- 10 Kasım 2022 Perşembe 12:10

İşsiz kaldıktan sonra çektiği videoyla hayatı değişti, milyonlara ulaştı

A
A
A
İşsiz kaldıktan sonra çektiği videoyla hayatı değişti, milyonlara ulaştı

Burdur’da köyde yaşayan üniversite mezunu Havvanur, işsiz kalmasının ardından çektiği doğal ve köy yaşamından bir günü anlatan video ile sosyal medyada fenomen oldu.

Burdur’da köyde yaşayan üniversite mezunu Havvanur, işsiz kalmasının ardından çektiği doğal ve köy yaşamından bir günü anlatan video ile sosyal medyada fenomen oldu. "Keçiperver" olarak tanınan Havvanur’un videosu milyonlara ulaştı.


Sosyal medya platformları üzerinden 3 yıldır video çekip yayınlayan "Keçiperver" olarak tanınan Havvanur’un Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Çamlık köyünde tarladaki çalışma anlarından hazırladığı vlog Türkiye genelinde büyük ilgi topladı. Kesitlerini paylaştığı Çamlık köyünde büyüyen Havvanur, yurt dışında yüksek lisans yapmak için işinden istifa etmesinin ardından video çekmeye başladığını söyledi. Üç sene önce Twitter üzerinden paylaştığı bir videonun ardından arkadaşlarının desteğiyle video çekmeye başlayan Havvanur, Youtube üzerinden 3 yıldır uzun vloglar yayınlıyor.



“Herkes beni Keçiperver olarak tanıyor”


Çektiği vlogun viral olmasının ardından İHA muhabirine açıklamada bulunan Havvanur, "Herkes beni Keçiperver olarak tanıyor, gerçek ismim Havvanur. 1993 yılında Antalya’da doğdum ve küçük yaşta memleketim olan Burdur’un Bucak ilçesine bağlı Çamlık köyüne taşınarak burada büyüdüm. Eğitimimi Ankara Gazi Üniversitesi’nde tamamladım" dedi.



“Sen kendini izletirsin’ diye önerilerde bulundular”


İşsiz kalmasının ardından bu serüvenin başladığını belirten Havvanur, "İşsiz kalınca işsizlikle ilgili bir video çekmiştim. O videom Twitter’da viral olmuştu. Twitter takipçilerim bana ‘Sen kendini izletirsin’ diye öneride bulundu. Mutlaka bir YouTube kanalı açmamı söylediler ve böylece video çekip yayınlamaya başladım" dedi.



Anne ve babası da destekliyor


Video editlemenin zorluğundan da bahseden Havvanur, "Youtube için hazırladığım videolar bazen bir haftayı bulabilen bir süreç istiyor, fakat Instagram ve diğer sosyal medya mecraları için hazırladığım kısa vloglar daha az zamanımı alıyor. Çekim esnasında annem ve babamla birlikte tarlada olduğumuz için onlar da destek veriyor, zaman zaman onlar da beni çekiyorlar" ifadelerini kullandı.


Köy hayatına dair çektiği videoları çok beğeni alan Havvanur, "Şehir hayatının ve köy hayatının içerisindeyim. Bucak ilçesinden Çamlık köyünde bulunan tarlamıza her gün gidip geliyoruz. Ailemle beraber tarla ve bahçedeki işleri yaparken bir taraftan da takipçilerim için video çekiyorum. Beni YouTube’dan, Instagram’dan, TikTok’tan, Twitter’dan her yerden takip etsinler. Kullanıcı ismim Keçiperver" ifadelerini kullandı.


Fenomen olma hayali kuranlara da seslenen fenomen, özgün ve doğal olmanın önemli olduğunu vurguladı.



"Videolarını bazen ben çekiyorum"


