GENEL - 02 Eylül 2019 Pazartesi 15:20

Emine Erdoğan ve Bakan Kurum, Salda Gölü’nde incelemelerde bulundu

A
A
A
Emine Erdoğan ve Bakan Kurum, Salda Gölü’nde incelemelerde bulundu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un davetlisi olarak Salda Gölü’nde göl ve göl çevresinin korunmasına yönelik yapılacak projeleri yerinde inceledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un davetlisi olarak Salda Gölü’nde göl ve göl çevresinin korunmasına yönelik yapılacak projeleri yerinde inceledi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’la birlikte Salda Gölü’nü gezdi. Emine Erdoğan, Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Salda Gölü’nde çevre korumasına yönelik projeleri inceledi. Kurum, Emine Erdoğan’a Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın göl ve göl çevresinin korunması için alınacak koruyucu önlemlerle ilgili yürütülen çalışmaları detaylı olarak anlattı.


Yerli ve yabancı turistlerin son yıllarda ilgilisini çeken, binlerce yıllık jeolojik çekmeyle meydana gelen Salda Gölü, dünyada Mars gezegeninin yüzeyine benzeyen iki yerden biri. Burdur il sınırları içerisinde bulunan Salda Gölü, beyaz kumu ve turkuaz rengi suyuyla ilgi odağı olmaya devam ediyor. Göl ve göl çevresindeki yoğun ziyaretçi akını, gölün ekolojik yapısının bozulabileceği endişesini beraberinde getirdi. Medyada yer aldığı şekilde bölgede yapılaşma olacağı iddiaları da birçok çevrenin tepkisini çekti. Bu durum üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, göl ve göl çevresinin korunmasıyla ilgili çalışmalarını başlattı.


Bakanlığın Salda Gölü’yle ilgili çalışmalarının yakından takip eden Emine Erdoğan, resmi sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunarak, “Bakanlığımızın bölgeyi geçmişteki hoyrat kullanımından korumak için samimi bir gayret içinde olduğuna inanıyorum. Milletimizin ortak hassasiyetlerinin gözetilmesi için ben de konunun takipçisi olacağım” ifadelerini kullanmıştı. Bu paylaşım üzerine Kurum, Emine Erdoğan’a resmi sosyal medya hesabından cevap vererek projeleri yerinde incelemeye davet etmişti. Bu daveti geri çevirmeyen Emine Erdoğan, Salda Gölü’nde bir pelikanı suya bırakarak incelemelerde bulundu. Emine Erdoğan, herkesin Salda Gölü’ne gelmesini tavsiye ederek konunun kamuoyuna ilk etapta yanlış aktarıldığını söyledi. Erdoğan, “Bu durumu bakana bildirdim ve kendisi de davet etti. Eski halinden bu hale gelişi çok güzel bir girişim’’ ifadelerini kullandı.



“Doğal alanları koruyacak projeleri hayata geçireceğiz”


Bakanlığın çevre konusunda yapmış olduğu ve hedefleriyle ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Bakanlık olarak yürüttüğümüz beyaz adalar ve Yeşilova bölgesindeki çalışmaları Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan’a arz ettik. Kendisinin fikirlerini aldık. Çevre konusunda bizlere en başından itibaren destek oldu. Sıfır atık projemizde 2023’e kadar 20 milyar lira tasarruf ve 100 bin istihdam alanı oluşturmayı hedefliyoruz’’ dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da talimatıyla her ile Millet Bahçesi yapılacağının altını çizen Kurum, "Çevre düzenlemesi yapıyoruz. Özel çevre koruma bölgelerini 2023’e kadar nüfusun yüzde 17’sine denk gelecek hazırlıyoruz. Hazırlıklarımızı yapıyoruz. Doğal alanları koruyacak projeleri hayata geçireceğiz’’ diye konuştu.



