POLİTİKA - 14 Nisan 2026 Salı 20:40

Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir"

A
A
A
Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" dedi.


"İnegöl Mobilya Fuarı" 54’üncü kez kapılarını açtı. Açılışa Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa Milletvekilleri, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, muhtarlar, yurtdışı ve yurtiçi olmak üzere bir çok üretici katıldı.



"Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır"


Bakan Bolat, yaptığı konuşmada, "Ülkemizin en önemli mobilya üretim merkezlerinden biri olan İnegöl’de, 54. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı’nın açılışı vesilesiyle bugün sizlerle bir arada olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, hepinizi şahsım ve Ticaret Bakanlığımız adına saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Mobilya sektörümüz; köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı ve dinamik yapısıyla ülkemizin ekonomik büyümesine yüksek katma değer sağlayan, aynı zamanda geniş istihdam imkanları sunan stratejik bir alandır. Uzun yıllardır net ihracatçı kimliğini koruyan sektörümüz, Türkiye’nin küresel ticaretteki konumunu istikrarlı şekilde güçlendirmektedir. Geleneksel zanaatkârlık birikimimizi modern üretim teknolojileriyle buluşturan sektörümüz; tasarım kabiliyeti, kalite anlayışı ve yenilikçi yaklaşımıyla bugün dünya pazarlarında daha görünür ve rekabetçi bir yapıya kavuşmuştur. Mobilya ihracatımız 2025 yılı itibarıyla 4,6 milyar dolar seviyesine ulaşmış, 200’ün üzerinde ülke ve bölgeye erişim sağlayarak küresel ölçekte güçlü bir ağ oluşturmuştur. Bursa özelinde ise mobilya ihracatı, 2025 yılında 1,3 milyar dolara ulaşmış; Bursa, Türkiye mobilya ihracatında en yüksek payı alarak birinci sırada yer almıştır. Geçtiğimiz yıl toplam sektör ihracatımızın yüzde 28’inin Bursa’dan yapılmış olması, ilimizin bu alandaki lider konumunu açıkça ortaya koymaktadır. 2026 yılının ilk üç ayında ise Bursa’dan gerçekleştirilen ihracat 300 milyon dolar seviyesine ulaşarak bu güçlü performansın devam ettiğini göstermektedir. Türkiye’nin dünya mobilya ihracatındaki payının yüzde 1,9 seviyesine yükselmesi ve en fazla ihracat yapan ilk 10 ülke arasında yer alması, bu başarının somut göstergelerindendir. Bununla birlikte, kilogram başına ihracat değerinde kaydedilen artış; sektörümüzün katma değeri yüksek, nitelikli ürünlere yöneldiğini teyit etmektedir. Bu gelişme, yalnızca miktar bazında değil, değer odaklı büyüme anlayışının da benimsendiğini ortaya koymaktadır. Tüm bu birikim ve kazanımlar doğrultusunda sektörümüz; tasarım, üretim ve markalaşma alanlarında küresel ölçekte daha güçlü bir konuma ilerlemekte, Türk mobilyası dünyanın dört bir yanında daha fazla tercih edilir hale gelmektedir" dedi.



"Fuar güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmekte"


Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarının, Türkiye’nin mobilya sektöründeki üretim gücünü ve tasarım kabiliyetini küresel pazarlara göstermek için en önemli platformlardan biri olduğunu söyleyen Bakan Bolat, "Nitekim geçtiğimiz yıl Nisan ve Ekim aylarında toplam 28 bin metrekarelik alanda düzenlenen fuar, 304 katılımcıyı ağırlamış (Nisan’da 166, Ekim’de 138); bu güçlü katılım, fuarın sektördeki yerini her geçen yıl daha da sağlamlaştırdığını göstermiştir. Sadece bir sergileme alanı olmanın ötesinde, üreticilerimiz ile uluslararası alıcılar arasında doğrudan temas kurulmasını sağlayan güçlü bir ticaret köprüsü işlevi görmektedir. Fuar süresince gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve kurulan yeni ticari bağlantılar, ihracat hacmimizin artmasına somut katkılar sunmaktadır. İnegöl’ün yüksek üretim kapasitesi ve kalite standardı, bu organizasyon sayesinde dünya pazarlarında daha görünür hale gelmekte; bu da markalaşma sürecimizi hızlandırmaktadır" dedi.



