TEKNOLOJİ - 30 Temmuz 2024 Salı 11:51

(ÖZEL) Yerli çipin babayiğitleri Bursa’da

A
A
A
(ÖZEL) Yerli çipin babayiğitleri Bursa’da

Bursa’da 8 yıldır ’lazer çipi’ üreten Türkiye’nin ilk ve tek firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, yeni kurulacak çip üretim tesisine destek vermeye hazır olduklarını ifade ederek, bu konuda da ’babayiğitler’in çıkacağını söyledi. Özkayan, "Kurulacak bu tesisin Bursa’da olmasını isteriz" dedi.



Üretim kapasitesiyle WikiLeaks’in açıkladığı gizli belgelerde; "ABD’nin ulusal güvenliği için hayati öneme sahip tesisler" arasında adı geçen, 60 yıllık makine firması, seneler önce Ar-Ge çalışmalarında İTÜ, ODTÜ, Cumhuriyet, Bilkent, Gazi ve Uludağ Üniversiteleri, dışarıdan Virginia Commonwealth gibi kuruluşlarla çalışan Ermaksan, çip üretimi için milyonlarca euro yatırım yaptı. Bu yatırımların ve çalışmaların karşılığını alan firma 8 yıldır Türkiye’nin ilk ve tek ’lazer çipi’ üreten şirketi olmayı başardı. Geçen 4-5 yılda dünyada yaşanan çip krizi bu teknolojinin stratejik bir ürün olduğunu gözler önüne serdi. Dünyanın birçok ülkesi çip tüketiminin artması ve stratejik öneme sahip olmasından dolayı, bu alana milyarlarca dolar yatırım yapmayı sürdürüyor.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın Türkiye’de 65 nm ve altı çip üretimini gerçekleştirmeyi amaçladıklarını açıklamasının ardından Bursa’da 8 yıldır ’lazer çip’ üretimi yapan Ermaksan firmasının Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Türkiye’nin bunu yapacak potansiyeli olduğunu ve firma olarak bu girişime destek vereceklerini söyledi. Çip üretiminde de Togg fabrikası için ortaya koyulan iradenin olması gerektiğini vurgulayan Özkayan, bu işin de ’babayiğitler’inin olabileceğinin altını çizdi.



"Hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli"


Ermaksan Genel Müdürü Ahmet Özkayan, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın çip üretimi ile ilgili görüşlerini çok önemli bulduklarını belirterek, "Bu anlamda çipin Türkiye’de üretilmesi, buna yatırım yapılması hem stratejik hem ülke ekonomisi için önemli bir durumdur. Biz bunu destekliyoruz. Bundan 10 yıl önce çiple ilgili bir yatırıma başladık. Biz ’lazer çipleri’ üretiyoruz. Yani ışıyan çipler üretiyoruz. Hemen hemen aynı yöntemlerle, aynı altyapılarda üretiliyor. Tabii bu işlemci çipler adet olarak dünyada çok fazla rekabeti olan, yatırım bedeli oldukça yüksek bir teknoloji. Devlet eliyle mutlaka organize edilmesi gerekiyor" dedi.



"Çiplerin önemi giderek artıyor"


"Türkiye’de bu iş yapılır. Devletimiz bu işe liderlik yapıyor ve biz bundan çok büyük mutluluk duyuyoruz" diyerek sözlerini sürdüren Özkayan, "Bunu yapacak ekipler, kabiliyet bir araya geldiğinde mutlak surette olacaktır. Bir yerden başlamak gerekiyor. Türk insanı, Türk mühendisliği, üniversiteler, hocalar, gerekli altyapılar bir araya geldiğinde ben olacağına inanıyorum. Zaten ne kadar stratejik olduğunu da son 4-5 yılda gördük. Giderek önemi artan bir teknoloji. Bilgisayar, elektronik sistemler, donanım, yazılım artık hayatımızda çok fazla yer etmektedir. Çip üretimine gelişmiş ülkeler stratejik bakıyor ve ’hem kendim tasarlayacağım, hem kendim üreteceğim’ diyor. Geç kalınmış değil, bence doğru bir karar. Biz de firma olarak bu konularda işin içinde olmak, destek vermek isteriz. Bursa’da olmasını isteriz" diye konuştu.



