ASAYİŞ - 23 Nisan 2025 Çarşamba 10:57

Zorla girdiği evde "Karımı boşayıp seni alacağım" diyen alkollü şahıs kabus dolu anlar yaşattı

A
A
A
Zorla girdiği evde "Karımı boşayıp seni alacağım" diyen alkollü şahıs kabus dolu anlar yaşattı

Burdur’un Gölhisar ilçesinde 61 yaşındaki kadının evine zorla giren alkollü şahıs, yaşanan arbede sonrası kadının oğlu tarafından etkisiz hale getirilerek polise teslim edildi. Gözaltına alınan şahıs, aynı olaydan üçüncü kez çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Karara tepki gösteren 61 yaşındaki kadın, "Şahıs gündüz vakti beni korkutarak evime girdi. Tutuklanmasını talep ediyorum. Ben ölünce mi adalet yerini bulacak?" dedi.


Olay, 4 Nisan’da saat 18.10 sıralarında Konak Mahallesi Demokrasi Caddesi’nde bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 1.80 promil alkollü olduğu tespit edilen İ.Ş. (53), 15 ABF 012 plakalı aracıyla Fatmana Aksoy (61) isimli kadının evine geldi. Fatmana Aksoy’un kapıyı açmaması üzerine kapı kilidini kırarak içeri giren İ.Ş., kadına "Karımı boşayıp seni alacağım" dedi. Fatmana Aksoy kapıları kilitleyip korkuyla evinin penceresinden çatıya çıkarak oğlunu aradı. Kısa sürede olay yerine gelen Aksoy’un oğlu Mustafa Aksoy, şahsı yatak odasının penceresinden kaçmaya çalışırken yakaladı. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak durumu bildiren Mustafa Aksoy, İ.Ş.’yi polise teslim etti. Karakoldaki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen İ.Ş., mahkemede verdiği ifadede eve neden gittiğini hatırlamadığını söyleyerek, "Fatmana Aksoy’un oğlunu tanırım. Alkollüydüm, beni arayıp çağırdığını duydum ama gerçekten çağırdı mı hatırlamıyorum. Suçsuzum" dedi.


İ.Ş.’nin daha önce Fatmana Aksoy’un yakınındaki bir evi gözetlerken yakalandığı, yapılan şikayet sonrası polis ekipleri tarafından gözaltına alındığı ve ifadesinde komşuları gözetlemek amacıyla değil Fatmana Aksoy ile görüşmek amacıyla orada bulunduğunu belirtmesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi. Olayın ardından Fatmana Aksoy ile gönül ilişkisi olduğunu iddia eden İ.Ş.’nin bu sözleri üzerine Mustafa Aksoy, annesiyle hiçbir ilişkisi olmayan bu kişiden rahatsızlık duyduğunu belirterek şikâyetçi oldu.



"Şüpheliyi yatak odasında yakaladım"


4 Nisan tarihindeki olayda annesinin evine gelen şahsı fark ederek kapıları kilitleyip çatıya çıktığını ve kendisini aradığını anlatan Mustafa Aksoy, "Annem beni aradığında iş yerindeydim. Bir yandan olay yerine hareket ederken, bir yandan da evimize polis ekibi yönlendirilmesini istedim. Eve geldiğimde şahsı önceki olaydan sonra taktırdığımız kamera cihazının kayıt ünitesi yakınlarında, evin yatak odasında dolaşırken yakaladım. Şahsın beni itmesiyle koltuğa düştüm. Bu sırada göz ucuyla annemi çatıda gördüm. Kısa süren bir arbedenin ardından yeniden 112’yi aradım. Ancak şahıs küfür ederek telefonu elimden aldı ve aramamı engelledi. Sonrasında tekrar etkisiz hale getirip, polis ekiplerine teslim ettim" dedi.


Mustafa Aksoy, olayın ardından Gölhisar Cumhuriyet Savcılığı’nın şahsın tutuklanması talebiyle İ.Ş.’yi mahkemeye sevk ettiğini ancak mahkemenin "önceki olayın adli sonucu yok, başka bir suçu da bulunmuyor" gerekçesiyle serbest bıraktığını belirtti. Daha önce takipsizlikle sonuçlanan dilekçesini yeniden savcılığa sunduğunu söyleyen Aksoy, savcılığın da tutuklama talebinde bulunduğunu, 16 Nisan’da görülen duruşmada İ.Ş.’nin yine serbest bırakıldığını, savcının üçüncü kez tutuklama talebi doğrultusunda 18 Nisan’da üçüncü kez mahkemeye çıkarılan İ.Ş.’nin bu mahkemeden de adli kontrol alarak serbest bırakıldığını söyledi.



