KÜLTÜR SANAT - 31 Mayıs 2026 Pazar 11:35

Asırlık köfteli çorba geleneği bu yıl da devam etti

A
A
A
Asırlık köfteli çorba geleneği bu yıl da devam etti

Bursa’da asırlık köfteli çorba geleneği, yaşatılmaya devam ediyor. Yılda bir kez pişen köfteli çorbadan içmek isteyenler uzun kuyruklar oluştururken, 80 yıl aradan sonra yaşatılan geleneğin 8’incisi gerçekleşti. Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba da asırlık geleneğin canlandırıldığı etkinliğe katılarak vatandaşlara çorba ikram etti.


Abdal Mehmet Hazretleri’ni yâd etmek için yılda bir kez pişen çorbadan içmek isteyen binlerce kişi, uzun kuyruklar oluşturdu. Anadolu’da yetişmiş büyük velilerden Abdal Mehmet Hazretleri’ni anmak için yaklaşık 500 yıldır yaşatılan gelenek çerçevesinde bu yıl da köfteli çorba dağıtıldı. Abdal Mehmet Hazretleri, dağıtılan çorbanın ve okunan duanın ardından kabri başında yad edildi. İçinde pirinç ve köfte olan çorba ilk yapıldığı tarif olan 500 yıl önceki gibi yapılmaya özen gösteriliyor. Bu yılda pişen çorbadan içmek isteyen vatandaşlar Abdal Mehmet Hazretleri’nin türbesinin bulunduğu alana geldi.


Bursa Büyükşehir Başkan Vekili Şahin Biba’nın da katıldığı etkinlikte konuşan Vatan Sevdalıları Platformu Başkanı Tarkan Gani, "Bundan 600 yıl evvel Abdal Mehmet Hazretleri, öğrencisi olan Eşref Rumi Hazretleri’ne "Git bana bir tas köfteli çorbagetir" diye buyuruyor. Eşref Rumi Hazretleri nereye gitse köfteli çorbayı bulamıyor. Abdal Mehmet Hazretleri, "Otur yanıma, üzülme" diyor. Y, yerden almış olduğu çamurları köfte haline dönüştürülüp tencerenin içine atıyor. Yaptığı çamurlar bir süre sonra köfte haline geliyor. O günden bugüne, Kurban Bayramı’nın 4. günü yaklaşık 600 yıl gelenek devam etmiş. 1940 yılında bir ara verilmiş. 2019 yılında başlatmak bize nasip oldu. Bu yıl da 8’incisini düzenliyoruz" diye konuştu.



Asırlık köfteli çorba geleneği bu yıl da devam etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Hatay’da 85 yaşındaki usta, 70 yıldır ağaç dallarını keser ve bıçakla kaşığa dönüştürüyor Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde dağdan topladığı ağaç dallarını makine kullanmadan kaşığa dönüştüren kaşık ustası 85 yaşındaki Ahmet Eden, 70 yıldır keser, eğe ve bıçak yardımıyla kaşık yapmaya devam ediyor. Kırıkhan ilçesi Bektaşlı Mahallesi’nde yaşayan 85 yaşındaki Ahmet Eden, dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 16 yaşından beri yapmaya devam ediyor. Amanos Dağları eteklerinden topladığı farklı ağaç türlerini toplayan Eden, ağaç dallarını keser, bıçak ve eğe yardımıyla oyarak; kaşık, salça kaşığı, bokla, balta ve kazma sapı gibi aletlere dönüştürüyor. Sabahtan akşama kadar uğraşıp kaşıklar yapan Eden, yaptığı kaşıklardan kazanç elde etmeyip sevdiklerine hediye ediyor. Yaşının ilerlemesinin ardından çobanlığı bırakıp hobisine yönelen Eden, 70 yılı aşkındır evinin bahçesinde ağaç dallarına şekil vererek kaşıkları yapmayı sürdürüyor. "Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum, kestiklerimi eve getiriyorum ve yaptığım kaşıkları insanlara hediye ediyorum" Dayısından öğrendiği ağaç dallarından kaşık yapmayı 70 yıldan fazladır sürdüren 85 yaşındaki Ahmet Eden, "Ben 16 yaşından beri kaşık yapıyorum kaşık yapmaya dayımdan öğrendim. Çınar ağacı gibi çeşitli farklı ağaç türlerinden yapıyorum. Ağaç dallarından: comca, kaşık, salça küreği, bokla, evreç, kazma ve balta sapı yapıyorum. Benim için zor olmuyor. Sabah saat 10.00’da başlayıp akşama kadar yapıyorum. Bu işi sevmesem yapamazdım. Ağaç tükendiğinde dağa gidip ağaçları bıçkıyla kesiyorum. Kestiklerimi eve getiriyorum. Yaptım kaşıkları insanlara hediye ediyorum. Buradan Adana, Eskişehir, Mardin, Mersin hediye ediyorum. Keserle kaşığı tasarladım. Eğe ile içini oydum ve şimdi ise bıçakla dışını düzeltiyorum. Bu pilav kaşığı olacak" dedi. "Babam 70 yıldır bu işi yapıyor, yarım saatte bir kaşığı yaptı ve makine kullanmadan keserle yapıyor" Dağdan getirdiği ağaç dallarını kaşık yapması babasını teselli ettiğini söyleyen Mehmet Eden, "Benim aklım yetti yeteli babam bu işi yapıyor. Biz kendini elinden tuttuk. Çobancılığa biz gittik. Kendisi de işte bu kaşıkla ve çiftçilikle uğraşıyor. Bundan da mutlu oluyor. Bazen ağacı kendi getiremiyor, ona biz getiriyoruz. Burada bununla teselli olup günleri geçiyor. Bundan da para kazanmıyor. Eşe, dosta kaşıkları hediye ediyor. Bu tahtalardan kaşık cinsleri var. Yalpakaşık, comca kaşık, büyük kaşıklar da var. Onlar yemek karıştırmak ve aş yapmak için var. Babam 70 yıldır bu işi yapıyor. Yarım saatte bir kaşığı yaptı. Makine kullanmadan keserle yapıyor ama biz onu öyle yapamayız. Ben de 61 yaşındayım ve bunu yapamam. Babam bu işi yapınca mutlu oluyor. Bundan başka bir şey de yapmıyor. Bize diyor ki ağaç getirin. Bizde dağdan ağaçları getiriyoruz. Benim işte teselli olacak işim kalmadı diyor. Biz de ona göre getiriyoruz. Burada yapıyor" ifadelerini kullandı.