ASAYİŞ - 09 Temmuz 2025 Çarşamba 11:36

Yangın faciasında "yetki" krizi: Otel müdürü "resepsiyonistim" dedi

A
A
A
Yangın faciasında "yetki" krizi: Otel müdürü "resepsiyonistim" dedi

Grand Kartal Otel’de çıkan yangına ilişkin tutuklanan otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz, "Her ne kadar bana müdürlük unvanı verseler de benim yaptığım iş resepsiyon görevi oldu. Bordrosunda resepsiyonist görevlisi yazan bir çalışanım, otelde hiçbir şekilde yetkim yoktur. Otel aile otelidir, kararları kendileri alır ve kendileri kontrol eder. Otelle alakalı ne gerekiyorsa kendileri belirler. Kendisine koltuk bile aldıramayan müdür mü olur?" dedi.

Bolu’da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin aralarında otelin sahibi ve belediye yetkililerinin de bulunduğu 19’u tutuklu 32 sanığın yargılandığı dava üçüncü günde de devam ediyor. Geniş güvenlik tedbirlerinin alındığı davada müştekiler ve taraf avukatları çeşitli kontrol noktalarından geçirilerek spor salonundan çevrilen duruşma salonuna girdi. İlk iki günde toplam 17 sanığın dinlendiği davanın üçüncü gününde duruşma, otelin muhasebe müdür yardımcısı tutuksuz sanık Mehmet Salun’un savunmasıyla başladı.

"Benim SGK girişim Gazelle Otel’dir"

Sanık Salun, "Benim SGK girişim Gazelle Otel’dir benim gibi çalışan elemanlar vardır. Benim Grand Kartal Otel’de hiçbir şekilde karar alma, işe alma, işten çıkartma gibi bir yetkim yoktur. Muhasebe ve depo kısmıyla uğraşırız. Resmi olarak hiçbir yerde oteli temsil etme gibi bir durumum yoktur. Otele geldiklerinde yönetici olmadıklarında ve biz de ofislerde olduğumuz için doğal olarak ’Hoş geldiniz’ diyoruz. Grand Kartal Otel’de yangın tatbikatı, yangın müdahale ekibinin kurulduğunu bilmiyorum. İş güvenliği ve sağlığı uzmanının olmadığını biliyorum. Elektrik tesisatı hakkında konuyla bir alakam yoktur. Üzerime atılı olan suçlamaları reddediyorum" dedi. Mahkeme, "olası kastla öldürme" ile "olası kastla kasten yaralama" suçundan yargılanan sanık Salun’a, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ek savunma hakkı verdi.

"Benim otel müdürlüğüm sadece bir sıfattan ibaretti"

Savunma hakkı verilen otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz, yangında hayatını kaybedenlere başsağlığı dilediği esnada müştekilerin tepki göstermesiyle duruşma salonunda tartışma çıktı. Mahkeme başkanının müdahalesiyle devam eden duruşmada, savunmasına devam eden Yılmaz, "Yaklaşık 36 yıl boyunca resepsiyon görevlisi olarak çalıştım. Her ne kadar bana müdürlük unvanı verseler de benim yaptığım iş resepsiyon görevi oldu. Bordrosunda resepsiyonist görevlisi yazan bir çalışanım, otelde hiçbir şekilde yetkim yoktur. Otel aile otelidir, kararları kendileri alır ve kendileri kontrol eder. Otelle alakalı ne gerekiyorsa kendileri belirler. Kendisine koltuk bile aldıramayan müdür mü olur? Bakanlık denetime geldi. odaların kartını alarak denetçilere eşlik ettim, benim denetimde bulunmam bundan ibarettir. Yaklaşık 6 aydır cezaevindeyim. Benim otel müdürlüğüm sadece bir sıfattan ibaretti. Yangın esnasında alarm sesi duymadım, yangın tatbikatı kısa zamanda yapılmadı, denetim işlerinde benim sorumluluğum yoktu. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" diye konuştu.

