KÜLTÜR SANAT - 31 Aralık 2024 Salı 13:01

Kibyra, kar altında tarihiyle ziyaretçilerini cezbetti

A
A
A
Kibyra, kar altında tarihiyle ziyaretçilerini cezbetti

Tarihte gladyatörler şehri olarak bilinen Kibyra Antik Kenti, kar yağışı sonrası beyaz örtüye bürünerek ziyaretçilerin ilgisini topladı. 2024 kazı çalışmalarında elde edilen bulgular, kentin tarihi mirasına ışık tutuyor. 2024 yılında 35-40 bin kişinin ziyaret ettiği Kibyra Antik Kenti ortaya çıkarılan eserlerin artmasıyla birlikte ilgiyi de üzerine çekiyor.



Tarihte gladyatörler şehri olarak bilinen ve Anadolu’nun saklı cennetlerinden biri olan Kibyra Antik Kenti, tarih ve arkeoloji meraklılarını kendine hayran bırakıyor. Burdur’un Gölhisar ilçesinde yer alan bu antik kent, Roma Dönemi’ne ait yapıları ve ihtişamıyla etkileyici. Helenistik dönemden Osmanlı’ya kadar uzanan çok katmanlı yapısıyla dikkat çeken kentte kazı ve restorasyon çalışmaları sürüyor. Geçtiğimiz günlerde yoğun kar yağışı sonrası beyaza bürünen Kibyra, fotoğraf ve video çekmek isteyen ziyaretçilerin ilgisini çekti.


2016’da UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen Kibyra, Odeon, Medusa Mozaiği ve Anıtsal Çeşme gibi önemli yapılarıyla öne çıkıyor. Bu yapılar, şehrin tarihî ve kültürel zenginliğini yansıtıyor.



2024 yılı Kibyra kazı ve araştırmaları tamamlandı


2024 yılı Kibyra kazı ve araştırmaları, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras” projesi kapsamında Prof. Dr. Şükrü Özdoğru’nun başkanlığında tamamlandığını ve bu yılki çalışmaların ağırlıklı olarak kentin Agora kısmında gerçekleştiğini belirten Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Düzgün Tarkan; “Bu yılki çalışmalarımıza şimdilik kısa bir ara verdik. Kış şartlarının ağırlaşmasıyla beraber kazı ekibi olarak burada ofis ve büro çalışmalarına ağırlık verdik. Bundan sonraki süreçte, artık yıl boyunca arazide bulunan eserlerin belgelenmesi ve bunlara yönelik konservasyon ve restorasyon çalışmaları sürdürülecek. Önümüzdeki mart sonundan itibaren tekrar arazi çalışmaları başlayacak.” dedi.



Kibyra’nın en bilinen eserleri: Medusa resmi, odeon ve anıtsal çeşme


Şu ana kadar açığa çıkarılan eserlerin başında Medusa resmi ve bu resmin içinde bulunduğu Odeon ile anıtsal çeşme yapısının olduğunu belirten Dr. Düzgün Tarkan; “Yapının hem içindeki Medusa resmi hem de ön kısmındaki mozaikler, gerçekten de ülkemizin güzide kültürel varlıklarından sayılıyor. Bu nedenle biz de her yıl bunların korunmasına, özellikle kış şartlarından korunmasına büyük özen gösteriyoruz. Bu yıl da bu her iki eserin kış şartlarından korunmasına yönelik olarak üzerlerinin kapanma işlemleri tamamlandı. Artık önümüzdeki bahar aylarında havaların tekrar normale dönmesiyle beraber ziyaretçilerin ilgisine açılacaktır” ifadesinde bulundu.



Yoğun kar yağışı ve ziyaretçi akını


Geçtiğimiz günlerde yoğun kar yağışı nedeniyle beyaz örtüye bürünen Kibyra’nın ziyaretçilerin büyük ilgisini çektiğini de söyleyen Dr. Düzgün Tarkan; “Kazı ve restorasyon çalışmaları ilerledikçe kentin ziyaretçi sayısı gözle görülür bir şekilde artıyor. Bu yıl kentin yaklaşık 34-40 bin kişi civarında bir ziyaretçisi oldu. Bu da bir önceki yılı neredeyse ikiye katlamış durumda.” şeklinde konuştu.



Kibyra, ziyaretçilerini bekliyor


Kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiği Kibyra Antik Kenti, geçmişin izlerini yakından görmek isteyen ziyaretçilerini bekliyor. Tarih boyunca çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapmış bu eşsiz kent, her geçen gün güzelleşen yapısı ve ortaya çıkan yeni eserleriyle büyülemeye devam ediyor.




