ASAYİŞ - 24 Ekim 2025 Cuma 17:10

Kredi çekip 250 bin lira dolandırılmaktan son anda kurtuldu

A
A
A
Kredi çekip 250 bin lira dolandırılmaktan son anda kurtuldu

Burdur’da kendisini polis olarak tanıtan dolandırıcılara inanarak bankaya gelen ve 250 bin liralık kredi çekmek isteyen 60 yaşındaki adam, son anda dolandırılmaktan kurtuldu.


Olay, saat 16.00 sıralarında Gazi Caddesi’nde bulunan bir banka şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 60 yaşındaki İbrahim A.’yı öğle saatlerinde dolandırıcılar telefonla arayarak kendisini polis olarak tanıttı. Şahsa banka hesabındaki parasının tehlikede olduğunu söyleyen dolandırıcılar, hesabındaki parayı çekerek kendilerine teslim etmesini istedi. İbrahim A.’nın hesabında para olmadığını söylemesi üzerine dolandırıcılar kredi çekmesini istedi. Bu sırada yakınını arayan İbrahim A., yakınının "Dolandırıcı olabilir" sözlerine rağmen bankaya giderek kredi için başvurdu. Banka çalışanlarına 250 bin liralık kredi çekmek istediğini ileten İbrahim A., telefondaki kişinin dolandırıcı olduğundan şüphelenip 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak ihbarda bulundu. İhbar üzerine bankaya gelen polis ekipleri tarafından bilgilendirilen İbrahim A., ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.



"Benden 250 bin lira para istediler"


Dolandırılmaktan son anda kurtulduğunu anlatan İbrahim A., "Bana bir telefon geldi. Ben de dediklerine inandım ama sonra Allah seviyormuş bir lira param kaybolmadı. Telefonda ’Hesabınızda kredi kullanılmış, biz de emniyet olarak peşindeyiz. Hesabınızı bloka ettik’ dediler. Bana kredi kullandırttılar, ama son anda durumu fark ettim. Beni bir saat telefonda oyaladı. Sonrasında ben de bir tanıdığa durumu anlattım. Onlar da ’Verme parayı’ dedi, ardından ihbarda bulundum. Kredi kullandırıp benden 250 bin lira para istediler" dedi.



Kredi çekip 250 bin lira dolandırılmaktan son anda kurtuldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir Büyükşehir’den ’Meslek Fabrikası’ açıklaması İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan Eski DGM binası (Meslek Fabrikası), Egemenlik Evi ve gasilhane binasının Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesine tepki gösterdi. Belediyeden yapılan açıklamada, söz konusu işlemlerin ’hukuksuz bir el koyma girişimi’ olduğu savunularak yargı sürecinin devam ettiği belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetindeki üç stratejik taşınmazın Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesiyle ilgili yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, taşınmazların 2025 yılının Ekim ayında belediyeye bilgi verilmeden tapu müdürlükleri üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetine geçirildiği iddia edildi. "Vakıf yoluyla meydana gelmediği belgelerle ortada" Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün söz konusu tescil işlemlerini Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırdığı belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi: "Bu taşınmazların vakıf yoluyla meydana gelmediği, tarihi belgelerle açık bir biçimde ortadadır. Tamamıyla ilgisiz birtakım vakıf belirtmeleri gerekçe gösterilerek İzmir halkının malına el konulamaz. Bahsi geçen vakıf şerhleri, yıllar önce bedelleri ödenerek sicilden silinmişken, el koyma işleminden hemen önce yeniden ortaya çıkarılmıştır." Meslek Fabrikası ve Egemenlik Evi’nin tarihi vurgulandı Açıklamada, taşınmazların tarihi önemine dikkat çekilerek, Meslek Fabrikası’nın 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzaladığı kararname ile belediye mülkiyetine geçtiği hatırlatıldı. Yapının bugüne kadar 145 bin kursiyere hizmet verdiği ve ciddi bütçelerle restore edildiği ifade edildi. İzmir’in ilk belediye binası olan Egemenlik Evi’nin ise 1891 yılında halktan toplanan paralarla inşa edildiği, bir vakıf tarafından yapılmadığının delilleriyle mahkemeye sunulduğu kaydedildi. Yargı süreci devam ediyor Taşınmazların tahliye edilmek istendiğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Meslek Fabrikası ile ilgili İzmir 26. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde tapu iptal ve tescil davası açılmış, mülkiyetin üçüncü kişilere devrini engelleyen ihtiyati tedbir kararı alınmıştır. Tahliye işlemlerine karşı açılan davada İzmir 5. İdare Mahkemesi 24.02.2026 tarihinde yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Belediyemizce bu karara karşı aynı gün üst mahkemeye itiraz yapılmış olup süreç devam etmektedir." Belediye yönetimi, kamu kurumlarının önceliğinin kamu hizmeti olması gerektiğini vurgulayarak, yargılama süreci tamamlanana kadar tahliye çabalarından vazgeçilmesi çağrısında bulundu.