ASAYİŞ - 27 Şubat 2025 Perşembe 17:01

Yaşlı adamı öldürüp karısını ağır yaraladı, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı

A
A
A
Yaşlı adamı öldürüp karısını ağır yaraladı, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı

Burdur’da 30 Ekim 2023 tarihinde Bayram Sertcan’ı öldürüp eşi Zehra Sertcan’ı yaralayan Ayhan Ulu’ya ceza yağdı. Ayhan Ulu’nun kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 17 yıl, nitelikli yağma suçundan ise 13 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ayrıca evden alınan paralar içinde Serdar Sertcan’a 48 bin TL ödemesine hükmedildi.


Burdur’da 30 Ekim 2023 günü bir yaşlı çiftin bakıcılarının kapıyı açamaması sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri tarafından açılan pencereden içeri giren polisler, Bayram Sertcan’ı (76) darp edilip bıçaklanarak öldürülmüş ve eşi Zehra Sertcan’ı (67) yaralanmış halde buldu. Olayla ilgili bin 500 saatlik kamera kaydı inceleyen ekiplerin yaptığı 10 günlük araştırma neticesinde zanlı Ayhan Ulu (37) gece polisin yaptığı operasyonla gözaltına alınırken, şüphelinin evinde yapılan incelemelerde olay anında kullanılan suç aleti bıçak, tıbbi eldiven, altın bileklik ve 3 bin 605 TL ele geçirildi.


Emniyetteki ifadesinde suçunu itiraf eden cinayet zanlısı Ayhan Ulu, çıkarıldığı mahkeme tarafından "kasten adam öldürme" ve "kasten adam yaralama" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Sanık Ayhan Ulu’nun ’kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu; ’nitelikli yağma’ suçundan 15 yıla, ’kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın karar duruşması 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü.


Duruşmada sanık Ayhan Ulu, maktul Bayram Sertcan’ın çocukları Arzu Özçoban ve Serdar Sertcan ile taraf avukatları hazır bulundu.


Sanık Ayhan Ulu’nun avukatı müvekkili hakkında yaptığı savunmada, "Müvekkilim oraya daha önceden konuştukları odunluk yerine beton dökmek için gitmiştir. Müvekkilim aslında saldırıyı önlemek isterken bu olay yaşanmış. Bu da gösteriyor ki ilk saldırıyı maktul gerçekleştiriyor. Maktul bıçak elindeyken Ayhan Ulu’ya saldırıyor. Müvekkilim bıçağın keskin kısmını tutuyor sonra maktulün bileğini havaya kaldırıyor ve maktul bu şekilde yaralanıyor. Zehra Sertcan’a karşı da öldürmeye teşebbüs yoktur. Sadece yumruk ve bıçağın arkasıyla vurmuştur. Evden aldığı çantayı da yarasını sarmak için almıştır. Bayram Sertcan’a yönelik eylemde nefsi müdafaa hükümlerinin uygulanmasını, Zehra Sertcan’a yönelik eylemlerde ise TCK 86. Madde hükümlerinin uygulanmasını, mahkeme aksi kanaatte ise ağır tahrik unsurlarının göze alınarak yağma suçu olmadığından müvekkilimin beraatine veya adli kontrol hükümleri uygulanarak tahliyesini talep ediyorum" dedi.


Bayram Sertcan’ın oğlu müşteki Osman Sertcan’ın avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek, "Olay günü kış ayı olduğundan zaman bakımından tasarlayarak öldürmeye uygundur. Bir de olay saatinde orada düğün vardır ve evden herhangi bir ses duyulmayacaktır. Sanık bunları göz önüne alarak yağma ve öldürme kastı ile eve gelmiştir. Olay gerçekleştikten sonra Zehra Sertcan’ın da öldüğünü düşünerek evin her yerini aramıştır. Çünkü Bayram Sertcan’ın Almanya’dan emekli olduğunu ve varlıklı biri olduğunu bilmektedir. Olayın ertesi günü de eve tekrar gelerek delilleri karartmıştır. Bu yüzden bu işi bilerek yapmıştır ve verdiği savunma suçtan kurtulmaya yöneliktir. İddia ve delillerin tekrarını, sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını, hakkında hiçbir indirim yapılmamasını talep ediyoruz" ifadesinde bulundu.


Zehra Sertcan’ın avukatı mütalaaya katıldıklarını beyan ederek sanık Ayhan Ulu hakkında kadına karşı kasten öldürme suçunun nitelikli halinden cezalandırılmasını ve cezasında hiçbir indirim uygulanmamasını talep etti.


Bayram ve Zehra Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan ise sanık Ayhan Ulu’nun savunmalarını kabul etmediklerini beyan ederek sanık hakkında en ağır cezanın verilmesini talep ettiler.


