GENEL - 25 Mayıs 2023 Perşembe 16:03

Bursa 2. Bölge muhtarlarıyla büyük buluşma

A
A
A
Bursa 2. Bölge muhtarlarıyla büyük buluşma

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından mahallelerde yaşanan sıkıntıları birinci ağızdan dinlemek ve anında pratik çözümler üretmek amacıyla belirli aralıklarla düzenlenen ‘Muhtarlar Buluşması’ programları, bu kez Gemlik, Gürsu, Harmancık, İnegöl, İznik, Keles, Kestel, Mudanya, Orhangazi, Yenişehir ve Yıldırım ilçe muhtarlarının katılımıyla yapıldı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından mahallelerde yaşanan sıkıntıları birinci ağızdan dinlemek ve anında pratik çözümler üretmek amacıyla belirli aralıklarla düzenlenen ‘Muhtarlar Buluşması’ programları, bu kez Gemlik, Gürsu, Harmancık, İnegöl, İznik, Keles, Kestel, Mudanya, Orhangazi, Yenişehir ve Yıldırım ilçe muhtarlarının katılımıyla yapıldı.


Atatürk Kongre Kültür Merkezi’ndeki toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş’ın yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, belediye başkanları, Marmara Muhtarlar Derneği Federasyon Başkanı Ferruh Sevimgil, Bursa Muhtarlar Dayanışma Derneği Başkanı İdris Aydın ile 10 ilçedeki mahalle muhtarları katıldı.


İhtiyaçları karşılamak, önceliğimiz


Muhtarların, demokrasinin uç beyleri olduğunu söyleyen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, muhtarlık vazifesinin bereketli ve güzel bir iş olmanın yanında zorluklar da barındırdığını belirtti. Bütçesi, makine-ekipmanı ve personeli olmamasına rağmen rica makamı olarak bölgesine hizmet ettiklerini ifade eden Başkan Aktaş, Bursa’da muhtarların birlik ve beraberlik içerisinde mahallesine hizmet etme heyecanıyla çalıştığını dile getirdi. “Bu manada muhtarlarımız bizim elimiz, ayağımız ve gözümüzdür” diyen Başkan Aktaş, “Tüm muhtarlarımız bizim için kıymetlidir. Bursa ovasıyla, dağıyla, sahiliyle bir bütündür. Her ilçemizin ayrı ayrı özellikleri var. Ayrı bir kıymeti var. Bursa her geçen gün büyüyen ve gelişen bir şehir. Hızlı büyümenin getirdiği zorluklardan muhtarlarımız da nasibini alıyor. İnsanlarımızın standartları da giderek gelişiyor. Beklentiler de artıyor. Bu manada bizlere destek veren tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Bizim için Yenişehir’in Mudanya’dan, Karacabey’in Keles’ten, Gemlik’in İnegöl’den, Yıldırım’ın Osmangazi’den hiçbir farkı yok. Hepsi değerli ve kıymetli. Her bir ilçenin ihtiyacını karşılamak bizim öncelikli konumuzdur” dedi.


Ayağımızı gazdan çekmedik


Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak belirli dönemlerde muhtarlarla bir araya geldiklerini ve toplantılar neticesinde küçük veya büyük demeden çalışmalar yaptıklarını anlatan Başkan Aktaş, eksik ve aksaklıklar olmasına rağmen Bursa’yı ilgilendiren her konuya hakim olduklarını söyledi. İhtiyaç duyulan tüm çalışmaları yapmak noktasında gayretli olduklarını belirten Başkan Aktaş, “Hizmetlerin ve yatırımların durdurulduğu bir ortam içerisinde ülke ve şehir olarak tabiri caizse gazdan ayağımızı hiç çekmedik. Deprem bölgesinde Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerimizle alakalı çok güzel yorumlar alıyoruz. Sadece Bursa’da değil Hatay’da, Kahramanmaraş’ta, Adıyaman’da çalışmalarımız konuşuluyor. Allah’a hamdolsun, makine ekipmanımız, gücümüz, heyecanımız var. Şehrimize ve ülkemize değer katmak gibi bir derdimiz var. Her şeyin dört dörtlük olduğunu iddia etmiyorum. Ama gayet güzel bir ivme yakaladık. Yaptığımız bu toplantılarla da yeni sürecin yol haritasını oluşturmak istiyoruz” diye konuştu.


Bursa’da dokunmadıkları ve temas etmedikleri yerin olmadığını ifade eden Başkan Aktaş, altyapı, yol, hizmet binası, sosyal tesis, cami, okul ve diğer alanlarla alakalı her konuda çalışmaların yapıldığını hatırlattı. Başkan Aktaş, “İnşallah önümüzdeki süreçte bizler arı gibi, karınca gibi çalışarak tüm imkanlarımızı bu yönde seferber edeceğiz. Cumhur İttifakı olarak bizler bir amaca inanmış topluluğuz. Bizlerin Ay Yıldızlı bayrağı daha yukarıları çıkarmak gibi derdimiz var” dedi.


