ASAYİŞ - 13 Aralık 2024 Cuma 16:50

Kamyonun halk otobüsü ile çarpıştığı kazada yaralanan öğrenci: “Otobüsün dolu olduğu zamana denk gelseydi yaralı sayısı daha fazla olurdu”

A
A
A
Kamyonun halk otobüsü ile çarpıştığı kazada yaralanan öğrenci: “Otobüsün dolu olduğu zamana denk gelseydi yaralı sayısı daha fazla olurdu”

Burdur-Antalya karayolunda arızalanan tomruk yüklü kamyona ve çevre güvenliği alan polis aracına halk otobüsünün çarpması sonucu yaralanan öğrenci Yakup Güzel, kaza anını anlattı. Güzel, “İlk çarpışmada savruldum, ikincide yere düştüm. Allah’tan otobüs çok kalabalık değildi. Biraz daha dolu olsa olay daha büyük yerlere gelebilirdi” dedi.


Kaza, saat 09.00 sıralarında Burdur-Antalya karayolu Kurna rampalarında meydana geldi. Burdur’dan Antalya istikametine seyir halinde olan Mehmet T. (52) idaresindeki 07 R 3239 plakalı tomruk yüklü kamyon, Kurna rampalarında arızalandı. Arızanın giderilmesi için şoför tamirci çağırırken, bölge trafik ekipleri de kamyonun arkasında güvenlik önlemleri almak için durdu. O sırada Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ne (MAKÜ) giden Süleyman O. (59) idaresindeki 15 HO 1008 plakalı halk otobüsü önce polis aracına, ardından kamyona çarptı. Kazada polis memuru Tahsin K. ve otobüste yolcu olarak bulunan üniversite öğrencileri Şule D. (25), Yakup Güzel (19), Naz B. (18), Mihriban K. (21) ve Duru P. (21) hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından yaralılar ambulansla Burdur Devlet Hastanesine kaldırılırken, polis ve jandarma ekipleri yolda güvenlik önlemi aldı. Diğer yolcular ise farklı bir otobüsle üniversiteye götürüldü. Kaza nedeniyle trafik tek şeritten ilerlerken, uzun araç kuyruğu oluştu. Olay yerine gelen çekici yanaştığı esnada kamyon geri kaymaya başladı. Yokuş aşağı yaklaşık 30 metre boyunca kayan kamyon, park halindeki biri polis aracı olan iki araca çarparak şarampole devrildi. Bu esnada polis aracının arkasındaki 15 ABZ 888 plakalı Peugeot marka otomobilin içinde oturan bir vatandaş ise son anda arabadan atlayarak araçların arasında kalmaktan kıl payı kurtuldu. Kazada ikisi polis aracı toplam 5 araçta hasar oluştu.


Kaza esnasında halk otobüsünün sağ tarafında ikinci koltukta oturan ve yaralanan MAKÜ Hemşirelik Bölümü öğrencisi Yakup Güzel, kaza anını anlattı. Güzel, “Bugün MAKÜ İstiklal Yerleşkesi’ne doğru gidiyorduk otobüsle. Ben derse yetişmeye çalışıyordum. Otobüs rampa yukarı çıkıyordu. Ben de sağ tarafta ikinci koltukta ters bir şekilde oturuyordum. Ani bir çarpma oldu, bir anda savrulduk hepimiz. Daha sonra ikinci bir çarpma oldu, onda da yere düştüm oturduğum yerden. Cam kırıldı ve kırıkları üzerime geldi. O an ben de oluşan o adrenalinle korktum. Otobüste herkes bağırmaya başladı. O an anladım kaza olduğunu. Ön tarafa doğru baktığımda otobüsün sağ tarafı içeri doğru bayağı bir hasar almıştı. Benimle beraber birkaç yaralı daha vardı. Onları dışarı çıkardık. Ben de dışarı çıktıktan sonra üzerime gelen cam kırıklarını silkeledim. Daha sonra sağlık ekipleri geldiler, bize yardımcı oldular. Ambulansla bizi hastaneye götürdüler. Orada bize gerekli tedavileri yaptılar. Ağır bir durum olmadığı için de taburcu olduk. Kamyonun arkası tomruk yüklüydü. Çarpma ile beraber bu tomruklardan birkaçı düşerek benim olduğum yerdeki camı kırdı. Çok şükür cam kırıkları bize çok fazla zarar vermedi. O tomruk otobüsten içeri girseydi daha büyük bir sıkıntı yaşanabilirdi. O yönden biraz şanslıyız. Benim boynumda bir ağrı vardı, hareket edemiyordum. Tedbir amacıyla hastaneye gittim. Orada bir sıkıntı olmadığı anlaşılınca taburcu edildim” dedi.



