KÜLTÜR SANAT - 18 Eylül 2025 Perşembe 13:08

Arkeopark’ta zaman yolculuğu başlıyor

A
A
A
Arkeopark’ta zaman yolculuğu başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Bursa Arkeoloji Festivali (ArkeoFest’25), 20-21 Eylül tarihlerinde her yaştan tarih meraklısını 8500 yıllık geçmişi bulunan Aktopraklık Höyük Arkeopark’ta buluşturacak. Hitit çivi yazısından sikke basımına, çömlek yapımından fosil kolye yapımına kadar birçok atölyeye katılma imkanı bulacak olan katılımcılar, iki gün boyunca tarihte yolculuk yapacak.


Tarihi ve kültürel miras çalışmalarına büyük önem veren Büyükşehir Belediyesi, 8500 yıllık Aktopraklık Höyük Arkeopark’ta kentin tarihini Türkiye’ye ve dünyaya duyuracak bir etkinliğe daha imza atıyor. Kent tarihinin daha geniş kesimler tarafından bilinmesi ve tarihi alanların ziyaret edilmesini hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Bursa Arkeoloji Festivali’nin 4’üncüsünü (ArkeoFest’25) 20-21 Eylül tarihleri arasında düzenliyor.


Tarih öncesine yolculuk


Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde her yaştan arkeoloji meraklısını bir araya getirecek olan festivalde, katılımcılar tarih öncesi üretim yöntemlerini atölyelerde yapacakları uygulamalarla keşfedecek. Sıfır atık hedefi ve düşük karbon ayak izi anlayışıyla gerçekleştirilecek olan etkinlikler, doğa bilimi ve tarihi aynı noktada buluşturacak. Ayrıca festival alanında bulunan pazar yerinde bölgedeki kadın girişimcilerin ürünleri de ziyaretçilerin beğenisine sunulacak.


Birbirinden renkli atölyeler


Festival kapsamında hazırlanan kilden çömlek, fosil kolye, yontma taştan alet yapımı, sikke bakımı, kilden takı, deri bileklik tasarımı, neolitik ve kalkolitik ev tasarımı, tarih öncesi el matkabı deneyimleme, deri dövme, tarih öncesi seramik restorasyonu, çarkta çömlek yapımı, Hitit çivi yazısı, tarih öncesi müzik aleti, buğday öğütme ve ekmek yapımı, at arabası tasarımı ve antik yemek yapımı gibi birçok etkinlik katılımcılara keyifli iki gün geçirme fırsatı sunacak. Festivalin sonunda ise Luxus konseriyle eğlence zirve yapacak.


Başkan Bozbey’den davet


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 20-21 Eylül tarihlerinde düzenlenecek olan ArkeoFest’25’in tüm arkeoloji meraklılarını Bursa’da buluşturacağını söyledi. Festivalde düzenlenecek birçok etkinliğin katılımcılara deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunacağını belirten Başkan Bozbey, "Festivali her yaştan misafirimize hitap edecek şekilde planladık. Çocuklara, gençlere ve yetişkin ziyaretçilere özel atölyeler hazırladık. Geçmişimizi keşfetmek ve anlamak isteyen herkesi festivalimize davet ediyorum" dedi.



