TEKNOLOJİ - 26 Ocak 2024 Cuma 18:50

Bakan Kacır, Bursa’da ilk Türk astronot ile bağlantı kurdu

A
A
A

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, 7 gündür uzayda olan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı ile GUHEM’de bağlantı kurdu. Bakan Kacır, hali hazırda yıllık 600 milyar doları aşan uzay ekonomisinden yıldan yıla artan bir pay almayı hedeflediklerini belirtti Bakan Kacır, “Savunma sanayinde yıllık 250 milyon dolar üzerinde olan ihracatımızı 5.5 milyar doların üzerine taşımayı başardık. Ve bu bütün başarı hikayesinde havacılık endüstrisindeki kabiliyetlerimiz lokomotif rol oynadı” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa’da bulunan Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nde (GUHEM) 7 gündür uzayda olan ilk Türk astronot Alper Gezeravcı ile bağlantı kurdu. Bağlantı sonrası basın açıklaması yapan Bakan Kacır, “Türkiye’nin en güzel bilim merkezlerinden birinde GUHEM’de, güzel şehrimiz Bursada’yız. Bugün burada bulunma nedenimiz Türkiye’nin ilk insanlı ve uzay bilim misyonunu gerçekleştiren Alper Geeravcıyla bağlantı kurmaktı. Buradan Alper Gezeravcı ile kurduğumuz bağlantı özellikle Türkiye’de milli teknoloji hamlesinde en önemli yol arkadaşlarımız olan gençlerle de buluşmamıza vesile oldu. Alper Gezeravcı Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki misyonunu 7’inci gününü tamamlamak üzere. Malumunuz Türkiye’nin ilk astronot ve bilim misyonu olarak gerçekleştiriliyor” dedi.

Uzayda 13 farklı deney yapılacak

“Türk bilim insanları tarafından hazırlanmış genetik, biyoloji malzeme bilimi gibi alanlarda hazırlıkları tamamlanmış 13 farklı deney Alper Gezeravcı tarafından Uluslararası Uzay İstasyonu’nda gerçekleştiriliyor” diyerek sözlerini sürdüren Bakan Kacır, “Biz bu deneylerin neticelerinin hem Türkiye’nin bilimsel gelişimine önemli katkılar sunmasını hem de küresel bilim literatürüne önemli kazanımlar getirmesini bekliyoruz. Tabi insanlı ilk uzay misyonumuzun önümüzdeki yıllarda mutlaka devamı gelecek. Türkiye hali hazırda uydu geliştirme ve üretiminde sahip olduğu önemli kabiliyeti, deneyimi, birikimi önümüzdeki dönemde derin uzay programlarında daha ileri seviyelere çıkarıyor olacak. Aynı zamanda hali hazırda yıllık 600 milyar doları aşan uzay ekonomisinden yıldan yıla artan bir pay almayı hedefliyoruz” dedi.

“Savunma sanayideki ihracat 5.5 milyar doların üzerine çıktı”

Türkiye’de uzay endüstrisinin, uzay sanayisinin gelişimini milli uzay programı çerçevesinde öncelikli hedeflerimizden biri olarak değerlendirdiklerini kaydeden Kacır, “Bu çerçevede önümüzdeki dönemde Ankara’da bir uzay teknolojileri geliştirme bölgesi inşa ediyor olacağız. Böylelikle sahip olduğumuz insan kaynağını hem nicelik hem nitelik açısından daha ileri seviyelere taşımaya, bu alanda özel sektörün yeni projelerde daha güçlü şekilde rol almasını sağlamaya çalışacağız. Türkiye savunma sanayisinde son 22 yılda muazzam başarılar elde etti. Yıllık 250 milyon dolar üzerinde olan ihracatımızı 5.5 milyar doların üzerine taşımayı başardık. Ve bu bütün başarı hikayesinde havacılık endüstrisindeki kabiliyetlerimiz lokomotif rol oynadı. Bu kabiliyetlerimizi şimdi ufkun ötesine uzay endüstrisine taşımaya dönük yeni bir dönem başlatıyoruz” dedi.

