ASAYİŞ - 04 Mart 2025 Salı 16:38

Alacak verecek meselesi yüzünden baba oğlu öldüren sanığın yargılanmasına başlandı

A
A
A
Alacak verecek meselesi yüzünden baba oğlu öldüren sanığın yargılanmasına başlandı

Burdur’ da aralarında alacak verecek meselesi olan baba ve oğlunu vurarak öldüren, arabasıyla kaçarken yakalanıp tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılan sanık Metin K.’nın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Metin K. mahkemedeki ifadesinde, cinayeti alacağı olduğu için işlediğini söyleyerek savcılıktaki savunmasını tekrar etti.


Burdur’un Gölhisar ilçesi Konak Mahallesi’nde 3 Eylül tarihinde Ramazan Tin (53) ve oğlu Muharrem Tin (32), aralarında alacak verecek meselesi yüzünden husumet bulunan Metin K. (42) tarafından iş yerlerinin önünde silahlı saldırıya uğradı. Ramazan Tin olay yerinde, oğlu Muharrem Tin ise kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. İşlediği cinayetin ardından Korkuteli’ne geri kaçmak isterken Tefenni ilçesinde yakalanarak gözaltına alınan ve emniyetteki işlemlerinin ardından kasten adam öldürme suçundan Gölhisar Adliyesi’ne sevk edilen zanlı Metin K. (42), çıkarıldığı Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklanarak cezaevine gönderildi. Öte yandan silahlı saldırıda hayatını kaybeden baba ile oğul memleketleri Denizli’nin Serinhisar ilçesine bağlı Ayaz Mahallesi’nde gözyaşları içerisinde toprağa verildi.



30 bin TL alacağımı almak için gitmiştim


Savcılıktaki ifadesinde cinayeti araba takası sonrası kalan 30 bin TL borç için işlediğini söyleyen Metin K., "Olaydan yaklaşık 6 ay önce eşimin üzerine kayıtlı otomobili satmak için Ramazan Tin ve oğlu Muharrem Tin ile 215 bin liraya anlaştık. İlk başta 160 bin TL ödediler. Kalan 45 bin TL’yi istediğimde bahaneyle ödemeyi geciktirdiler. Zor durumda olduğumu söyleyip, çocuklarımın kuru ekmek yediği fotoğrafı attım. Bunun üzerine 5 bin TL gönderdiler. 10 gün sonra başka ödeme yapılmayınca ’Benim tanıdığım bazı kişiler var. Bunlar sokak çocuklarına sigara aldırarak aracına molotof atar, dükkanını yaktırırlar’ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5 bin TL daha gönderdiler. Olaydan 15 gün önce Ramazan’a ’Ağabey her şeyden vazgeçtim, zaten kendimi öldüreceğim, neden yalnız gideyim’ şeklinde mesaj attım. Bunun üzerine 5 bin TL daha gönderip kalanını ağustos ayında ödeyeceğini söyledi. Ramazan Tin, ’30 bin lirayı ağustos ayının sonuna kadar ödemezsem dükkanda vereyim paranı’ dedi ama 2 Eylül’e kadar ödemedi. 3 Eylül’de çocuklarımın okul üniforması parasını ayarlayamadığım için eşimle sözlü tartışma yaşadım ve eşime ’Bugün parayı ayarlamaya çalışacağım’ dedim. Babamdan borç para istedim, ama o da ’Param yok’ dedi. Bunun üzerine yaşadığım maddi sıkıntı sonrası alacağımı istemek için Ramazan Tin’in iş yerine gittim. "İş yerinin yakınında aracımı park edip tenhalaşmasını bekledim. İş yeri tenhalaştığında arabadan tüfeği alarak indim. Tüfeği alma sebebim Ramazan ve oğlunu öldürmek değildi. Havaya ateş edip onları korkutabileceğimi düşündüm. İş yerine doğru yürüdüğüm sırada Ramazan ve oğluyla karşı karşıya geldim. Ramazan sağına dönerek elini beline doğru götürdü. Bunu görünce bana zarar verebileceğini düşündüm. Ramazan’ın kafasını hedef alarak ateş ettim. Amacım öldürmek değildi. Kafasının yanından mermilerin geçip o korkuyu yaşamasını istedim ancak mermi Ramazan’ın kafasına isabet etti. O an şoktaydım. Aracın diğer tarafına yönelip Muharrem’e ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Daha sonra arabama binip Korkuteli’ne doğru yola çıktım. Ailem ile helalleşip polise teslim olacaktım" dedi.


