GENEL - 10 Temmuz 2019 Çarşamba 17:34

Cumhurbaşkanı Erdoğan şehit babasıyla telefonda görüştü

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan şehit babasıyla telefonda görüştü

Terör örgütüne yönelik Avaşin bölgesi Batin tepe üs bölgesinde sürdürülen operasyonlarda askeri aracın geçişi sırasında EYP’nin infilak edilmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Hüseyin Mertoğlu son yolculuğuna uğurlandı.

Terör örgütüne yönelik Avaşin bölgesi Batin tepe üs bölgesinde sürdürülen operasyonlarda askeri aracın geçişi sırasında EYP’nin infilak edilmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Hüseyin Mertoğlu son yolculuğuna uğurlandı. Cenazeye katılan AK Parti Milletvekili Bayram Özçelik, cenazenin gömülmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak, şehit babası Hüseyin Ali Mertoğlu ile görüştürdü.


Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) PKK terör örgütüne yönelik Avaşin bölgesi Batin tepe üs bölgesinde sürdürdüğü operasyonlarda askeri aracın geçişi sırasında el yapımı patlayıcının infilak edilmesi sonucu şehit olan Piyade Uzman Onbaşı Hüseyin Mertoğlu, memleketi Burdur’da gözyaşları arasında toprağa verildi. Hakkari’deki törenin ardından dün akşam Türk Hava Kuvvetleri’ne ait uçakla Süleyman Demirel Havalimanı’na getirilen şehit Piyade Uzman Onbaşı Hüseyin Mertoğlu’nun cenazesi, Çeltikçi ilçesine bağlı Bağsaray köyündeki baba ocağına getirildi. Anne Ayşe Mertoğlu oğlunun Türk bayrağına sarılı tabutuna kapanarak, “Oğlum, böyle mi gelecektin. Kaderin böyle mi olacaktı, Allah’ım ben bu acıya nasıl dayanacağım” diye ağladı. Şehidin kız kardeşi Ümmü Mertoğlu da tabuta sarılıp gözyaşı döktü. Şehidin cenazesi başında duran görevli asker de gözyaşlarına hakim olamadı. Helallik alındıktan sonra Mertoğlu için köy meydanında cenaze töreni düzenlendi.



Erdoğan şehit babasıyla görüştü


Cenazeye katılan AK Parti Milletvekili Bayram Özçelik, definin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak, şehit babası Hüseyin Ali Mertoğlu ile görüştürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, babaya başsağlığı diledi. Görüşme sırasında duygusal anlar yaşayan Mertoğlu, "Çok sağ olun, bir kızım var" diye konuştu.


Cenaze törenine Burdur Valisi Hasan Şıldak, Burdur milletvekilleri Bayram Özçelik, Mehmet Göker, Burdur Garnizon Komutanı Albay Hakan Tutucu, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen İl Jandarma Komutan Vekili Albay Mehmet Çelik, Tırtıllı Araç Sürücü Eğitim Alay Komutanı Albay Aytaç Tokçalar, Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, şehidin annesi Ayşe, babası Hüseyin Ali ve kız kardeşi Ümmü Mertoğlu (16) ile çok sayıda vatandaş katıldı. Bekar olan Hüseyin Mertoğlu’nun cenazesi, İl Müftü Vekili Yüksel Güzel tarafından öğle vakti kıldırılan cenaze namazının ardından önce top arabası ile taşındıktan sonra köy mezarlığında toprağa verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Annesinin güvenli diye gönderdiği ev, duvarın çökmesiyle 15 yaşındaki çocuğa mezar oldu Hatay’da aşırı yağışla birlikte oluşan heyelana dayanamayan müstakil evin duvarları çöktü. Afete uykusunda yakalanan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed hayatını kaybetti. Olay yerindeki aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, "Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi. Kentte etkili olan şiddetli yağışla birlikte yaşanan heyelan, Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde, dağ yamacında bulunan müstakil bir evin duvarlarının çökmesine neden olmuştu. Heyelana uykuda yakalanan ev halkından 4 kişi yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralanmıştı. Olayda yaralanan 2 kardeşin, anneleri tarafından evlerinin güvenli olmadığı düşünülerek akşamüzeri ablalarına misafirliğe gönderildiği anlaşılmıştı. Abdulhanan Elmuhammed’e mezar olan ve kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed’in ağır yaralanmasına neden olan müstakil evin heyelanla birlikte duvarlarının çöktüğü ve tavanın sağlam olduğu görüldü. Olayın ilk anında aileye yardıma koşan Mehmet Ceylan, yaşananları anlatarak yağmur suyunun gidecek yer bulamayınca evin duvarını patlattığını söyledi. Olayda hayatını kaybeden 15 yaşındaki çocuğun çekyat altında sıkışarak can verdiğini anlatan Mehmet Ceylan, "İlk etapta geldiğimde aşağısının bayağı kötü olduğunu gördüm. 3 kişi çıkarılmıştı, 1 kişi ise bulunamamıştı. Anneyle karşılaştığımda şoktaydı. Duvarların patlamış olduğunu gördüm. Yağmur suyunun, toprağın birikintisinin gidecek yeri olmadığından duvarları patlatıp, heyelanı oluşturduğunu gördük. Çevreye baktık bulamadık. En son çocuk, yağmur sularının gittiği derede bulundu. Çocuğumuz çekyatın altında sıkışarak havasızlıktan hayatını kaybetmişti" dedi.
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.