Bakan Kacır, Bursa’da ilk Türk astronot ile bağlantı kurdu

Alper Gezeravcı 81 ili gezecek

Bakan Kacır sözlerini şöyle sürdürdü; “Türkiye’nin uzay çağı Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye yüzyılına adım atarken bu çalışmalarla inşallah güçlü şekilde başlamış oluyor. Hedefimiz, umudumuz, ümidimiz gençlerimizin çocuklarımızın ilham kaynağı olacak bu misyonları daha güçlü şekilde gelecekte sürdürebilmek ve bütün bu çalışmalarla Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine yüksek teknolojiyi geliştirebilen, üretebilen, rekabetçi şekilde dünyaya ihraç edebilen bir ülke olma yolculuğuna katkı sunabilmektir. Alper Gezeravcı 14 günlük görevini tamamladıktan sonra önce fırlatmanın gerçekleştiği üsse yakın bir bölgeye okyanusa iniş yapacak daha sonrada Türkiye’ye gelecek ve 81 şehrimizde Türk gençliği ile Türk çocukları ile buluşmalar gerçekleştirecek. Biz Milli Uzay Programımızdaki hedeflerimizi bir bir gerçekleştirmeye önümüzdeki dönemde bölgesel konumla ve zamanlama sisteminden ay misyonuna kadar program çerçevesindeki hedeflerimize bir bir erişmeye devam edeceğiz. Bu yolculukta bilim insanlarımızın önünü açmaya devam edeceğiz. Bu hafta bir çağrı da yaptık. TÜBİTAK Uluslararası Lider Araştırmacılar Programı ve TÜBİTAK Uluslararası Genç Araştırmacılar Programı çağrılarını ilan ettik. Bu çağrılar çerçevesinde birçok bilim insanının Türkiye’ye gelmesini, özellikle geçmiş yıllarda dünyanın farklı ülkelerine giderek araştırmalarını orada sürdürmekte olan Türk bilim insanlarının tersine beyin göçünü sağlamayı hedefliyoruz. Ümit ederim, bunların da önemli bir kısmı, astronomi ve uzay bilimi alanlarında çalışmalarını yürüten bilim insanlarımız olacak. Türkiye yakın gelecekte uzay teknolojileri, uzay bilimi ve uzay sanayinde küresel düzeyde önemli bir oyuncu olarak rol oynamaya devam edecek. Yine önümüzdeki dönemde bu çalışmaların güçlü bir altyapı ile yürütülmesini sağlamaya dönük bir kanun çalışmasını da meclisimizin gündemine taşımayı amaçlıyoruz. Ümit ederim, bu da yakın bir zamanda gerçekleşecektir. Geçmiş yıllarda Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile kurmuş olduğu ve faaliyetlerini yürüten Milli Uzay Programında öncü rol oynayan Türkiye Uzay Ajansı da önümüzdeki dönemde daha büyük uzun vadeli projeler gerçekleştirme, nitelikli insan kaynağını daha güçlü şekilde istihdam edebilme imkanlarlarına kavuşacak”

“Teknoloji hamlelerini milletimizle paylaşmaya devam edeceğiz”

Bakan Kacır, sözlerini şöyle noktaladı; “Ben bütün bu sürece destek veren medya mensuplarına da teşekkür ediyorum. O gece bizler Amerika Birleşik Devletleri Florida’da Kennedy Uzay Merkezi’nde fırlatmaya canlı şekilde şahitlik ettik. Ama biliyorum ki bizimle birlikte 85 milyon insan da bu fırlatmayı o gece yarısı saatlerinde 7’den 70’e büyük bir heyecan ve coşku ile takip ettiler. Bütün bu heyecanın coşkunun milletimize yansıtılmasında sizler medya mensuplarımız çok önemli bir rol üstlendiniz. İlk kez Türkiye’de bir bilim misyonu bu düzeyde toplumsallaşmış oldu. İlk kez bir bilimsel faaliyet bu düzeyde aile sohbetlerine konu olmuş oldu. İlk kez bilimsel bir faaliyet için ufacık çocuklarımıza anne babaları uykularından uyandırdılar ki ömürleri boyunca unutamayacakları bu heyecana tanıklık edebilsin diye. Ümit ederim, bu ivmeyi önümüzdeki dönemde sürdüreceğiz. Bilimi, teknolojiyi Türkiye’nin gündeminde en üst sırada tutmaya, bu yaşadığımız zor coğrafyada tam bağımsız Türkiye iddiasını, idealini sürdürebilmek adına, Türkiye’nin milli teknoloji hamlesini gerçekleştirmenin heyecanını milletimizle paylaşmaya devam edelim. Türk gençleri bu yolculuğun öznesi olmak adına en iyi şekilde hazırlıklarını sürdürsünler bizde onlara en iyi eğitim imkanlarını sunarak önlerindeki engelleri bir bir kaldıralım. Türkiye’yi Cumhuriyetimizin ikinci asrında Türkiye 100 yılına bilimle teknoloji ile taşıyalım”

Samet Doğru - Abdullah Bozkurt

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Cerrahi bakım herkesin hakkı Düzce Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından düzenlenen "Evrensel Sağlık Kapsamı İçin Küresel Eylem: Cerrahi Bakım Herkesin Hakkı" başlıklı konferans Sağlık Bilimleri Konferans Salonu’nda akademisyenler ve öğrencilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Konferansın açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Şerif Demir, evrensel sağlık kapsamı çerçevesinde cerrahi bakım hizmetlerinin erişilebilirliğinin önemine vurgu yapıldı. Programın ilk konuşmacısı Gazi Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüde Karadağ, "Küresel ve Günce Sağlık Sorunlarında Bakım" başlıklı konuşmasında, küreselleşmenin tarihi süreci, COVID-19 pandemisinin etkileri, küresel hastalık yükü ve güncel sağlık istatistikleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Küresel iklim krizinin sağlık üzerindeki etkilerine ve güncel risklerine dikkat çeken Prof. Dr. Mevlüde Karadağ, cerrahi bakım eksikliğinin 21. Yüzyılın en büyük ancak önlenebilir küresel sağlık krizlerinden biri olduğunu söyledi. Programın ikinci konuşmacısı Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Fakültesi Dr. Ögr. Üyesi Atiye Erbaş ise, "Dezavantajlı Gruplarda Postoperatif Bakım" konulu sunumunda, yaşlı bireylerin en dezavantajlı grup olduğunu vurgulayarak ameliyat öncesi ve sonrası süreçlere değindi. Evsizler, yoksullar, göçmen ve mülteci grupların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı zorlukları ele alan Dr. Öğretim Üyesi Erbaş, "Taburculuk sonrası izlem yapılmıyorsa bu bizim başarısız olduğumuzu gösterir. Hastanın hayatını anlamadıkça gerçek bakım sağlanamaz" ifadeleriyle sözlerini tamamladı.
Bolu BOLSEV soruşturması kapsamında gözaltına alınan 2 kişi adliyede Bolu’da sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla gözaltına alınan 2 kişi adliyeye sevk edildi. Bolu Belediyesi’ne bağlı BolSev Vakfı’na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız’ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Bağışların bu amaçla kullanılmadığı ise tespit edilerek soruşturma dosyasına girdi. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız’ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Adliyeye sevk edildiler Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP’li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı’na getirilen 2 kişinin işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünün ardından hastaneye sevk edilen Beykoz ve Özdemir jandarma araçlarıyla Bolu Adliyesi’ne getirildi.
Gaziantep Voice of Erdem müzik yarışması coşkuyla sona erdi Erdem Koleji’nin gelenekselleşen ve her yıl büyük bir heyecanla beklenen "Voice of Erdem" yarışması, bu yıl da etkileyici atmosferi, yüksek katılımı ve kusursuz organizasyonuyla dikkat çekti. Erdem Koleji ve Hasan Kalyoncu Anaokulu işbirliğinde düzenlenen "Voice of Erdem" müzik yarışmasının finali Şahinbey Kongre Merkezi’nde büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Gaziantep genelinde 78 farklı okuldan toplam 317 öğrencinin başvurduğu yarışmada, yüzlerce başvuru arasından seçilen 12 finalist öğrencinin sahne aldığı büyük final gecesi, salonu tamamen dolduran izleyiciler ve taşan yoğun ilgiyle adeta nefes kesen bir sanat gecesine dönüştü. Salonun her köşesini saran coşku, gecenin başından sonuna kadar hiç azalmadı. Sanat dünyasının önemli isimlerinden oluşan jüri kadrosunda; Emre Yücelen, Canan Anderson ve Melis Fis yer aldı. Jüri üyelerinin değerlendirmeleri