"Dünya ticareti; jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemekte"


Bolat, "Tabii ki içinde bulunduğumuz dönem ve şartlar maalesef iş yapış süreçlerini zorlaştırmaktadır. Dünya ticareti, jeopolitik gerilimler ve teknolojik dönüşümlerin gölgesinde dalgalı bir seyir izlemektedir. Özellikle İsrail/ABD ve İran arasındaki savaş, 2026 yılına ilişkin küresel mal ve hizmet ticareti beklentilerini aşağı yönlü baskılamaya devam etmektedir. Tüm bu çalkantılı sürece ilave olarak, son dönemde açıklanan uluslararası kuruluş raporlarında belirsizlikler ve aşağı yönlü riskler daha açık şekilde öne çıkmaktadır. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikler raporuna göre, küresel ticaret hacminin 2026 yılında zayıflayacağı öngörülmektedir. Bu çerçevede, küresel mal ticaretinin 2026 yılında baz senaryoda yüzde 1,9 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Küresel hizmet ticareti hacminin ise 2025 yılında yüzde 5,3 arttığı, 2026 yılında yüzde 4,8’e yavaşlayacağı ve 2027 yılında yüzde 5,1’e yükseleceği öngörülmektedir. Öte yandan, Orta Doğu’daki çatışmaya bağlı yüksek enerji fiyatı senaryosunda 2026 yılı küresel mal ticareti artışının yüzde 1,4’e, küresel hizmet ticareti artışının ise yüzde 4,1’e gerileyebileceği belirtilmektedir. Ayrıca, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan Mart 2026 tarihli Ara Dönem Ekonomik Görünüm Raporu’na göre, küresel ekonominin 2025 yılında yüzde 3,3 büyüdüğü, 2026 yılında büyümenin yüzde 2,9’a yavaşladıktan sonra 2027 yılında yüzde 3,0’a sınırlı biçimde yükseleceği tahmin edilmektedir" diye konuştu.



"Ülkemiz zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur"


Ticaret Bakanı Ömer Bolat, GSMH bilançosuna değinerek, "Yine de hamdolsun ülkemiz, sahip olduğu güçlü liderlik ve iş dünyasının azmi ve çalışkanlığıyla böylesine zorlu şartlarda dirayetini ortaya koymuştur. 2025 yılı 4. çeyrek büyüme rakamları ile birlikte Türkiye ekonomisinin, üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle tüm olumsuz küresel konjonktürde pozitif ayrışmayı başardığını büyük bir mutlulukla görüyoruz. Pandeminin ardından (2022 2. Çeyrek) Türkiye ekonomisi, kesintisiz büyüme performansını son 22 çeyrektir sürdürmeye devam etmiştir. 4. çeyrekle beraber ekonomimiz 2025 yılı genelinde yüzde 3,6 oranında büyümüştür. 2024 yılında 1 trilyon 358 milyar dolar olan cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında 1 trilyon 596 milyar dolara yükselerek tüm zamanların milli gelir rekorunu yenilemiştir. 2024 yılında 15 bin 325 bin dolar olan kişi başına düşen milli gelir 2025 yılında ivmelenmesini sürdürerek 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir" şeklinde konuştu.



"Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak"


"Dış ticaret tarafında ise 2002 yılındaki 36,1 milyar dolar olan mal ihracatımızı 7,6 katına çıkararak 2025 yılında Cumhuriyet tarihimizin en yüksek seviyesi olan 273,3 milyar dolar seviyesine yükselttik" diyen Bolat, şunları kaydetti:


"2026 yılı Ocak-Mart dönemi ihracatımız (yüzde 3,1 oranında bir azalış ile) 63 milyar 279 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ihracatımızı ise 2002 yılındaki 14 milyar dolar seviyesinden 2025 yılında 122,6 milyar dolara yükselttik. 2026 Şubat ayında hizmetler ihracatımız, yıllıklandırılmış olarak (bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,1 azalarak) 122,3 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. Cari işlemler açığının GSYH içindeki payı; 2023 yılında yüzde 3,6, 2024 yılında 2,6 puan gerileyerek yüzde 1,0 olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Türkiye, G20 ve OECD ülkeleri arasında cari açığını en fazla iyileştiren üçüncü ülke olmuştur. Bu oran, 2025 yılı itibariyle yüzde 1,9 gerçekleşerek ortalamanın (2002-2024 ortalaması: yüzde 3,4) altında seyretmeye devam etmektedir. (2025 Hedef: -yüzde 1,4) 2025 mal ve hizmetler ihracatımız yüzde 4,5 oranında artışla 396 milyar dolara ulaşarak rekor seviyeye yükselmiştir. Mart ayı itibarıyla da tüm küresel zorluklara rağmen yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatımızı 395,9 milyar dolar ile sene sonundaki performansını koruduğunu tahmin ediyoruz. Bizler de Ticaret Bakanlığı olarak, ihracat odaklı büyümeyi destekleyen yenilikçi politikaları hayata geçirmek ve dış ticaret dengesini kalıcı biçimde iyileştirmek için çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu kapsamda; 2025 yılında toplamda mal ihracatına yönelik 25,5 milyar TL’lik desteğimizi ihracatçılarımızın kullanımına sunduk. 2026 yılı için ise bu miktarı daha da artırarak 32,8 milyar TL’lik mal ihracatına yönelik desteği ihracatçılarımıza sağlayacağız. Öte yandan, İhracatçılarımızın küresel pazarlara daha etkin erişimini sağlamak amacıyla, dijital altyapılarla güçlendirdiğimiz platformlar (Kolay İhracat Platformu, E-Kolay İhracat Platformu, Müşavire Danışın Portalı), Dış Ticaret Bilgilendirme Seminerleri ve İhracat Akademisiyle iş dünyamıza bilgilendirme ve eğitim faaliyetleri açısından kapsamlı bir katkı sağlıyoruz. Ayrıca, küresel ticaretin köklü bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiği bu dönemde, ihracatımızın coğrafi çeşitliliğini artırmak ve yeni pazarlarda kalıcı bir yer edinmek amacıyla, Uzak Ülkeler Stratejisi ile İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Üyeleri ile İhracatı Geliştirme Stratejisini eşgüdümlü bir şekilde uyguluyoruz. Hedef pazarlarda Türk ürünlerinin bilinirliğini artırmak, firmalarımızın etkinliğini güçlendirmek ve ihracatımızın sürdürülebilir şekilde büyümesini sağlamak temel önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, 2028 yılına kadar Uzak Ülkelere ihracatımızı 50 milyar dolara ulaştırmayı, İİT ülkelerinin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. Firmalarımızın finansmana erişim imkânlarının genişletilmesi ve kolaylaştırılması hususlarına da hassasiyetle eğiliyoruz. Nitekim, 2025 yılında Türk Eximbank tarafından ihracatçılarımıza 54 milyar dolarlık destek sağlanmıştır. Banka, 2026 yılı için ise toplam destek hacmini 59 milyar dolara çıkarmayı hedeflemektedir. Öte yandan, İGE A.Ş. ile de bugüne kadar (09.04.2026 tarihi itibarıyla) ihracatçılarımızın 263,4 milyar TL tutarındaki kredi talebi için 230,5 milyar TL değerinde kefalet sağlanmıştır. Ayrıca, ihracatçının ana bankası olma vizyonuyla faaliyet yürüten Türk Ticaret Bankası, ihracatçılarımızın ihtiyaç duyduğu tüm bankacılık ürün ve hizmetlerini en hızlı, en güvenli ve en uygun şartlarla sunmak için çalışmalarını sürdürmektedir. Banka, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar TL finansman desteği sağlamıştır. 2026 yılı için ise 100 milyar TL’lik finansman desteği sağlamayı hedeflemektedir."



"KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır"


Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ile yürütülen koordineli çalışmalar sonucunda önemli iyileştirmelerin hayata geçirildiğini belirten Bakan Bolat, "Bu kapsamda; ‘net ihracatçı’ uygulaması yerine ihracatçı skorunun devreye alınması, ilave döviz bozdurma zorunluğunun kaldırılması gibi düzenlemelerle de ihracatçılarımızın lehine önemli adımlar atılmış, finansman süreçleri daha erişilebilir ve esnek hale getirilmiştir. KOBİ’lere yönelik kredi kullanım limitleri artırılmıştır. Bu çerçevede söz konusu limitler; mikro işletmeler için 5 milyon TL, küçük işletmeler için 50 milyon TL olarak uygulanmaktadır. Ayrıca, İhracat Reeskont Kredisi kullanımında ilave döviz bozdurma zorunluğu kaldırılmış olup artık yalnızca İhracat Genelgesi kapsamındaki ihracat bedellerinin Merkez Bankası’na satış yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartı aranmaktadır. Bunlara ek olarak, yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranı; ihracat yapan kurumların münhasıran ihracattan elde ettikleri kazançlarına yüzde 20 olarak uygulanmakta olup, son olarak yapılan düzenleme ile bahse konu 5 yüzde puanlık indirimden, ihracatını aracı ihracatçılar üzerinden gerçekleştiren imalatçı ihracatçı firmaların da yararlandırılması sağlanarak anılan düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir" dedi.


Açılış töreni kurdele kesiminin ardından protokolün stantları gezmesiyle son buldu.