"Üniversiteye gidiş için farklı alternatifler sağlanmalı"


Üniversiteye giden otobüslerin belirli saatlerde çok dolu olduğunu ve bu konunun çözüme kavuşturulması gerektiğini söyleyen Güzel, “Bugün otobüs çok fazla dolu değildi ama bundan önceki birçok seferde tıklım tıklım dolu oluyor otobüs. Buradan o konuya da değinmek istiyorum. Burdur’da ulaşım şartlarının iyileştirilmesini talep ediyorum. Üniversiteye gidiş için daha fazla seçenek sunulması gerekiyor. Çünkü otobüslerde öğrenciler tıklım tıklım gidiyor. Bugün otobüs dolu olmadığı için fazla yaralanan olmadı ama çok dolu zamanlarda gittiğimiz zamanlar da oluyor. Onlardan birine denk gelseydi kazanın boyutu farklı olabilirdi” diye konuştu.



Kamyonun halk otobüsü ile çarpıştığı kazada yaralanan öğrenci: “Otobüsün dolu olduğu zamana denk gelseydi yaralı sayısı daha fazla olurdu”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Bebeklikte başladı, 33 yaşında üçüncü ameliyatla hayata döndü Trabzon’da yaşayan 33 yaşındaki Fatma Karabiber, geçirdiği üçüncü açık kalp ameliyatının ardından sağlığına kavuştu. Tıpta nadir görülen vakalardan biri olarak değerlendirilen operasyon, başarılı bir şekilde tamamlandı. Trabzon’un Maçka ilçesinde yaşayan Fatma Karabiber’in kalp hastalığı hikayesi henüz bebeklik döneminde başladı. Doğduktan sadece 2 ay sonra kalbinde delik olduğu belirlenen Karabiber, 2006 yılında doğuştan gelen karıncıklar arası delik ve pulmoner damar darlığı (ventriküler septal defekt ve pulmoner stenoz) nedeniyle ilk açık kalp ameliyatını geçirdi. Uzun yıllar bu hastalıkla mücadele eden Karabiber, 2014 yılında ise aort kapak darlığı ve subaortik membran nedeniyle ikinci kez ameliyat masasına yattı. Yıllar sonra yeniden ortaya çıkan şikayetler, üçüncü ve en kritik sürecin habercisi oldu. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle Medical Park Karadeniz Hastanesi’ne başvuran Karabiber’in yapılan tetkiklerinde aort damarının kök ve çıkan kısmında 55 milimetre çapında anevrizma tespit edildi. Hayati risk taşıyan bu durum üzerine üçüncü kez açık kalp ameliyatı kararı alındı. Gerçekleştirilen operasyonla genişleyen ve yırtılma riski bulunan aort damarının bozuk bölümü yapay damar ile değiştirildi. Ameliyat sonrası süreci iyi geçen Karabiber, operasyonun 8. gününde taburcu edilmeye hazırlanıyor. Yaşadığı zorlu süreci anlatan Fatma Karabiber, "Üçüncü ameliyatım çok şükür başarıyla geçti Tuncay Bey’in sayesinde, Allah razı olsun. İkinci ameliyatımı da ona olmuştum. Biraz zorlu bir ameliyat oldu ama yine başarılı bir ameliyat geçirdim. Ben çeşitli hastaneleri dolaştım bu süreçte fakat en güvendiğim doktorum Tuncay Bey’di. O yüzden yine ona gelerek kendimi teslim ettim. Allah razı olsun iyi bir ameliyat ile çok şükür hayattayım. Korkulu bir süreç geçirdim ama iyiyim çok şükür. Hastane ve personelleri ile her şey iyiydi" dedi. "Hayat mücadelemi bırakmadım" Kalp rahatsızlığı sürecinin bebeklik döneminde başladığını dile getiren Karabiber, "Benim hastane serüvenim 2 aylıkken başladı. Doğduktan 2 ay sonra kalbimin delik olduğunu öğrenmişler. 13 yaşında ameliyat olabildim. Beklenmedik bir şekilde ikinci kez kapak ameliyatı oldum. İlk ameliyatımı İstanbul’da olmuştum. Üçüncü kez ameliyat kararı alınınca açıkçası korktum. Üçüncü kez aynı masaya yatmak korkulu bir durumdu. Allah’a şükür ben doktoruma güvendim. Doktorumun sayesinde başaracağız dedim. Doktorumla birlikte başardık. Çok şükür, onun da emeğine sağlık. Allah razı olsun. Hayat mücadelemi bırakmadım. Çok şükür taburcu olmak üzereyim. Taburcu olup hayatıma devam edeceğim. Çok şükür ailemi bırakmadım. En çok annemi yalnız bırakmaktan korkuyordum. Şimdi hayata daha sıkı sarılacağım. Kendime daha iyi bakacağım. Tedavilerimi ve kontrollerimi aksatmayacağım. Bir daha ameliyat masasına yatmamak için elimden geleni yapacağım" şeklinde konuştu. "Üçüncü kere açık kalp ameliyatı nadir bir durumdur" Üçüncü kez