Sanık Ayhan Ulu ise mahkemedeki savunmasında, "Evde hiçbir çekmece ve dolaba dokunmadım. Sadece elimi silmek için bez aldım. O sırada çanta düştü ve elimi sarmak için onu da aldım. Bıçağı Isparta yoluna attım dediğim halde savcı o bıçağın oradan alınmasına gerek duymadı. Maktulün çocukları ve müşteki avukatları evden bir şeyler çaldığımı belirtti. Ben bunları kabul etmiyorum. Savunmamda bütün olayı ayrıntısı ile anlattım. Ben hiç kimseyi öldürmek istemedim. Herhangi bir yağma kastım yok. Takdir mahkemenindir" dedi.



Sanığa ceza yağdı


Mahkemede verilen kısa bir aranın ardından sanık Ayhan Ulu hakkında Bayram Sertcan’ı karşı kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası ile cezalandırılmasına, Zehra Sertcan’a karşı ise kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ağırlaştırılmış hapis cezası ile cezalandırılmasına, indirim uygulanarak bu cezanın 17 yıla indirilmesine, nitelikli yağma suçundan ise 13 yıl hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. Ayrıca evden alınan paralar içinde Serdar Sertcan’a 48 bin TL ödemesine karar verildi.


Mahkeme sonunda konuşan Bayram ve Zehra Sertcan’ın kızı Arzu Özçoban ve oğlu Serdar Sertcan, "Çok mutluyuz, adalet yerini buldu. Sanık en ağır şekilde cezalandırıldı. Olayın çözülmesinde emekleri geçen herkese, özellikle emniyet ekiplerine teşekkür ederim. Gece gündüz katili bulmak için çalıştılar, hepsine çok teşekkür ederiz" dediler.



