SAĞLIK - 30 Mayıs 2020 Cumartesi 11:22

Sınav stresiyle başa çıkmanın yolları

A
A
A
Sınav stresiyle başa çıkmanın yolları

Yaklaşan lise ve üniversite giriş sınavları birçok gençte, sınav stresini de beraberinde getiriyor.

Yaklaşan lise ve üniversite giriş sınavları birçok gençte, sınav stresini de beraberinde getiriyor. Klinik Psikolog Filiz Yakmaz Basılgan, bu stresle başa çıkmanın yollarını açıkladı.


Çoğu insan bir sınavda iken kendisini endişeli hisseder. Özel Hayat Hastanesi Klinik Psikolog Filiz Yakmaz Basılgan, sınav kaygısının hangi sebeplerden yaşandığını, kaygı ve stresi yatıştırmak için neler yapılabileceğini anlattı. Sınav kaygısını, bir sınav veya değerlendirme öncesinde ya da sırasında yoğun bir korku, panik anı hissetme deneyimi olarak tanımlayan Basılgan, “Yarış düşüncesi, konsantre olamama veya dehşet duyguları, hızlı kalp atışı, baş ağrısı ya da bulantı gibi fiziksel belirtilerle birleşebilir. Düşük kaygı yaşayan öğrenciler, yaklaşan bir sınav hakkında biraz gergin hissedebilir. Ancak yine dikkatlerini çalışmalarına, sınav esnasında sorulara odaklayabilir. Fakat yüksek kaygı taşıyan öğrenciler, korkulan test durumuna maruz kaldıklarında hemen bir anksiyete reaksiyonu gösterir. Sınavdan kaçınmaya çalışırlar ya da sınav esnasında aşırı korku duyarlar. Yüksek kaygı, bazılarında panik duygusuna dönüşebilir” diye konuştu.


Kaygının uygun seviyeyi aştığında, sınavı tamamlama yeteneğini etkilemeye başladığının altını çizen Basılgan, bunu yüksek kaygı olarak tanımladı. Basılgan, “Sınav kaygısının sebepleri başarısızlık korkusu, yeterli hazırlık süresinin olmaması veya geçmişteki kötü sınav deneyimlerinden kaynaklanır. Örneğin, tehlikedeyseniz, kaygınız sizi tehlikeden kurtulmanız için harekete geçirir. Ayrıca tehdit edici olaya olan ilgimizi artırmaya ve tehdidi uzaklaştırmamız için yanıtımızı geliştirmeye yardımcı olabilir. Yüksek kaygı yaşayanlar, sınavları tehdit olarak algılar ve yoğun duygusal tepkilerle yanıt verir. Bu da o anda yaptıklarına enerjilerini vermelerini engeller ve odaklanmayı zorlaştırır” dedi.