Arkeopark’ta zaman yolculuğu başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Sütcü: "ABD’den Avrupa’ya birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi. Sütcü, AOSB’nin ulaştığı seviyeyi, verdikleri hizmetleri ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’ya kazandıracaklarını değerlendirdi. Sütcü, Türkiye genelinde 418 organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatarak, fiziki alan büyüklüğü bakımından AOSB’nin ilk dört arasında yer aldığını söyledi. "Birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" AOSB’nin yalnızca büyüklüğüyle değil; altyapısı, üstyapısı, idari kapasitesi ve ticari hacmiyle de örnek bir model haline geldiğini belirten Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. AOSB’nin bugün yaklaşık 45 bin çalışanıyla güçlü bir üretim merkezi olduğunu, bölgede yüzde 100 yabancı sermayeli 27 firma bulunduğunu ifade eden Sütcü, sadece yurt içi değil dünyanın dört bir tarafından gelecek yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olduklarını kaydetti. "Alanımız 22 milyon metrekareye çıktı" Sütcü, AOSB’nin mevcut alanının 22 milyon metrekareye ulaştığını, bunun yanında yaklaşık 30 milyon metrekarelik yeni genişleme alanı bulunduğunu, bunun için kamu kurumlarından izinlerin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Bu genişleme tamamlandığında AOSB’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olacağına dikkat çeken Sütcü, daha sonra şöyle devam etti: "Biz yalnızca alan büyütmüyoruz; sanayicimize verdiğimiz hizmetleri de çeşitlendiriyoruz. Bankalar, gümrük ve SGK şubesi, kamu kurumlarının tek çatı altında toplandığı kamu kampüsü, üniversite, lise ve anaokulu ile ticari alanlarımızla sanayicimizin şehir merkezine gitmeye ihtiyaç duymadığı bir ekosistem oluşturduk." Altyapı ve enerji yatırımları Sütcü, AOSB’de tüm havai hatların yer altına alındığını, trafo kapasitesinin 270 megavattan 550 megavattan çıkarıldığını ayrıca 8 megavat GES ve 50 megavat elektrik depolama yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Sütcü, AOSB’nin Türkiye’nin en düşük elektrik dağıtım bedelini uygulayan OSB’lerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Atıksu arıtma kapasitemiz ise 36 bin metreküp/gün’den 90 bin metreküp/gün’e çıkardık. Kullanma suyu kapasitemiz ise 222 bin metreküp gün’e ulaştı" dedi. Sanayiciye maliyet avantajı Sütcü, AOSB Enerji Şirketi, beton santralleri ve vinç hizmetleriyle sanayicilere piyasanın çok altındaki maliyetlerle hizmet sağlandığını belirterek, "Ayrıca Proje Destek Birimi aracılığıyla sanayicilerimize 750 milyon TL’nin üzerinde kamu desteğine erişim sağladık" diye konuştu. "Ceyhan Kimya Bölgesi stratejik bir sıçrama" AOSB Başkanlığının yanı sıra Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi de tevdi edilen Bekir Sütcü, "Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanımızın onayı ile belirlendi. Bu bölge, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği yüksek katma değerli kimya ürünlerinin yerli üretimini imkan sunacak. Bu yalnızca Adana’nın değil, Türkiye’nin projesidir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıları çekecek, nitelikli istihdam oluşturacak ve dış ticaret açığını azaltacak bir merkez kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı" Adana’nın yapılan toplam 4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 50’sinin AOSB’den yapıldığını belirten Sütcü, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Adana’dan yapılan toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı. Bunun en az yüzde 50’si yani 2 milyar dolarlık ihracat bölgemizden karşılanıyor. Bu da AOSB’nin yalnızca fiziksel büyüklüğünün değil, ticari gücünün de ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir" dedi. Sütcü ayrıca, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde AOSB’den 18, ikinci 500’de 12 firmalarının bulunduğunu, TİM 1000’de ise 16 firma ile yer aldıklarını kaydetti. 32 yıldır sanayici olduğunu hatırlatan Sütcü, AOSB yönetimi olarak temel hedeflerinin sanayicinin işini kolaylaştırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bizim görevimiz sanayicimizin zaman ve maliyet kayıplarını gidermek, bürokrasiyi azaltmak ve üretime odaklanmasını sağlamaktır. Çünkü üretim demek istihdam, ihracat ve devletimize vergi demektir." 10 Şubat mesajı Sütcü, 10 Şubat Salı günü saat 13.00’te AOSB Seyhan Salonu’nda seçimli olağan genel kurul yapılacağını hatırlatarak, tüm sanayicileri oylarını kullanmaya beklediklerini sözlerine ekledi.