Yaşlı adamı öldürüp karısını ağır yaraladı, ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Tahmazoğlu, 23 Nisan ulusal egemenlik ve çocuk bayramını kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, bu anlamlı günün, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımız için mutluluğun, huzurun ve başarının başlangıcı olması temennisinde bulundu. Ulusal egemenliğin 106. yılında çocuklara daha güzel yarınlar bırakmak için çalıştıklarını söyleyen Başkan Mehmet Tahmazoğlu, "Hayatta bir çocuğun gülümsemesinden daha büyük bir mutluluk yoktur. Çocuklarımız güldüğü ve mutlu olduğu zaman biz de güleriz; bütün bir şehir güler. Biz projelerimizle çalışmalarımızla çocuklarımızı mutlu edecek, işlere imza atmaya çalışıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milleti, yine milletin azim ve kararlılığı kurtaracaktır. Tek bir egemenlik vardır, o da ulusal egemenliktir’ demiştir. Bugün bizlere düşen görev de teslim aldığımız bu kutsal emaneti bizden sonra yaşatacak olan nesillere en ileri seviyede teslim etmektir. Hepimiz biliyoruz ki medeniyet yarışının bir sonu yoktur. Bizler ulaşabildiğimiz en son noktada bayrağı sevgili çocuklarımıza emanet edeceğiz. Yüzlerinde gülücüklerin, kalplerinde sevgi ve umut çiçeklerinin hiç solmamasını temenni ettiğimiz, bunun için büyük gayret sarf ettiğimiz bütün çocuklarımızın ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) kuruluş yılını kutluyorum " dedi.
İstanbul Seyahat sayısı 2025 yılında 67 milyon 851 bin oldu Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek Hanehalkı Yurt İçi Turizm verilerini açıkladı. Seyahat sayısı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 1,5 artarak 67 milyon 851 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 1,6 azalarak 476 milyon 307 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7 gece oldu. Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan dördüncü çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 264 bin kişi seyahate çıktı. Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 3,9 azalarak 11 milyon 23 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 60 milyon 957 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 5,5 gece oldu. Seyahate çıkanlar 2025 yılında 555 milyar 68 milyon 767 bin TL harcadı Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 32,4 artarak 555 milyar 68 milyon 767 bin TL oldu. Bu harcamaların yüzde 87,1’ini 483 milyar 696 milyon 988 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 12,9’unu ise 71 milyar 371 milyon 779 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 8 181 TL oldu. Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2025 yılının dördüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 29,6 artarak 85 milyar 594 milyon 583 bin TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 92,5’ini 79 milyar 134 milyon 51 bin TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7,5’ini ise 6 milyar 460 milyon 532 bin TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 7 765 TL oldu. Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,3 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 23,1 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 18,7 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde yeme ve içme harcamalarında yüzde 26,4, ulaştırma harcamalarında yüzde 25,6 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 48,2’lik artış görüldü. Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içinde dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32,1 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,8 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 13,3 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 23,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 25 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 43,1’lik artış görüldü. Bu yılda yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 57,7 ile ilk sırada yer aldı Yıllık olarak seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 34,4 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkış amaçları çeyreklik olarak incelendiğinde ise yüzde 61,8 ile "yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 26 ile "gezi, eğlence, tatil", üçüncü sırada ise yüzde 4,9 ile "sağlık" amacıyla yapılan seyahatler yer aldı. Seyahate çıkanlar en çok arkadaş veya akraba evinde kaldı Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 313 milyon 72 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. İkinci sırada 81 milyon 86 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 47 milyon 236 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 44 milyon 285 bin geceleme sayısı ile en çok "arkadaş veya akraba evinde" kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 6 milyon 856 bin geceleme ile "kendi evi" yer alırken, "otel" 6 milyon 185 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Uşak Başkanvekili Özkan; "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" Uşak Belediye Başkanvekili Av. Hatice Terekeci Özkan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı kutlama mesajında, "Çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz" dedi. Başkanvekili Terekeci Özkan, kutlama mesajında şu ifadelere yer verdi; "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile ulusal egemenliğin halkın iradesine emanet edildiği, demokrasimizin temel taşlarından olan milli iradenin tecellisi Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 106. açılış yıldönümünü büyük bir coşkuyla kutluyoruz. 23 Nisan yalnızca bir tarih değil; halkın söz sahibi olduğu, eşitlik, özgürlük ve adalet değerlerinin hayat bulduğu bir dönüm noktasıdır. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesi ise daha adil, daha demokratik ve daha aydınlık bir geleceğin çocuklarımızın ellerinde yükseleceğine olan inancın en güçlü ifadesidir. Güçlü bir toplum için eşit ve adaletli politikalarla yürümeye devam edecek, çocuklarımıza hak ettikleri aydınlık yarınları vereceğiz. Çocuklarımızın emeğinin sömürülmediği, bilgiye eşit bir şekilde ulaşabildikleri ve gelecek kaygısı çekmeden eğitim görebildikleri bir dünyayı hep birlikte inşa edeceğiz" Başkanvekili Terekeci Özkan mesajına şöyle devam etti; "Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli egemenlik mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı ve minnetle anıyor; çocuklarımızın yüzünün güldüğü, umutlarının büyüdüğü bir gelecek için hep birlikte çalışacağımızı bir kez daha vurguluyorum. Tüm çocuklarımızın ve kıymetli hemşerilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, eşit, özgür ve adil yarınlar diliyorum"
Düzce Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sunmaya devam ediyor Düzce Üniversitesi, bilimsel bilgi birikimini toplumla buluşturma misyonu doğrultusunda gerçekleştirdiği Bilim Kafe etkinlikleriyle toplumsal katkı sağlamaya devam ediyor. Bilim İletişimi Ofisi ve Toplumsal Katkı Koordinatörlüğü tarafından, Düzce BELTUR iş birliğinde düzenlenen, "Gıda Alerjenleri ve Zehirlenmeleri" başlıklı Bilim Kafe etkinliği, Düzce Mutfak Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşmacı olarak ise Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü’nden Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış yer aldı. Bilim Kafe etkinliğinin açılışında konuşan Genel Sekreter Yardımcısı ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, Düzce Üniversitesi’nin bilimsel üretimini toplumla buluşturmayı temel hedef olarak benimsediğini ifade etti. Düzce Üniversitesi’nin Bilim Kafe etkinlikleriyle ön planda olduğunu vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert, etkinliğe katkılarından dolayı Düzce BELTUR’a ve katılımcılara teşekkür etti. "Alerjen ve zehirlenme kavramları birbirinden farklıdır" Etkinlikte konuşmacı olarak yer alan Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, gıda alerjenleri ile gıda zehirlenmeleri arasındaki farklara dikkat çekerek, alerjinin vücudun belirli gıdalardaki proteinlere karşı gösterdiği hassasiyet olduğunu, zehirlenmenin ise bakteri, virüs ve diğer zararlı etkenlerin gıdalara bulaşması sonucu ortaya çıktığını belirtti. "Bazı gıdalar alerji riskini daha fazla taşımaktadır" Dünya genelinde en yaygın alerjenler arasında süt, yumurta, deniz ürünleri ve yer fıstığı gibi ürünlerin yer aldığını ifade eden Öğr. Gör. Dr. Kayış, bu gıdaların bireyden bireye farklı reaksiyonlara neden olabileceğini dile getirdi. Gıda alerjilerinin genetik yatkınlıkla da ilişkili olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, "Aile bireylerinizde eğer bir ürüne karşı bir alerjen tepkisi oluşuyorsa sizde de ortaya çıkma ihtimali yüksektir" dedi. "Gıda zehirlenmelerinin en büyük nedeni uygunsuz saklama" Gıda zehirlenmeleri ekseriya uygun olmayan saklama ve hijyen şartlarından kaynaklandığını belirten Öğr. Gör. Dr. Vedat Kayış, özellikle hayvansal ürünlerin hijyen kurallarına uygun ortamlarda saklanması gerektiğini ifade etti. Özellikle kanatlı et ürünlerinin dikkatli tüketilmesi gerektiğinin altını çizen Öğr. Gör. Kayış, gıda alerjilerinin ve zehirlenmelerinin basit bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Katılımcılara günlük hayatta karşılaşılabilecek riskleri hakkında da bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Kayış, bilinçli tüketim alışkanlıklarının önemine dikkat çekti. Katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirilen Bilim Kafe buluşması, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.