gerçekleştirilen açık kalp ameliyatlarının son derece riskli olduğuna dikkat çeken Medical Park Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Erden, "Hastamız nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayetiyle geldi. Daha önce 13 yaşındayken kalbinde delik artı akciğere giden damarda darlık vardı. Ondan dolayı ameliyat olmuştu. O ameliyattan yaklaşık yedi yıl sonra aort kapağında darlık ve aort damarının hemen altında doğuştan bir zar vardı. İkinci ameliyatında onu yapmıştık. İkinci kere açık kalp ameliyatı, ilk ameliyata göre 3-4 kat risklidir. Çünkü yapışıklar fazla oluyor, yırtılmalar ve kanamalar olabiliyor. Aradan 13 yıl geçtikten sonra bu sefer farklı bir hastalıkla karşımıza çıktı. Son yıllarda hasta tansiyon kontrollerini düzgün yaptırmadığı için aorttaki basınç artışına bağlı aort damarında aşırı genişleme ve neredeyse yırtılacak konuma gelmişti. Aort damarı 55 mm çapa ulaşmıştı. Aort damarını kapağın hemen üzerinden hem kök hem çıkan kısım hem de arküst dediğimiz beynine giden damarların olduğu bölgelere kadar değiştirmemiz gerekiyordu. Üçüncü kere kalp ameliyatları nadirdir. Bu benim üçüncü kere bu ameliyatı yapışım. Daha yeni yeni üçüncü kere kalp ameliyatlarına aşina olmaya başlıyoruz. Bu üçüncü hastamız, üçüncü hastamızın da ameliyatını başarılı bir şekilde yaptık. Tabii biz de korktuk ama gerekli bütün önlemleri aldık. Ameliyattan sonra hastamız bugün yedinci gününde. Gayet iyi, herhangi bir sorunla karşılaşmadık. Şifa ile taburcu etmeyi planlıyoruz" diye konuştu. "Yırtılma riski başlamıştı, zamanında müdahale ettik" Dr. Öğr. Üyesi Erden, sürecin oldukça riskli olduğunu ancak zamanında müdahale sayesinde başarılı sonuç elde edildiğini söyledi. Erden, "Aort damarı genişlemişti. Yırtılma ihtimali vardı, o yüzden ameliyat edecektik. Ama içeriden gördüğümüz kadarıyla bazı noktalardan yırtılma emareleri başlamıştı. Belki birkaç gün, birkaç hafta içerisinde yırtılacaktı. O zaman ameliyatın riski çok daha artacaktı. Burada tecrübe önem arz ediyor. Ekip çalışması ve bölümler arası uyum sayesinde başarılı olduk. Zorlu ameliyatlara alışığız ama bir sonraki hastada yine yeni bir adrenalin ve heyecan yaşıyoruz. Hastalarımızı sağlığına kavuşturmak istiyoruz. Fatma Hanım daha önceki hayatına geri dönecek. Ama bu sefer kontrollerini aksatmayacak. Tansiyonlarına daha dikkat edecek. Kan sulandırıcı ilaç kullanacak. Onların kontrollerini aksatmayacak" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurum’da kadınlara kırmızılahana ve kereviz yetiştiriciliği eğitimi Erzurum’da 7 ilçeden 40 kadın çiftçiye "Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında eğitim verildi. Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanlığı tarafından tarımsal yeniliklerin kadın çiftçiler tarafından öğrenilmesi, uygulanması ve kadın odaklı yaygınlaştırılması amacıyla Bakanlığa bağlı Araştırma Enstitüsü Müdürlükleri ve İl Müdürlükleri iş birliği ile "Kadın Çiftçiler Tarımsal Yeniliklerle Buluşuyor Programı" yürütülüyor. Erzurum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğü işbirliği ile hazırlanan "Erzurum’da Kırmızılahana ve Kereviz Yetiştiriciliğinin Tanıtılması ve Yaygınlaştırılması Projesi" kapsamında Aziziye ve Palandöken ilçelerinde kadın çiftçilere eğitim verildi. 7 ilçeden 40 kadın çiftçinin katılım sağladığı eğitim sonrasında kadın çiftçiler katılım belgelerini Tarım ve Orman İl Müdürü Alpaslan Kenger, Aziziye İlçe Müdürü Abdulbaki Bakır, Palandöken İlçe Müdürü Serkan Tercan, Koordinasyon ve Tarımsal Veriler Şube Müdürü Muhammed Ali Kaya, Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitü Müdürlüğünden İsmail Fatih Çakırbay ve Abdullah Bakan’dan aldılar. Proje kapsamında eğitim alan kadın çiftçilere Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü tarafından kırmızılahana ve kereviz fideleri dağıtılacak. Fide dikiminden hasata kadar kadın çiftçilere teknik destek sağlanacak.