POLİTİKA - 21 Kasım 2025 Cuma 20:44

Bakan Uraloğlu: "Önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz"

Bursa’nın İnegöl ilçesinde ölümlü ve yaralamalı kazaların meydana geldiği İnegöl Ağaç İşleri Kavşağı’nda yapımı tamamlanan yeni köprülü kavşak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla hizmete açıldı. Bakan Uraloğlu, "Önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz. 2026 yılında biz Bursa’ya yaptığımız gezilerden bir tanesini inşallah Ankara’dan İstanbul’dan hızlı trenle yapmış olacağız, projeyi yakından takip ediyoruz" dedi.


Açılış törenine Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, İnegöl Kaymakamı Eren Arslan, Bursa milletvekilleri, Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, siyasi parti temsilcileri, ilçe belediye başkanları ile davetliler katıldı.


Törende konuşan AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, "Burası Türkiye’nin en önemli akslarından bir tanesi. Sadece Bursa’yı, İnegöl’ü ilgilendiren bir karayolu değil. Türkiye karayolu açısından da önemli bir yer. İşte bu yol üzerinde bu üst geçit ve inşallah tamamlanacak iki tane daha üst geçitte bu yoldaki, konforu, hızı, güvenliği artırmış olacağız. Onların ilk adımının açılışını bugün gerçekleştiriyoruz. Bursalı hemşehrilerimiz özellikle İnegöllü hemşehrilerimiz bu yapılan yatırımın ne kadar önemli olduğunu farkındalar. Bursa gerçekten en önemli sanayi şehirlerinden. Tarımda önemli şehirlerinden. İnegöl’de gerçekten Türkiye ekonomisinin gözbebeği ilçelerinden bir tanesi. Burada yapılan bu açılışla inşallah buradaki trafik çok daha rahatlamış, güvenli hale gelmiş olacak. Ben bu manada emeği geçen tüm kardeşlerimize, karayolcu arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili hızlı trene binmiş, bir paylaşım yapmış. Ne kadar heyecanlandığını, mutlu olduğunu kendi paylaşımından görebiliyorsunuz. Ben diyorum ki bütün vatandaşlarımıza Bursa’ya gelirken o heyecanı yaşatalım, önümüzdeki yıl hızlı trenimize kavuşalım diyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.


Bursa Valisi Erol Ayyıldız, "Küçük gibi görünse de kilitleri açmasından dolayı aslında büyük işler görürler. Kapı ne kadar büyük olursa olsun ufacık bir anahtardır. Dolayısıyla aslında Ankara’dan başlayan Eskişehir, İnegöl Bursa hattının doğrudan Kocaeli, İzmir ve İstanbul’u bağlayan hatta baktığımızda aslında işin özü İnegöl etrafında dönüyor. Bu hat aynı zamanda iş hattı, ekonomik hattı yani Türkiye’nin ekonomisini sırtlayan ve taşıyan hat. Bulunan en önemli yer de İnegöl’dür. Sadece bu yatırım İnegöl olarak değil aslında tüm bu coğrafi alanı düşünerek ele aldığınızda ne kadar önemli bir yatırımın şu anda yapıldığını anlarsınız" dedi.



"Ekonomik büyüme ulaşım altyapısından geçiyor"


Bakan Uraloğlu, "Bakanlığı döneminde hani atom Mustafa desek yanlış bir şey demeyiz. Çalışkanlığıyla gerçekten ülkeye hizmet eden Mustafa Varank kardeşimiz şimdi vekilimiz ve komisyon başkanımız. Tabi bir itirafla başladı ben de o itirafla devam edeyim onun bıraktığı yerden. Elbette gerçekten çok çalışıyoruz. Gece gündüz demeden ne kadar gücümüz yeterse, yoruluyor muyuz? Elbette yoruluyoruz ama yorulduğumuz yerde bakıyoruz ki Cumhurbaşkanımız ne yaptı? Ona bakınca diyoruz ki; bizim bu yaptığımız hiçbir şey. Daha yapacak çok işimiz var deyip yolumuza devam ediyoruz, biz öyle dinleniyoruz. Bugün Bursa’mıza iki büyük müjdeyle geldim. Öğleden sonra şehrimizin kalbine Bursa Şehir Hastanesi ve yüksek hızlı tren garımıza nefes aldıracak bağlantı yollarının temelini yine Bursalı kardeşlerimizle beraber atacağız. Ama önce burada İnegöl’ün giriş kapısında ülkemizin doğudan batıya uzanan en önemli koridorlarından birini daha güvenli daha hızlı daha konforlu hale getirmenin gururunu beraberce yaşıyoruz. Biliyorsunuz, yol medeniyettir. Sanayi, üretim, turizm, ticaret, emniyet ve dünya ile bütünleşme demektir. Ekonomik büyümenin birinci şartı güçlü bir ulaşım altyapısıdır, olmazsa olmazdır. Karayolu taşımacılığı da aktarmasız, güvenli, esnek, hızlı ve kolay ulaşımın vazgeçilmez ulaşımın modu olarak karşımıza çıkmaktadır. Karayolları gelişmiş ülkeler için hem uluslararası hem de yurt içi taşımacılık faaliyetlerinde kilit bir rol oynamakta ve adeta lojistik sistemin kılcal damarları olarak hayati bir fonksiyonu da üstlenmektedir. Bu gerçeğin bilinciyle Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 23 yıllık dönem içerisinde karayollarında adeta yeni bir çağın kapılarını da araladık, kapılarını da açtık çok şükür. Ülkemizin dört bir yanında doğu-batı, kuzey-güney demeden her tarafı baştanbaşa yüksek standartlı yol ağlarıyla karayolcu kardeşlerimizle donattık" dedi.