Bakan Bolat: "Kişi başına düşen milli gelir 2025’te 18 bin 40 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesinde gerçekleşmiştir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Elemeleri: İsviçre: 3 - Türkiye: 1 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup 3. Hafta maçında A Milli Kadın Futbol Takımı, deplasmanda İsviçre’ye 3-1 mağlup oldu. A Milli Kadın Futbol Takımı, 2027 FIFA Kadınlar Dünya Kupası Avrupa Elemeleri B Ligi 2. Grup’ta İsviçre ile karşılaştı. Milliler, Zürih’te oynanan mücadelede rakibine 3-1 kaybederken, tek golü Ebru Topçu kaydetti. Ay-Yıldızlılar, gruptaki dördüncü maçında 18 Nisan Cumartesi günü saat 19.00’da Sinop Şehir Stadyumu’nda İsviçre’yi konuk edecek. Stat: Letzigrund Hakemler: Sofiya Prychyna, Maryna Striletska, Oleksandra Vdovina İsviçre: Livia Peng, Julia Stierli (Ana-Maria Crnogorcevic dk. 46), Noelle Maritz, Geraldine Reuteler (Coumba Sow dk. 85), Riola Xhemaili (Lia Kamber dk. 68), Nadine Riesen (Noemi Ivelj dk. 88), Sydney Schertenleib, Lia Waiti, Aurelie Csillag (Svenja Fölmli dk. 85), Viola Calligaris, Iman Beney Türkiye: Selda Akgöz, İlayda Civelek, Eda Karataş, Gülbin Hız, Elif Keskin, Başak İçinözbebek, Ebru Topçu (Miray Cin dk. 88), Busem Şeker (Melike Öztürk dk. 88), Selen Altunkulak (Cansu Nur Kaya dk. 72), Fatma Şakar (Melike Pekel dk. 73), Kader Hançar (Vildan Kardeşler dk. 80) Goller: Aurelie Csillag (dk. 49 ve 75), Viola Calligaris (dk. 80) (İsviçre), Ebru Topçu (dk. 52) (Türkiye) Sarı kartlar: Selda Akgöz, Başak İçinözbebek (Türkiye), Riola Xhemaili (İsviçre)
Ankara Mersin merkezli 9 ilde FETÖ operasyonu: 43 gözaltı Mersin merkezli 9 ilde FETÖ terör örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 43 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin ‘Signal’ ile haberleşme sağladıkları ve "muavenet" adı altında para topladığı ve bu paraları örgüt ile bağlantılı hesaplar üzerinden dağıttığı tespit edildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında 50 şüphelinin FETÖ ile bağlantısı tespit edildi. Bu şüphelilerden bir kısmının yurtdışında, bir kısmının cezaevinde olduğu belirlendi. Yapılan incelemelerde örgüt mensubu H.K.’nın, "Signal" uygulaması üzerinden yurt dışındaki diğer örgüt üyeleriyle irtibat kurduğu belirlendi. H.K.’nın 2017-2025 yılları arasında kendisi ve çevresindeki, "Yusuf ve Yusuf aileleri" olarak tabir edilen örgüt mensuplarından "muavenet" adı altında para topladığı ortaya çıkarıldı. Toplanan bu paraların ise örgütle bağlantılı kişiler adına açılan hesaplar üzerinden dağıtımının organize edildiği tespit edildi. 43 şüpheli gözaltına alındı Mersin merkezli Ankara, İstanbul, Kayseri, Kahramanmaraş, Gaziantep, Muğla, Erzurum ve Adana’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda, 43 şüpheli "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, Terörizmin Finansmanının Önlenmesine Dair Kanuna Muhalefet, Örgüte Üye Olmakla Birlikte Yardım ve Yataklık Etme" suçlarından gözaltına alındı. Meslekten ihraç edilen ve aktif çalışanlar var Hakkında işlem başlatılan şüpheliler arasında meslekten ihraç edilmiş ve aktif çalışan emniyet mensuplarının, askeri personel, öğretmen, mühendis, hemşire, kuran kursu öğreticisi ve özel sektör çalışanlarının olduğu tespit edildi. Operasyonlarda şüphelilerin ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 46 adet cep telefonu, 8 adet HDD, 7 adet Flash bellek, 8 adet bilgisayar, 5 adet tablet, 7 adet hafıza kartı ile 1 adet e-imza kartı ile 101 bin 150 TL nakit para ve 2 adet 1 USD ele geçirildi.
