ASAYİŞ - 26 Şubat 2025 Çarşamba 16:20

Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi

A
A
A
Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan 2’si daha tahliye edildi

Burdur’da 8 Şubat’ta eski eşi tarafından kaldığı otelde silahla vurulup bıçaklanan Özlem Şımarık’ın ölümüyle ilgili davanın ikinci duruşmasında yargılanan 9 sanıktan 2 sanık daha tahliye edilirken 5 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi. Bu kararla tutuksuz yargılanan sanıkların sayısı 4’e çıktı. Azmettirme suçundan yargılanan sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" dedi.


Burdur’da 8 Şubat’ta kasten yaralama suçundan kapalı cezaevinde yatarken Açık Ceza İnfaz Kurumu’na geçtiği gün gitmesi gereken süre içinde gitmeyip Çavdır ilçesinde boşandığı eşi Özlem Şımarık’ı (28) kaldığı oteli basarak odasında av tüfeğiyle vurup daha sonra birçok yerinde bıçaklayarak ağır yaralayan Tarık Y. (45), olay yerinden kaçmıştı. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi Özlem Şımarık yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Emniyet ekipleri kaçan Tarık Y.’yi olaydan yaklaşık 6 saat sonra Denizli’nin Çameli ilçesinde dağlık alanda bulunan bir gazinoda yaptığı operasyonla yakaladı. Gözaltına alınan Tarık Y. işlemler için Gölhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirilirken Tarık Y.’ye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen Meryem S.(30), Erdal A.(40), Kazım Ö.(37), Mehmet Ç.(27), Mustafa S.(31), Şaban A.(26)’da gözaltına alındı.


Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sek edilen şüphelilerden katil zanlısı Tarık Y. ve yardım eden Erdal A., Kazım Ö., Mehmet Ç., Mustafa S., Şaban A. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanırken Meryem S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından Tarık Y.’ye yardım ettiği tespit edilen Meryem S. ve azmettirici olmakla suçlanan Adem S.(36), ve Gökay S.(33) 14 Mayıs günü gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi. Yargılamanın 25 Aralık 2024 tarihinde görülen birinci duruşmasında ise tutuklulardan Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına, diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmişti.


Bugün Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmasında tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S., Gökay S., Meryem S. ve tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S., ile taraf avukatları hazır bulundu.


Duruşmada 4’ü polis 8 tanığın dinlenmesinin ardından iddia makamı dosyadaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını tutuksuz yargılanan sanıklar hakkında da uygulanan adli kontrol hükümlerinin devamını talep etti.


Maktul Özlem Şımarık’ın avukatları ise sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti


Sanıklardan Meryem S., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A., Adem S. ve Gökay S.‘nin avukatları müvekkillerinin iddianamede aleyhlerine olan maddeleri kabul etmediklerini beyan ederek müvekkillerinin 1 yıldan fazla süredir hapis yattıklarını, kaçma ve delilleri karartma şüphesi bulunmadığı için tahliyelerini, mahkeme heyeti aksi düşüncede ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmalarını talep etti.


Tutuksuz sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin avukatları ise müvekkillerinin haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını ve beraatlerini istedi.


Mahkemede söz verilen sanıklardan Meryem S. mahkemede dinlenen tanıkları tanımadığını beyan ederek; "Özlem’in ölmesini istemem için herhangi bir neden yoktur. Mütalaayı kabul etmiyorum tahliyemi talep ediyorum." dedi.


Sanık Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. cinayet ile hiç bir alakalarının bulunmadığını, suçsuz olduklarını ve önceki savunmalarını tekrar ettiklerini dile getirerek beraatlerini, mahkeme heyeti aksi kanaatte ise adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep ettiler.


Tutuksuz sanıklar Kazın Ö. ve Mustafa S. olayla hiç bir ilgilerinin bulunmadığını belirterek haklarındaki adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını istediler.


Özlem Şımarık’ı öldürmekten yargılanan tutuklu sanık Tarık Y. ise önceki savunmalarının tekrar ettiğini, bu aşamada herhangi bir söyleyeceğinin bulunmadığını söyledi.


Özlem Şımarık’ın öldürülmesi olayında azmettirme suçu ile yargılanan Gökay S. mahkeme heyetine; " 10 aydır ömrümden alınıyor. Benim olayla hiç bir ilgim yok. Baz istasyonu ve HTS kayıtlarına bakılmasını, olayda kullanılan bıçak ta benim DNA’mın olup olmadığına bakılmasını talep ediyorum. Bu dosyada yargılanmamın tek nedeni üzerime atılan iftiradır. Ben suçsuzluğumun ortaya çıkarılmasını ve bu şekilde beraatimi talep ediyorum." dedi.


Özlem Şımarık’ın öldürülmesinde bir azmettirme suçundan yargılanan bir diğer sanık Adem S. ise mahkeme heyetine "Duvarda yazan adalet yerini bulacak" diyerek; "Bu işi Tarık kendi kararıyla yaptı. Şaban A.’da ona yardım etti. Bu kişilerin üzerime attığı iftira nedeniyle kaç aydır tutukluyum. Bu suçtan aklanarak beraatimi talep ediyorum dedi.


Gergin geçen mahkemede azmettirme suçuyla yargılanan kardeşler Gökay S. ve Adem S. ise katil zanlısı olarak yargılanan Tarık Y. arasında sözlü tartışma çıktı.


Mahkeme heyeti duruşmaya verdiği aranın ardından tutuklu sanıklar Tarık Y., Erdal A., Mehmet Ç., Şaban A. ve Adem S.’nin tutukluluk hallerinin devamına, tutuksuz yargılanan sanıklar Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrolünün devamına, tutuklu sanıklardan Meryem S. ve Gökay S.’nin ise tutuksuz yargılanmasına ve haklarında adli kontrol hükümlerinin uygulanmasına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.


