ASAYİŞ - 25 Aralık 2024 Çarşamba 18:40

Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan ikisine tahliye kararı

A
A
A
Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan ikisine tahliye kararı

Burdur’da 8 Şubat’ta eski eşi tarafından kaldığı otelde silahla vurulup bıçaklanan Özlem Şımarık’ın ölümüyle ilgili davanın ilk duruşmasında 2 sanık tahliye edilirken 7 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.


Burdur’da 8 Şubat’ta kasten yaralama suçundan kapalı cezaevinde yatarken Açık Ceza İnfaz Kurumu’na geçtiği gün gitmesi gereken süre içinde gitmeyip Çavdır ilçesinde boşandığı eşi Özlem Şımarık’ı (28) kaldığı oteli basarak odasında av tüfeğiyle vurup daha sonra birçok yerinde bıçaklayarak ağır yaralayan Tarık Y. (45), olay yerinden kaçmıştı. Hastaneye kaldırılan 2 çocuk annesi Özlem Şımarık yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Emniyet ekipleri kaçan Tarık Y.’yi olaydan yaklaşık 6 saat sonra Denizli’nin Çameli ilçesinde dağlık alanda bulunan bir gazinoda yaptığı operasyonla yakaladı. Gözaltına alınan Tarık Y. işlemler için Gölhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne getirilirken Tarık Y.’ye yardım ve yataklık yaptığı iddia edilen Meryem S.(30), Erdal A.(40), Kazım Ö.(37), Mehmet Ç.(27), Mustafa S.(31), Şaban A.(26)’da gözaltına alındı.


Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sek edilen şüphelilerden katil zanlısı Tarık Y. ve yardım eden Erdal A., Kazım Ö., Mehmet Ç., Mustafa S., Şaban A. Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanırken Meryem S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın derinleştirilmesinin ardından Tarık Y.’ye yardım ettiği tespit edilen Meryem S. ve azmettirici olmakla suçlanan Adem S.(36), ve Gökay S.(33) 14 Mayıs günü gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi.



İlk duruşma görüldü


Tutuklu sanıklar hakkında oluşturulan iddianamenin tamamlanmasının ardından davanın ilk duruşması Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmaya sanıklar Tarık Y., Erdal A. Kazım Ö., Mehmet Ç., Mustafa S., Şaban A., SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) ile katılırken Meryem S., Adem S., Gökay S. ve taraf avukatları hazır bulundu.


İddia makamı tarafından mahkeme heyetine sunulan mütalaada Tarık Y. hakkında “boşandığı eşini tasarlayarak kasten öldürme” suçundan, Gökay S. ile Adem S. hakkında "kadını tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme ve suçluyu kayırma” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken diğer 6 sanık Erdal A., Mehmet Ç., Meryem S., Kazım Ö., Şaban A. ve Mustafa S. hakkında da “kadını tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme, suçluyu kayırma” suçlarından 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile yargılanmaları ve kaçma şüphelerinin bulunduğundan tutuklu yargılanmalarını, dosyadaki eksik hususların giderilmesi talep edildi.


Duruşmada söz verilen sanık Meryem S. savunmasında Tarık Y.’ye yardım etmediğini düşündüğünü belirterek, “Ben oraya Özlem için gitmiştim. Olaydan 2 gün önce Özlem bana Tarık’ın telefon numarasını vererek oyun yapalım dedi. Orada alkol aldığım için telefon şifremi söyleyerek Tarık’a telefonumu verdim. Videoları izleyeceğini düşünmedim. Ben Tarık’ı ve diğer sanıkları tanımıyordum” diyerek tahliyesini talep etti.


Sanık Adem S. ise, “Beni olay günü Tarık’ın beraber olduğu Deniz arayarak Tarık’ın Özlem’i bıçakladığını söyledi ve Özlem’in yerde kanlar içinde yatarken ki fotoğrafını gönderdi. Ben yakalandı mı peki dediğimde ise hayır yanımda diyerek telefonu Tarık’a verdi. Tarık bana “Beni Kırşehir’e götürür müsün?” dedi bende reddettim. Çivril’e bırak o zaman dedi bende ehliyetimin olmadığını belirterek yine reddettim. Ben ne Tarık’a silah verdim ne de yardım ettim. Yardım etmediğim için de beni bu şekilde suçladı. Sanıklardan Meryem’i tanımıyorum. Silah yılbaşından önce Şaban’ın odasındaydı. Yıl başında mekanda arama yaparlar diye benim arabaya koymuştuk ancak yıl başından sonra Şaban’a geri verdim ve mekanda tutma bu silahı dedim. O zamandan sonra da bir daha görmedim o silahı. Tüfek Şaban’a aittir. Olaydan önce de Tarık ile hiç oturmadık” beyanlarında bulunarak Tarık Y.’nin kendine yönelik beyanlarını kabul etmediğini ve olay günü beraber oturup oturmadıklarını tespit etmek amacıyla telefon HTS kayıtlarının incelenmesini, olay günü iş yerine yalnızda 3 dakika kadar kaldığını ve bu kadar kısa sürede cinayet planı yapılamayacağını belirterek beraatını talep etti.