Baba ve oğlu öldüren sanık Metin K. hakkında Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede sanık hakkında kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Metin K.’nın yargılandığı davanın ilk duruşması Burdur 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkemede Sanık Metin K., maktul Ramazan Tin eşi müşteki Ayten Tin, kızları Duygu Tin ve maktul Muharrem Tin eşi Ülker Konar Tin ile taraf avukatları ve yakınları hazır bulundu.


Mahkemede söz verilen sanık Metin K. savcılıktaki savunmasının geçerli olduğunu söyleyerek; "Ömrümün son 20 senesinde kavgaya bile karışmadım. Her zaman iyilik yapan biriyim. Böyle bir olay başıma geldi. Kavga bile etmezken birini öldürdüm. Ramazan’ı korkutmak için ateş ettim başına isabet etti. Muharrem’i de o anın heyecanıyla arkamdan gelmesin diye vurdum. Olayda öldürme kastım yoktu korkutmak istemiştim sadece" dedi.


Maktul Ramazan Tin’in eşi Ayten Tin olay anında kendisinin de olay yerinde olduğunu söyleyerek; "Ben sanıktan şikayetçiyim. Biz eşimle akşamüzeri Denizli’den iş yerimize geldik. 1 saat oğullarımız ile oturduktan sonra eve gitmek için iş yerinden çıkıp aracımızın yanına geldiğimizde sanık eşime ateş etti. Ben olayı anlamadan Muharrem’e babana ne oldu diye sorduğumda ikinci bir ateş sesi duydum ve oğlumda sol tarafıma yığıldı. Bizim ona borcumuz yoktu. Biz ona satıştan sonra alacak verecek var mı diye sorduk o da yok dedi o şekilde helalleştik. Sanığın savunmasını kabul etmiyorum" ifadesinde bulundu.


Maktul Ramazan Tin’in kızı Duygu Tin ise sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek; "Aracın noter satışında ben bizzat oradaydım. Metin K.’nın avucuna 200 Bin TL para saydım. Normalde aracın satışı için 250 Bin TL’ye anlaşmışlar ama yolda Gölhisar’a gelirken aracın kaputu açılmış ve ön cama hasar verdiği için babam orijinalliği bozuldu diyerek vazgeçmek istemiş daha sonra 200 Bin TL ‘ye anlaşmışlar. Noterden sonra hem sanığa hem babama alacak verecek var mı diye sordum ikisi de yok dediler. Bir süre sonra abim araçtaki hasarı 30 Bin TL’ye tamir ettirince hak geçmesin diye geri kalan 20 Bin TL’yi de parça paraca benim hesabımdan Metin K.’ye gönderdim. Bizim ona hiçbir borcumuz yoktur" dedi.


Taraf avukatlarının dinlenmesinin ve beyanlarının alınmasının ardından mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, olayla ilgili tanıkların dinlenmesi için mahkemeyi ileri bir tarihe erteledi.


Mahkeme çıkışı aileler karşı karşıya geldi.


Mahkeme sonrası adliye otoparkında karşı karşıya gelen taraf aileleri arasında kargaşa yaşandı. Polislerin ve çevredekilerin araya girmesiyle taraflar uzaklaşarak bölgeden ayrıldı.



