GÜNDEM - 21 Aralık 2024 Cumartesi 09:51

63 yaşında altıncı üniversitesini okuyor, karavanda öğrencilik hayatı yaşıyor

A
A
A
63 yaşında altıncı üniversitesini okuyor, karavanda öğrencilik hayatı yaşıyor

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi (MAKÜ) Felsefe Bölümü ikinci sınıf öğrencisi 63 yaşındaki Ömer Apa, karavanda yaşayarak öğrencilik hayatını sürdürüyor. Daha önce farklı alanlarda beş üniversitede eğitim gören Apa, bilgiyi sevmenin yaşı olmadığını kanıtlayan yaşam tarzıyla gençlere örnek oluyor.


63 yaşındaki Ömer Apa, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Felsefe Bölümünde eğitim hayatını sürdürüyor. Altıncı üniversitesini okuyan ve kampüste park ettiği karavanda yaşayan Apa, okuma azmiyle gençlere örnek oluyor. Emeklilik sonrası başladığı eğitim yolculuğunda bilgiye olan tutkusunu, “Bilginin sonu yok, kendime bir şeyler katmaya devam ediyorum” sözleriyle anlatıyor.



Altıncı üniversitesi MAKÜ’de felsefe


Ömer Apa’nın eğitim serüveni yedi yıllık bir akşam lisesi macerasıyla başladı. Zorlu şartların ötesine geçerek Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik-Matematik Bölümünü kazandı ancak ekonomik nedenlerle okuldan ayrılıp esnaflık yapmaya karar verdi. Yıllar sonra yeniden eğitime dönen Apa, sırasıyla Akdeniz Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Organik Tarım, Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Web Tasarım ve Kodlama ile Aşçılık bölümlerinden mezun oldu. Bugün MAKÜ’de Felsefe eğitimi alırken aynı zamanda Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyoloji Bölümünü de devam ettiriyor. Apa, "Bilginin sonu yok. Kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Her öğrendiğimle yaşama farklı bir pencereden bakıyorum" dedi.



Yaş farkı problem değil


Öğrenci arkadaşlarıyla iyi bir uyum yakaladığını ifade eden Apa, yaş farkı nedeniyle hiçbir olumsuzluk yaşamadığını belirtti. “Başta nasıl karşıladılar bilmiyorum ama şu an çok iyi bir uyum içindeyiz. Genç arkadaşlarım bana ellerinden geldiğince yardımcı oluyor. Bizim ilişkimiz daha çok ağabey kardeş gibi" dedi.



Karavanı ev yaptı, hayaline kavuştu


Antalya’dan getirdiği karavanı MAKÜ yerleşkesine park eden Apa, bu yaşam tarzını, “Karavanımı ilk başta bir ay boyunca denemek için getirdim. Hocaları ve öğrenci ortamını sevebilir miyim diye düşünüyordum. Ancak zamanla karavanda yaşamanın sıkıcı olmadığını fark ettim. Elektrik ve ısınma sorunlarımı çözerek sistemi günün şartlarına uygun hale getirdim. Güneş enerjisi kullanıyorum ve böylece çevreci bir yaşam da sürdürüyorum" şeklinde anlattı.


Apa, yemek ihtiyacının bir kısmını okulun yemekhanesinden, bir kısmını ise karavanında kendisinin karşıladığını belirtti. Boş zamanlarında ise kütüphanede ders çalıştığını ve kitap okuduğunu ifade etti. “Bana göre bir öğrencinin boş vakti olmamalı. Ders çalıştıktan sonra arkadaşlarımla sohbet ediyor ve sonrasında kütüphanede zamanımı değerlendiriyorum” diyen Apa, okumaktan aldığı zevki vurguladı.



Karavanıyla pezi planları


Apa, şu an karavanını tamamen bir öğrenci evi olarak kullandığını ancak ilerleyen dönemlerde Burdur’un güzelliklerini keşfetmek için gezi planları yaptığını dile getirdi. Salda Gölü’nü ziyaret etmeyi planlayan Apa, ders durumuna göre Antalya’ya da gidip geldiğini ifade etti.


Emeklilik maaşı ve kira geliriyle yaşamını sürdürdüğünü belirten Apa, azla yetinmenin mutluluğun anahtarı olduğunu vurguladı. “Hayatı sadeleştirerek daha anlamlı kılıyorum. Bu da bana şu anki yaşam tarzımı sunuyor” dedi.



Gençlere mesaj: "Okumanın ekonomik yanına takılmayın"


Ömer Apa, öğrencilere verdiği mesajda, şu anı sadece ekonomik getirilerle sınırlı tutmamaları gerektiğini vurgulayarak, “Okumanın faydası kesinlikle var. Edineceğiniz mesleğin kazancını düşünmeden, okuldan alacağınız bilgiyi ve gelişimi hedefleyin. Oğlumdan bir örnek vereyim; kendisi yüzde 98 engelli olmasına rağmen matematik bölümünü bitirdi. Şu anda ilkokul öğrencilerine ders vererek bilgisiyle katkı sağlıyor. Bu nedenle çok kitap okuyun ve bilginin peşinden gidin” mesajını verdi.