Muğla Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi’nin gerçek kimliği ve dîvânı ilk kez yayınlandı Muğla’nın Ula ilçesinde büyük mutasavvıf Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi’nin kimliği, silsilesi, şiirleri, yetiştirdiği öğrencileri ve etkisi 450 sene sonra ilk kez bilimsel olarak kaleme alındı. Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn ve Akhisarlı Mecdüddin İsâ Efendi’nin silsilesinden yetişen Muabbir Hüsâm Efendi’nin hayatını ve şiirlerini içeren çalışma pek çok bilinmezi de aydınlığa çıkardı. Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatcı’nın uzun süren araştırmaları sonunda yazdığı eser ’Bayrâmî Şeyhi Ulalı Hüsâm Efendi ve Mehmed Şâfiî’nin Hayatı-İlâhîleri’ ismini taşıyor. Yanlış atıflar düzeltildi: 450 yıllık yanılgı aydınlandı Kitabı hazırlayan Dr. Mustafa Tatçı, çalışmayla ilgili olarak şunları söyledi: "Yıllardır Hüsâm Efendi’nin adı, Pîr Hüsâmeddîn-i Uşşâkî ve oğlu Mehmed Şâfi‘î ile karıştırılıyor, hatta ona ait olmayan eserler Hüsâm mahlaslı başka kişiler adına yayımlanıyordu. Yeni çalışma; yazmalar, kitâbeler, menâkıbnâmeler ve silsilenâmeler üzerinden yapılan karşılaştırmalarla bu büyük yanılgıyı kesin biçimde ortadan kaldırdı. Bu çalışmada Hüsâm Efendi’nin Gelibolu’da başlayan Akhisar, Mısır, Hicaz, İstanbul ve nihayet Menteşe/Ula’da devam eden ilginç hayat hikâyesi ile Divan-ı İlahiyatı bulunmaktadır. Eserde ayrıca Hüsâm Efendi’nin oğlu Şâfiî’nin de bilinmeyen hayatıyla şiirlerine yer verilmektedir. Hüsam Efendi tasavvuf tarihinde olduğu kadar edebiyat tarihinde de adından söz edilmesi gereken önemli bir mutasavvıf şairdir. O, şiirleriyle Yunus Emre mektebine mensup bir şairdir. Onun divanı Yunus’un, Hacı Bayram-ı Velî’nin, Akşemseddîn, İbrahim Tennurî, İbrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî’nin bir devamı niteliğindedir." Ula’da bir gönül ocağı: Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası Şeyh Hüsam Efendi’nin ’Ula’da bir gönül ocağı, Anadolu’nun unutulmuş irfan havzası’ olduğuna işaret eden Dr. Tatçı, "Vâhib Ümmî’nin Elmalı’da, Merkez Efendi’nin İstanbul’da, Şabân-ı Velî’nin Kastamonu’da gönüller uyandırdığı dönemde Şeyh Hüsâm Efendi Ula’da bir irfân ocağı kurdu. Burada yetiştirdiği onlarca gönül ehlini başta Menteşe çevresi olmak üzere, Adalara, Ege, Marmara ve İç Anadolu’ya ve hatta Kırım’a gönderdi. Evliya Çelebi 1671’de Ula’ya ziyaretinde Hüsâm Efendi’nin hatırasının elan canlı olduğunu anlattıktan sonra bu büyük gönül için ’Din deryâsının dalgıcı, yakîn incisi Hazret-i Şeyh Hüsâmeddîn’ nitelemesinde bulunur" dedi. Kitabın hazırlanışı ve işlevi Anadolu’nun unutulan bir Pîr’inin 450 yıl sonra yeniden hatırlanacağına dikkat çeken Dr. Tatçı, kitabın kültür ve irfan tarihimizle ilgili olarak da şunları söyledi: "Yeni kitap çalışması, sadece bir dîvân yayını değil; Anadolu tasavvuf tarihinin boş kalmış bir kısmını yeniden inşa eden kapsamlı bir keşif niteliği taşıyor. Ula ve Menteşe çevresinde yüzyıllarca yaşamış büyük bir irfan geleneğinin gerçek kurucusu yeniden hatırlanacak hale geldi. Eser, hem kültür tarihçileri hem tasavvuf akademisyenleri, hem de yerel tarih araştırmacıları tarafından ’Menteşe-Ula irfan havzasının merkezi’ olarak değerlendiriliyor. Gelibolu’da doğup Akhisar’da pişen, Mısır ve Mekke’de olgunlaşan, Ula’da bir irfan ocağı kuran bu büyük pîrin sesi nihayet yeniden duyuluyor. Ulalı Hüsam Efendi, sadece bir mutasavvıf değil; Anadolu irfanının kayıp halkasını tamamlayan bir büyük pirdir. Şimdi, dört yüz elli yıl sonra, onun dîvânı, silsilesi, şahsiyeti ve mirası nihayet doğru isimlerle, doğru kaynaklarla gün yüzüne çıkıyor." Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Muğla İl Temsilcisi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, "Dr. Mustafa Tatçı’nın bu çalışması, yöremizin kültürel zenginliklerine çok önemli bir katkıdır. Biz TYB Muğla İl Temsilciliği ve Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak her türlü toplantıyı gerçekleştirmeye hazırız" dedi.