Sanık Erdal A. daha önce savcılık makamında verdiği ifadesini tekrar ettiğini söyleyerek, “Olay öncesinde Tarık’ın Özlem’i öldüreceğinden bilgim yoktu. Olay sonrasında da korktuğum için polise haber veremedim. Tahliyemi talep ediyorum” ifadesinde bulundu.


Sanık Gökay S. mahkeme huzurunda verdiği savunmada; “Benim bu olayın ne öncesinden ne de sonrasından haberim yoktur. Akşamları asla dışarı çıkmam, alkol almam. Ben karakolda ifade verirken abim Adem S. benim telefonumdan Şaban A.’yı aramış ondan da haberim yoktu. 7 buçuk aydır suçsuz yere cezaevinde yatıyorum. Ben Tarık Y.’nin 2 cümle iftirasından dolayı 7 buçuk aydır mağdurum. Hiçbir şekilde Özlem’i öldürmesi için bir teklifte bulunmadım. Benim HTS kayıtlarım ile Tarık’ın HTS kayıtlarının karşılaştırılmasını ve Tarık’ın beyanlarının yalan olduğunun ortaya çıkarılmasını ve tahliyemi talep ediyorum” dedi.


Sanıklardan Kazım Ö. ise. “Olay öncesinde biz evde otururken Tarık Y. bir arkadaşımın yanına gideceğim diyerek evden ayrıldı ve taksiyle evden gitti. Daha sonra bir daha Tarık Y.’yi görmedim. Benim kimseyle bir husumetim yok. Ben kaç aydır burada suçsuz yere yatıyorum. Beraatimi talep ediyorum.” ifadesinde bulundu.



Sanık Mehmet Ç. iddianamede yer alan suçlamayı kabul etmediğini belirterek, "Tarık Y.’yi çalıştığım mekana gelip gittiği için görsel olarak tanıyorum sadece. Özlemi öldürmesi gerektiği konusunda bir şey söylemedim. Olay günü Şaban’ın soğukta kalmasın diye Mustafa’nın ise otele borcu olduğu için evimde evimde kalmalarına izin vermiştim. Ben evde uyurken Şaban odama gelerek Erdal’ın eve geleceğini söyledi. Bende yer yok diyerek kabul etmedim. Aradan bir süre geçtikten sonra salondan gelen sesleri duyarak salona çıktığımda Tarık Y.’yi kanlı elbiseler içinde gördüm. Noldu diye sorduğumda olayı anlattı. Daha sonra benden temiz pijama isteyerek kanlı kıyafetleri kendisi makineye attı. Sabah Şaban’ı iş yerine bırakma bahanesi ile evden çıkarak Adem S.’ye ait aracı almaya gittim. Arkadaşlarım da evde olduğundan polise haber veremedim. Daha sonra evin önüne gelerek Şaban’ı aradım ve aşağıya inmesini söyledim. O sırada evde bulunan herkes aşağıya indi ve Şaban hariç hepsi arabaya bindi. Tarık Y.’nin bizi Çameli’ye bırak demesi üzerine Şaban’ı işe götürmem gerektiğini söyledim ama Şaban’ı işe yürüyerek giderim demesi üzerine bu sefer araçta benzin yok dedim. Onlarda 500 TL para verip benzin alırız deyince götürmeye mecbur kaldım. Çameli’nde Tarık’a gelen telefon sonrasında Özlem’in öldüğünü öğrendim ve korktum Cinayetle hiçbir ilişkim yoktur. Suçsuzum tahliyemi talep ediyorum" dedi.


Sanık Mustafa S. de üzerine atılan suçlamaları kabul etmediğini beyan ederek; “Tarık Y.’yi ilk defa karakolda gördüm. Kendisi ile hiçbir bağlantım yoktur.” ifadesinde bulunarak tahliyesini talep etti.