“Salda Gölü ve çevresini betonlaştırmayacağız”


Salda Gölü’nde yapacakları çalışmalarla betonlaşmaya ve yapılaşmaya izin vermeyeceklerini ifade eden Bakan Kurum, ”14 Mart’ta Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 44 kilometrekare göl yüzeyini 7 kat artırarak, 295 kilometrekareye çıkardık. Daha sonra 5 bin 998 hektar olan sit alanını da 8 bin 500 hektara çıkardık. Aracımız burada yapılaşmaya izin vermemek. Salda Gölü’ndeki projeye başlamadan önce araçlar giriyordu. Düzenleme yaparak, 500-600 metrede kıy kenarla kumsalda yapılaşmaya izin vermedik. Bariyerler koyarak, araçların daha uzakta durmasını sağladık. Yine, çöplerin toplanmasının ve etrafa yayıldığını gördük ve buna da el attık. Bir kez daha altını çiziyorum. Salda Gölü ve çevresini betonlaştırmayacağız, asfaltlaştırmayacağız. Çivi dahi kullanılmayacak. Düzenli park alanları dışında hiçbir oluşuma izin verilmeyecek” şeklinde konuştu.


Emine Erdoğan ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un Salda Gölü’nde yaptıkları denetim ziyaretinin ardından ikili, Salda Gölü çevresinde kurulan Yöresel Ürünler pazarını gezdi. Erdoğan, Yöresel Ürünler pazarından alışveriş yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ziraat Türkiye Kupası: Trabzonspor: 1 - Konyaspor 0 (İlk yarı) Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor ile Konyaspor, Antalya’da karşı karşıya geliyor. Mücadelenin ilk yarısı Trabzonspor’un 1-0 üstünlüğü ile tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 1. dakikada Konyaspor tribünlerinden sahaya atılan meşaleler nedeniyle hakem Halil Umut Meler, oyunu kısa süreli durdurdu. 6. dakikada Konyaspor’da Gonçalves’in savunma arkasına gönderdiği topta Bardhi, kaleciyle karşı karşıya kaldı. Bardhi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 10. dakikada Trabzonspor’da Zubkov’un pasında ceza sahası dışında topla buluşan Muçi’nin şutunda meşin yuvarlak üstten auta çıktı. 18. dakikada Trabzonspor, sağ kanattan gelişen atakta Pina’nın ortasında Onuachu’nun kale alanı önünden yaptığı vuruşla golü buldu. 1-0 25. dakikada Konyaspor atağında Uğurcan’ın sağ taraftan ortasında Bardhi’nin uzak direk dibinden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta çıktı. 36. dakikada Trabzonspor’da Onuachu’nun kafa vuruşunda kaleci Bahadır gole izin vermedi. Stat: Corendon Airlines Park Hakem: Halil Umut Meler, Çağlar Uyarcan, Bersan Duran Trabzonspor: Onana, Pina, Nwaiwu, Savic, Mustafa Eskihellaç, Folcarelli, Bouchouari, Zubkov, Muçi, Augusto, Onuachu Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Anthony Nwakaeme, Ozan Tufan, Lovik, Onuralp Çakıroğlu, Umut Nayir, Oulai, Salih Malkoçoğlu, Boran Başkan Teknik Direktör: Fatih Tekke Konyaspor: Bahadır, Uğurcan, Adil, Nagalo, Berkan, Jevtovic, Melih, Deniz, Gönçalves, Bardhi, Muleka Yedekler: Deniz Ertaş, Yasir Subaşı, Jo Jin-Ho, Rayyan Baniya, Yusuf Andzouana, Arif Boşluk, Sondre Svendsen, Bjorlo, Olaigbe, Kramer Teknik Direktör: İlhan Palut Gol: Onuachu (dk. 18) (Trabzonspor) Sarı kartlar: Bouchouar, Savic (Trabzonspor), Uğurcan Yazğılı, Jevtovic (Konyaspor)