"Yangının boyutunu bilemediğim için resepsiyon görevlisine müşterileri uyandırın demedim"

Savunmasının ardından çapraz sorgu yapılan otel müdürü tutuklu sanık Zeki Yılmaz, "Yürüyerek 9’uncu kattan 4’üncü kata indim. Elektrik o anda kesilmedi, ne zaman kesildiğini bilmiyorum. 4’üncü kata indim duman vardı, tekrar 5’inci kata çıkmak istedim ama dumandan çıkamadım. 3’üncü kata indim, burada ’yangın var’ diye bağırdım, yangın alarmına bastım ama alarm çalışmadı. Yangının boyutunu bilemediğim için resepsiyon görevlisine müşterileri uyandırın demedim" dedi. Faciada ailesinden 8 kişiyi kaybeden Avukat Yüksel Gültekin’in, tutuklu sanığın savunmasına istinaden yönelttiği "9’uncu kattan inip resepsiyon görevlisine ‘Yangın var, müşterilere söyle, oteli boşaltsınlar’ deseydin, bu kadar can kaybı olur muydu?" sorusu üzerine sanık Zeki Yılmaz sessiz kaldı. Sanığın çapraz sorgusu devam ediyor.

Orkun Kaya - Enes Özkan - Emrah Sağıt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kursiyer olarak başladıkları yolculukta patron oldular Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kurslarında (KO-MEK) tanışan 3 kadın girişimci, aldıkları eğitimlerin ardından güçlerini birleştirerek kendi iş yerlerini açtı. Körfez ilçesindeki kurs merkezinde ahşap boyama, ebru, makrome, kağıt rölyef ve çanta dikimi gibi branşlarda eğitim gören Zeynep Badem, Gülüfer Takı ve Şükran Yamaç, el sanatları üzerine "Nadide Hobi" adını verdikleri atölyeyi kurdu. Girişimci kadınlar, atölyede sadece kendi el emeği ürünlerini değil, kurstaki diğer arkadaşlarının eserlerini de satışa sunarak kadın istihdamına katkı sağlıyor. İşletme ortaklarından Zeynep Badem, hobilerini işe dönüştürmenin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Hem üretim yaptıklarını hem de malzeme tedariki sağladıklarını belirten Badem, "Yaptığımız işleri insanların görmesini, bu çalışmalardan ilham almalarını, hatta gelip burada yeni şeyler öğrenmelerini arzu ettik. Sadece ürettiğimiz ürünleri satmakla kalmıyor, aynı zamanda ham objeleri de dükkanımıza getirerek KO-MEK kursiyerlerinin malzemelere daha kolay ulaşmasını sağlıyoruz. Böylece kurs merkezindeki arkadaşlarımızın ayağına malzeme götürmüş oluyoruz" dedi. "Dükkanımızı geri dönüşüm malzemeleriyle tasarladık" Kurdukları işletmede geri dönüşüme de büyük önem verdiklerini vurgulayan Badem, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burayı geri dönüşüm ürünleriyle tasarladık. Raflarımız, masalarımız, dekorlarımızın çoğu geri dönüştürülmüş malzemelerden oluşuyor. Bu yaklaşım bize hem maddi olarak kolaylık sağladı hem de çok daha sıcak, samimi ve özgün bir ortam oluşturdu." "Sürekli kendimizi geliştiriyoruz" Şükran Yamaç da KO-MEK sayesinde yeni beceriler edinirken yol arkadaşlarıyla tanıştığını kaydetti. Üretmeyi ve faydalı olmayı sevdiğini dile getiren Yamaç, "KO-MEK’te aldığımız eğitimlerin ardından, bu birikimi bir adım ileri taşıyarak bir iş yeri kurma fikri gelişti. Aldığımız eğitim, edindiğimiz dostluklar ve ailelerimizin desteğiyle bu işletmeyi hayata geçirdik. İnsanların gelip üretim sürecine katılabileceği, öğrenebileceği ve keyifle vakit geçirebileceği bir alan oluşturduk" diye konuştu. Gülüfer Takı ise çocukluktan beri el sanatlarına ilgi duyduğunu, açtıkları atölyede hem üretim yapıp hem de kendilerini geliştirmeye devam ettiklerini ifade etti. Takı, "Burada birçok branşta üretim yaparak satış gerçekleştiriyoruz. Aynı zamanda KO-ME’te eğitimlerimiz devam ediyor. Sürekli kendimizi geliştiriyor, yeni teknikler öğreniyoruz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, atölyede ürünleri satılan kursiyerlerden Ümmü Gülsüm Göksel, kadınların dayanışma içinde aile ekonomilerine katkı sağladığını belirterek, girişimci arkadaşlarına teşekkür etti.