ÇEVRE - 24 Mart 2025 Pazartesi 16:56

Burdur Gölü alarm veriyor, çözüm arayışı sürüyor

A
A
A
Burdur Gölü alarm veriyor, çözüm arayışı sürüyor

Son 50 yılda su seviyesinde ve yüzey alanında ciddi kayıplar yaşayan Burdur Gölü için düzenlenen teknik çalışma toplantısında, gölün korunması ve sürdürülebilir yönetimi için acil önlemler masaya yatırıldı. Uzmanlar, göldeki su kaybının nedenleri ve çözüm yolları üzerine önemli değerlendirmelerde bulunurken, insan sağlığını tehdit eden kuruyan alanlardaki tozlaşmanın önüne geçebilmek için çözüm arayışlarını konuştular.


Son 50 yılda hızla küçülerek alarm veren Burdur Gölü, küresel iklim değişikliği, artan su tüketimi ve insan kaynaklı faaliyetler nedeniyle hem yüzey alanı hem de su hacmi olarak ciddi kayıplar yaşadı. Yapılan ölçümlere göre, gölün su seviyesi en yüksek olduğu 1971 yılı temmuz ayında 857,35 metre iken, 2025 yılı ocak ayında 836,72 metre seviyelerine kadar geriledi. Yüzey alanı da aynı dönemde yaklaşık 17 bin 998 hektar alandan 11.644 hektar alana düşerek önemli ölçüde küçüldü. Bu durum, bölgedeki ekosistemi olumsuz etkilerken çevreye yayılan tuz ve toz, tarım alanları başta olmak üzere geniş bir bölgeye zarar veriyor. Gölü besleyen su kaynaklarının azalması ve yer altı sularının aşırı tüketimi, su kaybını hızlandıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Tarımsal sulamada kontrolsüz kullanım, kaçak sondajlar ve bilinçsiz otlatma faaliyetleri de gölün geleceğini tehdit eden unsurlar arasında.


Bu olumsuz gidişe önlem almak isteyen Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Burdur Valiliği ve paydaşları "Burdur Gölü Kuruyan Kıyı Alanlarının Korunması, Ekolojik Düzenlenmesi ve Sürdürülebilir Kullanımı" konulu teknik çalışma toplantısı düzenledi.


Toplantıda, Türkiye’nin 14 Ramsar alanından biri olup birinci derece sit alanı olan Burdur Gölü, yaşanan iklim değişikliği, kuraklık ve yanlış tarım ve hayvancılık uygulamaları sonucunda sularının çekildiği kuru alanlarda meydana gelen ve halk sağlığını tehdit eden tozlaşmanın önüne geçebilmek için bu alanların restorasyonu, rehabilitasyonu ve reklamasyonu gibi konular ele alındı. Ayrıca Burdur Gölü’nün korunması ve sürekliliğinin sağlanması için bilimsel veriler ışığında yeni bir yönetim ve yönetişim modelinin hayata geçirilmesi gerekliliği vurgulandı. Yerel yönetimlerden STK’lara, akademisyenlerden çiftçilere kadar tüm tarafların katılımıyla çözüm odaklı bir eylem planı oluşturulması gerektiği ifade edildi.



"Burdur Gölü’nün geleceği için bilimsel araştırmalar ve koruma stratejileri gündemde"


Toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdür Yardımcısı Dr. Beyhan Oktar, "Ülkemizdeki birçok önemli ekosistem ve sulak alanda olduğu gibi, Burdur Gölü ve havzasının korunması amacıyla göl aynası ve kıyı kesimi birinci derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiştir. Sonrasında, Antalya, Burdur, Isparta illerinin doğal sit alanlarının ekolojik temelli bilimsel araştırma projesi hazırlatılarak, Burdur Gölü ve çevresi doğal sit alanı, sit statülerinin güncellenmesi doğrultusunda çalışmalar başlatılmıştır. Ekolojik temelli bilimsel araştırma çalışması ile göl ve çevresinin yüksek habitat, peyzaj ve jeolojik değeriyle barındırdığı nesli tehdit altındaki endemik birçok flora ve fauna elemanına ilişkin sonuçlar elde edilmiştir. Burdur Gölü, barındırdığı endemik türler ve sahip olduğu biyojeokimyasal özellikleri ile dünya ölçeğinde olağanüstü bir ekosistem olup, kuşlar ve diğer canlılar için habitat oluşturması ve sağladığı diğer ekosistemlerle birlikte ülkemizin önemli su kaynaklarından biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak son yıllarda yaşanan iklim değişikliği ve antropojenik etkiler, ülkemizdeki sulak alanlarının birçoğu üzerinde olumsuz etkilerini görmekteyiz. Çeşitli kuş çeşitlerinin göç dönemlerinde önemli bir uğrak yeri olmasıyla da Burdur Gölü, bu durumdan en çok etkilenen alanlardan biridir. Göl su seviyelerinde azalmalar meydana geldiğinden özellikle gölün kıyı kısımlarında yoğun tuz miktarı gözlenmekte, çevrede yaşayan insanlar ve diğer canlılar olumsuz etkilenmektedir. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak ülkemizin hassas ve önemli habitatlarının su kaynaklarını korunmasına yönelik her türlü tedbiri almak ve bu alanları ve habitatları korumaya yönelik çalışmalarımızı yüksek çevre hassasiyeti ve bilinciyle sürdürmeye kararlıyız. Burdur Gölü’müzün sahip olduğu ender ekolojik ve doğal değerlerin korunmasına yönelik yapılan tüm çalışmaların bugün bu platformda paylaşılması ve elde edilen bulguların ekosistem temelli yaklaşımlarla alınacak tedbirlere yansıtılması için Bakanlığımız olarak gösterdiğimiz hassasiyet ve gayretimize destek olarak bizleri yalnız bırakmadığınız ve katkılarınızı esirgemediğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadesini kullandı.



"Vali Bilgihan: Burdur Gölü için geleceği korumak amacıyla eylem planı geliştiriyoruz"


Vali Tülay Baydar Bilgihan ise "Bugün burada, Burdur’un temel sorunlarını konuşmak için toplandık. Konuşmaktan ziyade dinlemeyi tercih ediyoruz. Akademik değerlendirmeler, sivil toplum kuruluşlarının paylaşımları ve halkımızın görüşleri, alana yönelik daha gerçekçi sonuçlar verecektir. Yönetim olarak, bu değerlendirmeler ışığında alacağımız tedbirleri daha güçlü bir şekilde uyguluyoruz. Bu toplantının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Toplantımızın sosyal, ekonomik, kent sosyolojisi, çevresel kentleşme etkileri ve tarımsal etkileri gibi birçok boyutu var. Sorunumuz, iklim değişikliği ile birlikte yüksek oranda hissettiğimiz su kaybı ve ekolojik alanların ne yapılabileceği konusudur. Bu sadece bir alanı ekonomiye, tarıma veya şehirleşmeye kazandırmak değil, geleceğimize kazandırmak konusudur. Burdur Gölü’nün küçülmesi veya su kaybının, iklim değişikliği gibi doğal nedenler dışında, tarımsal ve sanayi kullanımlarımızın da etkisi var. Hayvancılık kapasitesi ve türü, tarımsal faaliyetteki sondaj kullanımı gibi konularda dikkatli olmalıyız. Mısır ve yonca gibi çok su tüketen ürünler, su kaybımızı etkileyen unsurlar. Bu nedenle, daha az su tüketen alternatif ürünleri desteklemeliyiz. Özellikle Senir kasabasında, Salda Gölü güzergahında lavanta yolu ve gül yolu gibi projelerimiz var. Bu bölgede suya dayanıklı, kurakçıl ürünleri desteklemeyi planlıyoruz. Lavanta, gül, altın otu, lenoks, şalgam otu gibi bitkilerin ekilmesi noktasında karar aldık" dedi.


Konuşmaların ardından akademisyenler tarafından yapılan sunumlarda Burdur Gölü’nün su seviyesinin dünü, bugünü, yarını, göl havzasının hidrojeolojisi ve gölün kuruyan alanlarının ağır metal kirliliğinin değerlendirilmesi, gölün çekilen alanlarının toprak özellikleri ve ekolojik reklamasyon önerileri, tuzcul ve alkali alanların vejetasyon özellikleri ve uygun plantasyon örnekleri, kıyı alanlarının tarımsal üretim deseni, toprak işlemesiz tarım ve kuraklığa dayanıklı ekonomik bitki türleri, göl çevresi iklim ve toprak koşullarında tıbbi- aromatik bitki yetiştiriciliği, tuzcul ve kurakçıl bitkilerin yem potansiyeli ve hayvan besleme değeri, kıyı alanlarının hayvan refahı ve halk sağlığı açısından sürdürülebilir yönetimi, tuzluluk ve bitkilerin yaşam mücadelesi, göl çevresi bitkilendirme ve erozyon önleme çalışmaları gibi konular ele alındı.



Burdur Gölü alarm veriyor, çözüm arayışı sürüyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sahnede fenalaşan Müjdat Gezen hastaneye kaldırıldı Müjdat Gezen, bu akşam sahnelenmesi beklenen ’Gırgıriye Müzikali’ öncesinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Oyun başlamadan sahneyi net bir şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin tepki göstermesi üzerine usta oyuncu Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikayet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Gezen rahatsızlanarak hastaneye kaldırılırken, oyun iptal edildi. ’Gırgıriye Müzikali’nin, bu akşam izleyici ile buluşması bekleniyordu. İstanbul Kongre Merkezi’nde oyunu izlemeye gelen bir izleyici, sahneyi net göremediğini belirterek duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine sahneye çıkarak açıklama yapan Müjdat Gezen, "Madem bu kadar şikâyet var, bu geceki oyunumuzu iptal ediyoruz" diyerek sahneyi terk etti ve kulise gitti. Sanatçının ekibi tarafından yapılan açıklamada, Gezen’in sağlık sorunu yaşadığı belirtilerek oyunun iptal edildiği duyuruldu. İzleyiciler için ilerleyen günlerde yeni bir temsil düzenleneceği bildirildi. Gırgıriye Ekibi’nden açıklama Yaşanan olayın ardından ’Gırgıriye’nin sanal medya hesaplarından yapılan açıklamada, "21 Nisan saat 20.30’da İstanbul Kongre Merkezi’nde sahnelenmekte olan Gırgıriye adlı tiyatro oyunumuz sırasında, sahneyi net şekilde göremediğini belirten bir izleyicinin sahneye çıkarak değerli sanatçımız Müjdat Gezen ile doğrudan münakaşaya girmesi halinde sahne düzeni bozulmuştur. Yaşanan bu beklenmedik ve üzücü olay sırasında Sayın Müjdat Gezen rahatsızlanmış; gelişmeler üzerine sanatçımızın sağlık durumu gözetilerek ve seyir güvenliğinin korunması amacıyla oyunun ertelenmesine karar verilmiştir" ifadelerine yer verildi.
Kastamonu Kendilerini uyaran adamı darp eden şahıslar otomobili bırakıp kaçtı Kastamonu’nun Tosya ilçesinde 3 şahıs, trafikte kızını rahatsız ettikleri için kendilerini uyaran adamı darp edip otomobili yolda bırakarak kaçtı. Darp edilen vatandaş hastaneye kaldırıldı. Olay, Tosya ilçesi Rıhtım Boyu Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, H.K. isimli vatandaş otomobiliyle, kızı S.K. ise motosikletiyle evlerine gitmek için arka arkaya seyir halindeyken, aynı yöndeki bir otomobildeki 3 genç, S.K. idaresindeki motosikleti taciz etti. Durumu fark eden H.K. aracını durdurarak, otomobildeki gençleri uyarmak istedi. Araçta bulunan 3 genç, çıkan tartışma sırasında H.K.’yi darp etti. Bu sırada sesleri duyan vatandaşlar araya girerek kavgayı ayırdı. Olayın ardından 3 genç, bulundukları otomobili olay yerinde bırakarak kaçtı. Yaşlı adam hastaneye kaldırıldı 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Darp edilen H.K. sağlık ekipleri tarafından Tosya Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Olay yerinde incelemelerde bulunan polis ekipleri, olay yerinde bırakılan otomobilin sahibinin oğlu olduğu öğrenilen ve olaya karıştığı değerlendiren 1 kişiyi olay yerinin yanında bulunan okulun bahçesinde yakaladı. Şahıs, polis merkezine götürdü. Şahısların olay yerinde bıraktığı otomobil ise otoparka çekildi. Olayın S.K.’nin kullandığı motosikletin trafikte şahıslar tarafından taciz edilmesiyle başladığını ifade eden gördü tanığı Akif Dalsız, "Ben sesler üzerine geldiğimde, kızın babası, ‘ayıp değil mi, gençlik böyle olur mu’ diyordu. Daha sonra çocuk adamın yakasına yapıştı, adam da onun yakasına yapıştı. Büyüğe hiç saygı yok. Ayırmaya kalktığımızda ilk önce kıza vurdu. Babası, ‘ne yapıyorsun’ derken ona saldırdılar. Millette ahlak kalmamış, bu gençlik nereye gidiyor bilmiyoruz. Nereye kadar böyle devam edecek" dedi. Polis ekipleri olay yerinden kaçan diğer 2 şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.
Kahramanmaraş Doktor önerilerini dinlemeyen anne ihmalden tutuklandı Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan tarihinde meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada olayın faili İsa Aras Mersinli’nin annesi ihmali bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yazılı basın açıklamasında, Onikişubat ilçesi Haydarbey Mahallesi’nde bulunan okulda gerçekleşen saldırıyla ilgili soruşturmanın titizlikle sürdürüldüğü belirtildi. Açıklamada, olayın failinin sağlık durumuna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ilgili sağlık kuruluşlarından temin edildiği kaydedildi. Yapılan incelemelerde, iki farklı kurumda görevli psikologların olaydan önce failin çocuk psikiyatrisi desteğine ihtiyaç duyduğunu belirttiği, ancak anne P.P.M.’nin bu önerileri dikkate almadığı ifade edildi. Açıklamada, "Olayın faili İsa Aras Mersinli’nin, dosyaya yansıyan sağlık sorunlarının tespitine yönelik tüm bilgi ve belgeler ilgili sağlık kuruluşlardan temin edilmiştir. Bu evrakların yapılan incelenmesi neticesinde, resmi ve özel iki farklı kurumda görevli iki psikoloğun olay tarihinden önceki tarihlerde İsa Aras Mersinli’nin çocuk psikiyatri polikliniğinde tedaviye ihtiyaç duyduğu yönünde teşhis ve öneride bulunmalarına rağmen anne P.P.M.’nin doktor önerilerini dikkate almayarak söz konusu tıbbi desteğe yönelik psikiyatri polikliniklerine müracaatta bulunmadığı ve bu şekilde failin ölüm ve yaralama eylemlerini gerçekleştirmesine sebebiyet verdiği değerlendirilen psikolojik rahatsızlıklarının tedavisindeki sorumluluklarında ihmal gösterdiği tespit olunmuştur. Bu doğrultuda Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığımızca, şüpheli P.P.M.’nin somut olaydaki ihmali eylemi ve bu ihmal neticesi oluşan neticenin vehameti hususları dikkate alınarak tutuklaması talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevki yapılmıştır. Kahramanmaraş Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince yapılan sorgu neticesi, P.P.M.’nin CMK 100 maddesi gereğince tutuklanmasına karar verilerek şüphelinin Ceza İnfaz Kurumlarına teslimi sağlanmıştır. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle yürütülmektedir"
Konya İlhan Palut: "Fenerbahçe galibiyeti bir öz güven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır" Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, Fenerbahçe’yi mağlup ettikleri maçın ardından, "Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır" dedi. Konyaspor, Ziraat Türkiye Kupası Çeyrek Final mücadelesinde kendi evinde Fenerbahçe’yi 1-0 mağlup etti. Maç sonu düzenlenen basın toplantısında konuşan Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut, "Hem bir Türkiye Kupası çeyrek final maçı. Hem de rakip Fenerbahçe. Zaten öncesinde bu iki parametreyi ortaya koyduğumuz zaman ne kadar önemli bir karşılaşma olduğu ortaya çıkıyor. Ligdeki iyi sonuçlar, puan durumundaki biraz nefeslenme aslında bize bu maça daha fazla yoğunlaşma şansını verdi ve oyuncu seçimlerinde bizi bazı tereddütlerden kurtardı açıkçası. Oyuncularım gerçekten çok istekliydi. Tesislerdeki hava, antrenmanlardaki hava gerçekten bu maçı istedikleri ve kupada ilerlemek istedikleri yönündeydi. 40-45 dakika başa baş bir oyun vardı. Tabii ki Fenerbahçe de geldi. Biz ilk 45 dakika aldığımız topları üçüncü bölgeye çok iyi taşıdık ama daha çok net pozisyona ihtiyacımız vardı. Ama bu arada iyi savunma yaptık Fenerbahçe’ye de net pozisyon vermedik. Rakibi geri koşturamadık ve Fenerbahçe sürekli denemelerde bulundu. Ama dediğim gibi işin savunma kısmında başarılıydık. İkinci yarı zaten uzatmanın son dakikalarında bir duran top ve devamında bir penaltı kazandık. İnanılmaz değerli bir dakikada. Hücumsal olarak etkili olmakta zorlandığımız anlarda bir nevi imdadımıza yetişen bir pozisyon oldu. Penaltı golü Fenerbahçe’nin bütün oyuncularıyla yüklenişi, Fenerbahçe’nin karambolleri derken orayı bir şekilde kurtarmamız gerekiyordu ve bir şekilde savunabildik ve önemli bir galibiyet aldık. Evet şu anda yarı finaldeyiz, kupada ilerliyoruz. Camianın özlediği bir sonuç. Mutluyuz, taraftarımızı sevindirdik. İleriye bakış açısından şunu söyleyebilirim. Fenerbahçe galibiyeti bir özgüven ve bir enerji verecekse bu açıdan da bu galibiyetin bize getirdiği artılar olacaktır. Oyuncularımı kutluyorum" diye konuştu.