ASAYİŞ - 21 Nisan 2026 Salı 16:09

Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş

A
A
A
Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş

İstanbul merkezli 20 ilde düzenlenen operasyonda gözaltı sayısı 80’e yükseldi. Korsan çağrı merkezleri kurarak dolandırıcılık yapan şebekenin, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirdiği ifade edildi.


İstanbul ve İzmir’de dolandırıcılık merkezi kuran bir şebeke tespit edilmiş, İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 20 ilde başlatılan eş zamanlı operasyonlarda suç ağı çökertilmişti. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde, korsan çağrı merkezi kurarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 73 şüpheli yakalanmıştı. 11 lüks araç ve 2 arsaya şerh konulan soruşturmada, 114 bin 470 TL, 3 bin 88 dolar, bin 25 avro, 25 Gürcistan Larisi, 12 altın bileklik, 11 altın bilezik, 1 altın künye, 10 atın kolye, 1 altın gerdanlık, 14 altın küpe, 3 altın yüzük, 1 altın tespih, 26 gram altın, 7 ata altın, 13 çeyrek altın, 2 yarım altın ve çok sayıda dijital materyal ile doküman ve flash bellekler ele geçirilmişti. Operasyonun devamında 7 kişi daha gözaltına alındı ve gözaltı sayısı 80’e yükseldi.



Kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin ciddi güvenlik sorunu oluşturduğu belirtildi


Suç ağına mensup dolandırıcıların, elde ettikleri bu bilgilerle İstanbul ve İzmir illerinde kurdukları çağrı merkezleri aracılığıyla faaliyet yürüttükleri, vatandaşları açık hatlar ve yurtdışından temin edilen iletişim hatları üzerinden arayarak kendilerini polis, hakim, savcı veya banka görevlisi olarak tanıttıkları belirlendi. Şebekenin, "kimlik bilgileriniz kullanıldı", "adınız terör örgütüne karıştı", "hesabınızdan para çekildi" gibi gerçeğe aykırı beyanlarla mağdurlar üzerinde psikolojik baskı ve korku oluşturdukları; bu yöntemle kişileri ikna ederek dolandırıcılık eylemlerini organize ve planlı bir şekilde gerçekleştirdikleri anlaşıldı. Siber güvenlik uzmanları, sosyal medya uygulamaları üzerinden kişisel verilere erişim sağlayan "panel" sistemlerinin uzun süredir ciddi bir güvenlik sorunu oluşturduğuna dikkat çekiyor. Tapuda satış işlemi yapan ve para sahibi olan kişilerin birkaç gün içerisinde dolandırıcılar tarafından aranması, bankada işlem yapan yüklü hesap sahiplerinin dolandırıcıların hedefi olması kamudaki panellerin ve bilgilerin nasıl ele geçirildiği sorusunu gündeme getiriyor.



Vatandaşların telefon numaraları, ev adresleri, tapu ve araç bilgileri şebekenin elinde


Şebekenin yürüttüğü sistematik dolandırıcılık faaliyetlerinde, vatandaşın telefon numaralarını, ev adreslerini, tapu ve araç bilgilerini, sağlık verilerini ve aile bireylerine ait detaylı kayıtları "sorgu panelleri" üzerinden satın aldıkları ortaya çıktı.



Çağrı merkezi dolandırıcıları, vatandaşın kişisel verilerini "panel" adı verilen platformlardan ele geçirmiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Böcek ailesinin ölümüne ilişkin davada 1 sanık hakkında tahliye kararı İstanbul Fatih’te, 4 kişilik Böcek ailesinin zehirlenme iddiasıyla hayatını kaybetmesine ilişkin, aralarında otel yetkilisi ile ilaçlama firması sahibinin de bulunduğu 5’i tutuklu 6 sanıklı davanın ilk duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme, 1 sanığın tahliyesine hükmederek dosyayı mütalaaya gönderdi. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’te zehirlenme iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 5 tutuklu sanık, 1 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları ve müşteki aile hazır bulundu. "Bebeği aldığımda taş gibiydi, öldüğünü düşündüm" Tanık sıfatıyla beyanda bulunan esnaf Umut B., "Benim otelin olduğu yerde 3 tane iş yerim var. Dükkandan çıktığımda otelin önünde ambulans vardı. Olay yerine gittiğimde bebeği bana verdiler. Bebeği aldığımda taş gibiydi, öldüğünü düşündüm, anne yukarıdaydı. Babayla birlikte anneyi aldık, yürüyemiyordu kolundan tutarak indirdik. Sonrasında takviye ambulans geldi anneyi ambulansa bindirdik. Kapıya numara yapıştırılıp, yapıştırılmadığını hatırlamıyorum" şeklinde konuştu. Otel müdürü Halil D. ise tanık sıfatıyla bulunduğu beyanında, "Ben oteldeyken 101 numaralı odayla ilgili ilaçlama çalışması yapılması gerekti. Ben de bunun üzerinde DSS ilaçlamayı aradım. İlaçlama günü ben Diyarbakır’daydım. İlaçlama sonrası bana mesaj gönderildi. Otomatik bir mesajdı, 2 gün odaya girilmemesine dairdi" dedi. Beyanda bulunan Böcek ailesinin müşteki yakınları, sanıklardan şikayetçi olduklarını belirterek, cezalandırılmalarını talep etti. Tanık hakkında suç duyurusu talebi Görüşü sorulan Cumhuriyet Savcısı, müştekilerin davaya katılma taleplerinin ayrı ayrı kabulünü, dava dosyasındaki eksik hususların giderilmesini, tutuklu tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Maktullerin kesin ölüm nedenlerinin araştırılması için Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelecek raporun beklenmesini isteyen savcılık, duruşmada tanık sıfatıyla dinlenen otel müdürü Halil D. hakkında, olayla ilişkisinin bulunabileceğini değerlendirerek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. 1 sanık tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, resepsiyon görevlisi tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine hükmetti. Dava dosyasının esasa ilişkin mütalaasını hazırlaması için Cumhuriyet Savcısına gönderilmesine de karar veren heyet, 4 tutuklu sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmederek, duruşmayı 26 Haziran gününe erteledi. Gelecek celse, savcılığın esasa ilişkin mütalaasını açıklaması bekleniyor.