Sanık Şaban A. da üzerine atılan suçlamaları kabul etmeyerek; “Gökay S.’nin telefonundan Adem S.’ beni arayarak Tarık’ın cinayette kullandığı tüfeği üstlenmemi söyleyerek “bir iki ay yatar para cezası ile kurtulursun.” dedi. O silah her zaman barda kasanın yanında duruyordu. Benim orada odam yoktu. Silah Adem S.’ye aitti.” Sözleriyle tahliyesini talep etti.



"Bana “Namusunu temizle sen böyle yaşayamazsın” dediler"


Eski eşi Özlem Şımarık’ı öldüren Tarık Y.’ de savcılıkta verdiği ifadesinin geçerli olduğunu ve tekrar ifade vermek istemediğini söyleyerek, “Olaydan bir gün önce Adem S. ile görüştüm.7 Şubat’ta da tekrar görüştüm ve bana silahı verdi. O akşam üstü de evde Adem S. ve Gökay S. ile evde görüşmüştüm. Bana ’Namusunu temizle sen böyle yaşayamazsın’ dediler. Gökay da bana bıçak verdi. Adem S. bana otelin arka kapısından girmemi söyleyerek olay sonrası beni değil Mehmet’i ara ona ulaşamazsan Erdal’ı ara dedi. Mehmet’te beni Erdal benim evi biliyor ne zaman istersen gel dedi” ifadesinde bulunarak bu esnada söyleyecek başka bir sözünün olmadığını belirtti.


Duruşmaya tanık olarak SEGBİS ile bağlanan Özlem Şımarık’ın babası Ramazan Şımarık ise, “Olaya ilişkin tanıklığım yoktur. Sanıklardan yalnızca eski damadım olduğu için Tarık Y.’yi tanıyorum. Olay nedeniyle tüm sanıklardan şikayetçiyim" dedi.


Özlem Şımarık’ın avukatları Tarık Y.’nin yanında sanık Adem S. ve Gökay S.’nin tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ederken Sanıklar Adem S., Gökay S., Erdal A., Kazım Ö. Mehmet Ç., Şaban A. Mustafa S. ve Meryem S.’nin avukatları müvekkillerinin tahliyelerini, mahkeme heyeti aynı kararda değil ise Adli Kontrol hükümlerinin uygulanmasını talep etti.


Sanık Tarık Y.’nin avukatı ise ’mütalaada aleyhimize olan hususları kabul etmiyoruz’ diyerek savunmalarını yazılı olarak yapmak istediklerini beyan etti.


Duruşmaya verilen ara sonrası duruşmayı ileri bir tarihe erteleyen mahkeme heyeti sanıklardan Kazım Ö. ve Mustafa S.’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine diğer sanıkların ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.


Mahkeme sonrası konuşan Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı Avukat Müjde Tozbey, "Bugün Şubat ayında öldürülen Özlem Şımarık için buradayız. Özlem 2 çocuk sahibi hatta bir tanesi engelli küçücük bir çocuğa sahip bir anneydi, emekçi bir kadındı. Özlem’i öldüren bu düzene karşı, bu şartlara karşı mücadele etmek için bugün Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği olarak duruşmaya katıldık. Sadece bu insanlar arasında 2 tane tahliye kararı çıktı. Diğerleri konusunda delillerin toplanmasına karar verildi ve duruşma 26 Şubat tarihine ertelendi. Biz dernek olarak o tarihte de Burdur’da olacağız" dedi.