63 yaşında altıncı üniversitesini okuyor, karavanda öğrencilik hayatı yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Ramazan Sokağı’nda bilim yolcuğu Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca vatandaşların buluşma noktası olurken bilim atölyeleri de çocuklardan yoğun ilgi görüyor. Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan Ramazan Sokağı, Ramazan ayı boyunca düzenlenen etkinliklerle vatandaşları bir araya getiriyor. Çocuk etkinliklerinden dinletilere, geleneksel tiyatrolardan film gösterimlerine kadar birçok programın yer aldığı Ramazan Sokağı, geçmişten günümüze uzanan Ramazan geleneklerini yaşatmayı amaçlıyor. Ramazan Sokağı’nda kurulan iki ayrı çadırdan birinde sahne programları, etkinlikler ve stantlar yer alırken diğer çadır ise vatandaşlara iftar sofrası olarak hizmet veriyor. Bilim atölyeleri çocuklarla buluşuyor Samsun Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Bilim Samsun ve Samsun Keşif Kampüsü tarafından Ramazan Sokağı’nda bilim odaklı atölye çalışmaları düzenleniyor. Etkinlik alanlarında çocuklar, bilimi yalnızca izleyen değil aynı zamanda deneyimleyen bireyler olarak etkinliklere katılıyor. Program kapsamında gerçekleştirilen atölyelerde VR gözlüklerle sanal gerçeklik deneyimleri, 3D kalem atölyelerinde üç boyutlu tasarım çalışmaları, plazma kürelerle elektrik ve enerji deneyleri, akıl ve zekâ oyunları ile stratejik düşünme etkinlikleri ve elektrik sistemleri atölyeleri ile temel mühendislik uygulamaları gerçekleştiriliyor. Bilim ve teknolojiyle erken yaşta tanışıyorlar Her gün saat 11.00 ile 17.00 arasında gerçekleştirilen atölyelerde çocuklar bilimsel düşünme becerilerini geliştirirken teknolojiyle erken yaşta tanışma fırsatı buluyor. Deneyerek öğrenme, üretme ve problem çözme becerilerini geliştiren etkinlikler, ailelerin de katılımıyla sosyal bir öğrenme ortamına dönüşüyor.
Antalya Antalya’nın Fethi’nin 819. yılında "Fetih ve Fatih" konferansı gerçekleştirildi Antalya’nın Fethi’nin 819. Yıl Dönümü kutlamaları kapsamında Akdeniz Üniversitesi ev sahipliğinde "Uluslararası Antalya Sempozyumu" açılış konferansı gerçekleştirildi. Antalya, şanlı fethin 819. yılını coşkuyla kutluyor. Kutlamalar kapsamında düzenlenen Uluslararası Antalya Fetih Sempozyumu çerçevesinde "Fetih ve Fatih: Antalya’nın Fethi ve Sultan 1. Gıyaseddin Keyhüsrev" konferansı gerçekleştirildi. Prof. Dr. Erkan Göksu tarafından gerçekleştirilen konferans öncesinde Selçuklu kitabe örneklerinin yer aldığı "Fetihnameler Fotoğraf Sergisi"nin açılışı yapıldı. "Bu toprakların tapusu ecdadımızın eserleridir" Konferansta yaptığı konuşmada Antalya’nın 1207 yılında fethiyle birlikte ebediyen Türk ve Müslüman yurdu olarak tescillendiğini belirten Vali Hulusi Şahin, "Bu toprakları büyük mücadelelerle fetheden ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Ecdadımız bu toprakları bir koloni anlayışıyla değil, bir vatan arayışıyla fethetti; ilimle ve irfanla burayı gerçek bir vatana dönüştürdü. Bu topraklardan tarih boyunca pek çok millet ve ordu geçti; ancak sadece Türk milleti kalıcı oldu. Ecdadımız burayı vatan yapmak için geldi, geldiği yerde kök saldı ve güçlü bir kültür inşa etti. Bugün ayakta duran eserler, bu toprakların Türk yurdu olduğunun tapu belgeleridir" dedi. "Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz" Tarihini bilmeyen toplumların millet olma vasfını zamanla kaybedeceğini ifade eden Vali Şahin, "Millet olmak; ortak bir kıvançta, ortak bir tasada ve ortak bir gelecek tasavvurunda buluşabilmektir. Bu ortak gelecek idealini ise ancak mazimizi bilerek ve ondan güç alarak inşa edebiliriz. Fetih yıl dönümü ve benzeri etkinlikleri düzenlememizin temel nedeni de budur: Gençlerimize milli ruhu, milli duruşu ve milli refleksi kazandırmak; bu bilinci gelecek nesillere aktarmak. Bizler köksüz ya da türedi bir topluluk değil, kadim bir milletiz. Fetih kutlamalarının önemli parçalarından biri olan bu sempozyumlarda konunun bilimsel boyutu ele alınıyor, değerlendiriliyor, kayıt altına alınıyor ve kitaplaştırılıyor. Bu vesileyle Büyükşehir Belediyemize, Akdeniz Üniversitemize ve katkı sunan tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Vali Hulusi Şahin tarafından, Prof. Dr. Erkan Göksu’ya plaket takdim edildi. Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde gerçekleştirilen programa Antalya Valisi Hulusi Şahin, Vali Yardımcısı Tahsin Aksu, Konyaaltı Kaymakamı Rahmi Köse, Döşemealtı Kaymakamı Ünal Çakıcı, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Cemil Böcek, rektör yardımcıları Cengiz Toker ve Şükrü Özen, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, 3. Piyade Eğitim Tugay Komutanı Piyade Albay Ayhan Ocak, kamu kurum müdürleri, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı.