GÜNDEM - 21 Ekim 2025 Salı 10:43

Ev sahibiyle kiracının ’çöplüğe dönmüş bahçe’ kavgası

A
A
A

Burdur’da metruk binanın bitişiğinde yaşayan ev sahibi ve kiracı defalarca kez birbirinden şikayetçi oldu. Kiracısının bahçesini çöplüğe çevirdiğini söyleyerek duruma isyan eden ev sahibi, kiracısının kendisi hakkında hayvanları öldürdüğü iddiasıyla karakolluk oldu.

Burdur’da yaklaşık bir yıl önce ev sahibi İsmail Şenkan, kendi evinin yanında bulunan evi Nilüfer Baykara’ya kiraladı. Bahçeyi ortak bir şekilde kullanan ikiliden Baykara, 8 köpeği bahçede, 40’dan fazla kediye de evinin içinde bakmaya başladı. Bu durumdan ilk başlarda şikayetçi olmayan Şenkan, sonraki zamanlarda bahçedeki pislikten dolayı duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine ikili arasında tartışmalar başlarken Baykara, her fırsatta polisi arayarak ev sahibinin hayvanlarını öldürdüğüne dair ihbarda bulundu. İlerleyen yaşına rağmen her gün karakolla gitmek zorunda olan Şenkan, bu duruma isyan etti. Kiracısının bahçeye kamera taktırması bardağı taşıran son damla olurken, Şenkan kiracısının kendisini gözetlediğini iddia etti. Bahçede köpekler için konulan yemeklerin bazılarının 1 ay, bazılarının 2, bazılarının ise 3 aydır orada olduğunu belirten ev sahibi, tek isteğinin bahçesinin temizlenmesi olduğunu söyledi. Bu arada, ev sahibi Şenkan’ın yaşadığı yerin de adeta çöp ev olduğu görüldü. İkilinin sohbet ettiği esnada kiracı Baykara’nın ev sahibi Şenkan’a ’dede’ demesi üzerine Şenkan da "Ben senin hem babanım hem dedenim ama lütfen artık beni şikayet etme" dedi.

Ev sahibi: "Ben bu pisliğin içinde yaşıyorum"

Tuvaletinin, banyosunun önüne kiracısı tarafından kamera takıldığını iddia eden ev sahibi İsmail Şenkan, "Diyecek ki benim can güvenliğim yok nereden can güvenliğin yok. Ben 6 senedir burada yaşıyorum. Beni şikayet edip duruyor. Benim 80 yaşından sonra karakolda ne işim var. Ben elektriği evimden çıksın diye kestirdim. Gitti yeniden elektriği açtırmış. Bizim aramızdaki sorun her gün her an için devam ediyor. Ben köpeklerini tutmaya çalışıyordum geldi bir anda neden saldın köpeklerimi dedi. Köpek de yukarıdan fare bulmuş gelmiş sonra da yedi onu. Kediler de yemiş aynı fareyi sonra da hepsi de öldü. Evinde 50’ye yakın kedi var yarısı geldiği yerde kalmış. Arabasının içinde yaşarken gördüm. ’Ben bir albay kızıyım, öğretmen emeklisiyim’ dedi canım acıdı. Aldım geldim kapımı açtım. Al başıma belayı sonrasında da. Her sorun beni buluyor. Kedisi ölüyor beni mahkemeye veriyor. Ben canımdan bezdim 80 yaşından sonra karakola gitmekten. Buradaki yemeklerin bazıları 3 aylık, bazıları 1 aylık. Ben bu pisliğin içinde yaşıyorum" şeklinde konuştu.

Kiracı: "Ciddi anlamda sarsıntı içindeyim"

Evin kendi hayatını tehdit ettiğini ileri süren kiracı Nilüfer Baykara ise, "Bu bina benim hayatımı tehdit ediyor. Ev sahibim elektriğimi kesiyor, suyumu kesiyor. Buradan millet girip çıkıyor. Ev sahibim de zaten bunu istiyor. Ev sahibi burada oturuyor. Şu anda onun köpeğine de bakıyorum çünkü o adam köpekleri satıyor. Hayvan sevgisi yok hatta önceleri köpekleri kesiyor. Sen neden bu evi tercih ettin diye sorarsan da bahçeli ev yok. Bana ev vermiyorlar, kedi köpek istemiyorlar. Ben de hayvanlarımı gözlerim diye kamera taktım. Adam beni izliyor diye söyleyince de savcılık kameranın kayıt cihazını almış. Benim bir de elektriğimi kestiriyor ben de tekrar abone oldum. Sonrasında gelip bir daha vura vura sayacı kırıyor. Gece polisler geldi. Bir de kedilerim öldü, köpeğim yok. Ciddi anlamda sarsıntı içindeyim. Size bakıyorum ama kafamdan bin türlü şey geçiyor" şeklinde konuştu.

"Beni yaşatmıyor, eziyet ediyorlar"

Şimdiye kadar oturduğu tüm evlerde de ev sahipleriyle sıkıntı yaşadığını ifade eden Baykara, "Beni yaşatmıyor, eziyet ediyorlar. Düzeni kuruyorsun, parasını veriyorsun, yemekleri ayarlıyorsun sonra da tak diye eziyet ediyorlar. Köpek ve kedilerin hiçbir zorluğu yok. Onlar yaşam ve moral kaynağı ama insanlar çok eziyet ediyorlar. Ev sahibim kesinlikle hayvansever değil. Hayvanlara bakmıyor, köpeklere bakmıyor. Köpeklere ticari amaçla bakıyor" diye konuştu.

Arda Akın Akkoca 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.