Kibyra, kar altında tarihiyle ziyaretçilerini cezbetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kasktan ceza yememek için plakasını kapattı, yediği cezayı görünce hayatının pişmanlığını yaşadı Antalya’nın Manavgat ilçesinde trafik polisinin durdurduğu plakası kağıtla kapatılmış motosikletin sürücüsüne 140 bin TL para cezası uygulanırken, motosiklet 30 günlüğüne trafikten men edildi. Kaskının çalındığını ve ceza yememek için kapattığını belirten motosiklet sürücüsü, "Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" nasihatinde bulundu. Aşağı Hisar Mahallesi Gülveren Caddesi üzerinde devriye görevi yapan Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği’ne bağlı Şahin ekibi, plakası beyaz bir kağıtla kapatılmış olan motosikleti durdurdu. 07 BDL 674 plakalı motosikleti kullanan Dilek Yıldız’a ’Araç plakasının farklı okunmasına veya okunamamasına bilerek neden olacak şekilde plakasında değişiklik yapmak suçundan’ 140 bin TL idari para cezası uygulanırken motosikleti otuz gün süre ile trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi. "Vallahi bugün kaskım çalındı" Kaskını çaldırdığını belirten motosiklet sürücüsü Dilek Yıldız, trafiğin arkadan ceza yazmaması için plakayı kapattığını belirterek, "Benim yaptığımı başkaları yapmasın" dedi. Yıldız "Vallahi bugün kaskım çalındı. Ehliyetim, muayenem her şeyim tam. Kasktan ceza yemeyeyim diye, ergenlere uydum, ergenler kapatıyor ya plakayı. Ceza 150 bin lira. Plakanızı kapatmayın, kasktan cezanızı yiyin" derken gülmeyi de ihmal etmedi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Dikkat edilmezse mide kanaması geçirebilirsiniz" Ramazan ayında bilinçsiz ve ani yemek tüketiminin sindirim sistemini zorladığına dikkat çeken Sivas Medicana Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, geçmişinde mide rahatsızlığı bulunan kişilerin mide kanaması riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Ramazan ayında değişen beslenme düzeni, sindirim sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturuyor. Gün boyu süren açlığın ardından iftar sofralarında birden ve fazla miktarda yemek tüketilmesi mide ve bağırsak sorunlarını beraberinde getirebiliyor. Özellikle sahurun atlanması durumunda, uzun süre aç kalan mideye bir anda yüklenilmesi ciddi sindirim problemlerine neden olabiliyor. Uzmanlar, işlenmiş ve ağır yağlı gıdaların özellikle iftar sofralarında sınırlandırılması gerektiğini ve bunun yerine sebze ağırlıklı ve hafif beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığı aktarıyor. İftar ile sahur arasında su tüketiminin kademeli olarak artırılması da önem taşıyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi’nde görevli Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça eğer oruç tutan hastanın geçmişinde mide rahatsızlıkları varsa iftar zamanı yemek yerken dikkat etmesi gerektiğini söyleyerek, "Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir" dedi. "Ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır" İftarda yemek yerken hafif gıdalar ile başlanması gerektiğini söyleyen Kurtça, "Şu anda on bir ayın sultanı Ramazan ayının içerisindeyiz. Bu ayda da dikkat etmemiz gereken hususlar var. Çünkü yaşam tarzımız ve beslenme alışkanlıklarımız değişmektedir. Burada da uzun süre aç kalmaktayız. Özellikle sahur yapılmadığı dönemlerde oruç tutan hastalarımızda ciddi sindirim problemleri oluşmaktadır. Bu konuda da dikkatli olmalıyız. Uzun süre aç kalıp daha sonra birden yemek yenildiği zaman midenin de bir sindirim hacmi bulunuyor. Eğer bu hacminin üzerinden fazla bir giriş olursa da sindirim problemleriyle karşılaşmaktayız. Bunu açısından da önce bir ılık bir çorba içilmesi, su içmeyi unutmamak çok önemli. Hafif bir yemekle başlanmalı, ağır bir yağlı yiyecek, kızartmalardan da uzak durmamız gerekiyor. Ön planda kızartma yediğimiz zaman mide olduğundan aşırı bir tepki vermektedir. Bununla beraberde midedeki asit salgısı artmaktadır. Bu da hasta tarafından, oruç tutanlar tarafından aşırı bir yanma, hazımsızlık, şişkinlik rahatsızlık hissi oluşturmaktadır. Özellikle böyle işlenmiş gıdalar, yağlı gıdalar, kızartılmış besinlerden uzak durulması gerekiyor" dedi. "Kanamaya yol açabilir" Bol miktarda su tüketilmesi gerektiğini belirten Kurtça, "Ramazan ayı boyunca sahuru olabildiğince yapmamız gerekiyor. Çünkü en azından iki öğün yemiş oluyoruz. Bununla beraber de bol miktarda su tüketilmeli. Yani bizim iftar zamanımızdan başlayıp sahur zamanımıza kadar kademeli olarak su tüketmemiz gerekiyor. Yeşil gıdalar ile beslenip, hafif şeyler tüketmemiz gerekiyor. Bir de elimizden geldiğince bir hareket katmalıyız. Eğer oruç tutuyoruz diye hiç hareket etmezsek bu sefer kendi vücut metabolizmamız da yavaşlar ve sindirim sistemimiz de yavaşlar. Eğer hastanın altta bir mide rahatsızlığı varsa özellikle bir reflüsü, mide fıtığı dediğimiz ya da bir ülseri varsa asit salgısı da attığı zaman hem semptomlarımızı arttırır hem de ülsere sebep olup ülserin de bir komplikasyonu olan kanamaya yol açabilir. Sahurda da böyle çok hızlı yemek yemeden, suyumuzu tüketerek, sıvı gıdamızı alarak bir kendimize de sindirim zamanı sağlamamız açısından da çok önemli. Bu süre zarfında susuz kalmaktayız. O onun için su alma miktarımız da saatimizi de ne kadar arttırırsak vücudumuzun sindirim sistemine de o kadar yardımcı oluruz" diye konuştu.