İstanbul Burak Yılmaz, PFDK’ya sevk edildi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği, Süper Lig’den 8 kulübün yanı sıra Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz’ı Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk etti. Türkiye Futbol Federasyonu’nun internet sitesinden (TFF) açıklanan Hukuk Müşavirliği’nce 14.04.2026 tarihinde PFDK yapılan sevkler şöyle: Beşiktaş Kulübü’nün 10.04.2026 tarihinde oynanan Beşiktaş-Antalyaspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. Maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Corendon Alanyaspor Kulübü’nün 11.04.2026 tarihinde oynanan Corendon Alanyaspor-Trabzonspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Trabzonspor Kulübü’nün 11.04.2026 tarihinde oynanan Corendon Alanyaspor-Trabzonspor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kayserispor Kulübü’nün 11.04.2026 tarihinde oynanan Kayserispor-Fenerbahçe müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca, ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca, ’usulsüz seyirci alınması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca ve ’merdiven boşluklarının boş bırakılmaması’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 49. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Göztepe Kulübü kaleci antrenörü Vanja Ivesa’nın 12.04.2026 tarihinde oynanan Göztepe-Kasımpaşa müsabakasındaki ’sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 13.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Galatasaray Kulübü’nün 12.04.2026 tarihinde oynanan Galatasaray-Kocaelispor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine, Galatasaray Kulübü görevlisi Ali Yiğit Buruk’un aynı müsabakadaki ’sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca 14.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Kocaelispor Kulübü’nün 12.04.2026 tarihinde oynanan Galatasaray-Kocaelispor müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca ve ’saha olayları’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 52. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Çaykur Rizespor Kulübü’nün 13.04.2026 tarihinde oynanan Çaykur Rizespor-Gaziantep Futbol Kulübü müsabakasındaki ’çirkin ve kötü tezahüratı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 53. maddesi uyarınca PFDK’ya sevkine karar verilmiştir. Gaziantep Futbol Kulübü Kulübü teknik sorumlusu Burak Yılmaz’ın 13.04.2026 tarihinde oynanan Çaykur Rizespor-Gaziantep Futbol Kulübü müsabakasındaki ’sportmenliğe aykırı hareketleri’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca, ’hakareti’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca ve müsabaka sonrası basın toplantısında yapmış olduğu açıklamalarında yer alan ’kişilik haklarına saldırısı’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca, ’sportmenliğe aykırı hareketi’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 36. maddesi uyarınca ve ’futbolun itibarını zedelemeye yönelik açıklamalar’ nedeniyle Futbol Disiplin Talimatı’nın 38. maddesi uyarınca 14.04.2026 tarihinden itibaren tedbirli olarak PFDK’ya sevkine karar verilmiştir.
Mersin Akdeniz’de av yasağı başlıyor Akdeniz’de 15 Nisan’da başlayacak av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, bazıları son kez sefere çıkıyor. Yasağın başlamasıyla birlikte balık çeşitliliğinin azalması ve çipura ile levrek başta olmak üzere fiyatlarda yüzde 15-20 artış bekleniyor. Akdeniz’de 15 Eylül’de başlayan balık av sezonu, 15 Nisan itibarıyla sona eriyor. Av yasağının başlamasıyla birlikte trol ve gırgır yöntemiyle avcılık duracak, kıyı balıkçılığı ise sınırlı şekilde devam edecek. Yasak sürecinde balıkların yumurtlama dönemine girmesi nedeniyle denizlerdeki çeşitlilikte düşüş yaşanması öngörülürken, sezon boyunca 30’a yakın olan balık çeşidinin 15’e kadar gerilemesi bekleniyor. Buna rağmen sardalya gibi yılın 12 ayı avlanabilen türler sayesinde vatandaşların yaz aylarında da balığa ulaşabileceği ifade ediliyor. Av yasağıyla birlikte özellikle kültür balıkçılığında fiyat artışı yaşanacağı, çipura ve levrek başta olmak üzere balık fiyatlarında yaklaşık yüzde 15 civarında yükseliş beklendiği belirtildi. Öte yandan av