kadar, sahneye dair paylaştıkları yorumlar da genç yetenekler için yol gösterici nitelik taşıdı. Gece boyunca sahneye çıkan finalistler, yalnızca güçlü sesleriyle değil, sahne enerjileri ve izleyiciyle kurdukları bağ ile de öne çıktı. Farklı tarzlarda sergilenen performanslar, izleyicilere zaman zaman duygusal, zaman zaman da yüksek tempolu anlar yaşattı. Her performans sonrası yükselen alkışlar, salonun ne denli etkileyici bir geceye tanıklık ettiğini gözler önüne serdi. Yarışma aralarında sahne alan Dans Art ekibi, dinamik ve etkileyici koreografileriyle geceye görsel bir zenginlik kattı. Müzik ve dansın uyum içinde buluştuğu bu özel gece, izleyenlere yalnızca bir yarışma değil, baştan sona planlanmış bir sahne deneyimi sundu. Final değerlendirmeleri sonucunda; üçüncülüğü Fatma Sude Orhan (GHV Güzel Sanatlar Lisesi), ikinciliği Mehmet Yıldırım (Gaziantep Anadolu Lisesi) ve birinciliği Elif Naz Kırgıl (Aysel İbrahim Akınal Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi) elde etti. Dereceye giren öğrenciler büyük alkışlar eşliğinde ödüllerini alırken, sahneye çıkan tüm finalistler performanslarıyla iz bıraktı. "Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var" Gerçekleştirilen yarışma hakkında bilgi veren Kulis Koordinatörü Beyzanur Karakan, "Voice of Erdem’in bu sene ikincisi düzenleniyor. Birçok gencin kalbine dokunuyoruz. Sanata olan ilgilerini burada kanıtlamalarını sağlıyoruz. Güzel bir program ve çok kalabalık bir ortam var. Bu sene programımıza inanılmaz bir ilgi var. Çok güzel geçen bir program olacağına eminim. Bir birinden iyi 12 yarışmacımız var. Umuyorum ki hak edenin kazandığı bir yarışma olur. Yarışmamızda Türkçe, İngilizce ve arabesk söyleyen öğrencilerimizde var. Herkesin kalbine dokunacak parçalar bu sahnede seslendirilecek. Diğer yandan yarışmamızda, her dört yarışmacıda bir Dans Art ekibinin sahne aldığı dans gösterileri de olacak. Sanat her anlamda Voice of Erdem’le Erdem Koleji’nde can buluyor" diye konuştu. "Gençlerin kendilerini ifade edebildiği özgüven dolu bir ortam oldu" Erdem Koleji Genel Müdürü Mehmet Örfi Sönmez, gecenin ardından yaptığı değerlendirmede, bu tür organizasyonların öğrencilerin özgüven gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, "Gençlerin kendilerini ifade edebilecekleri sahneler oluşturmak, onların potansiyellerini ortaya çıkarmanın en etkili yollarından biridir. Bu gece, bunun en somut örneklerinden biri oldu" ifadelerini kullandı. Jüri üyelerinden Emre Yücelen ise organizasyonun genel yapısına dikkat çekerek, "Burada sahneye çıkan öğrencilerin hazırlık düzeyi ve sahne bilinci gerçekten dikkat çekici. Bu, arka planda ciddi bir emeğin ve doğru yönlendirmenin olduğunu gösteriyor. Böyle bir ortamda bulunmak çok kıymetli" diye konuştu. Erdem Koleji’nin her yıl daha da güçlenerek devam eden bu prestijli organizasyonu, yalnızca bir yarışma olmanın ötesine geçerek genç yeteneklerin kendilerini keşfettiği, sahneyle buluştuğu ve iz bıraktığı güçlü bir sanat platformu olarak öne çıkmaya devam ediyor.