Milleti temsilin temel taşı


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank da milleti temsilin en temel taşının muhtarlık kurumu olduğunun altını çizerek, “Muhtarlık kurumunun ne kadar önemli olduğunu Sayın Cumhurbaşkanımız altını çizerek ortaya koydu. Muhtarlık kurumunun itibarını tekrar kamuoyunun gündemine getiren de yine Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Seçim sürecinde birçok ilçemizde muhtarlarımızla bir araya geldik. Ama özellikle İkinci bölge muhtarlarımızla böyle bir istişare yaparak, bire bir iletişim kurup, önümüzdeki dönemde neler yapacağımızı konuşmak ve iletişimi bundan sonra nasıl sürdüreceğimizin sinyallerini vermek üzere bu toplantıyı düzenledik. İnşallah bundan sonra da tek tek ziyaret ederek, mahalle mahalle bu toplantıları yaparak bu süreci devam ettireceğiz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü dolayısıyla gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyumda ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’i tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var" dedi. "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasının önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş, bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir. Anne, sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını, hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle. Annenin sesinin de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu ifade eden Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek. Tabii ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" dedi. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu.
Kayseri Konuşmak için çağırdığı eşini boğazını keserek öldüren sanığa ağırlaştırılmış müebbet Kayseri’de boşanma aşamasındaki eşini boğazını keserek öldüren sanık indirimsiz ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu. Kayseri’de boşanma aşamasında olduğu eşi Rabia A’yı defalarca bıçakladıktan sonra, boğazını keserek öldüren R.A.’nın yargılanmasına Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmaya tutuklu sanık R.A ve avukatı ile öldürülen Rabia A.’nın anne-babası ve avukatlar katıldı. Duruşmada konuşan avukatlar; sanığın Rabia A.’yı canavarca hisle defalarca bıçakladıktan sonra boğazını keserek öldürdüğünü belirterek, verilecek cezada bu durumun göz önünde bulundurulmasını istedi. Sanığın önceki duruşmadaki ifadelerinin haksız tahrik indirimi almaya yönelik olduğunu belirten avukatlar, mahkeme heyetinden indirim uygulanmamasını talep etti. Rabia A.’nın babası sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını isterken annesi ise idam edilmesini istediğini söyledi. "Canavarca hisle yapmadım" Cinayeti canavarca hisle yapmadığını söyleyen R.A, savunmasında öldürdüğü eşinin ailesinin avukatların yönlendirmesiyle kendisinin aleyhinde ifade verdiğini öne sürdü. Eşini ve özgürlüğünü kaybettiğini belirten R.A. psikolojisinin bozuk olduğunu belirterek mahkemeden kendisini tedaviye göndermelerini talep etti. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti R.A.’yı boşanma aşamasındaki eşini öldürme suçunun sabit olduğuna hükmederek, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararı oy birliği ile alan mahkeme heyeti R.A’ya ayrıca bıçak taşıdığı için 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan de 8 ay hapis ve 5 bin lira para cezasına hükmetti. Olay Melikgazi ilçesinde 14 Kasım 2025’te meydana gelen olayda R.A. konuşmak için çağırdığı boşanma aşamasındaki eşi Rabia A.’yı sokak ortasında bıçaklayarak öldürdü. Olay sonrası kaçan şüpheli R.A., polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye, istiklaline kast edeceklerin bileğini bükecek kudrete sahiptir" - "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı" "Bugün Türkiye yeni nesi savaş, uçağını, SİHA’larını, elektronik harp sistemlerini, tankını, savaş gemilerini inşa eden, denizin derinliklerinden uzayın boşluğuna kadar her alanda yazılım ve kendi sistemleri yapan bir ülkedir"- "Türkiye Savunma Sanayi’nde yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Dışa bağımlığımızı tersine çevirdik. 