"TEKNOSAB çip teknolojilerinde üretim merkezi olabilir"


Bursa’da yüksek teknoloji anlamında güçlü bir ekosistemin olduğunu dile getiren Özkayan, "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesini oluşturdu. Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’nde (TEKNOSAB) altyapı çok iyi. Bu yatırım TEKNOSAB’da olabilir. Çip yatırımı için bu bölgede uygun bir ortam var. Gerek altyapısı gerek lojistik imkanları ile TEKNOSAB, çok iyi bir seçenek. Demiryolu ve otoyol bağlantısı, limana yakınlığı ayrıca kurulacak olan Lojistik Merkezi ile öne çıkan TEKNOSAB’da fabrikalar ve üretim alanları metrekare olarak diğer OSB’lere kıyasla oldukça büyük. Son derece iyi kurgulanmış bir organize sanayi bölgesi. İstanbul’a ve teknokentlere yakınlığı da önemli bir avantaj. Bursa yüksek teknoloji ve katma değerli üretimde bir merkez konumunda. Yatırım hangi şehirde, nasıl olacak bilmiyoruz ama biz Bursa’da olmasını isteriz" ifadelerini kullandı.



"Çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor"


Ahmet Özkayan sözlerine şöyle devam etti:


"Kurulacak çip fabrikası ihtiyacı karşılar mı konusunda bir şey diyemiyorum. O tarafı kestirmek zor ama bir tüketim ve ithalat var. İthalata bağımlılık var. Mutlaka o ürünlerden yola çıkılacaktır. İthal edilen ürünlerin millileştirilmesi tarafında yola çıkılırsa, Bursa’da birçok otomotiv fabrikası var. Togg Bursa’da. Türkiye’de çipler birçok stratejik alanda kullanılıyor. Mutlaka üretilen her şey yerini bulur. Önemli olan kurulacak fabrikanın devletimizin arkasında olmasıdır. Nasıl Togg belli bir irade ile kuruldu ve devam ediyorsa bu yatırım da o irade ile yapılırsa elbette güzel olur. ’Babayiğitler’ teknolojide de çıkacaktır. Bizler de elimizden geldiğince işin içinde olmak isteriz. Bize gurur verir."



"Bu sıçrama yapılırsa Türkiye önemli bir basamak atlayacak"


Çipin ihracat kilogram değerinin oldukça yüksek olduğunun altını çizen Özkayan, "Baktığınız zaman çok ciddi rakamlara çıkıyor. Türkiye’nin bu sıçramayı yapması gerekiyor. Zaten temel düşüncede bu var. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve diğer bağlı kurumlar Türkiye’de çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Sürekli projeler açılıyor, çağrılara çıkıyorlar. Bu anlamda Türkiye’nin bir sıçrama yapabilmesi için elinden geleni yapıyorlar. Çip de bunun bir parçası. Bu sıçrama yapılırsa Türkiye, orta yüksek teknolojiden belki yüksek teknolojiye geçişte önemli bir basamak atlayacak. Böyle bir altyapı kurulduğundan mutlak suretle bir ekosistem de oluşuyor. Buna göre eğitim sistemi, yetişen insan, buralarda çalışmak arzusunda bulunan insanlar olacak. Genç nüfusumuz çok. Çok fazla üniversite var, buradan mezun oluyorlar ve bunlar da kendilerine iş bulacaklar" dedi.



"Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil"


Kendi firmalarından da söz eden Ahmet Özkayan, "Biz 60 yıllık makineciyiz. Makinelerde kullanılan lazerlerin üretimi için bu çip tesisini kurduk. Bu tesiste lazer üretiminin sıfır noktasından itibaren yani epitaksiyel büyütmeden itibaren son noktası fabrikasyon tarafı ve diyotların üretimine kadar tesiste her şey var. Bu tesis 80 kişilik çalışma sistemi ile çalışıyor. Lisans, lisansüstü, doktorasını yapmış çalışanlarımız dahilinde bir bilim adamı grubuyla yönetiliyor. Dolayısıyla üretim, kolay değil. İleri teknoloji sistemler üretiyorsunuz. Çok farklı zorlukları var. Çip teknolojisini üretmek basit bir şey değil. Bunun tasarımı var. Tasarımdan sonra uygulaması, üretimi oldukça farklı metotlar, hassas sistemler, temiz odalar giderleri fazla. Ama çıktıya baktığınızda hem stratejik hem de kıymetli. Biz bunları başardık. Bilmediğimiz konulardı ama biz ‘lazer çipleri’ üretmeyi başardık. Şu an farklı dalga boylarında lazer çipleri üretebiliyoruz. Bunları diyota çevirebiliyoruz. Diyotlar, lazer kesim modüllerinde kullanılıyor. Savunma sanayinde kullanılan diyotlarımız var. Şu anda savunma sanayinde çok stratejik noktalarda kullanılan lazerlerimiz var. Hem biraz niş konular olmakla beraber, zor olsa da devamlılığının olması gerektiğini ve bütün gücümüzle şirket olarak bu departmanımızı destekliyor olacağız. Para kazansa da kazanmasa da biz burayı sürekli yaşatır vaziyetteyiz. Kolay değil ama gelecek için çok önemli" diye konuştu.