Antalya Bakan Uraloğlu: "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Antalya Döşemealtı’nın ulaşım ağının gücüne güç katacak Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılış törenini gerçekleştirdi. "Antalyalılara verdiğimiz her bir sözümüzü tuttuk" Bakan Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ‘Durmak yok, yola devam’ vizyonuyla Antalya’ya hizmet sunmaya devam ettiklerini dile getirdi. 2025 yılında Antalya’da gerçekleştirilen açılışlar hakkında konuşan Bakan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bakın sadece geride bıraktığımız 2025 yılı içerisinde; İlk aydan Korkuteli-Elmalı Yolu’nu açtık. Nisan ayında; Antalya Havalimanımızın 35 milyon olan yolcu kapasitesini 82 milyona çıkaran yeni terminal binasını hizmete sunduk. Temmuz ayında; Antalya-Alanya Otoyolu’nun temelini attık, Demre Yat Limanı’nın açılışını gerçekleştirdik. Ekim ayında; Kepezüstü ve Sanayi Farklı Seviyeli Kavşakları’nı, Elmalı Şehir Geçişi ve Elmalı-Finike Yolu’nun Elmalı-Avlanbeli kesiminin açılışlarını yaptık. Avlanbeli-Finike kesiminin yapımını başlattık. Kasım ayında; Gazipaşa Yat Limanımızı açarak başta Alanya olmak üzere tüm bölgenin deniz turizmi faaliyetlerine güçlü bir nefes kattık." Uraloğlu, aralık ayında ise; Alanya Doğu Çevre Yolu ve Demirtaş Kavşağı’nın açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi. "Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz" Antalya’nın yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en gözde turizm merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Antalya, sadece denizi ve tarihi kültür varlıklarına dayalı turizmiyle değil, aynı zamanda yılın büyük bir bölümünde güneşin tebessümüyle beslenen bereketli topraklarındaki meyve ve seracılık faaliyetleriyle de ünlüdür. Ülkemizde tarımsal ihracat yapan öncü şehirlerimizden biridir. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı misafiri ağırlayan, yetiştirdiği meyve ve sebzeleriyle sofralarımızda yer alan şehrimizde trafik hacmi her geçen gün artıyor. Bu nedenle Antalya’nın, ihtiyaçlarıyla, projeleriyle ve yatırımlarıyla her zaman yakından ilgileniyoruz." 24 Yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım Bakan Uraloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, son 24 yılda Antalya’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 354 milyar lira yatırım gerçekleştirdiklerini söyledi. Uraloğlu, bölünmüş yol uzunluğunu 197 kilometreden 774 kilometreye, BSK kaplamalı yol uzunluğunu ise 123 kilometreden bin 140 kilometreye çıkardıklarını söyledi. Bakan Uraloğlu, Antalya Batı Çevre Yolu’nu açtıklarını kaydederek sözlerine şu şekilde devam etti: "Antalya Çevre Yolunda; Başköy, Korkuteli, Kirişçiler ve Isparta Köprülü Kavşaklarını hizmete sunduk. Antalya-Kemer-Tekirova-Finike Yolu kapsamında Phaselis (Fasalis) Tüneli’ni açtık. Böylelikle Antalya’nın; Demre, Finike, Kumluca, Kemer, Kaş ve Kalkan gibi turizm cenneti beldelerinin ulaşımını güçlendirdik. Antalya’yı Konya’ya bağlayan kuzey-güney aksının en önemli geçiş noktasını oluşturan 5 bin metre uzunluğundaki Demirkapı Tünelini hizmete açtık. Akdeniz ve İç Anadolu’yu ayıran Torosları tünel konforuyla geçilmesini sağladık." Alanya-Kuşyuvası-Taşkent Yolu Tünellerini inşa ettiklerini de belirten Uraloğlu, "Kızılkaya-Antalya Yolu, Antalya-Alanya-Gazipaşa Yolu, Kumluca-Finike Yolu, Demre Şehir Geçişi, Kaş Çevre Yolu, Kalkan Şehir Geçişi, Akseki Bağlantı Yolu, Kızılcadağ-Elmalı Yolu, Konaklı-Güzelbağ Yolu ve Antalya Şehir Hastanesi Bağlantı Yolları’nı da yine biz hizmete sunduk" diye konuştu. "Proje tamamlandığında özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatayacak" Antalya-Alanya Otoyolu’nun yapımına başladıklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, "84 kilometre ana gövde ve 38 kilometre bağlantı yoluyla toplam 122 kilometrelik bu dev proje tamamlandığında turizm ve tarımın kalbinin attığı bu güzel coğrafyada, özellikle yaz aylarında yoğunlaşan trafiği rahatlatacak, seyahat sürelerini kısaltacak ve vatandaşlarımıza stressiz bir yolculuk sunacak" şeklinde konuştu. Bakan