların giriş kısmından direkt dışarı çıktık. Otoparkta bizim çalışan personelimiz vardı. Kapı kapalıydı, kapıyı zorla biz açtık. 15 kişi vardık" diye konuştu.

"Ben talimatı Halit Ergül’den alırdım"

Grand Kartal A.Ş. bünyesinde 25 yıldır çalıştığını ifade eden tanık Adem Güven, "Yangın günü Grand Kartal Otel’de değildim. 2000 yılında Grand Kartal Otel’e başladım. 2023’te EYT’den emekli olunca Gazelle Otel’den devam ettim. Ben talimatı Halit Ergül’den alırdım. Grand Kartal Otel’i biliyorum. Grill plate cihazı show alanının içerisindeydi" dedi.

"Patronların araçlarını 3 gün sonra çıkarttık"

Olay tarihinde evinde olduğunu söyleyen pist sorumlusu tanık Erol Yaman, "Olay gecesi beni Zeki Yılmaz beni arayarak, ‘Yanıyoruz ağabey, neredesin?’ dedi. Pistlerden sorumluyum. En son sorumlum Mahzar Murtezaoğlu’ydu. Ondan sonra kimse bana karışmadı. Emir Aras, bana pistlerin durumu sorardı. Otelin denetime girdiğinden bilgim yok. 49 senedir orada çalışıyorum. Kimsenin ne iş yaptığını tam olarak bilmem. Çünkü arazide çalışıyorum. Yangın tatbikatını biz aldık. Şoförler olarak biz katıldık. Yangından yaklaşık 1 ay önce, bize tatbikat olduğunu söylediler. 30-40 kişi vardı. Grand Kartal A.Ş. ile Kartal A.Ş.’nin ortak garajının önünde bu tatbikat yapıldı. Otel içinde yalnızca yemeğimi yer çıkardım. Patronların araçlarını 3 gün sonra çıkarttık. Emine hanım ve kızının aracı vardı. Jandarma kontrolünde anahtarların yerini biliyordum. Enkazın içerisinden anahtarları bulduk. Anahtarlar yanmıştı. Demirlerini zımpara yaptım, sonra araçların içindeki anahtarla araçları çıkarttık. Ben garaj bölümünde bulunan pist araçlarından sorumluyum" ifadelerine yer verdi.

"Grand Kartal Otel’e 2023-2024 sezonunda ilk kez denetime geldiler"

Gazelle Otel’in muhasebe personeli tanık Mustafa Yılmaz, "Gazelle otel personeliyim. Gece saat 03.30 civarında Kadir beyle yola çıktık. Muhasebe personeli olarak çalışıyorum. Yangın olduğunu Kadir beyden öğrendim. Gazelle otel çalışanı olduğum için 8-10 yıldır Kartalkaya’ya çıkmıyorum. 2023-2024 sezonunda ilk kez denetime geldiler. Aleyna Beşinci ile ilk kez Kartalkaya’ya beraber gittik. Oraya ben götürdüm. Aleyna hanım saha denetimlerini Mehmet Salun’la beraber yaptılar. Ben saha denetimlerine katılmadım. İkinci sene ise dosyadaki istatistiklerini güncelledik. Dosyadaki verileri ben güncelliyordum. Yol şartlarını bilmedikleri için ben eşlik ettim. 13 yıldır Gazelle Otel’de çalışıyorum orada yangın durumuyla karşı karşıya gelmedim" şeklinde konuştu.

"Eksiklikleri TSE tespit ediyor"

2019 yılından itibaren otelin asansör bakımlarını yaptığını söyleyen Asansör teknisyeni tanık Bilal Ulusoy, "Asansördeki bakımların faaliyetlerini sürdürüyorum. Ben yalnızca bakımları yapardım. Eksiklikleri Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tespit ediyor. Bununla ilgili tespitleri bina sahibine bildiriyor" dedi.

"İl Özel İdaresi’nin yangınla ilgili bir ekibi yok"

İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetleme Müdürlüğü bünyesinde kurulan denetleme komisyonunda sağlık teknisyeni olarak görev yapan tanık Cemal Yılmaz, "Grand Kartal Otel’de yapılan denetimlerden haberim var. İl Özel İdaresi ruhsatsızlık denetimi yapar. Ruhsatsızlığı da şikayet üzerine denetim yapılır. Hijyen ve sağlık konusunda yapılan denetime katıldım. Yangına yönelik herhangi bir denetim yapmadık. İl Özel İdaresi’nin yangınla ilgili bir ekibi yok. 5 denetime katıldım. Oteldeki denetimlere kimlerin eşlik ettiğini hatırlamıyorum. Mehmet Salun ve Zeki Yılmaz’ın bizim yaptığımız denetimlerde imzası vardı. White Fox’tan bize başvuru 13 Ocak’ta olmuş. Yangın uyguluk raporunun tüm bina için istendiğini biliyorum. Yeliz hanım (Yeliz Erdoğan) itfaiye raporu alınmasını istediğini biliyorum" dedi.

Gece saat 00.30’da biten duruşmaya yarın sabah saat 10.00’a kadar ara verildi.

Enes Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.