"Bir seferberlik ister"


Çip üretimi ile ilgili de ’babayiğit’lerin çıkabileceğini sözlerine ekleyen Özkayan, "Babayiğitler elbette çıkar. Niye çıkmasın? Türkiye’de vatansever insanlar, taşın altına elini sokmuş insanlar var. Çok değerli, çok tecrübeli bilim insanları, sanayiciler, şu anda çalışan firmalar, tasarım firmaları, Teknokent’teki firmalar var. Ben cengaver babayiğitlerin çıkacağına inanıyorum. İnşallah bunlardan biri de biziz. Bu konuda çok güzel yatırımlarımız var. Bu bir el birliği, bir seferberlik ister. Bu ülke bir çip seferberliği ortaya koyarsa bu işi yapar" dedi.



(ÖZEL) Yerli çipin babayiğitleri Bursa’da

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Mesleğinde 32 yılı geride bırakarak emekli olan trafik polisinin son görevinde motosikletlilerden sürpriz Hatay’da meslek hayatında 32 yılı geride bırakan ve yaş haddinden emekli olan polis memuru Abdullah Öztürk için meslektaşları tarafından veda programı düzenlendi. Veda programına katılan ve pasta üfleyen Öztürk, motosikletlilere yönelik gerçekleştirileceği söylenen uygulama geldiğindeyse kendisi için konvoy yapacak olan motosikletlilerle karşılaştı. Payas ilçesinde uzun yıllardır görev yapan trafik polisi Abdullah Öztürk, meslek hayatında 32 yılı geride bırakarak 1 Nisan tarihinde emekliliği hak etti. Polis memuru Öztürk için meslektaşları tarafından ilçe emniyet müdürlüğü binasında veda programı düzenlendi. Veda programına; Payas Kaymakamı Kürşad Karaca, İlçe Emniyet Müdürü Ertuğrul Ekici ve meslektaşları katıldı. Mesleğe veda programında pasta üfleyen Öztürk’e kaymakam Karaca tarafından onur plaketi verildi. Kaymakam Kürşad Karaca, Öztürk’e mesleğine olan bağlılığı ve emeklerinden ötürü teşekkürlerini dile getirdi. Mesleğine veda eden Öztürk’e sürpriz yapmak isteyen meslektaşlarıysa Payas sahilinde motosiklet sürücülerine yönelik uygulama yapılacağını söyleyerek bölgeye çağırdılar. Motosikletliler ve meslektaşları tarafından yapılan sürprizle karşılaşan Öztürk, düzenlenen motosiklet konvoyuyla polislik hayatına veda etti. Öztürk, 1 Nisan günü mesleğine yaş haddinden veda edeceğini söyleyerek vatandaşlara ve meslektaşlarına teşekkür etti.
Çanakkale Gökçeada’da Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi Çanakkale’nin Gökçeada ilçesinde Kaymakam Osman Acar Başkanlığında ilçe Kurum Amirleriyle Koordinasyon ve Değerlendirme toplantısı gerçekleştirildi. Gökçeada Kaymakamı Osman Acar, ilçe genelindeki kamu hizmetlerinin etkinliğini artırmak ve kurumlar arası koordinasyonu güçlendirmek amacıyla ilçe idare şube başkanları ve kurum amirleriyle kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, ilçenin genel durumu ele alınırken, kamu hizmetlerinin vatandaşlara daha hızlı, etkili ve verimli bir şekilde sunulmasına yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi, sahadaki uygulamaların daha koordineli yürütülmesi ve hizmet kalitesinin artırılması konularında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda konuşan Kaymakam Osman Acar, Gökçeada’da vatandaş odaklı yönetim anlayışını esas aldıklarını vurgulayarak, "İlçemizin her alanda daha ileriye taşınması için tüm kurumlarımızla birlikte var gücümüzle çalışıyoruz. Kamu hizmetlerinde etkinliği ve verimliliği artırarak, güler yüzlü ve nezaket odaklı bir kamu hizmeti anlayışını Gökçeada’mızda hâkim kılacağız" dedi. Toplantı, kurum amirlerinin talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından, önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasının belirlenmesiyle sona erdi.