Adana AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sütçü: "ABD’den, Avrupa’ya bir çok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" dedi. Sütcü, AOSB’nin ulaştığı seviyeyi, verdikleri hizmetleri ve Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin Adana’ya kazandıracaklarını değerlendirdi. Sütcü, Türkiye genelinde 418 organize sanayi bölgesi bulunduğunu hatırlatarak, fiziki alan büyüklüğü bakımından AOSB’nin ilk dört arasında yer aldığını söyledi. "Birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor" AOSB’nin yalnızca büyüklüğüyle değil; altyapısı, üst yapısı, idari kapasitesi ve ticari hacmiyle de örnek bir model haline geldiğini belirten Sütcü, "Amerika’dan Avrupa’ya, Asya’dan Orta Doğu’ya kadar birçok yatırımcı AOSB’de üretim yapıyor. Bu, altyapımıza ve yönetim anlayışımıza duyulan güvenin en somut göstergesidir" diye konuştu. AOSB’nin bugün yaklaşık 45 bin çalışanıyla güçlü bir üretim merkezi olduğunu, bölgede yüzde 100 yabancı sermayeli 27 firma bulunduğunu ifade eden Sütcü, sadece yurtiçi değil dünyanın dört bir tarafından gelecek yatırımcıların ihtiyaçlarına cevap verecek kapasitede olduklarını kaydetti. "Alanımız 22 milyon metrekareye çıktı" Sütcü, AOSB’nin mevcut alanının 22 milyon metrekareye ulaştığını, bunun yanında yaklaşık 30 milyon metrekarelik yeni genişleme alanı bulunduğunu, bunun için kamu kurumlarından izinlerin büyük ölçüde tamamlandığını ifade etti. Bu genişleme tamamlandığında AOSB’nin Türkiye’nin en büyük OSB’lerinden biri olacağına dikkat çeken Sütcü, daha sonra şöyle devam etti: "Biz yalnızca alan büyütmüyoruz; sanayicimize verdiğimiz hizmetleri de çeşitlendiriyoruz. Bankalar, gümrük ve SGK Şubesi, kamu kurumlarının tek çatı altında toplandığı kamu kampüsü, üniversite, lise ve anaokulu ile ticari alanlarımızla sanayicimizin şehir merkezine gitmeye ihtiyaç duymadığı bir ekosistem oluşturduk." Altyapı ve enerji yatırımları Sütcü, AOSB’de tüm havai hatların yer altına alındığını, trafo kapasitesinin 270 megavattan 550 megavattan çıkarıldığını ayrıca 8 megavat GES ve 50 megavat elektrik depolama yatırımlarının sürdüğünü belirtti. Sütcü, AOSB’nin Türkiye’nin en düşük elektrik dağıtım bedelini uygulayan OSB’lerden biri olduğuna dikkati çekerek, "Atıksu arıtma kapasitemiz ise 36 bin metreküp/gün’den 90 bin metreküp/gün’e çıkardık. Kullanma suyu kapasitemiz ise 222 bin metreküp gün’e ulaştı" dedi. Sanayiciye maliyet avantajı Sütcü, AOSB Enerji Şirketi, beton santralleri ve vinç hizmetleriyle sanayicilere piyasanın çok altındaki maliyetlerle hizmet sağlandığını belirterek, "Ayrıca Proje Destek Birimi aracılığıyla sanayicilerimize 750 milyon TL’nin üzerinde kamu desteğine erişim sağladık" diye konuştu. "Ceyhan Kimya Bölgesi stratejik bir sıçrama" AOSB Başkanlığının yanı sıra Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevi de tevdi edilen Bekir Sütcü, "Yaklaşık 30 milyon metrekarelik alan Cumhurbaşkanımızın onayı ile belirlendi. Bu bölge, özellikle Türkiye’nin ithal ettiği yüksek katma değerli kimya ürünlerinin yerli üretimini imkan sunacak. Bu yalnızca Adana’nın değil, Türkiye’nin projesidir. Ulusal ve uluslararası yatırımcıları çekecek, nitelikli istihdam oluşturacak ve dış ticaret açığını azaltacak bir merkez kuruyoruz" ifadelerini kullandı. "Toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı" Adana’nın yapılan toplam 4 milyar dolarlık ihracatının yüzde 50’sinin AOSB’den yapıldığını belirten Sütcü, "Ticaret Bakanlığı verilerine göre, Adana’dan yapılan toplam ihracat 4 milyar doların üzerine çıktı. Bunun en az yüzde 50’si yani 2 milyar dolarlık ihracat bölgemizden karşılanıyor. Bu da AOSB’nin yalnızca fiziksel büyüklüğünün değil, ticari gücünün de ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir." Sütcü ayrıca, Türkiye’nin ilk 500 sanayi kuruluşu listesinde AOSB’den 18, ikinci 500’de 12 firmalarının bulunduğunu, TİM 1000’de ise 16 firma ile yer aldıklarını kaydetti. 