Alacak verecek meselesi yüzünden baba oğlu öldüren sanığın yargılanmasına başlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsunsporlu futbolcular, 23 Nisan’ı çocuklarla birlikte kutladı Süper Lig ekiplerinden Samsunspor’un başarılı futbolcuları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kırsal mahalledeki ilkokul öğrencileri ile birlikte eğlenerek kutladı. Samsunspor, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Tekkeköy Kahyalı İlköğretim Okulu’nda minik öğrenciler ile bir araya geldi. Samsunspor İcra Kurulu Üyesi ve Pazarlama Departmanı Başkanı Zeycan Yıldırım, futbolcular Rick van Drongelen, Elayis Tavsan, Joe Mendes, Ali Diabate, Bedirhan Çetin, Efe Törüz ve Tahsin Bülbül çocuklarla birlikte bayramı kutladı. Bol bol çocuklarla fotoğraf çektiren Samsunsporlu futbolcular, imza dağıtıp birlikte maç yaptılar. Futbolun sadece spordan ibaret olmadığını dile getiren Zeycan Yıldırım, "Bu tarz etkinlikler, çocukların hayat boyu unutamayacağı bir etkiye dönüşebiliyor. O yüzden çocuklarla birlikte olmak mutluluk verici. Futbolun topluma etkisi çok büyük. İnsanlara dokunmak ve onların yanında olmak gerekiyor. Onları mutlu etmek için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz. Böylece futbolun sporun üzerinde de bir etkisi olduğunu deneyimlemiş oluyoruz" dedi. Çocukların toplum için çok önemli bir varlık olduğunu ifade eden Rick van Drongelen, "Çocuklarla vakit geçirmek çok keyifli ve harika bir duygu. Çocuklarımız çok tutkulular. Onlarla vakit geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Bayramlarını kutluyorum" diye konuştu. İlk kez memleketinde bayram kutladığını ifade eden Elayis Tavsan ise "Ben yarı Türk’üm, annem Türk. Türk kökenli bir oyuncu olarak buradayım. Bu bayramda çocuklarla birlikte vakit geçirmek, fotoğraf çektirmek, imza vermek çok keyifliydi. Beraber bu bayramı geçirdiğimiz için mutluyum" şeklinde konuştu. Karadeniz temsilcisinin futbolcuları ile keyifli vakit geçiren öğrenciler aynı zamanda okul halı sahasına kurulan oyun alanlarında da futbolcularla birlikte çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi.
İstanbul Sarıyer’de yağmur sebebiyle çöken kaldırıma belediye müdahale etmedi Sarıyer’de 3 sene önce kısmen çöken ve müdahale edilmeyen kaldırım, 3 hafta önce yağan yoğun yağmurda biraz daha çöktü. Mahalle sakinleri Sarıyer Belediyesi’nin soruna çözüm bulmadığını, vatandaşlara "Malzemeyi verelim, siz yapın" dediğini iddia etti. Sarıyer Tarabya Mahallesi Şalcıgır Caddesi üzerinde, iddiaya göre 3 sene önce yağmurda çöken kaldırım belediye ekiplerince düzeltilmedi. 3 hafta önce yağan yağmurda çökmenin büyümesi ile mahalleli Sarıyer Belediyesi’ne bir kez daha başvurdu. Belediye ekipleri çökmeye müdahale etmezken vatandaşların ısrarı üzerine sadece korkuluk yapmakla yetindi. Vatandaşlar her yağmur yağdığında caddeye kadar etki edecek çökmeden korktuklarını belirtirken, Sarıyer Belediyesi yetkililerinin ’malzemeyi verelim siz yapın’ dediğini, herhangi bir rapor ve inceleme yapılmadığını iddia etti. "Her yağmurda yüreğimiz ağzımızda" Her yağmurda tedirgin olduklarını söyleyen mahalle sakini Aslı Nişancı, "Burası Tarabya Mahallesi Şalcıgır Caddesi. Bu yerle 3 yıldır uğraşıyoruz. Küçücük bir yerdi ve her yağan yağmurda çoğaldı. 3 hafta önce ise kaldırımla birlikte büyük bir toprak çökmesi oldu. Sarıyer Belediyesi’ne tüm müracaatları yaptık, mahallemizde imza topladık ve ilettik. Zemin etüdü yapılmasını istedik çünkü çok ciddi bir konu. Buranın altı tamamen boş ve her yağmur yağdığında yüreğimiz ağzımızda. Burası okul yolu ve çok işlek bir yol. Bu çökme kaldırımı aldığı gibi sokağa kadar ilerleyip sokağı da alacak. Şu ana kadar çözüme dair herhangi birşey duymadık. Gelip sadede şu bariyeri yaptılar bir de güzel boyadılar. Acilen buranın yapılması gerekiyor çünkü yağan yağmurlar burada tehlikeyi her an büyütüyor. Basını buraya getiririm diyerek yetkilileri çağırabildik. Hafriyatı zor aldırabildik ve bize ’malzemeyi biz verelim işçiliği siz yapın’ denildi. Sadece bekliyoruz yağan yağmurlar ve zaman bu beklemeyi daha da riskli bir hale getiriyor. 2 bilirkişi davet ettim alt tarafın boş olduğunu gördüler ve durum çok ciddi dediler. Zemin etüdü yapılmadan zaten buraya girilemez biz de buraya giremeyiz. Biz dilekçemizde zemin etüdü için de bir talepte bulunduk. Bize söylenen tek şey ’sorun yok’ ancak bizim elimizde bir rapor yok. Tedirginiz" diye konuştu.
