KÜLTÜR SANAT - 27 Mart 2026 Cuma 09:36

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

A
A
A

Bursa’da Muradiye (2. Murad) Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları sonrasında caminin içerisinde 600 yıllık olduğu değerlendirilen bir havuz gün yüzüne çıkarıldı. Benzer havuzların Ulucami, Yeşil Camisi ve 1.Murat camisinde de bulunduğu ve oradaki havuzların kullanımının devam ettiği ifade edildi. Restorasyon çalışması çerçevesinde camide bir de yeraltı kanal sistemi bulundu. Bu kanalın havalandırma mı yoksa drenaj sistemi olduğu araştırmalar sonrası netlik kazanacak.

Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünün kutlandığı günlerde, 600 yıllık tarihi havuzun ortaya çıkarılması heyecanlandırdı. 600 yıl önce Fatih Sultan Mehmet Han’ın babası Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırılan ve uzun yıllardır gün yüzünde olmayan havuzun ortaya çıkarılması, kentin tarihine ışık tutarken büyük bir sevinçle karşılandı. Muradiye (2. Murad) Camii İmam Hatibi Muhammet Lütfi Taşci, "Sultan 2. Murat Han tarafından yaptırdığı bir havuz bugün ortaya çıkmıştır. Osmanlı tarihimize, geçmiş tarihimize ve Bursa’mızın hafızasına yepyeni bir hizmet gerçekleşmiş, yepyeni bir sayfa açılmıştır. Bunun onurunu, gururunu, sevincini, heyecanını yaşıyoruz. Belki de bir anlamda Tevbe Suresi’nin 18. ayeti kerimesinin muhatabı olmanın da şerefini yaşıyoruz. Buyuruyor ya Rabb’imiz, ’Şüphesiz ki mescitleri ancak Allah’a iman edenler, namazlarını kılanlar, zekâtlarını verenler, Allah’tan layıkıyla korkanlar imar ederler’ buyuruyorlar ya. İşte bugün camimizin bir bölümü, 600 sene evvel ortaya çıkan bir havuz ve camimizin etrafındaki drenaj ve kalem işçiliği ve çeşitli hizmetlerin yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Bir hizmet zaman dilimini yaşıyoruz. Cenabı Allah’a sonsuz hamd ediyoruz" dedi.

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

Taşci konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu hizmetlerin oluşumunda elbette ki öncelikle Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır’a, Osmangazi İlçe Müftüsü Mehmet Uzun’a, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Erdal Çetindağ’a, Vakıflar Bursa Bölge Müdürü Haluk Yıldız’a, Bursa Müzeler Müdürü Ahmet Türkmenoğlu’na, akademisyenlerimize, üniversitelerden burada bilimsel çalışma yapanlarımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

"Rivayetle başladık, gerçek oldu"

Titizlikle yürütülen çalışmaları anlatan Restorasyon şirketi yetkilisi Selim Haşlak, ise "Ocak ayının 19’unda yer teslimi yapılarak işe başladık. O gün bugündür çalışmalarımız burada ve dışarıda devam ediyor. Burada ilk aşamada rivayetle birlikte bir süreç başladı. Diğer Camilerde olduğu gibi burada bir havuzun olma ihtimalinden bahsedilerek bize yer teslimi yapıldı. Biz de o gün çalışmaya başladık. Görüldü ki gerçekten öyle bir havuz varmış bulduk. Allah bize nasip etti. Altı yüz yıllık bir havuz. Bulduğumuz kalıntılara göre, havuz sekizgen yapıda olup çini bordürlerle çevrilmiştir. Şu an çalışmalarımız devam ediyor" dedi.

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

"Çalışmalar Tabhane Bölümlerinde sürüyor"

Haşlak, "Şu an sağlı, sollu, tabhane dediğimiz bölümlerin yükseltisine göre devam etmekteyiz. Araştırmalarımız havuz ile tabhane kodu arasındaki bağlantı yönünde ilerlemektedir. Şu an zaten sağ tabhanemizdeki yükseltinin kalıntısı bulunmuştur. Oraya doğru çalışmamız devam etmektedir. Bursa Koruma kurulumuzun almış olduğu kararlar doğrultusunda ilerlemeye devam edeceğiz" diye konuştu.

