ASAYİŞ - 11 Şubat 2025 Salı 10:26

Madde bağımlısı oğlunun şiddetine maruz kalan anne, yaşadığı dehşeti anlattı

A
A
A
Madde bağımlısı oğlunun şiddetine maruz kalan anne, yaşadığı dehşeti anlattı

Burdur’un Bucak ilçesinde, madde bağımlısı oğlunun yıllardır şiddetine maruz kalan Melek Gündüz, yaşadığı dehşeti feryatlarla anlattı. Oğlunun bağımlı olduktan sonra kendisini tehdit edip darp ettiğini, tarlasını, ineklerini, hatta elinde ne varsa sattırdığını söyleyen anne, "En sonunda benden evimi de satmamı istedi ama kabul etmedim, bu yüzden beni öldüresiye dövdü" dedi. Olayın ardından Konya’ya kaçan şahıs, jandarma tarafından yakalanarak tutuklandı.


Olay, 23 Ocak Perşembe günü Bucak ilçesi Alkaya Köyü’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, hakkında çok sayıda suç kaydı bulunan H.G., annesi Melek Gündüz’ü darp ettikten sonra kaçtı. Olayın ardından harekete geçen jandarma ekipleri, H.G.’nin izini sürerek Konya’nın Beyşehir ilçesinde yakalanmasını sağladı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilen H.G., tutuklanarak cezaevine gönderildi.



"Onu defalarca tedavi ettirmek istedim, yalvardım ama kabul etmedi "


Oğlu cezaevine girdikten sonra yaşadığı korku dolu anları anlatan acılı anne Melek Gündüz, oğlunun madde bağımlılığı nedeniyle hayatlarının altüst olduğunu belirterek, "Oğlum 8 yıl önce madde bağımlısı oldu. O zamandan beri sürekli bize tehdit, küfür ve hakarette bulunup darp ederdi. Madde bağımlısı olmadan önce saygılı ve efendi biriydi ama bu illet yüzünden bu hale geldi. Onu defalarca tedavi ettirmek istedim, yalvardım ama kabul etmedi. Hatta ’Senin yanında ben de gelirim’ dedim, yeter ki tedavi olsun ama dinlemedi" ifadelerini kullandı.



"Oğlumdan tokat yemekten yüzüm tanınmaz hale geldi "


Bağımlılık nedeniyle oğlunun sürekli kendisinden para istediğini dile getiren anne, yaşadığı maddi kayıpları dile getirerek, "Bağımlı olduktan sonra benden sürekli para istemeye başladı. Tarlamı, arsamı, ineklerimi sattırdı. Elimde ne varsa hepsini sattırdı, hiçbir şeyim kalmadı. En son olay günü gece saat 01.00-02.00 sıralarında yanıma gelip durduk yere tokat attı. Ben onu itmeye çalıştıkça yüzüme vurmaya devam etti. Yüzüm tanınmaz hale geldi neredeyse. Elinden kurtulup lavaboya kaçtım. Birkaç saat sonra namaz kıldığım esnada dizlerime kapandı ve ’Anne hakkını helal et’ dedi. Ben de onu ittirip evden kaçtım"



"Evimi satmamı istedi, satmadım ve yine darp etti"


Melek Gündüz, oğlunun sürekli mal varlıklarını satmasını istediğini belirterek, "Benden evimi satmamı istemişti. ’Araba alacağım, kepçe alacağım’ diye beni kandırmaya çalıştı ama uyuşturucu alacağını bildiğim için kabul etmedim. Bunun üzerine gelip beni darp etti" dedi.



"Oğlum tutuklandı ve ben buna seviniyorum "


Melek Gündüz, çocuğu madde bağımlısı olan diğer annelere seslenerek, "Buradan çocuğu madde bağımlısı olan diğer annelere sesleniyorum: Evladına acımasın. Hak, adalet ne istiyorsa onu yapsın. Çünkü ben yandım, başka anneler yanmasın. Bana yardımcı olan jandarmalara, savcıya ve hakime teşekkür ediyorum. Oğlum tutuklandı ama ben buna seviniyorum. Neden derseniz, bu halkın, çoluğun çocuğun bu maddelerden korunması lazım. En azından içerideyken bu maddeden uzak olacak" şeklinde konuştu.