Balıkesir Bahar geldi kuzular anneleri ile buluştu Balıkesir Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde yavru kuzular, baharın gelişiyle birlikte anne koyunlarla ilk kez açık havayla buluştu. Kuzuların meleyerek anne koyunlara kavuşması güzel görüntüler oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan anlar, çiftlikte akademik ve uygulamalı eğitim faaliyetlerine ayrı bir canlılık kattı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu da beraberinde Rektör Yardımcıları Fatih Satıl ve Cevdet Avcıkurt ile birlikte çiftliği ziyaret ederek Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan’dan bilgi aldı. Bahar gelmesi ile birlikte kuzular bakım yapıldığı barınaklardan doğaya salındı. Doğaya salınan yavru kuzular çayırda anne koyunlarla buluştu. Kuzuların arasına karışan kedinin yavru kuzularla buluşması güzel görüntülere sebep oldu. Kuzuların ilk defa anne koyunlarla buluşması sonrası Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı Araştırma çiftliği ile bilgi verdi. Prof. Dr. Pancarcı; " Balıkesir Üniversitesi hayvancılık uygulama ve araştırma merkezi müdürüyüm. Biraz önce üniversitemiz rektörümüz ve eğitim kademesi bizi ziyaret ettiler. Burada Karacabey merinosu kuzu eti ve koyun üretimiz devam ediyor. İki atımız var. Atlarımızla daha eğitim yapıyoruz. Asıl amacımız elbette uygulama ve eğitim ve araştırma. Onun dışında ihtiyaç fazlası olan ürünlerimizi de tabii piyasaya satıyoruz, arz ediyoruz. Şu anda arkamda gördüğünüz hayvanlar Karacabey merinosu hayvanlarımız. Bu hayvan ırkı Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra ülkemize getirilmiş ve bölgemize uyum sağlamış. Malum Balıkesir kuzu eti üretimiyle ünlü. Bölgenin gerek otu, havası, doğası hala da özel bir lezzet katıyor ve çabuk büyüyorlar. Bu hayvanlar bugün ilk defa anneleriyle arazide buluştular. 20-25 günlük kuzularımız içeride anneleri ile ilk defa araziye çıkarttık. Bu mutlu günümüzü üretim kadememizde de üniversite rektörümüz ve rektör yardımcılarımızla da paylaştık. Aralarında ikiz üçüz doğanlar da var. Bu hayvanlar bir ay öncesine kadar doğum yaptılar. Şu anda da annelerini emiyorlar. İki ay kadar annelerini emecekler. İki ay, bir buçuk, iki ay kadar annelerine gidiyorlar. 4 aylıkken 5 aylıkken de piyasaya kuzu et olarak sevk ediyoruz. O aşamada kırk, kırk beş kilogram canlı ağırlığa ulaşıyor" dedi. Ziyaret sırasında hayvan sağlığı, bakım süreçleri ve üretim faaliyetleri yerinde incelenirken, üniversitenin uygulamalı eğitim imkanlarının öğrencilerin donanımlı birer veteriner hekim olarak yetişmelerindeki önemine dikkat çekildi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çiftliği’nin teorik bilginin sahada pekiştirilmesi açısından büyük bir imkan sunduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleki yetkinliklerini artırmaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri adına bu tür altyapılar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak nitelikli ve donanımlı veteriner hekimler yetiştirirken bölge hayvancılığına da katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi.
Hatay İş makinasının kolona son dokunuşu 7 katlı binayı yerle bir etti Hatay’da depremde hasar gören 7 katlı binanın iş makinesiyle kontrollü olarak yıkıldığı anlar cep telefonuyla kaydedildi. Binanın kolonuna yapılan son darbeyle yerle bir olmasıysa an be an kaydedildi. Asrın felaketinde hasar alan ve mahkeme süreci devam eden binaların il genelinde yıkımları sürüyor. İskenderun ilçesi İbrahim Karaoğlan Caddesi üzerinde yer alan 7 katlı binada depremde hasar görmüştü. Mahkeme süreci sona eren 7 katlı binanın iş makinasıyla kontrollü yıkımına başlanmıştı. Binanın iş makinasının son darbesiyle yerle bir olduğu kareler an be an kaydedildi. Görüntülerde; iş makinasının kolona dokunmasıyla 7 katlı binanın yerle bir olduğu görüldü. Yıkım