"Araştırmalar kütüphanelerden başladı"

Yer teslimiyle birlikte yaptıkları ilk çalışmanın kütüphanelerdeki bilgileri araştırmak olduğunu belirten Haşlak, "Bu rivayet ne kadar doğrudur, ne kadar gerçeğe yöneliktir anlayabilmemiz için, kütüphanelerde iki gün araştırma yaptık. Seyyahların, araştırmacıların ve sanat tarihçilerin vs. kaynaklarından elde ettiğimiz ipuçları doğrultusunda çalışmamızı başlattık. Mesela kubbenin üzerindeki havalandırma ve aydınlatma görevi yapan açıklık en büyük işaret oldu"

"Benzer örnekler Bursa’da var"

Bundan başka Bursa’da Yeşil Cami’de, Birinci Murat’ta örneklerinin olduğunu belirten Haşlak, "Bu iki ters T planlı camide de bunların mevcut olduğu örnekleriyle teşkil etmektedir. Normal şartlarda bu imaret yapıldığı zaman, bizim yaptığımız araştırmalara göre, sanat tarihi hocalarımızın yorumlarına göre, ilk yapıldığı zaman bir cami statüsünde değil, bir sosyal alan niteliğinde yapılmıştır. Bu imaret tabhaneler, havuz, mescit ve dinlenme odalarından oluşmaktadır. Havuz, tabhanelerde sohbet eden dervişlerin seslerinin karışmaması, seslerin ibadet edenleri ve odalarda dinlenenleri rahatsız etmemesi için ses yalıtım görevi yapmıştır. Ayrıca akustik ve dinlendirme özelliği taşımaktadır" dedi.

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

"Yer altında kanal sistemi de bulundu"

Haşlak yaptığı açıklamada şu cümlelere de yer verdi;

"Yapılacak olan imalatlarımız arasında caminin çevresinin drenaj imalatları da bulunmaktadır. Bu drenaj imalatlarının kazı çalışması sırasında caminin temelinde, doğudan batıya ve kuzeyden güneye uzanan kanallar olduğunu gördük. Şu an koruma kurulumuz ve diğer üye hocalarımız, bunun ne yönde olduğu konusunda çalışmalarına devam etmektedir. Yani bir havalandırma kanalı mı? Yoksa zemin suyu tahliye kanalı mı? Yada ısıtma sistemini sağlayan su kanalı mı? veya temele uygulanmış olan bir hatıl sisteminden dolayı yapılan bir kanal mı? Bununla ilgili araştırmalar netleşince kesinlik kazanacaktır. Muradiye Camisi’nin restorasyon sebebiyle ibadetlere kapalı olduğu ve çalışmaların kısa sürede tamamlanıp yeniden havuzlu olarak ibadete açılacağı kaydedildi.

Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay

Abdullah Çibir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli HAK-İŞ Genel Başkanı Arslan Kocaeli’de seslendi: "Biz sadece toplu sözleşme yapan sendika değiliz" HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, katıldığı Hizmet-İş Kocaeli Şubesi 4. Olağan Genel Kurulu’nda İsrail’in bölgedeki saldırılarına ve küresel sessizliğe tepki gösterdi. Konuşmasında Filistin davasının tarihi önemine değinen Arslan, "Dünya maalesef 10 bin kilometre öteden gelip bölgeyi dizayn etmeye çalışan haydutların dünyasına doğru gidiyor" diyerek, sendika olarak sadece toplu sözleşmelerle değil, küresel insan hakları ihlalleriyle de mücadele ettiklerini vurguladı. İzmit ilçesinde düzenlenen Hizmet-İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanlığı’nın 4. Olağan Genel Kurulu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Toplantıya HAK-İŞ Konfederasyonu ve Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Genel Başkan Yardımcısı İdris Ersoy, Başiskele Belediye Başkanı Yasin Özlü, Hizmet-İş Kocaeli Şube Başkanı Muharrem Subaşı, sendika yöneticileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve üyeler katıldı. "İlk çalışma hayatıma Gölcük Tersanesi’nde başladım" Genel Başkan Mahmut Arslan, Kocaeli’nin Türkiye işçi hareketinin merkezi olduğunu belirterek, şehirle olan kişisel bağını şöyle anlattı: "Sendikamızın tarihi yürüyüşünün çok önemli bir bölümünü icra ettiği bir şehir burası. Naçizane, çalışma hayatına başladığım yer de Kocaeli Gölcük tersaneleridir. Benim için de ayrı bir özelliği var. 1974 yılında Deniz Kuvvetleri Gölcük Tersanelerinde, Karaman’ın bir orman köyünden gelip ilk çalışma hayatına başladığımız bu şehir ve Gölcük benim için ayrı bir önem arz ediyor. Bu şehirde olmak büyük bir onur. 40 yıllık mücadeleyi birkaç dakikaya sığdırmak zor. Burada ciddi bir emek, ciddi bir başarı hikayesi var. Kocaeli Şubemiz 13 bine yakın üyesiyle Türkiye’de yer alıyor. Bu başarı hikayesinin arkasında ismini sayamadığımız ama bu büyük mücadeleyi destansı bir mücadeleye dönüştüren yol arkadaşlarımızı bir kez daha şükranla anıyoruz. Kocaeli Şubemizin inşallah gelecekte de hem sendikamızın hem de Türkiye işçi hareketinin önemli şubelerinden biri olarak devam edeceğini umut ediyoruz." "Biz sadece toplu sözleşme yapan bir sendika değiliz" Konuşmasında bölgesel ve küresel krizlere de geniş yer ayıran Arslan, HAK-İŞ’in misyonuna vurgu yaparak, "Bölgede yaşanan son savaşlar ve krizler bizi derinden etkilemektedir. Her şeyden önce HAK-İŞ olarak bütün bu sorunların farkındayız. Bütün bu sorunlara yönelik çözüm çabalarımız da devam ediyor. Biz sadece toplu sözleşme yapan sendika, kuruluş değiliz; bu ülkenin hangi sorunu varsa, çözülmesi gereken hangi krizler varsa bunları gündeme getirmek, bu sorunları konuşmak ve çözümler üretmemiz gerekiyor" diye konuştu. "Dünya, 10 bin kilometre öteden gelen haydutların dünyasına gidiyor" İsrail’in Gazze ve Orta Doğu’daki saldırılarına sert tepki gösteren Arslan, uluslararası hukukun hiçe sayıldığını belirterek şöyle devam etti: "Gazzeli kardeşlerimize uygulanan katliamlar, korkunç şekildeki cinayetler elbette ki bizi ilgilendiriyor. Bugün İran’a saldıran katil Netanyahu ve ABD’nin haydut başkanı Trump ile ilgili yaşanan gelişmeler bizi ilgilendiriyor. İran’da olup bitenler bizi ilgilendiriyor, Lübnan bizi ilgilendiriyor. Artık dünya, 10 bin kilometre öteden gelip bölgeyi dizayn etmeye çalışan haydutların dünyasına doğru gidiyor maalesef. Uluslararası hukuku yok sayan, BM’nin bütün kurumlarını devre dışı bırakan, insan hakları ve özgürlükleri, evrensel hukuku yok sayan, tamamen ’güç elimizde, istediğimizi yaparız’ diyen haydutların hakim olduğu dünyaya karşı bizim bir şeyler söylememiz, bir şeyler ortaya koymamız gerekiyor. Bir sivil toplum örgütü olarak, aynı zamanda bir insan hakları örgütü olarak, Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in bütün bunlara yönelik elbette söyleyecek sözü var ve bu konuyu da hem ülkemizde hem de uluslararası alanda gündemde tutmaya devam ediyor. Filistin konusu HAK-İŞ’in tarihsel sorumluluğudur." "Size soruyorum, ne zaman geleceksiniz?" Kudüs’ten aldıkları bir mesajı da salondakilerle paylaşan Arslan, "2017 yılında konfederasyonumuzla birlikte oluşturduğumuz toplantıda, Filistin’den gelen kardeşlerimiz bize bir mesaj getirmişti. Bir hanımefendi aktivistin Kudüs’ten bize gönderdiği mesaj şuydu; toplantının başkanlığını yapan HAK-İŞ’e seslenerek, ’Sizin atalarınız bu toprakları terk edeli tam 100 yıl oldu. 100 yıl biz acı ve gözyaşını her seferinde daha ağır yaşadık. Sizin atalarınız bu toprakları terk ettikten sonra kan ve gözyaşı hiç dinmedi. Hiç yüzümüz gülmedi; işgaller, katliamlar... Yaşanan bunca olumsuzluklar ne yazık ki devam ediyor. Size soruyorum, ne zaman geleceksiniz?’ Biz kaçsak bile, görmezden gelsek bile tarih bize gösteriyor. ’Filistin’de ne işimiz var’ diyenlere Filistin’den gelen feryadı duyurmak zorundayız. Biz, Filistin başta olmak üzere bölgede yaşananlara asla duyarsız kalmayız" şeklinde konuştu. "İş kazalarında tablomuz çok ağır" Çalışma hayatında yaşanan sorunlara ve iş kazalarına da değinen Arslan, Türkiye’nin bu konudaki bilançosuna dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı: "Bütün bunları konuşmaya devam ediyoruz. Özellikle iş sağlığı ve güvenliği konusunda, iş kazalarında kaybettiklerimiz dünya ile kıyaslanmayacak kadar çok ağır. Almanya’nın 45 milyon istihdamında yılda 300 kişi iş kazalarında kaybedilirken, ülkemizde 16-17 milyon işçinin istihdam edildiği bu ülkede yaklaşık 2 bin civarında çalışanımız her yıl iş kazalarında hayatını kaybediyor. Bu ülkenin gerçekten bunu hak etmediğinin altını çizmemiz gerekiyor. Biz eleştirilerimizi de yaparken takdirlerimizi, teşekkürlerimizi de yaparken HAK-İŞ’in kendi has uslubuyla yapıyoruz. Eleştirdiklerimiz ideolojik olarak değil, ülkemizi sevdiğimizden, ülkemize olan sadakatimizden dolayı. Eleştirilerimizi kardeşlik hukukumuzun gereği olarak üzerlerine alması gerekiyor sorumluların. Biz ülkemizi seviyoruz. HAK-İŞ’in gücünün Türkiye’nin gücü olduğuna inanıyoruz. Bunu savunmaya devam ediyoruz. Bizi anlamalarını, bizim taleplerimizi, eleştirilerimizi lütfen ülkemizin geleceği açısından hayati hususlar olduğunu da ilgililerin anlamasını istiyoruz. Ülkemizin bu doğal ama aynı zamanda sıkıntılı süreçten kurtulması için çabalarımızı bundan sonra da sürdüreceğiz." Mevcut başkan Muharrem Subaşı’nın tek aday olduğu genel kurulda toplam 129 delegenin oy kullanma hakkı bulunuyor.
İstanbul Liseli takımlar, FRC 2026’nın ikinci etabında yeniden sahada Turknet’in teknoloji desteği sunduğu FIRST Robotics Competition (FRC) 2026 sezonunda heyecan sürüyor. İstanbul Başakşehir’de tamamlanan ilk etap yarışlarının ardından, ikinci etap karşılaşmaları Bakırköy’de bulunan Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Atletizm Salonu’nda gerçekleştiriliyor. İlk etapta 93 takımın mücadele ettiği organizasyonun yeni etabında 121 takım, "REBUILT" temasıyla robotlarını sahaya çıkarıyor. FIRST Robotics Competition (FRC) 2026 İstanbul Başakşehir’de tamamlanan ilk etap yarışlarının ardından, sezonun ikinci etabı Türkiye Atletizm Federasyonu (TAF) Atletizm Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Yeni etapta 26 şehir ve 10 ülkeden 121 takım; tasarım, yazılım ve mekanik alanlarında geliştirdikleri robotlarla sahaya çıkıyor. Etkinliğe 4 bini aşkın kişinin katılımı bekleniyor. Fikret Yüksel Eğitim Vakfı tarafından düzenlenen organizasyon, farklı şehirlerden ve ülkelerden gelen gençleri mühendislik, takım çalışması ve problem çözme odağında bir araya getiriyor. 8’i Türk takımı olmak üzere toplam 12 takım, ABD yolcusu İstanbul Başakşehir Spor Kompleksi’nde düzenlenen ilk etapta 10 farklı ilden 79 yerli ve 8 ülkeden 14 yabancı takım olmak üzere toplam 93 takım yarıştı. FRC’ye sezon boyunca; Çin, ABD, Avustralya ve Birleşik Krallık’tan toplam 39 uluslararası takım katılım sağlarken, etkinlikte binden fazla gönüllü ve 850 mentor de görev aldı. Yarışmalar sonucunda 8’i Türk takımı olmak üzere toplam 12 takım, ABD’nin Houston kentinde düzenlenecek Dünya Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. İkinci etap Bakırköy’de 25 Mart 2026 tarihinde Bakırköy’de Haliç etabı ile başlayan ikinci etap turnuvaları, Marmara ve Avrasya etabının ardından 2 Nisan 2026’da son bulacak. Takımlar, "REBUILT" teması kapsamında robotlarını geliştirirken; saha içi strateji, teknik problem çözme ve takım çalışması becerilerini de test etme fırsatı buluyorlar. Turknet, yarışma alanında sağladığı Gigafiber altyapı ile yüksek hızlı bağlantı sunarken; bu yıl genişlettiği "Pit Stop" teknik destek alanıyla takımların yedek parça ve onarım ihtiyaçlarına da destek veriyor. Ayrıca ilk kez sahaya çıkan Turknet maskotu, etkinlik boyunca öğrencilerle doğrudan etkileşim kurarak deneyimi daha eğlenceli hale getiriyor. En çok kız öğrenci FRC’nin Türkiye ayağında FRC 2026 sezonu, Türkiye’de gençlerin teknolojiye olan ilgisini güçlü verilerle ortaya koyuyor. 26 şehirden 208 takım ve 6 bin 500’den fazla öğrencinin katıldığı organizasyonda kız öğrenci oranı yüzde 47’ye ulaştı. Türkiye bu oranla, FIRST Robotics organizasyonları içinde kız öğrenci katılımında dünya ortalamasının üzerine çıkan ülkelerden biri konumuna geldi. Etkinlik hakkında detaylı bilgiye frcturkiye.org web adresi üzerinden ulaşılabiliyor.