"Ben ölünce mi adalet yerini bulacak?"


Yaşananlara tepki gösteren mağdur Fatmana Aksoy ise, "Şahıs gündüz vakti beni korkutarak evime girdi. Tutuklanmasını talep ediyorum. Ben ölünce mi adalet yerini bulacak?" diyerek tepkisini dile getirdi.


Oğlu Mustafa Aksoy ise, "Alkollü olduğunu beyan eden bu kişi, kapılarımızı kırarak tek başına yaşayan 61 yaşındaki annemin evine saldırıp tacizde bulundu. Ben bu şahsı darp etmeden emniyete teslim ettim. Eğer ben 2 dakika daha geç kalsaydım olaylar çok daha kötü bir hâle gelebilirdi. Bunların hepsi göz ardı edildi" dedi.


İ.Ş.’nin evin etrafında aracıyla dolaşarak evin önüne aracı park etmesi ve eve polislerin gelişi ise güvenlik kamerasına yansıdı.



Zorla girdiği evde "Karımı boşayıp seni alacağım" diyen alkollü şahıs kabus dolu anlar yaşattı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Frida Kahlo Sergisi Manisa’da kapılarını açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi, sanatseverlerle buluştu. Frida Kahlo’nun eserlerinden oluşan serginin, Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açıldığı belirtildi. Manisa’nın köklü kültürel miraslarından biri olan Mesir Festivali, bu yıl dünya sanatına ev sahipliği yaparak dikkat çekti. Serginin açılışı, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine il protokolü, belediye yetkilileri, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan konuşmasında, Mesir Festivali’nin şehrin kimliğini yansıtan önemli bir değer olduğunu belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılışta konuşan Başkan Dutlulu, festivali bu yıl "Yaşayan Festival" konseptiyle düzenlediklerini belirterek, "Asırlık geleneğimizi modern sanatla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Frida Kahlo’nun günlüklerini Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da sergilemek bizim için büyük bir heyecan" dedi. Mesir Festivali’nin sadece bir tören olmadığını vurgulayan Dutlulu, etkinliğin doğa sporlarından gastronomiye, tarihten sağlığa kadar geniş bir yelpazede kente canlılık kattığını ifade etti. Manisa’nın festival süresince 24 saat yaşayan bir şehir haline geldiğini belirten Dutlulu, kenti uluslararası sanat etkinliklerinin merkezi yapma hedefinde olduklarını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri serginin açılışını gerçekleştirerek eserleri inceledi. Frida Kahlo’nun yaşamından izler taşıyan ve sanatındaki derinliği yansıtan eserlerin yer aldığı serginin, 24 Mayıs’a kadar Fatih Sergi Salonu’nda ziyaret edilebileceği bildirildi.
İstanbul Aras Kargo voleybol takımının play-off başarısı yeni reklam filmiyle yayında Aras Kargo Voleybol Takımı Play-off aşamasında sergilediği performansla Avrupa kupalarına katılma hakkı kazanarak önemli bir başarıya imza attı. İzmir’in 17 yıllık play-off ve Avrupa kupaları özlemini dindiren bu başarı, tüm dijital platformlarda ve TV kanallarında yayına giren, şehrin ritmini ve taraftarın coşkusunu odağına alan duygusal bir reklam filmiyle ekranlara taşındı. Aras Kargo Spor Kulübü (ASK), voleyboldaki yükselişini Avrupa sahnesine taşıyor. Avrupa kupaları yolundaki ilk play-off etaplarını başarıyla tamamlayarak Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı kazanan takım, bu zaferi İzmir sokaklarından tribünlere taşan coşkulu bir reklam filmiyle kutluyor. "Sen Aşk’sın" temasıyla hazırlanan film; sadece bir spor başarısını değil, bir şehrin kenetlenmesini, Aras Kargo’nun taşıdığı heyecanı ve taraftarın coşkusunu ve desteğini TV ve tüm dijital mecralar aracılığıyla izleyicilerle buluşturuyor. İzmir’in ritmi sahaya iniyor: "Play-off Çok Güzel, Sen de Gelmez Misin Canım?" Yeni reklam filmi, İzmir’in güzel manzaraları ve