herhangi bir sorun yaşanmadan son bulurken moloz kaldırma çalışmaları devam ediyor. Yıkımı gerçekleştiren Ferhat Çelik,’’ Depremde ağır hasar görmüş bir binanın şu anda yıkımını gerçekleştiriyoruz. Bina zaten çok ağır hasarlı bir binaydı, kontrolü bir şekilde yaptık. Sizin de arkamda görmüş olduğunuz 34 metre uzunluğunda kesme makinemizle aynı şekilde kesimini yaptık. İskenderun’da, Hatay’da bu bölgede bu binayı yıkacak olan 4-5 tane firma gelip de bu binayı üstelenmediler, yıkamadılar. Biz İstanbul’dan gelip bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Yıkmış olduğumuz binanın tam yapıştığı, yani sıfır noktasında öğrencilerin okul bir özel kurs var, bir okul var. Öğrencilerin mağdur olmaması için bu bina zaten tehlike, risk arz ediyordu zaten. O yüzden biz bu binanın yıkımını gerçekleştirdik. Öğrenciler de şu anda rahat bir şekilde okullarına dönebilir, derslerine çalışabilirler. Devletimiz için, milletimiz için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Daha modern, daha sağlıklı evler yerine yapılsın, daha güzel, kaliteli evler olsun diyoruz" dedi.
Hatay Aşırı yağışla birlikte derenin artan debisi köprüyü yıktı, yolda çökmeye neden oldu Hatay’da gece saatlerinde etkili olan yağışla birlikte debisi artan derede sel yaşandı, köprü yıkıldı ve yolda da çökme yaşandı. Meteorolojinin yağışlı hava uyarısında bulunduğu Hatay’da gece saatlerinde yağmur etkili olmuştu. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde gece saatlerinde etkili olan yağışlar sele neden oldu ve derelerin debilerinde artma yaşandı. Harbiye Mahallesi’nde bulunan derenin debisi artınca üzerindeki köprüyü yıktı ve yolda çökmelere nedne oldu. Yıkılan köprü ve yol nedeniyle Dekuk Şelalesi’ne araç yolu trafiğe kapandı. Her gün Dekuk Şelalesi’ne yürüyüş yaptığını ifade eden vatandaş Ahmet Mansuroğlu, köprünün dün akşam saatlerinde sapasağlam olduğunu ama gece saatlerinde etkili olan selle birlikte hem köprünün hem de yolun zarar gördüğünü söyledi. "Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu, ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi" Gece saatlerinde etkili olan yağışların neden olduğu selin köprüye ve yola zarar verdiğini ifade eden Ahmet Mansuroğlu, "Köprü, dün akşam şiddetli yağışlardan dolayı selle birlikte maalesef ki yıkıldı. Burası insanların; uğrak yeri, yürüyüş yaptığı, gezmeye geldiği ve piknik yapmaya geldiği yer. Şu anda buranın yıkılması, maalesef ki bu insanların burada piknik gelip gezmesine, görmesine olanak sağlamayacak. Bizim şu anda istediğimiz yetkililerden kim varsa burayı en kısa sürede daha güzel bir yere dönüştürmelerini istiyoruz. Biz doğayı seven insanlar olarak buranın el birliğiyle daha güzel bir yere dönüşmesini istiyoruz. Sel buraya geliş yolumuzu etkiledi. Bazı insanlar araçlarıyla, motorlarıyla, bisikletleriyle bazıları da yürüyerek koşarak geliyor. Burada 7’den 70’e bütün insanları görmeniz mümkün. Doğayı seven her insan buraya akın akın geliyor. Buraları tatil günlerinde dolup taşıyor. Herkes yürüyüş yapmaya, gezmeye ve görmeye geliyor. O yolların mümkün olduğunca hızlı yapılmasını ve sağlam yapılmasını istiyoruz. Bu yol biz buralardayken de çökebilirdi, biz üstündeyken de çökebilirdi. Biz istiyoruz ki daha sağlıklı bir yol olsun ama doğallığı da bozulmasın. Bu köprü her gün buraya bir veya iki defa yürüyüş yaparak ya da motorumla gelip burada gezmeye gelen birisiyim. Bu köprü dün akşam saatlerinde sapasağlamdı ve üstünden insanlar geçebiliyordu. Ama maalesef ki gece şiddetli yağışlarla, köprümüzü şu anki duruma getirdi. Biz burada en kısa sürede burayı eski halinden daha sağlam bir hale gelmesini mutlaka istiyoruz" ifadelerini kullandı.