Duruşma sonrası açıklama yapan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nden avukat Yağmur Burçin Sayın; "Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak bugün Özlem Şımarık’ın ikinci duruşmasındaydık. İki tane tahliye var. Savcı mütalaasında sanıkların tutukluluk hallerinin devamını istedi. Sanıklardan 5’i tutuklu yargılanmakta. Biz kadın cinayetleri, Özlem ve Özlem gibi bütün kadınlar için mücadelemizi devam ettiriyoruz. Bu dosyanın da takipçisi olacağız. Bir sonraki celse 25 Nisan’a ertelendi. Dernek olarak takipteyiz. En ağır cezadan cezalandırılma talebimiz var. Bu vahşice cinayetlere dur demek için çabamız devam edecek." dedi.


(SK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tahmazoğlu, 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu anlamlı günün, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için mutluluğun, huzurun ve başarının başlangıcı olması temennisinde bulundu. Ulusal egemenliğin 106. yılında çocuklara daha güzel yarınlar bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Hayatta bir çocuğun gülümsemesinden daha büyük bir mutluluk yoktur. Çocuklarımız güldüğü ve mutlu olduğu zaman biz de güleriz; bütün bir şehir güler. Biz projelerimizle çalışmalarımızla çocuklarımızı mutlu edecek, işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir’ demiştir. Bugün bizlere düşen görev de teslim aldığımız bu kutsal emaneti bizden sonra yaşatacak olan nesillere en ileri seviyede teslim etmektir. Hepimiz biliyoruz ki medeniyet yarışının bir sonu yoktur. Bizler ulaşabildiğimiz en son noktada bayrağı sevgili çocuklarımıza emanet edeceğiz. Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasını temenni ettiğimiz, bunun için büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) kuruluş yılını kutluyorum " dedi.
İstanbul Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu. Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu. Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü. Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü. Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Uşak Başkanvekili Özkan; "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" Uşak Belediye Başkanvekili Av. Hatice Terekeci Özkan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" dedi. Başkanvekili Terekeci Özkan, kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ulusal egemenliğin halkın iradesine emanet edildiği, demokrasimizin temel taşlarından olan milli iradenin tecellisi Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106. açılış yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. 23 Nisan yalnızca bir tarih değil; halkın söz sahibi olduğu, eşitlik, özgürlük ve adalet değerlerinin hayat bulduğu bir dönüm noktasıdır. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi ise daha adil, daha demokratik ve daha aydınlık bir geleceğin çocuklarımızın ellerinde yükseleceğine olan inancın en güçlü ifadesidir. Güçlü bir toplum için eşit ve adaletli politikalarla yürümeye devam edecek, çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz. Çocuklarımızın emeğinin sömürülmediği, bilgiye eşit bir şekilde ulaşabildikleri ve gelecek kaygısı çekmeden eğitim görebildikleri bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz" Başkanvekili Terekeci Özkan mesajına şöyle devam etti; "Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenlik mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor; çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının büyüdüğü bir gelecek için hep birlikte çalışacağımızı bir kez daha vurguluyorum. Tüm çocuklarımızın ve kıymetli hemşerilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, eşit, özgür ve adil yarınlar diliyorum"
Düzce Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sunmaya devam ediyor Düzce Üniversitesi, bilimsel bilgi birikimini toplumla buluşturma misyonu doğrultusunda gerçekleştirdiği Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sağlamaya devam ediyor. Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Düzce BELTUR iş birliğinde düzenlenen, "Gıda Alerjenleri ve Zehirlenmeleri" başlıklı Bilim Kafe etkinliği, Düzce Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşmacı olarak ise Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış yer aldı. Bilim Kafe etkinliğinin açılışında konuşan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin bilimsel üretimini toplumla buluşturmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin Bilim Kafe etkinlikleriyle ön planda olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, etkinliğe katkılarından dolayı Düzce BELTUR’a ve katılımcılara teşekkür etti. "Alerjen ve zehirlenme kavramları birbirinden farklıdır" Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, gıda alerjenleri ile gıda zehirlenmeleri arasındaki farklara dikkat çekerek, alerjinin vücudun belirli gıdalardaki proteinlere karşı gösterdiği hassasiyet olduğunu, zehirlenmenin ise bakteri, virüs ve diğer zararlı etkenlerin gıdalara bulaşması sonucu ortaya çıktığını belirtti. "Bazı gıdalar alerji riskini daha fazla taşımaktadır" Dünya genelinde en yaygın alerjenler arasında süt, yumurta, deniz ürünleri ve yer fıstığı gibi ürünlerin yer aldığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Kayış, bu gıdaların bireyden bireye farklı reaksiyonlara neden olabileceğini dile getirdi. Gıda alerjilerinin genetik yatkınlıkla da ilişkili olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, "Aile bireylerinizde eğer bir ürüne karşı bir alerjen tepkisi oluşuyorsa sizde de ortaya çıkma ihtimali yüksektir" dedi. "Gıda zehirlenmelerinin en büyük nedeni uygunsuz saklama" Gıda zehirlenmeleri ekseriya uygun olmayan saklama ve hijyen şartlarından kaynaklandığını belirten Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, özellikle hayvansal ürünlerin hijyen kurallarına uygun ortamlarda saklanması gerektiğini ifade etti. Özellikle kanatlı et ürünlerinin dikkatli tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Kayış, gıda alerjilerinin ve zehirlenmelerinin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Katılımcılara günlük hayatta karşılaşılabilecek riskleri hakkında da bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Kayış, bilinçli tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.