Ankara Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan, konfederasyon tarafından karşılandı Sumud Filosu’nda İsrail güçleri tarafından alıkonulan Hak İşçi Sendikaları Konfederasyonu (HAK-İŞ) Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, Türkiye’ye dönüşlerinin ardından HAK-İŞ Konfederasyonu tarafından karşılandı. Gazze’ye insani yardım götürmek için Global Sumud Filosu ile çıktığı yolculuğunda İsrail saldırısıyl alıkonulan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ve HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin, diplomatik girişimler sonucunda Türkiye’ye getirildi. HAK-İŞ’e bağlı sendika başkanları ve üyeleri tarafından karşılanan Arslan, yaptığı konuşmada, dünyanın Sumud Filosu’nda yaşananları bilmesi gerektiğinin altını çizdi. Arslan, "Bunu teşkilatlarımızın dünyanın bilmesi gerekiyor. Gerçekten Sumud için Siyonist devletinin yapmış olduğu hazırlıklar bir plan dahilinde yapılmış. Gemilere müdahaleden başlayarak sınır dışı edildiğimiz saate kadar her şey planlanmıştı. Bir dakikası bile boş geçmeyen işkenceler, hakaretler, aşağılanmalar, bir insana yapılmaması gereken ne varsa hepimize uygulandığı bir süreç yaşadık. Bunların böyle olduğunu biliyorduk. Ama bu kadar olduğunu bilmiyorduk. Geçen yıl Sumud 1’de yaşananların on katı değil yüz katını yaşattılar. Neden? Sumud onlar için büyük bir baş belası. Sumud bir ateşkesin kısmen de olsa sağlanmasını gerçekleştirmişti. Yardımların kısmen de olsa gitmesini sağlamıştı. Uluslararası toplumun Filistin konusunda inanılmaz duyarlılık oluşturmuştu. Ve bütün dünya ayağa kalkmıştı" dedi. "Amacımız, bir duruş ortaya koymak ve bunun karşılığında onurumuzu, yerlere süründürmeden dik durabilmekti" Sumud’un İsrail güçlerine karşı olan duruşuna değinen Arslan, "Ama Sumud’un ilkesi şu; ‘asla karşılık vermeyeceğiz, asla şiddete eğilim göstermeyeceğiz, asla gözlerine bakmayacağız, asla onlarla bir münakaşaya girmeyeceğiz’. Çünkü bunları yaparsanız Fatma gibi daha çok dayak yiyorsunuz. Daha fazla hakaret görüyorsunuz. Daha fazla işkence görüyorsunuz. Bizim oradaki amacımız, bir duruş ortaya koymak, o duruşumuzun karşılığında onurumuzu, haysiyetimizi, kişiliğimizi asla yerlere süründürmeden dik durabilmekti" ifadelerine yer verdi. Sumud 2 misyonunun daha Gazze’ye ulaşamadan uluslararası kamuoyunda büyük etki oluşturduğunu ifade eden Arslan, dünyanın birçok ülkesinde halkların Filistin için meydanlara çıktığını söyledi. Arslan, Batılı halkların hükümetlerinin baskılarına rağmen Filistin için ses yükselttiğini belirterek, Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığına dikkati çekti. "Şov yapmak için değil, Filistin için gittik" Arslan, Sumud yolculuğunun herhangi bir gösteri amacı taşımadığını ve kamuoyuyla önceden paylaşmadığını söyleyerek, "Amacımız Filistinli kardeşlerimizin acılarını dindirmek. Onların yaşadığı zorlukları görüp bunu sizinle paylaşıp daha fazlasını yapmayı istemek. Derdimiz bu, şov yapmak değil. Şov yapmak istesek bir ay önceden propaganda yapardık. Ailemin dışında kimseye paylaşmadık. Yönetim kurulundaki arkadaşlarımıza son gün söyledim. Neden? Çünkü bu istismar edilsin istemedik" diye konuştu. "Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" Filistin halkının yaşadığı zulmün tüm insanlığın ortak meselesi olduğunun altını çizen Arslan, "Filistin için kim bir tuğla koymuşsa kendimizi ondan ayrı görmüyoruz. Ama HAK-İŞ herkesten daha fazlasını yapmak zorunda. Herkesten daha fazla fedakarlık, herkesten daha fazla mücadele etmek zorunda. Çünkü konfederasyonumuzun bu konuda kararları var. Bulunduğumuz illerde, il başkanlıklarımızda, şube başkanlıklarımızda, sendikalarımızda Filistin’i ve Gazze’yi girinti gündeminiz yapın. Gazze tamamen düşerse biliniz İstanbul düşer arkadaşlar. Bu siyonist katillerin esas hedefi Türkiye. O yüzden Gazze’nin düşmemesi, Filistin’in