yasağı öncesinde balıkçıların büyük bölümü teknelerini karaya çekip bakım sürecine hazırlanırken, bazı balıkçılar ise son kez sefere çıkarak sezonu kapatmaya hazırlanıyor. Yasağın başlamasıyla birlikte özellikle uluslararası avcılık yapmayan teknelerin yaklaşık 5 ay boyunca limanlarda kalacağı, bu süreçte bakım ve onarım çalışmalarının yapılacağı belirtiliyor. "Akdeniz, Ege, Marmara’da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak" Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, 15 Nisan itibarıyla başlayacak av yasağının trol ve gırgır avcılığını kapsadığını belirterek, bu süreçte yalnızca kıyı balıkçılığının serbest olacağını ifade etti. Polat, "15 Eylül itibarıyla açılan av sezonumuz, 15 Nisan akşamı yasak başlıyor. Ülkemizin dört bir tarafında, Akdeniz, Ege, Marmara’da trol ve gırgır avcılığı yasaklanmış olacak. Yaklaşık 5 aylık bir yasak süresi var. Balıkçılarımız bu yasak süresinde yasağa uyuyorlar. Trol ve gırgır avcılığı kesinlikle yasak. Sadece kıyı avcılığı dediğimiz elle yapılan avcılık serbest. Orada sardalya ve çeşitli balıklar çıkıyor" dedi. "12 milden sonra uluslararası av serbestliği var" Polat, yasağın kıyıdan itibaren 12 mil sınırına kadar geçerli olduğunu belirterek, bu sınırın ötesinde avcılığın sürdüğünü ifade etti. Polat, "Sadece bu yasak 12 mile uygulanmıyor. 12 milden sonra uluslararası av serbestliği var. Yine çeşitli balıklar gelecek yalnız çeşitte düşme olacak. Örneğin balık sezonunda 30 çeşit balığımız geliyorsa bu çeşit 15 çeşide düşmüş olacak" ifadelerini kullandı. "5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var" Yasak sürecinde balık çeşitliliğinin tamamen ortadan kalkmayacağını belirten Polat, "5 aylık süreçte yine balık çeşitliliğimiz var. Özellikle sardalya, yılın 12 ayı çıkan bir balık. Sardalya eksiği olmayacak, Omega-3 açısından da en zengin yiyecek. Uluslararası avcılık dediğimiz avcılıkta da yine mezgit, karides, kalamar, barbunya gibi türler çıkacak" diye konuştu. "Yüzde 15 yüzde 20 arasında bir artış bekliyoruz" Av yasağının fiyatlara etkisine de değinen Polat, "Av yasağının girmesiyle birlikte çipura ve levrekte yüzde 15-20 arasında bir artış bekliyoruz. Balıkların 5 aylık bir yumurtlama dönemi var. 15 Eylül’de tekrar ’vira bismillah’ deyip balıkçılarımız av sezonunu sürdürecekler" dedi. "Tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek" Balıkçı Hatip Kaçan, mesleği çocukluğundan bu yana sürdürdüğünü belirterek, "Baba mesleği olarak bu işi yapıyoruz. Her sezon olduğu gibi bu sezonun da sonuna geldik. Büyük tekneler gelecek 5 ay boyunca bakıma çekilecek. Bu sezon yağışların etkisiyle çeşitlilik açısından bereketli geçti. Özellikle çipura ve sargoz gibi beyaz balık türlerinde verim aldık. Ancak fırtınalar nedeniyle her zaman denize açılamadık. Derelerin taşmasıyla birlikte denizde oluşan sazlık ve otlar da bizi zorladı" dedi. "Mazot fiyatlarında denge sağlanırsa balıkçılık yeniden daha kazançlı hale gelebilir" Mazot fiyatlarının sektörü olumsuz etkilediğini vurgulayan Kaçan, "Mazota gelen zamlar sadece yakıtı değil, kullandığımız ağdan tekne bakımına kadar her şeyi etkiliyor. Eğer mazot fiyatlarında denge sağlanırsa balıkçılık yeniden daha kazançlı hale gelebilir" ifadelerini kullandı. "Sezon sonuna doğru balık azaldı" Balıkçı Mustafa Boyraz ise sezonun sona erdiğini belirterek, "Şu an sezonumuz kapandı. Birkaç gün içinde gerekli izinleri alarak 12 mil dışında uluslararası sularda avlanmaya devam edeceğiz. Sezonun başında çeşitlilik iyiydi ancak sonrasında düşüş yaşandı ve balık azaldı. Bu da avcılığı zorlaştırdı" diye konuştu. Artan maliyetlerin balıkçıyı zorladığını dile getiren Boyraz, "Yakıt giderleri çok yüksek olduğu için kazanç sağlamak zorlaştı. Ayrıca fırtınalar nedeniyle denizler kirlenince derelerden gelen ağaç ve kökler ağlarımıza zarar verdi, ciddi sıkıntı yaşadık" dedi.