Viral olan videoda büyük ilgi toplayan Keçiperver’in annesi Fatma Kösem ise, "Kızıma çekimlerde destek oluyorum. Ben çekiyorum bazen videoları, o da bize yardımcı oluyor köy işlerinde. Bizimle birlikte tarlaya geliyor, sabahtan akşama kadar birlikte çalışıyoruz. O bize, biz de ona yardımcı oluyoruz. Karşılıklı birbirimize destek oluyoruz. Hemen hemen her gün ilçeden buraya geliyoruz" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştü Adana’nın Kozan ilçesinde Anneler Günü dolayısıyla düzenlenen seramik atölyesinde özel çocuklar, anneleriyle birlikte çamuru sanata dönüştürdü. Kozan Belediyesi Kültür ve Sanat Evi tarafından düzenlenen etkinlikte özel çocuklar ve anneleri hem birlikte vakit geçirdi hem de seramik çalışmaları yaparak unutulmaz bir gün yaşadı. Etkinlikte anneler ve çocukları pasta keserek Anneler Günü’nü kutladı. Seramik sanatçısı Nermin Elmalı, özel çocuklar ve anneleri için farkındalık oluşturmak istediklerini belirterek, "Özel bireyler bizim kırmızı çizgimiz. Anneler Günü’nü sanatla iç içe bir etkinlikle kutlamak istedik. Anneler için kalıcı bir hatıra olsun, çocuklarıyla birlikte özel bir anıyı paylaşsınlar istedik. Çamur, anneler ve özel çocukların ellerinde sanata dönüştü" diye konuştu. Rehabilitasyon merkezi yetkililerinden Tuğba Koç da etkinliğe ev sahipliği yapan Kozan Belediyesi’ne teşekkür ederek tüm annelerin ve çocukların özel olduğunu ifade etti. "Annelerin aklında hep çocukları vardır" Down sendromlu 10 yaşındaki kızıyla etkinliğe katılan anne Zeynep Kaplan ise özel çocuk annesi olmanın büyük fedakarlık ve kaygı gerektirdiğini anlatarak, "Annelik ömür boyu sürüyor. Uyurken bile onları düşünüyoruz. Annelerin aklında hep çocukları vardır" ifadelerini kullandı. Öğrencilerden Betül Ulutaş ise annesini çok sevdiğini belirterek, "Cennet annelerin ayakları altındadır" dedi.
Düzce Tarım akademisi kursiyerleri hünerlerini sergiledi Düzce Belediyesi tarafından başlatılan ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın da destek verdiği ‘Mutfak Atölyesi Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesi çerçevesinde dezavantajlı kadınlara verilecek gastronomi eğitiminin ilk ayağı gerçekleştirildi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün Düzce’nin gastronomi kenti olması noktasında hizmete açtığı ve bugüne kadar bir çok workshop etkinliğini vatandaşlarla buluşturan MSM Akademi kapılarını bu kez, MARKA ile yapılan ortaklık çerçevesinde hazırlanan ‘Mutfak Atölyesi Düzce Tarım Akademisinde Kuruluyor’ projesine açtı. Düzce Belediyesi Meclis Üyeleri Fahrettin Altun ve Ayşe Nimet Özer ile Düzce Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Mustafa Kayıkçı’nın da ziyaret ettiği Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında desteklenen proje etkinliğinde, Tarım Akademisinde eğitim gören kursiyerlere, pastacılığın en sevilen lezzetlerinden ekler ve profiterol yapımı uygulamalı olarak öğretildi. Akademi eğitmenleri eşliğinde doğru hamur kıvamından başlayarak, iç dolguların hazırlanmasına, krema kıvamlandırmadan şık sunum tekniklerine kadar pastacılığın tüm inceliklerinin gösterildiği etkinlikte kursiyerler, öğrendikleri bilgileri uygulamaya dökerek elleriyle ekler ve profiteroller hazırladı. Etkinliğe katılan kursiyerler, "Hem eğlendik hem de çok şey öğrendik. Böyle etkinliklerin devamını diliyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi.
Kırıkkale Binlerce kilometreden geldi, bozkırda sürünün başına geçti Ülkesinde iş bulamayınca eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakan Afgan çoban, ailesinin geçimini sağlamak için binlerce kilometre uzaklıktaki Kırıkkale’ye geldi. Devletin yetiştiriciye sağladığı destekle Türkiye’ye gelen Afgan çoban, bozkırda küçükbaş hayvanların bakımını severek sürdürüyor. Afganistan’da iş bulmakta zorlanan 32 yaşındaki Shadmanı Naqıbullah, eşi ve iki küçük çocuğunu geride bırakarak Türkiye’ye geldi. Balışeyh ilçesine bağlı Kenanbeyobası köyünde yaşamaya başlayan Naqıbullah, sabahın erken saatlerinde sürünün başına geçiyor. Bozkırın zorlu şartlarında çalışan genç çoban, küçükbaş hayvanların bakımını yaparak ailesine destek olmaya çalışıyor. Küçükbaş hayvan yetiştiricilerinin uzun süredir yaşadığı çoban sorununun çözümüne yönelik İl Tarım ve Orman Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında Türkiye’ye gelen Naqıbullah, gününün büyük bölümünü merada geçiriyor. Sürünün bakımı, beslenmesi ve güvenliğiyle ilgilenen genç çoban, zor şartlara rağmen hayvancılık işini severek yapıyor. "İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" Shadmanı Naqıbullah, ailesini geride bırakarak ekmek parası için Türkiye’ye geldiğini söyleyerek, "Hepimiz Müslümanız, din kardeşiyiz. Vatanımız ayrı olabilir ama Müslüman, Müslüman’a her zaman yardım etmeli. Her iş elimden gelir ama davar işini çok seviyorum. Davar işi de kolay olmuyor, zor oluyor. Ailem Afganistan’da. İki çocuğum var, biri kız biri oğlan. Onları ekmek parası için bıraktım, Türkiye’ye geldim. ’Yokluk taştan serttir’ derler. İş yoktu, çalışamıyorduk. İş olsa zaten vatanımızı bırakmazdık" dedi. "Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi" 15 yıldır hayvancılıkla uğraştığını söyleyen Sefer Özçam ise 100 küçükbaş hayvanla başladığı işletmede bugün 400 hayvana ulaştığını söyledi. Çoban bulmakta uzun süredir zorluk yaşadığını ifade eden Özçam, "İki Afgan çobanım var, sigortalı çalıştırıyorum. Şu anda 60 bin lira maaş veriyorum. Çoban sıkıntısı bu zamana kadar çok büyük bir problemdi. Getiriyoruz, kaçıyorlar, yapamıyorlar. İstediği parayı da versek bir türlü çalıştıramıyorduk" ifadelerini kullandı. "Sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik" Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mehmet Kürşat Ulusoy da küçükbaş hayvancılıkla uğraşan yetiştiricilerin en büyük problemlerinden birinin çoban sorunu olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanımızın, Tarım ve Orman Bakanımızın ve ilgili bakanlıklarımızın 3 yıllık çalışması sonucunda sigortalı olarak yabancı uyruklu çoban getirdik. Bunun ilk önceliğini Kırıkkale’de yapmanın onur ve gururunu yaşıyoruz" diye konuştu. Yasal yollarla gelen çobanların işletmeler için önemli bir güvence oluşturduğunu belirten Ulusoy, "Yasal olarak gelen çobanlarımızın iki yıl çalışma zorunluluğu var. Bu iki yıl içerisinde gidemeyecekleri için işletmenin devamlılığını sürdürebileceği öngörüldü. Bugün yetiştiricilerimiz bayram gibi sevinçli" şeklinde konuştu.