KÜLTÜR SANAT - 05 Nisan 2025 Cumartesi 10:22

Pandemide başlayan hobi ile köy evini sanat galerisine dönüştürdü

A
A
A
Pandemide başlayan hobi ile köy evini sanat galerisine dönüştürdü

Burdur’da yerel bir gazetenin ikinci kuşak sahibi olan Adnan Taraşlı, emekli olduktan sonra merkeze bağlı Erikli köyünde kurduğu atölyede atıl ağaç parçalarını sanata dönüştürüyor. Pandemi sürecinde başladığı bu hobi, kısa sürede tutkusu haline geldi. Taraşlı, bugünlerde evini adeta bir sanat galerisine çevirmiş durumda.


Yıllarca Burdur’da yayın yapan yerel bir gazetenin yönetiminde görev alan Adnan Taraşlı, 2017 yılında şehrin gürültüsünden uzaklaşmak için Erikli köyünde bir ev yaptırdı. Pandemi sürecini burada geçiren Taraşlı, doğayla iç içe bir yaşam sürerken, geçmişteki sanat eğitiminin de etkisiyle ahşapla çalışmaya başladı. Kuru ağaç dallarını şekillendirmeye başlayan Taraşlı, zamanla makineler alarak evinin bir köşesini atölyeye çevirdi.


İlk olarak evine lamba yapmakla işe başlayan Taraşlı, kısa sürede tahta kaşık, vazo, sehpa, lambader, heykel ve çeşitli objeler üretmeye başladı. Evinde bu objelere özel alanlar oluşturan Taraşlı, artık neredeyse her boş vaktini atölyesinde geçiriyor.



Atık ağaçlara ikinci bir hayat


Taraşlı, atölyesinde kullandığı ağaç parçalarını Burdur Orman İşletme Müdürlüğüne ödediği cüzi bir ücret karşılığında ormanlık alandaki çürümeye yüz tutmuş veya atık durumdaki ağaçları toplayarak temin ediyor. Aynı zamanda köy halkı da ona kuru ağaç dalları getirerek bu sanat yolculuğuna destek veriyor.



"Bir dağ evi hayalim vardı"


Taraşlı, gazetecilikten emekli olduktan sonra, doğayla iç içe, huzurlu bir yaşam kurma hayaliyle Erikli köyüne taşındığını anlattığı konuşmasında, "Ben yerel gazetemizin ikinci kuşak sahibiyim. Benden sonra çocuklar devam ediyor. Mesleğe başladığımız 1970’li yıllardan itibaren babamla birlikte bugünlere geldik. Babam vefat etti, ben de artık yavaş yavaş kafamı dinleyebileceğim bir dağ evi yapmayı arzuluyordum. 2017 yılında merkeze bağlı Erikli köyünde bir arsa alarak evimizi yaptık. Daha sonra pandemi dönemi başladı. Pandemi döneminde bize köy evinde insanlardan uzak, kendi sağlığımızı korumak için başka kişilerle görüşmeyerek daha sağlıklı bir şekilde yaşamaya devam ediyorduk. O zamanda her zaman aynı evde oturup aynı şekilde bulunmak biraz insanı sıkıyor" dedi.



"Sanat okulundan gelen el alışkanlığı işe yaradı"


Pandemiyle birlikte doğanın içinde geçen günler, Taraşlı’yı eskiye, sanat okulunda edindiği yeteneklere geri götürdü. Bu becerilerin, ahşapla olan bağının temelini oluşturduğunu aktaran Taraşlı, "Ben sanat okulu mezunuyum. Bu nedenle biraz da el alışkanlığım olan işlere yönelmeye başladım. Alanım torna tesviye olmasına rağmen ağaç işlerine, ağacı ele almaya başladım. Gördüğüm şeylerde ağacın hayat bulması, yeniden yaşama kazandırılması benim hoşuma gitmeye başladı. İlk olarak küçük lamba türleri ile evimin lambalarını yapmaya başladım. Lamba satın alıp kullanmaktansa kendim yapayım lambaları dedim. Lamba parası vermekten de kurtuldum, daha ucuza mal ettim. Böyle ufak tefek derken ihtiyacım olan malzeme ve makineler almaya başladım ve küçük bir atölye kurdum. Zaman zaman giriyorum atölyeye o günkü dışarıda bulunan ağaçlardan ne yapabilirim ne edebilirim diye düşünerek onları değerlendirmeye çalışıyorum" şeklinde konuştu.



"Ağacın kokusu insana huzur veriyor"


Ağaçla çalışmak, yalnızca bir üretim değil aynı zamanda bir terapi haline geldi. Taraşlı, ahşabın doğal kokusuyla kurduğu bağı şöyle ifade ediyor:


"Ağaçları farklı şekillere büründürerek kendimi geliştirmeye başladım. Vazolar, bardaklar, objeler yaparak kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Çünkü gerçekten atılacak, yanacak ya da kırılmış, çürümüş olan ağaçları alıyorsunuz, tamir ediyorsunuz. Bunları da istediğiniz şekilde değerlendiriyorsunuz. Ama o ağacı kokladığınız zaman içinizdeki o ağacın kokusu çok rahatlatıyor insanı."