Özlem Şımarık cinayetinde yargılanan 9 sanıktan ikisine tahliye kararı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Battalgazi’de yetim çocuklarla iftar buluşması Battalgazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen iftar programında yetim çocuklar iftar sofrasında bir araya geldi. Programa katılan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın da çocuklarla aynı sofrayı paylaştı. Battalgazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, Belediye Başkanı Bayram Taşkın’ın katılımıyla Hastane Kafe Sosyal Tesisleri’nde iftar programı düzenlendi. Gerçekleştirilen programda yetim çocuklar iftar sofrasında bir araya geldi. İftar programına AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci, AK Parti Malatya Kadın Kolları İl Başkanı Esin Yılmaz ve AK Parti Battalgazi İlçe Kadın Kolları Başkanı Ebru İnanç da katıldı. Başkan Taşkın: "Yetimlerimiz Bizim Emanetimiz" İftar programında konuşan Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Ramazan ayının birlik ve dayanışma ayı olduğuna dikkat çekerek, "Bu mübarek vakitte böyle güzel bir ortamda bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Yetimlerimiz bizim emanetimizdir. İnşallah hep birlikte nice Ramazanlara ulaşır, bayrama da birlik ve beraberlik içinde kavuşuruz" dedi. AK Parti Battalgazi İlçe Başkanı Basri Kahveci de konuşmasında Ramazan ayının rahmet ve mağfiret ayı olduğunu belirterek, "Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul eylesin. Ramazan ayı paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinin yaşandığı bir zaman dilimi. Dünyanın neresinde bir mazlum varsa Türkiye’den yardım eli uzandığını görüyoruz. Bu güzel programın hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Yozgat Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi dünya pazarına açıldı: İlk ihracat Bosna Hersek’e Sorgun Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren sanat atölyesi, yerel üretimde çıtayı uluslararası seviyeye taşıdı. Sorgun’un cadde ve sokaklarını süsleyen dekoratif ürünler, artık Balkanlar’da da boy gösterecek. Atölyede üretilen aydınlatma direkleri, çeşmeler ve vazoların yer aldığı ilk sevkiyat Bosna Hersek’e gönderildi. Sorgun Belediyesi Sanat Atölyesi, kurulduğu günden bu yana ilçenin estetik çehresini değiştiren projelere imza attı. Belediye öz kaynaklarıyla ve yerel iş gücüyle üretilen dekoratif ürünlerin kalitesi, kısa sürede sınırları aşmayı başardı. Bosna Hersek ile yapılan anlaşma kapsamında ihraç edilen ürün grubu aydınlatma direkleri, dekoratif çeşmeler, vazolardan oluşuyor. Belediye yetkilileri, bu ihracatın sadece bir ticari faaliyet değil, aynı zamanda Sorgun’un üretim gücünün bir kanıtı olduğunu vurguladı. Atölyede üretilen ürünlerin düşük maliyet ve yüksek estetik değer taşıması, dış pazarda tercih edilme sebebi oldu. Bosna Hersek’e yapılan bu ilk sevkiyatın ardından, sanat atölyesinin kapasitesinin artırılması ve farklı Avrupa ülkelerinden gelen taleplerin değerlendirilmesi bekleniyor. Sorgun Belediyesi, bu hamleyle hem ilçe ekonomisine döviz girdisi sağlamayı hem de belediye atölyelerini birer üretim merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Atölye çalışanlarından Sevgi Ünal Erciyas "Sanat atölyemizde Bosna Hersek’e ilk ihracatımızı bugün gerçekleştiriyoruz. Bugün burada aydınlatma direği, çeşme, vazolarımız ilk sevkiyatımızda. Tüm ürünlerimiz kalite standartlarına uygun, dayanıklı ve estetik anlayışla üretilmiştir. Yaklaşık 1 senedir burada üretim yapıyoruz. Önce Sorgun’umuz için estetik anlayışlı üretimler yaptık. Bununla birlikte ilk uluslararası ihracatımız da başladı. İnşallah böyle devam edecek" dedi. (EY-GF-
İzmir İzmir ITB Berlin’den 4 sertifika ve 1 ödülle döndü İzmir Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin işbirliği, kenti uluslararası arenada ödüllerle taçlandırdı. Sürdürülebilir turizm destinasyonu alanında Çeşme, Selçuk ve Urla Altın Sertifika, Menderes Gümüş Sertifika ve Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü Halkın Seçimi Ödülü’nü kazandı. Ödüller, dünyanın en prestijli turizm fuarlarından ITB Berlin’de, Green Destinations tarafından düzenlenen törende verildi. Törene katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, "İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldı. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Uluslararası Sürdürülebilir Turizm Konseyi’ne (GSTC) üye olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, konsey tarafından verilen "Sürdürülebilir Turizm Destinasyonu Sertifikası" almak için sürdürdüğü çalışmalarda önemli bir başarı kaydetti. GSTC akreditasyon kuruluşu olan Green Destinations ile başlatılan, ilçe belediyeleri ve sektör paydaşları koordinasyonu ile yürütülen çalışmalarda İzmir, uluslararası ölçekte 4 sertifika ve ödül almaya hak kazandı. 3 altın ilçe Çeşme, Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Altın Seviye" sertifikasını, Menderes "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Ödül ve sertifikalar, Green Destinations tarafından, dünyanın en büyük turizm fuarlarından biri olan ITB Berlin kapsamında düzenlenen resmi törende verildi. Tugay: "İzmir turizmini güçlendirmeye devam ediyoruz" Törene İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz, Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, ETİK Başkanı ve TGA Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet İşler, TÜRSAB Denetim Kurulu Üyesi Kıvanç Meriç, ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge katıldı. Başkan Dr. Cemil Tugay törende, "Çok güzel bir vesile için buradayız. İzmir tarihinde ilk defa 5 ödül birden aldık. Urla, Selçuk ve Çeşme Altın Seviye sertifikasını, Menderes Gümüş Seviye sertifikasını alırken, Selçuk Efes Tarlası Yaşam Köyü ise Halkın Seçimi Ödülü’nü aldı. Bu törende 5 ödülü birden İzmir halkı adına belediye başkanlarımızla, İzmir’in turizm temsilcileri ile alıyoruz. Bu gururu birlikte yaşıyoruz. İzmir’i turizmde dünyada daha görünür hâle getirmek ve ileriye taşımak için çalışmaya devam edeceğiz. Hep birlikte İzmir’i turizm sahnesinde daha da güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı. Halk oylamasıyla verildi Green Destinations özel kategori ödülü olan "Halkın Seçimi Ödülü", en çok beğenilen "İyi Uygulama Hikâyesinin" desteklenmesine olanak tanıyor. Green Destinations tarafından düzenlenen Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Efes Yaşam Tarlası Köyü, en iyi destinasyonların yarıştığı "Halkın Seçimi Ödülü"nü oyların yüzde 18’ini alarak kazandı. Halk oylamasıyla belirlenen bu ödül, Efes Yaşam Tarlası Köyü’nün uluslararası alandaki tanınırlığını güçlendirdi ve sürdürülebilir turizm yaklaşımıyla önemli bir turizm destinasyonu haline geldiğini ortaya koydu. Üç yıl üst üste uluslararası başarı 2025 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer alan Urla Bağ Yolu aynı zamanda Halkın Seçimi Ödülü’nü kazanmıştı. 2024 yılında Selçuk ve Urla "Yeşil Destinasyonlar Gümüş Seviye" sertifikası kazandı. Efeler Yolu ise 2023 yılında Yeşil Destinasyonlar En İyi 100 listesinde yer aldı. Bu sonuçlarla birlikte İzmir, üç yıl üst üste uluslararası düzeyde sürdürülebilir turizm alanında ödül kazanan bir şehir olarak konumunu pekiştirdi. Katılımcı yerel yönetişim anlayışı, çevresel sorumluluk, kültürel mirasın korunması ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda yürütülen bütüncül çalışmalarıyla sürdürülebilir destinasyon yönetimi alanında Türkiye’de öncü, uluslararası ölçekte ise rekabetçi ve uluslararası standartlara uyumlu bir model ortaya koydu. Sertifikaların kapsamı Gümüş Sertifika; çevresel sürdürülebilirlik (doğal kaynak yönetimi, atık ve su yönetimi, iklim eylemleri), toplumsal katılım (yerel paydaşların karar süreçlerine dahil edilmesi, sosyal kapsayıcılık) ve ekonomik sürdürülebilirlik (yerel istihdam, yerel tedarik zinciri, kırsal kalkınma) alanlarında yüksek standartların sağlandığını gösteren uluslararası bir belge. Altın Sertifika ise bu alanlarda daha ileri düzey performansı ve sistematik uygulamayı ifade ediyor. Neler yapıldı? 2024 yılında Urla ve Selçuk ilçelerinin sürdürülebilir turizm sertifikasyonu için kapsamlı bir hazırlık süreci başlatıldı; kurumsal kapasite geliştirme çalışmaları yürütüldü, politika ve eylem planları oluşturuldu, paydaş katılım mekanizmaları güçlendirildi ve gerekli dokümantasyon tamamlandı. Bu çalışmalar sonucunda her iki ilçe de uluslararası kriterleri karşılayarak Gümüş Sertifika almaya hak kazandı. 2025 yılında ise sürecin ikinci aşamasına geçildi; Urla ve Selçuk ilçelerinin sertifika seviyelerinin yükseltilmesi hedeflenirken aynı zamanda Çeşme ve Menderes ilçeleri de sertifikasyon sürecine dahil edildi. Bu kapsamda sürdürülebilir turizm yönetim yapıları güçlendirildi, izleme ve raporlama mekanizmaları geliştirildi, yerel paydaş katılımı arttırıldı ve sürdürülebilirlik performans göstergeleri iyileştirildi.