sokaklarında yankılanmaya başlayan ritimle açılıyor. Şehrin her köşesinde hissedilen bu heyecan, özel olarak bestelenen coşkulu bir marş eşliğinde sokaklardan voleybol sahasına doğru bir yolculuğa dönüşüyor. Filmde; İzmir esnafı, gençler ve çocuklar da dahil Aras Kargo Spor Kulübü’ne gönül veren taraftarların coşkusu ön plana çıkıyor. Kadın voleybol takımının parkedeki mücadelesinden kesitlerin yer aldığı sekanslar, İzmir’den İstanbul’a uzanan taraftar ruhu ve şirketin aracıyla taşınan ritim tüm şehirle bütünleşiyor. Bu ritim ve enerji, "Play-off çok güzel, sen de gelmez misin canım?" sözlerinin yer aldığı mizahi bir pankartla herkesi birleşmeye çağırıyor. Film, kulübün baş harflerinden doğan ve başarıya olan tutkuyu simgeleyen "Sen Aşk’sın Aşk!" mesajıyla duygusal bir finalle sona eriyor. "Şehrin ritmini, taraftarımızın coşkusunu bir araya getirdik" Aras Kargo Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Billur Burkutoğlu, kazanılan başarı ve yeni reklam filmiyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: "Aras Kargo Spor Kulübü olarak, kadın voleyboluna verdiğimiz desteğin böylesine tarihi bir başarıyla karşılık bulmasından büyük gurur duyuyoruz. İzmir’in 17 yıllık Play-off ve Avrupa kupası hasretini dindirirken, sahada sergilediğimiz azmi yeni reklam filmimizle tüm Türkiye ile paylaşıyoruz. Bu filmde play-off ritmini, taraftarımızın coşkusunu ve spora olan tutkumuzu bir araya getirdik. Bu zafer, sadece bizim değil, bize her an destek olan tüm voleybolseverlerin ve İzmir’in zaferi."
İstanbul Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yapan şebekenin, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirdiği ifade edildi. İstanbul ve İzmir’de dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edilmiş, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 20 ilde başlatılan eş zamanlı operasyonlarda suç ağı çökertilmişti. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 73 şüpheli yakalanmıştı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konulan soruşturmada, 114 bin 470 TL, 3 bin 88 dolar, bin 25 avro, 25 Gürcistan Larisi, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik, 1 altın künye, 10 atın kolye, 1 altın gerdanlık, 14 altın küpe, 3 altın yüzük, 1 altın tespih, 26 gram altın, 7 ata altın, 13 çeyrek altın, 2 yarım altın ve çok sayıda dijital materyal ile doküman ve flash bellekler ele geçirilmişti. Operasyonun devamında 7 kişi daha gözaltına alındı ve gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin ciddi güvenlik sorunu oluşturduğu belirtildi Suç ağına mensup dolandırıcıların, elde ettikleri bu bilgilerle İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttükleri, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. Siber güvenlik uzmanları, sosyal medya uygulamaları üzerinden kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin uzun süredir ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Tapuda satış işlemi yapan ve para sahibi olan kişilerin birkaç gün içerisinde dolandırıcılar tarafından aranması, bankada işlem yapan yüklü hesap sahiplerinin dolandırıcıların hedefi olması kamudaki panellerin ve bilgilerin nasıl ele geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor. Vatandaşların telefon numaraları, ev adresleri, tapu ve araç bilgileri şebekenin elinde Şebekenin yürüttüğü sistematik dolandırıcılık faaliyetlerinde, vatandaşın telefon numaralarını, ev adreslerini, tapu ve araç bilgilerini, sağlık verilerini ve aile bireylerine ait detaylı kayıtları "sorgu panelleri" üzerinden satın aldıkları ortaya çıktı.