"Ormandaki kurumuş ağaçlara ikinci bir şans veriyorum"


Yalnızca estetik üretmekle kalmayan Taraşlı, aynı zamanda doğadaki atıl malzemeleri değerlendirerek sürdürülebilir bir yaklaşım da benimsediğini dile getirerek, "Orman Müdürlüğünden ormanın içerisinde atık olarak bulunan, zaman içerisinde kurumuş ağaçları toplamak için bir miktar para yatırıyorsunuz. Onları toparlayıp yeniden kazandırmak amacıyla bir çalışma yapılıyor ormanda. Ben de Burdur Orman İşletme Müdürlüğüne para yatırdım. Çok fazla olmamak kaydıyla belli miktarda doğada yerde yok olmaya yüz tutmuş, yağmurdan ıslanmış, çürümeye başlamış ağaçları toplamaya başladım. Sehpalar yaptım, lambaderler yaptım, bardaklar yaptım ne bileyim çeşitli objelerle farklı şeyler yaparak topladığımız ağaçları değerlendirdim" dedi.



Pandemide başlayan hobi ile köy evini sanat galerisine dönüştürdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Süper Lig’den 12 kulüp PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 12 kulübü Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. TFF Hukuk Müşavirliği, Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilen takımları açıkladı. Buna göre, Süper Lig’in 30. haftasında oynanan karşılaşmalar sonrası disiplin sevk raporları şöyle: Antalyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Konyaspor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Antalyaspor-Konyaspor müsabakasındaki ‘çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ‘saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fenerbahçe Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Çaykur Rizespor Kulübü’nün 17.04.2026 tarihinde oynanan Fenerbahçe-Çaykur Rizespor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’6 futbolcusunun sarı kart ve 1 futbolcusunun kırmızı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Fatih Karagümrük kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Fatih Karagümrük-Eyüpspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Göztepe Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Kocaelispor-Göztepe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’7 futbolcusunun sarı kart görmesi nedeniyle takım halinde sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 40. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gençlerbirliği Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’usulsüz seyirci alınması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 18.04.2026 tarihinde oynanan Gençlerbirliği-Galatasaray müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’talimatlara aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 46. maddesi ile 2025-2026 Sezonu Süper Lig Müsabakaları Statüsü’nün 6/5 ve EK-1 maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Galatasaray Kulübü idarecisi Metin Öztürk’ün müsabaka sonrası basın mensuplarına yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ’futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca tedbirsiz olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Samsunspor Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Beşiktaş Kulübü’nün 19.04.2026 tarihinde oynanan Samsunspor-Beşiktaş müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca ve "merdiven boşluklarının boş bırakılmaması" nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gaziantep Futbol Kulübü’nün 20.04.2026 tarihinde oynanan Gaziantep Futbol Kulübü-Kayserispor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında sanık İBB Boğaziçi İmar Müdürü savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında İBB Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 25. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Boğaziçi İmar Müdürü tutuklu sanık Elçin Karaoğlu’nun savunmasının alınmasına devam edildi. Karaoğlu hakkında iddianamede örgütün kuruluşundan itibaren içerisinde yer aldığı, sosyal yardım adı altında rüşvet olarak temin edilen hediye çeklerinin organizasyonunu yürüttüğü belirtilmişti. Karaoğlu’nun, rüşvet alınması muhtemel iş adamlarının dosyalarını resmi görevi olmayan ve doğrudan örgüt lideri adına hareket eden Yakup Öner’e gönderdiği de aktarılmıştı. İddianamedeki suçlamalara karşı savunmasına devam eden tutuklu sanık Karaoğlu, Süleyman Atik’in etkin pişmanlık ifadesinde, tadilat ruhsatı işlerinin hızlandırılması için, 10 milyon dolar değerinde market kartının alınarak, İBB Sosyal İşler Daire Başkanlığı’na yönlendirildiğini söylediğini belirtti. Karaoğlu, "Yani BİM’den 10 milyon dolar. BİM kime vermiş 10 milyon dolarlık kart? Tarihinde var mı? Burada yalnız bir de enteresan bir şey söylemiş. Bunu bir arkadaşımdan duydum demiş. Bu kartların bana nasıl geldiğiyle ilgili yine somut hiçbir belge, bilgi hiçbir şey ortada yok. Bu iddialar arasında ben neredeyim? Bakıyorum, göremiyorum" dedi. Tutuklu sanık Karaoğlu, Sarıyer Emirgan’daki bir yapı için düzenlenen güçlendirme ruhsatına ilişkin menfaat temin edildiği iddiasına yönelik ise, "Ben de bu güçlendirme ruhsatını, bu talebi Yakup Öner’e yönlendirmekle suçlanıyorum. Fakat bakıyoruz iddianameye, Yakup Öner şüpheliler arasında yine yok. İfadesi dahi yok. Ruhsat başvurusu 7 Şubat 2024 tarihli. 