2025 yılında ihracatta ilk defa yılda 10 milyar doların üzerine çıktık"- "Nisan ayı ihracat rakamları geçen yılki ivmenin devam ettiğini gösteriyor. Savunma ihracatımız Nisan ayında 962 milyon dolara çıktı. Geçen yıla göre yüzde 28 artış oldu. İlk 4 ayda 2 milyar 871 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik"- "Kısa vadede hedefimiz 11 milyar doları aşarak bu alanda ilk 10 ülke arasına girmek"- "Dost, kardeş ve müttefiklerimize güven veren bu başarı hikayesini yazmak kolay olmadı. Ambargolarla kısıtlamalarla önümüz kesilmek istendi. Parasını ödediğimiz sistemleri vermedikleri günler oldu. Sadece dışardan değil içerden de ihanete, kumpasa maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş Truva atlarının sabotajları ile mücadele ettik"- "Kimi zaman ekonomiyi eğip bükerek, kimi zaman "balıklar ürküyor" gibi komik hamlelerle savunma sanayimizi engellemeye çalıştılar" (İSTANBUL) - İstanbul Fuar Merkezinde düzenlenen SAHA EXPO 2026 kapanış programında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İmzalanan 182 anlaşma ile toplam 8 milyar dolarlık işlem hacmine ulaşıldı. Türk Savunma Sanayi artık yalnızca bölgesinde değil dünyada rağbet gören, güven veren, dikkatle izlenen bir ekosistem haline gelmiştir" dedi.
Ankara Anneler Günü öncesi "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumu Anne Çocuk Eğitim ve Araştırma Derneği (AÇEAD) tarafından, "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" temasıyla aile sempozyumu düzenlendi. Anneler Günü öncesinde gerçekleştirilen "Bilgili Anneler Sağlıklı Nesiller" sempozyumunda anne ve çocuk sağlığına ilişkin güncel bilgiler paylaşılırken, sağlıklı gebelik süreci, annenin beden ve ruh sağlığının korunması, yenidoğan bakımında dikkat edilmesi gerekenler ve anne sütünün önemi gibi konular ele alındı. Sempozyum kapsamında ayrıca çocuk ruh sağlığında koruyucu yaklaşım, çocuk gelişiminde aile desteğinin önemi ve annelik sürecinde karşılaşılan sorunlara yönelik çözüm önerileri bilim insanları tarafından değerlendirildi. Çocuk gelişiminde annenin rolünün önemine değinen AÇEAD Başkanı Prof. Dr. Nilgün Altuntaş, toplantıda yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Annenin hem biyolojik hem psikolojik olarak sağlıklı olması çok önemli. Annelik edebiyatta duygu, şefkat ile tanımlanır ama aslında bu sadece şefkat dediğimiz duygudan ibaret değil. Biyolojik de bir gücü var annenin. Şimdi bilimsel olarak gösterilenler bunlar. Çünkü beyin gelişiminin özellikle ilk üç yılda yüzde 80’ni tamamlanıyor ve yaşamın o ilk döneminde de annenin bebeğin gelişimine çok büyük katkısı var." "Anne, doğurmanın dışında sağlıklı olarak kalmasını da sağlar" Anne ve çocuğun ilk temasın önemine vurgu yapan Altuntaş, "Temasın devam etmesi, dokunuş bunlar nörolojik gelişimi desteklemektedir. Arkasından emzirme süreci gelir, anne sütüyle de aynı şekilde yine hem immün sistemini güçlendirir, bağışıklığını güçlendirir. Bunun yanında hayata tutunmasını hem de sağlıklı kalmasını sağlar aynı zamanda sütüyle, annenin sesi de bebeğin nörolojik gelişimini iyileştirdiği son çalışmalarda gösterilmiş durumda. Anne her yönüyle gerçekten çocuğu hem hayatta tutmaya, doğurmanın dışında hayatta kalmasına ve sağlıklı olarak kalmasına da etki eder" diye konuştu. "Destek öncelikli olarak eşinden olmalı" Kadınların hem ev içerisinde hem de sosyal hayatında büyük sorumluluklarının olduğunu açıklayan Altuntaş, "Bizim toplumun merkezinde olduğu için, toplumun temeli olduğu için anneyi bu büyük sorumlulukları altında kesinlikle güçlendirmemiz gerekir. Destek olunması gerekir. Bu destek öncelikli olarak eşinden olmalı, çevresinden, biz sağlıkçılardan bir destek, tabi ki devletten de bir destek mutlaka olması gerekir. Çünkü biz kadının aslında sessizce toplumu dönüştürdüğünü, dünyayı değiştirdiğini biliyoruz. O nedenle de kadına yapılacak olan yatırım, onu güçlendirmeye yönelik olarak yapılan yatırım çok önemli bir halk sağlığı yatırımı durumuna geliyor" ifadelerini kullandı. Hayata en iyi başlangıçlardan birinin normal doğum, bir diğerinin ise anne sütüyle beslenilmesi olduğunu belirten Altuntaş, "Emzirme gerçekten en önemli yatırım. Bunun için bizim çok uğraşmamız gerekiyor. Ben öğrencilerime de anlatırken ‘Bunu bir vatan hizmeti olarak göreceksin’ diyorum. Nasıl askerlik yapılıyorsa ben o şekilde yapıyorum. Gerçekten bizim ülkeye yaptığımız çok büyük bir iyilik olarak görüyorum emzirmenin yaygınlaştırılmasını. Çünkü anne zaman zaman bırakacak düzeye gelebiliyor sorunlarla boğuşurken. O yüzden anne sütü çok kıymetli. Artık içerisinde olanlar ispat edildi ki bunun bir mucize besin olduğunu biliyoruz. Zaten sadece besin de değil anne sütü. Aynı zamanda immünolojik olarak bir sürü içerisinde hücre var. Bir damlasında bir milyondan fazla hücrenin olduğu bir sıvı. Yaşayan bir sıvı ve o kadar dizayn edilmiş ki bebek büyüdükçe de o da değişerek ona uyum sağlayan bir sıvı. Enfeksiyonlardan, alerjiden, kanserden koruyor" diye konuştu. (DLR-