özgür olması gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu. Arslan, Gazze’de yaşanan insanlık dramının yalnızca konuşularak geçiştirilemeyeceğini belirterek, herkesin daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Gazze’de yaşananların yerinde görüldüğünde çok daha derinden hissedilebildiğini söyleyen Arslan, "Gazzeli kardeşlerimizin yaşadığı acıları yerinde görünce daha fazlasını yapmamız gerektiğini anladık. Lafla değil, bizzat mücadele ederek Filistin davasının yanında olmak zorundayız" şeklinde konuştu. Filistin konusunda dünyanın birçok ülkesinde büyük bir vicdani uyanış yaşandığını kaydeden Arslan, özellikle Batı toplumlarında Filistin’e destek gösterilerinin giderek büyüdüğünü ifade etti. Arslan, Avrupa’dan Amerika’ya, Kanada’dan Latin Amerika’ya kadar milyonlarca insanın Filistin için meydanlara çıktığını ve Batılı halkların kendi hükümetlerinin baskılarına rağmen Gazze halkının yanında durduğunu söyledi. Ayrıca Sumud misyonuna katılan yüzlerce aktivistin büyük bölümünün İslam dünyasından olmadığını ifade eden Arslan, farklı inanç ve kültürlerden insanların Gazze için ortak vicdanda buluştuğunu belirtti. Arslan, Gazze halkının Türkiye’ye büyük umut bağladığını belirterek, "Türkiye bu sorumluluğunun farkında olmak zorunda. Biz farkındayız çok şükür. Devletimiz farkında, milletimiz farkında daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Onun için biz Sumud’a katılarak bu hainlerin, bu katillerin Gazzeli, Filistinli kardeşlerimize 80 yıldır neler yaptıklarını deneyimledik. Bizi iki gün dayanamayan arkadaşlarımız iki üç gün sabredemeyen arkadaşlarımızın yerinde 80 yıllık Gazze’de yaşayan biri olsanız nasıl olur?" dedi. Arslan, süreç boyunca Türkiye Cumhuriyeti’nin ortaya koyduğu diplomatik irade ve dayanışmanın uluslararası aktivistler açısından büyük anlam taşıdığını belirtti. Ketziot Hapishanesi’nden çıkarıldıktan sonra havalimanında ilk olarak Türk Hava Yolları uçaklarını gördüklerini ifade eden Arslan, bu tablonun kendileri için büyük gurur kaynağı olduğunu söyledi. Türk Hava Yolları’nın yalnızca Türkiye vatandaşlarını değil yüzlerce aktivisti ülkelerine ulaştırdığını belirten Arslan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Türk Hava Yolları’na bir kez daha teşekkür ediyoruz" dedi. Türkiye’nin Filistin meselesindeki tarihi sorumluluğuna dikkat çeken Arslan, Türkiye’nin hem diplomatik hem de insani anlamda daha güçlü olması gerektiğini ifade etti. HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı Fatma Zengin ise, yaklaşık 40 gün önce İtalya’dan yola çıktığını belirterek, Sumud misyonunun sabır, direniş ve kararlılık üzerine kurulu olduğunu ifade etti. Dünyanın farklı ülkelerinden yüzlerce aktivistle birlikte Filistin halkına destek olmak için mücadele ettiklerini söyleyen Zengin, bu süreçte vicdan sahibi insanların din, dil, ırk ayrımı gözetmeden ortak bir dayanışma ortaya koyduğunu belirtti. Zengin, süreç boyunca uluslararası aktivistlerin en büyük güvencesinin Türkiye olduğunu belirterek, Türkiye’nin Filistin meselesindeki duruşunun dünya kamuoyunda büyük bir karşılık bulduğunu söyledi. Zengin, farklı ülkelerden aktivistlerin, "Ne olursa olsun Türkiye bizi kurtarır" diyerek Türkiye’ye duydukları güveni dile getirdiklerini ifade etti. Türk Hava Yolları uçaklarını gördükleri an büyük mutluluk yaşadıklarını belirten Zengin, başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere devlet yetkililerine ve Türk milletine teşekkür etti.