Uraloğlu, Antalya’yı kuzeyden güneye, doğudan batıya modern yollarla, tünellerle, köprülerle donattıklarını dile getirerek "İnşa ettiğimiz modern ulaşım sistemleriyle şehrin dört bir yanını birbirine bağlayarak hem vatandaşlarımızın hem de şehrimize ziyarete gelen yerli ve yabancı turistlerin hayatını kolaylaştırdık" diye konuştu. "Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir" Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağı’nın açılışıyla bu hizmet zincirine yeni bir halka daha eklemenin gururunu ve mutluluğunu yaşadıklarını söyleyen Uraloğlu, konuşmasına şu şekilde devam etti: "Daha önceleri sadece tarım, hayvancılık ve halı dokumacılığıyla meşhur olan Döşemealtı ilçemiz artık gelişen Organize Sanayi Bölgesi ve modern konut projeleriyle de Antalya’nın parlayan yıldızlarından biridir. Hem sosyo ekonomik faaliyetleriyle yükselen Döşemealtı’nın hem de turizm, tarım ve hizmet sektörlerindeki yoğun hareketlilik nedeniyle yıl boyunca yüksek trafik hacmine sahip olan Antalya’mızın yeni bir soluğa ihtiyacı vardır." Uraloğlu, Antalya-Burdur Devlet Yolu üzerinde, Döşemealtı ilçe girişindeki bağlantı noktaları arasında yer alan Altınkale Farklı Seviyeli Kavşağını da bu ihtiyaca cevap vermesi için bölgedeki trafik akışını düzenleyen kritik bir ulaşım yatırımı olarak hayata geçirdiklerini söyledi. "Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik" Döşemealtı girişindeki mevcut hemzemin kavşağın sinyalizasyon nedeniyle yoğun saatlerde uzun kuyruklara, dur-kalk trafiğine ve zaman kaybına yol açtığını hatırlatan Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti: "İşte bu ihtiyacı görerek, Altınkale Kavşağı’nı farklı seviyeli hale getirdik. 71 metre uzunluğunda, 34 metre platform genişliğinde modern bir köprü yapısı inşa ettik. Her iki yakada da 300’er metre uzunluğunda toprakarme dolgu imalatıyla kavşağı tamamını bütünleştirdik. Eskiden hemzemin kavşakta hizmet veren sinyalizasyon sistemini devre dışı bırakarak trafiğin dur-kalk yapmaksızın akışını sağladık. Böylece Antalya-Burdur arasındaki yaşanan trafik yoğunluğunu rahatlattık. Hem şehir içi hem de transit geçişlerde daha güvenli ve hızlı yüksek standartlı ulaşım tesis ettik." Seyahat süresi 30 saniyeye düştü Seyahat süresini kavşak düzenlemesi ile 30 saniyeye düşürdüklerini söyleyen Bakan Uraloğlu, "Projemiz ile zamandan yaklaşık 219 milyon lira, akaryakıttan 55 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 274 milyon lira tasarruf sağlayacağız. 2 bin 651 ton karbon emisyonunu azaltarak hem çevremizi hem de gelecek nesillere bırakacağımız temiz havayı koruyacağız" şeklinde konuştu. Antalya Havalimanı 2025’te 39 milyon üzerinde yolcu ağırladı Antalya’daki yatırımların sadece karayolu çalışmalarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Uraloğlu, "Hatırlayacağınız üzere Antalya Havalimanı’nın yeni terminal binalarıyla şehrimizin gökyüzündeki kapısını ardına kadar açmıştık. 2025 yılında 40 milyona yakın yolcu ağırladık. Bu yılın ilk üç ayı içerisinde ise geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 5 artışla yaklaşık 3 milyon 150 bin yolcuya ulaştık" ifadelerinde bulundu. Antalya’da deniz turizmini geliştirmek için de Alanya, Kaş, Demre ve Gazipaşa yat limanlarını hizmete açtıklarını hatırlatan Uraloğlu, "Kimse şüphe etmesin ki Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonuyla Antalya’nın ve ilçelerinin her ihtiyacına cevap vermeye, daha modern, daha güvenli ve daha konforlu bir ulaşım altyapısı kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" şeklinde konuştu.