Manisa Frida Kahlo Sergisi Manisa’da kapılarını açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında düzenlenen "Frida Kahlo’nun Günlükleri" sergisi, sanatseverlerle buluştu. Frida Kahlo’nun eserlerinden oluşan serginin, Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da açıldığı belirtildi. Manisa’nın köklü kültürel miraslarından biri olan Mesir Festivali, bu yıl dünya sanatına ev sahipliği yaparak dikkat çekti. Serginin açılışı, Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış törenine il protokolü, belediye yetkilileri, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan konuşmasında, Mesir Festivali’nin şehrin kimliğini yansıtan önemli bir değer olduğunu belirterek, bu kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılışta konuşan Başkan Dutlulu, festivali bu yıl "Yaşayan Festival" konseptiyle düzenlediklerini belirterek, "Asırlık geleneğimizi modern sanatla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Frida Kahlo’nun günlüklerini Ege Bölgesi’nde ilk kez Manisa’da sergilemek bizim için büyük bir heyecan" dedi. Mesir Festivali’nin sadece bir tören olmadığını vurgulayan Dutlulu, etkinliğin doğa sporlarından gastronomiye, tarihten sağlığa kadar geniş bir yelpazede kente canlılık kattığını ifade etti. Manisa’nın festival süresince 24 saat yaşayan bir şehir haline geldiğini belirten Dutlulu, kenti uluslararası sanat etkinliklerinin merkezi yapma hedefinde olduklarını söyledi. Konuşmaların ardından protokol üyeleri serginin açılışını gerçekleştirerek eserleri inceledi. Frida Kahlo’nun yaşamından izler taşıyan ve sanatındaki derinliği yansıtan eserlerin yer aldığı serginin, 24 Mayıs’a kadar Fatih Sergi Salonu’nda ziyaret edilebileceği bildirildi.
İzmir Uluslararası Alaçatı Ot Festivali’nde "Küp" fotoğraf sergisi kapılarını açtı İzmir’in Çeşme ilçesinde düzenlenen 15. Uluslararası Alaçatı Ot Festivali çerçevesinde, kenti farklı perspektiflerden ele alan "Küp" adlı fotoğraf sergisi sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Çeşme Belediyesi Alaçatı Ek Hizmet Binası Sergi Salonu’nda izleyiciyle buluşan serginin merkezinde yer alan ve üzerinde fotoğrafların bulunduğu büyük küp formu, ziyaretçilerin ilgisini çekerken ana temayı da görsel olarak yansıtıyor. İlk kişisel sergisini açmanın heyecanını yaşadığını dile getiren Fahri Bakırcı, yaklaşık iki yıldır yaşadığı Çeşme’de çektiği fotoğrafları sanatseverlerle buluşturmanın kendisi için anlamlı olduğunu ifade etti. Serginin çıkış noktasını "Kent, Üretim ve Perspektif" kavramları üzerinden şekillendirdiğini belirten Bakırcı, Çeşme’nin yalnızca bir coğrafya değil; aynı zamanda bir yaşam biçimi ve üretim alanı olarak ele alındığını vurguladı. Sergi mekanının ortasında konumlandırılan küp formunun bu üç kavramın kesişimini simgelediğini aktaran sanatçı, izleyicilerin fotoğrafları farklı açılardan deneyimlemesinin amaçlandığını söyledi. Kenti tek bir açıdan değil, farklı perspektiflerden ele almayı hedeflediğinin altını çizen Bakırcı, "Bazen bir kenti görmek için durmak yetmez; etrafında dolaşmak gerekir" dedi. Kentin hafızasına farklı bir pencere Kentin gündelik yaşamından festivallere, sokak ilişkilerinden emeğin izlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan sergide; geçmiş yıllara ait festival görüntüleri, kortej fotoğrafları, çocuk portreleri, bölgede yaşayan insanların günlük yaşamından kesitler ve doğal afetlere dair kareler bulunuyor. Her yaştan ziyaretçiye hitap etmeyi hedefleyen serginin, kentin hafızasına farklı bir pencereden bakma imkanı sunduğu kaydedildi. Çocukluk yıllarında fotoğrafla tanışan ve siyaset, sokak, doğa, basın ve portre fotoğrafçılığı alanlarında üretim yapan Bakırcı’nın, eğitim hayatıyla birlikte görsel anlatım dilini geliştirmeyi sürdürdüğü belirtildi.