Sınav kaygısının aynı zamanda bilişsel ve entelektüel görevlerde etkili performansa müdahale eden endişe tepkileri uyandırdığını vurgulayan Basılgan, bu durumun kişinin sınavda elinden gelenin en iyisi yapma şansını olumsuz etkilediğini ifade etti. Basılgan, kaygının akademik ve bilişsel yetenekleri ortaya koymada engelleyici olduğunu sözlerine ekledi. Yüksek kaygıyı yönetmenin yollarının öğrenilebileceğini ifade eden Basılgan, “Farkındalık gibi rahatlama eğitimleri, endişeli duygu, düşüncelerin ve fiziksel tepkilerin sakin kabul edilmesini sağlar. Böyle öğrenci ana odaklanabilir. Sınava girerken, kendinizi görselleştirirken rahatlamayı öğrenirseniz, sınava girerken de rahat olmayı başarabilirsiniz. Ayrıca, her gün sınavdaki konuların bölümleri üzerinde çalışarak, önceden hazırlanın. Deneme sınavlarını kaygıyı yönetme fırsatı olarak kullanın. Fiziksel tepkilerinizi fark ederek endişenizi erkenden belirleyin ki, bunla baş edebilmek için zamanınız olsun. Olumsuz düşüncülerinizin farkında olun ve bu düşünceleri daha cesaretli öz konuşmayla değiştirmeyi deneyin. Kaygınızla sürekli meşgul olmak yerine, dikkatinizi farkındalıklı odaklanmaya çalışın. Fiziksek kaygı tepkilerinizi azaltmak için, birkaç beceri öğrenin” diye yol gösterdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri ERÜ Rektörü Altun: "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) tarafından düzenlenen ‘Gevher Nesibe’den Türkiye Yüzyılına’ tanıtım programında konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, "Kayseri gibi bir şehirde üniversite lokomotif olmalı" dedi. Sabancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekilleri Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Hacılar Belediye Başkanı Bilal Özdoğan, Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yalçın, protokol üyeleri, öğretim üyeleri ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri AR-GE çalışmalarının yapıldığı sergiyi inceleyerek, geliştirilen ürünler hakkında öğrencilerden bilgiler aldılar. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan programda konuşan ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, " Son 4 yıl içerisinde üniversitemizin fiziki alt yapısını güçlendiren sağlık, hizmet kapasitemizi artıran ve 17 proje ile sizleri kısaca bilgilendirmek istiyorum. Birincisi artan hasta yoğunluğuna cevap vermek hizmetlerimizi daha üst kalitede ortaya koyabilmek için acil ek binamızın inşaatını tamamlamış ve süreçte hizmete almış bulunuyoruz. Hastanemizin 9-10-11 ve 12. Katlarında yüzde 30 un üzerinde ana binamızda bir yenileme çalışmasını gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Diş hastanemiz her anlamda ön plana çıkmaya ve gündem de kalmaya devam edecektir. 41 bin kapalı metre kare alanı 399 üniti ile Türkiye’nin 1 numarasıdır. Sağlık hizmetlerinde ileri teknolojileri kullanmaya gayret ediyoruz. Robotik cerrahi burada bizim güçlenmemize çok büyük bir katkı sağlamıştır. 630 robotik cerrahi gerçekleştirmiş durumdayız. Aşı geliştirme binası aslında önce bir enstitü kurmak suretiyle adım attığımız devamında da; bioteknoloji ve sağlık alanlarında da güçlü bir ekosistemi ayağa kaldırıyoruz. Polikliniklerde yenilemeler yapıyoruz 48 yıllık fiziki bir yapıya sahibiz" ifadelerini kullandı. Sağlık yatırımlarının yanında kampüs yaşamını güçlendirmeye yönelik adımlar attıklarını da dile getiren Altun, "ERÜ Sahne, öğrencilerimize yönelik olarak ortaya koyduğumuz bu adım aslında sadece eğitim alan öğrenci profili yanında sosyalleşmeleri içinde mümkün mertebe öğrencilerimizin sosyal faaliyetlerini arttırmaya çalışıyoruz. Tarihi yapılarımızı unutmuyoruz onları restore ederek hem korumaya hem de kamu kurumlarının yararlanması anlamında istifadelerine sunmuş oluyoruz. Yaptığımız çalışmalar la 199 bin metre kareyi aşan alanı Milli Emlak’tan kendi üniversite arazimiz olarak takas yapmak suretiyle üniversitenin kendi mülkiyetine geçirmiş olduk. Kütüphanemizi yeniliyoruz kütüphanemizdeki bu yenileme öğrenciye doğrudan bir dokunuş olarak karşımıza çıkıyor. Çalışma alanlarında yüzde 25, sosyal alanlarda yüzde 40, kitaplık alanlarında ise yüzde 40 kapasite artışı sağladık. Dijitalleşiyoruz ve 24 saat açık kütüphane hizmeti sunmaya devam edeceğiz. Teknopark geliştirme bölgesi 2, bizim Teknopark gelişim bölgemiz için önemli bir projedir. Bunun birinci etap projesini yaptık, üretiminde yaptık. Şuanda doluluk oranında yüz 100 doluluğa ulaşmış bir teknoparka sahibiz. Böyle bir şehirde üniversite lokomotif olmalı. Gayretlerimiz artarak devam etmeli" dedi. Program fotoğraf çekiminin ardından sona erdi