Olayla ilgili jandarma ekiplerinin titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında H.G.’ye yardım ve yataklık eden, ayrıca birlikte uyuşturucu madde kullandığı belirlenen 10 kişiye işlem yapıldığı öğrenildi.




Madde bağımlısı oğlunun şiddetine maruz kalan anne, yaşadığı dehşeti anlattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde pekiştirdik" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Ankara’da iki gün süren ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesine ilişkin, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, Bakanlığın ev sahipliğinde UNICEF ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Çocuklara Yönelik Şiddet Özel Temsilciliği iş birliğiyle düzenlenen ‘Çocukların Dijital Ortamlarda Korunmasına İlişkin Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı’ zirvesini değerlendirdi. Zirveye, 21 ülkeden üst katılımcıyla beraber 13 farklı ülkeden bakanlar katıldığını belirten Göktaş, 2 günlük zirvenin en önemli tarafının çocukların sürece dahil edilmesi olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın zirveye teşrif etmesinin, çocuk odaklı politikalarındaki güçlü iradeyi ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, "Zirvede, pek çok bakandan ortak bir irade ortaya çıktı. Çocukların dijital dünyada güçlendirilmesine yönelik küresel iş birliğimizi ortak zeminde bir kere daha pekiştirmiş olduk" dedi. Bakan Göktaş, dünyada pek çok ülkenin benzer sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını vurgulayarak, "Çocuklarımız ve gençlerimiz dijital dünyada bilgiye kolayca erişebildiği gibi risklerle de maalesef karşı karşıya kalabiliyor. Özellikle akran zorbalığı, uygun olmayan içerikler, psikolojik, fiziksel ve zihinsel olarak olumsuz etkileyen içeriklere çok sık maruz kalabiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Çocuklarımızı dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız" Çocukların Dijital Ortamlarda Korunması: Uluslararası Politika ve Uygulama Paylaşımı Zirvesi’nde katılımcı bakanların, akademisyenlerin, uzmanların, politika yapıcıların ve çocukların benzer konuları dile getirdiğini bildiren Göktaş, "Çocukların bu zirvede yer alması bizler için çok kıymetliydi. Çünkü çocuklara yönelik karar aldığımız politikalara onları da dahil etmemiz, fikirlerini, önerilerini almak oldukça önemli" diye konuştu. Göktaş, 15 yaş altı çocuklar için sosyal medya düzenlemesinde veya çocukları dijital dünyada korunmasında sürecin önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Teknik ve mevzuat düzeyinde pek çok güçlendirmeyi yapmamız gerekiyor. Çocukları ve gençleri sürece dahil etmeliyiz. Diğer yandan, ailelere, öğretmenlere ve çocuklara dijital okuryazarlık konusunda eğitim vererek güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızı sosyal medyanın, dijital dünyanın risklerine karşı yalnız bırakmamalıyız. Teknoloji şirketlerinin, özellikle teknoloji üretirken çocuklarımızı risklerden koruyacak şekilde yapılandırmasını özellikle önemsiyoruz. Bu kapsamda ülke olarak pek çok çalışmayı hayata geçirdik. Hâlihazırda TBMM Genel Kurulu’nda, 15 yaş altındaki çocuklara yönelik sosyal medya düzenlememiz görüşülüyor." "Bu zirvemiz, uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu" Çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik eylem planı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, aynı zamanda dijital dünyada çocuk hakları sözleşmesini hayata geçirerek, bu konuda uluslararası boyutta farkındalık oluşturduklarını söyledi. Amaçlarının, çocukları