2023 yılında daha ortada ruhsat başvurusu yok. Dolayısıyla benim bilgim de yok. Yönlendirdiğim kişi zaten eylemde yok. Bir iş insanı ve bir etkin pişmanlıkçı arasında geçen bir konuşmadan başka bir şey yok. İfadelerin hiçbir yerinde, hiçbir satırında, hiçbir kelimesinde benim adım yok" şeklinde konuştu. Karaoğlu savunmasının devamında, "Hakkımdaki suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum. Meslek hayatım boyunca suç teşkil edecek işin işlemin içerisinde olmadım. Yasadışı bir oluşumun içerisinde yer almadım. Haksız kazanç elde etmedim. Ailemin boğazından haram lokma geçirmedim. Hiçbir olayda hukuka aykırı bir davranışım olmadı. Ne yazık ki 1 yıldır özgürlüğümden mahrumum. Bu iddianame bir bütün olarak değerlendirildiğinde benim burada sanık olmamın tek gerekçesi Boğaziçi İmar Müdürü olmam. Yaşadığım bu süreç ailemi, sevdiklerimi mağdur eden bir sürece döndü. Beraat edeceğime inanıyorum. Önce tahliyemi sonra beratımı talep ediyorum" dedi. Duruşmaya sanık savunmasının ardından ara verildi. Aranın ardından rüşvet ve yolsuzluk sebebiyle tutuklanan Ekrem İmamoğlu, sanık Karaoğlu’na, "Elçin bey size hukuksuz bir talimatım olmuş mudur?" sorusunu yöneltti. Sanık Elçin Karaoğlu, "Olmamıştır sayın başkanım" yanıtını verdi. İmamoğlu ardından sanık Karaoğlu’na "2019’dan bu yana Boğaz hattında tek bir yapı yapılıp bir işletmeye dönüşmüş müdür, ruhsat verilmiş usulsüz bir yapı var mıdır?" sorusunu yöneltti. Sanık Karaoğlu soruya, "Böyle bir şey yapılmamıştır" yanıtını verdi. Duruşma sanık avukatının savunması ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
Erzurum Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel tutuklandı Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ’da gözaltına alınan ve Erzurum’a getirilen eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, savcılık sorgusu sonrası çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Elazığ İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan daha sonra karayoluyla Erzurum’a getirilen Tuncay Sonel, Erzurum Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi’nde yapılan 3 günlük sorgusu sonrası Erzurum Adliyesi’ne getirildi. Adliyeye geniş güvenlik önlemleri arasında getirilen Tuncay Sonel’e Gülistan Doku soruşturması ile ilgili hakkındaki iddialar yönetildi. Savcılık ifadesi Tuncay Sonel’in Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na verdiği ifadeden ilginç detaylar ortaya çıktı. Soruşturmanın en dikkat çeken detaylarından biri olan Gülistan Doku’ya ait sim kartın neden adli birimlere teslim edilmediği sorusuna Sonel, "hız kazanmak" savunmasıyla cevap verdi. Sonel, ifadesinde, "Valilik binasından çıkarken Aygül Doku’yu ağlarken gördüm. Bana ’Sayın Valim bir sim kart var, savcıya ulaşamıyorum, almıyorlar’ dedi. Ben de insani mülahazalarla aldım. Arama kurtarma yoğun devam ettiği için konum bilgisine hızlıca bakılması amacıyla, Ankara’da teknik bilgisine güvendiğim Gökhan komisere gönderdim" dedi. Bilirkişi raporlarında olay günü viyadüğü gören kameraların aktif olduğunu ancak emniyet görevlilerinin "kameralar çalışmıyordu" şeklinde tutanak tuttuğuyla ilgili sorusuna ise Sonel, şöyle cevap verdi: "Bu kamera kayıtlarının silinerek delillerin yok edilmesi talimatını ben vermedim. Üniversite bünyesinde teknik bir konu varsa oraya sorulmalıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Tunceli Emniyeti’nin ’arıza yoktu’ şeklindeki cevaplarından haberim yoktur. Muhatabı İl Emniyet Müdürüdür." Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusu tamamlanan Sonel, Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme (TCK 281/1), Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme (TCK 244/2), Özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK 134/1), Kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme (TCK 136) ve Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek (TCK 205) suçlarından tutuklanması istemiyle 1. Sulh Ceza Mahkemesine sevk edildi. Yapılan duruşma sonrası mahkeme heyeti, Tuncay Sonel’in tutuklanmasına karar verdi. Tuncay Sonel daha sonra Erzurum Dumlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’ne gönderildi.