32 yıldır sanayici olduğunu hatırlatan Sütcü, AOSB yönetimi olarak temel hedeflerinin sanayicinin işini kolaylaştırmak olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Bizim görevimiz sanayicimizin zaman ve maliyet kayıplarını gidermek, bürokrasiyi azaltmak ve üretime odaklanmasını sağlamaktır. Çünkü üretim demek istihdam, ihracat ve devletimize vergi demektir." 10 Şubat mesajı Sütcü, 10 Şubat Salı günü saat 13.00’te AOSB Seyhan Salonu’nda seçimli olağan genel kurul yapılacağını hatırlatarak, tüm sanayicileri oylarını kullanmaya beklediklerini sözlerine ekledi.
Eskişehir Başkan Zeynep Güneş’e kıyafeti üzerinden hakaret eden şahıs gözaltına alındı Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş’e kılık kıyafeti üzerinden hakaret eden İYİ Partili Mehmet Emin Korkmaz gözaltına alındı. Mehmet Emin Korkmaz’ın dün akşam saatlerinde yaptığı paylaşımda, "Eskişehir/Mihalgazi Belediye Başkanı’na bakın! Bu siyasal İslamcı şalvarlı kadının görevi ilçe yönetmek midir, yoksa ahırında inek sağmak mıdır? Mekanı şaşırmış olacak gariban, AKP’ye de böylesi yakışır. Ne günlere kaldık? Hakikaten katır mühürdar oldu arkadaş! Kargalara kalan dünya, belediye kimlere kalmış? Vallahi benim annem bundan İYİ yönetir. En azından kılığı kılık, tahsili var" ifadeleri yer aldı. Paylaşımın aşağılayıcı üslubu kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Korkmaz, gelen tepkilerin ardından sosyal medya hesaplarını kapattı. Savcılık talimatıyla gözaltına alındı Edinilen bilgilere göre Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı, şüpheli hakkında "Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik" suçundan resen soruşturma başlattı. Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekiplerince yapılan araştırma ve çalışma neticesinde, paylaşımı yapan Mehmet Emin Korkmaz’ın yakalanarak gözaltına alındığı öğrenildi. "Bu üstenci zihniyet, aslında kendi cehaletini sergilemiştir" AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, paylaşımı yapan şahsı kınayarak, "Anadolu kadınının şalvarını ve geleneksel kıyafetini ’cahillik’ sanan bu üstenci zihniyet, aslında kendi cehaletini sergilemiştir. Üç dönemden bu yana Mihalgazili hemşehrilerimizin oylarıyla seçilmiş bir başkana kılık ve kıyafet üzerinden saldırmak, bu milletin değerlerine hakaret etmektir. Milletin iradesini ve kıyafetini hedef alan bu hadsiz dili kınıyoruz. Bu toprakların özüyle kavga edenler, her zaman kaybetmeye mahkûmdur. Sizin kibriniz, bizim Anadolu irfanımızı yenemedi ve asla da yenemeyecek! Kenef ağızlı bu tiplere karşı Zeynep Güneş başkanımızın her daim yanındayız" dedi. "Bir kadının başörtüsüyle, kıyafetiyle alay etmek ahlaksızlıktır" AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu ise, "Mihalgazi Belediye Başkanımız Zeynep Güneş üzerinden kadınlara, inançlara ve milletimizin değerlerine saldırmayı siyaset sanan bu zavallı zihniyet; asıl derdinin hizmet değil, nefret ve aşağılama olduğunu bir kez daha açık etmiştir. Bir kadının başörtüsüyle, kıyafetiyle ve yaşam biçimiyle alay etmek; eleştiri değil, ahlaksızlıktır. Siyaset değil, karakter yoksunluğudur. Sizin rahatsız olduğunuz şey Zeynep Güneş değil; milletin içinden çıkan, alnı açık, başı dik kadınlardır. Bu ülkeyi sizin diliniz değil, sizin hor gördükleriniz ayakta tutuyor ve bilin ki; milletin değerlerine dil uzatan herkes, er ya da geç o dilin altında kalır" diye belirtti. "Seviyesizliğiniz de artık herkesin malumu" AK Parti Tepebaşı İlçe Başkanı Serhat Tunç ise şu ifadeleri kullandı: "İnançlı bir kadını hedef alacak kadar düşen bu dil, sadece çürümüş bir zihniyetin değil; fikren ve ahlaken tükenmişliğin açık göstergesidir. Belediyecilikten, hizmetten, üretmekten söz edemeyenler; kadınlar üzerinden saldırmayı siyaset sanır. Ortada ne proje var ne vizyon. Sadece kin, kompleks ve hazımsızlık. Acziyetiniz de, seviyesizliğiniz de artık herkesin malumu."