Denizli Tavas’tan Çanakkale’ye gönül köprüsü Tavas Belediyesi, sosyal belediyecilik vizyonu kapsamında anlamlı bir kültür hizmetine daha imza attı. Belediye Başkanı Kadir Tatık’ın talimatıyla düzenlenen organizasyonda, Tavaslı emekli vatandaşlardan oluşan kafile, Türk tarihinin dönüm noktası olan Çanakkale ruhunu yerinde yaşamak üzere dualarla uğurlandı. Tavas Belediyesi, ilçedeki emekli vatandaşlara yönelik kültürel etkinliklerine bir yenisini ekledi. Millî mücadele ruhunun en güçlü şekilde hissedildiği topraklara düzenlenen "Çanakkale Kültür Gezisi" kapsamında ilk kafile yola çıktı. Tavas Belediye Meydanı’nda düzenlenen uğurlama törenine Belediye Başkanı Kadir Tatık, belediye birim müdürleri ve vatandaşların aileleri katıldı. Geziden ziyade bir "Gönül Yolculuğu" olarak nitelendirilen program dahilinde, emekli vatandaşlar Çanakkale Şehitliği, Conkbayırı, 57. Alay Şehitliği ve Seyit Onbaşı Anıtı gibi tarihi mekanları ziyaret edecek. Profesyonel rehberler eşliğinde gerçekleşecek olan ziyarette, "Çanakkale Geçilmez" dedirten iradenin destansı öyküsü yerinde idrak edilecek. Tavas Belediyesi, bu tür organizasyonlarla hem sosyal dayanışmayı güçlendirmeyi hem de tarih bilincini diri tutmayı hedefliyor. Uğurlama töreninde duygularını paylaşan Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık, şunları ifade etti: "Bugün Tavas’tan bir kafileyi, tarihin en büyük destanlarından birinin yazıldığı Çanakkale’ye uğurlamanın gururunu yaşıyoruz. Bu yolculuk bir geziden ziyade, Türk milletinin küllerinden doğduğu topraklara yapılan bir gönül yolculuğudur. Orada her adımda bir şehidin emaneti, her rüzgârda bir duanın izi var. Emekli vatandaşlarımız, ’Çanakkale Geçilmez!’ diyen iradenin nasıl yazıldığını yerinde görecek, bu vatanın hangi bedellerle kazanıldığını yüreklerinde hissedecekler. Biz inanıyoruz ki; geçmişini bilen nesiller, geleceğini daha güçlü inşa eder. Dualarımızla uğurladığımız bu anlamlı yolculuğun, yüreklerde vatan sevgisini daha da büyütmesini diliyorum. Rabbim yollarını açık, niyetlerini hayırlı eylesin. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun."
Şanlıurfa Tuncay Sonel’in ismi caddelerden kaldırıldı Bir dönem Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde kaymakamlık yapan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in ismi ilçedeki iki caddeden kaldırıldı. Caddelere Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden şehit öğretmen Ayla Kara ve bir dönem hem Birecik Belediye Başkanlığı yapan ve Gaziantep milletvekili olduğu sırada hayatını kaybeden Abdülkadir Yüksel isminin verileceği öğrenildi. Şanlıurfa’nın Birecik ilçesinde 27 Ekim 2005 ile 28 Ağustos 2008 tarihleri arasında kaymakamlık görevini yürüten Tuncay Sonel’in adı, biri kent merkezinde, diğeri ise kırsal mahallede olmak üzere iki caddeye verilmişti. Tunceli’de işlenen Gülistan Doku cinayetine isminin karışması ve gözaltına alınmasının ardından harekete geçen belediye ekipleri, Tuncay Sonel’in isminin yer aldığı tabelayı caddelerden kaldırdı. Ekipler tabelayı indirirken, meclis kararıyla caddelere Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden şehit öğretmen Ayla Kara ve bir dönem Birecik Belediye Başkanlığı yapan ve Gaziantep milletvekiliyken hayatını kaybeden Abdulkadir Yüksel isminin verileceği öğrenildi. Sosyal medya üzerinden bir açıklama yapan Birecik Belediye Başkanı Mehmet Begit caddelerden birine bir zamanlar Birecik Belediye Başkanı olarak görev yapan ve Gaziantep’te milletvekilliği yaparken hayatını kaybeden Abdulkadir Yüksel ile Kahramanmaraş’taki okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara isimlerinin verileceğini belirtti.