dijital dünyada faydalarından istifade etmelerini sağlarken, risklere karşıda tedbirler almak olduğunu aktaran Bakan Göktaş, yarının dünyasının bunu gerektirdiğini, bu kapsamda çocukları ve ailelerin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. Değişen ve dönüşen dünyada teknolojiye karşı aileleri ve çocukları güçlendirmek, farkındalığı artırmak ve regülasyonları sağlamak zorunda olduklarını ifade eden Göktaş, "Bu zirvemizin hayırlara vesile olmasını diliyoruz. Bu zirvemiz, gerçekten uluslararası farkındalığı artırmaya yönelik çok önemli bir zemin oldu. Türkiye olarak bu konularda öncüyüz. Pek çok ülkeden olumlu geri dönüşler oldu. Katılamayan ülkeler ‘keşke burada olsaydık’ diyerek önerilerini iletti" dedi. Göktaş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Riskler eskiden sokaktaydı. Kapılarımızı kapattığımızda çocuklarımızı koruyabiliyorduk. Fakat maalesef artık çocuklarımıza yönelik tehditler doğrudan yan odamızda, hatta taşıdıkları cihazlarda. Biz politika yapıcıları olarak, bu konuda güçlü bir iş birliği zemini oluşturmaya karar verdik. Ülke olarak yürüttüğümüz öncü çalışmaların, farklı ülkelere de ilham olduğunu görmek bizlere mutluluk veriyor. Bu iş birliğimizi daha da güçlendirmemiz lazım. Zira bu konularla tek başına bir ülkenin mücadele etmesi mümkün değil. Küresel şirketler, teknolojilerini hızla geliştirirken zaman zaman aileler, politika yapıcıları bu süreçlerde yalnız kalabiliyor. Bu ortak zemin bizler için çok kıymetli. Önümüzdeki dönemlerde de farklı alanlarda bir araya geleceğiz ve dijital dünyada çocukları korumaya yönelik pek çok tedbiri, güçlendirme mekanizmalarını hayata geçirmeye devam edeceğiz."
Muş Muş’ta "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi hayata geçirildi Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan proje, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından kabul edildi. Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği tarafından hazırlanan "Gençliğine İyi Bak 3: Ailene Sahip Ol" projesi, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından onaylanarak hayata geçirildi. Proje kapsamında Muş İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Asliye Kılıç başkanlığında dernek ile iş birliği protokolü imzalandı. Projenin gençlerin uyuşturucu ile mücadele konusunda bilinçlendirilmesi ve aile bağlarının güçlendirilmesini hedefleniyor. İmzalanan protokol ile birlikte proje resmen uygulamaya alınırken, çalışmalar Muş genelinde çeşitli etkinliklerle sürdürülecek. Projenin özellikle gençlerin sosyal farkındalığını artırmayı ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarını sağlamayı amaçladığını ifade eden Muş Gençliği Uyuşturucu ile Mücadele Derneği başkanı Alparslan Bingöl, "Aile temelli önleme ve bilinçlendirme stratejilerine odaklanan proje; aileyi merkeze alan, kadını ve anneyi güçlendiren, toplumu bütüncül bir yaklaşımla sürece dahil eden ve bilimsel ile kültürel temellere dayanan bir model ortaya koymayı amaçlıyor. Öte yandan proje kapsamında yürüttüğümüz çalışmalar, ‘Maddeden Manaya Yolculuk’ mottosu ile sahaya yansıtılıyor. Bu yaklaşım, gençlerin içe dönük dünyasına dokunmayı ve toplumsal farkındalık oluşturmayı hedeflerken; yürütülen faaliyetlerin yalnızca bir sosyal sorumluluk çerçevesinde kalmayıp, zorluklarla mücadele eden gençler ve aileler için umut olmasını hedefliyoruz. Projelerin hayata geçirilmesinde devlet desteği önemli bir rol oynuyor. Başta Valimiz Sayın Avni Çakır olmak üzere emeği geçenlere teşekkür ederim" dedi.