"Nereden nereye"


Uraloğlu, "2002 yılında bakın 6 bin 100 bin kilometre yolumuz vardı, bunu hep söylüyoruz ama tekrar etmekte de fayda var. Sadece 6 ilimiz birbirine bölünmüş yollarla bağlanıyordu. Bunu tam 5 kat artırarak bugün 29 bin 947 kilometreye çıkardık çok şükür ve 77 ilimizi de bölünmüş yollarla birbirine bağlamış olduk. 1714 kilometre olan otoyol ağımızı Bursa’mızın da içerisinde olduğu illerde başta olmak üzere 3796 kilometreye çıkardık. BSK kaplamalı yani sıcak asfalt yolların uzunluğunu 8591 kilometreden 31527 kilometreye çıkardık. Hani Cumhurbaşkanımız diyor ya "Nereden nereye". Gerçekten, bizde bunları karayolcu kardeşlerimizle bütün ekiplerimizde, milletvekillerimizle, il yönetimimizle, valiliklerimizle beraber çok şükür hayata geçirdik. Yüksek dağları tünellerle, derin vadileri köprü ve viyadüklerle geçerek birbirine bağladık. Köprü ve viyadük uzunluğumuzu 811 kilometreye çıkardık. Tünel uzunluğumuzu 813 kilometreye çıkardık. Fark ettiyseniz bölünmüş yol uzunluğumuzu da 30 bin kilometrenin eşiğine getirdik. Sadece birkaç adım kaldı. Sene sonuna kadar inşallah 30 bin kilometreye çıkaracağız. Bakın Cumhurbaşkanımız AK Parti’mizin seçim vaatlerinde 15 bin kilometre bölünmüş yol koymuştu ilk etapta. Ve insanlar şunu demişti; Türkiye’de bu bölünmüş yolları nereye yapacaksın? Bakın biz 15 bin kilometreyi bitrdik. Onun üzerine bir 8 bin 9 bin daha yaptık ve şimdi 30 bin kilometrelere çıkarmış oluyoruz. Dile kolay, bu Bursa’dan yola çıksanız bakın 30 bin kilometre Bursa’dan yola çıksanız dünyanın çevresini 4te 3’ünü artık çevreliyorsunuz yaklaşık. Yani dünyanın 40 bin kilometre 30 bin kilometreyle 4’te 3’ü kadar bölünmüş yol yaptık. Şöyle de yaklaşabiliriz; Bursa’dan Çin’in Şanghay şehrine yani büyük okyanusun kıyılarına kadar yaklaşık 3 kez ulaşabilecek bir mesafe demektir. İnşallah bu yıl bitmeden az önce dediğim gibi 30 bin kilometreyi yakalamış olacağız. Sadece birkaç kilometremiz kaldı. Kıymetli İnegöllü kardeşlerim ben burada sayılardan, rakamlardan bahsediyorum aslında bahsettiklerim sadece rakamlar değildir. Bir destanın çok büyük bir parçasıdır. İnegöl giriş kavşağı da bu destanın yeni bir adımıdır, yeni bir satırıdır. Bu satır İnegöl’ün sanayicisine, çiftçisine, esnafına, işçisine siz üretmeye devam edin biz sizin yolunuzu açmaya devam edeceğimizin mesajıdır" dedi.



"106 kilometrelik hatta sinyalizasyon kalmadı"


Uraloğlu, "İhracatıyla tüm lokomotif şehirlerinden birisidir. İnegöl ise bu lokomotifin en güçlü motorlarından biri. Mobilya sektöründe dünya markası olmuş her yıl milyonlarca dolar ihracat yapan, alın teriyle emekle büyüyen bir ticaret merkezi. Belediye Başkanımız söyledi 160 ülke. Gerçekten tebrik ediyorum. Allah daha fazlasını yapmayı bizlere nasip etsin. İşte bu üretim gücünü, bu bereketli emeğin dünyaya açılan kapısı da güvenli, hızlı ve kesintisiz yollarla olmalıdır. Açılışını yaptığımız İnegöl giriş kavşağı tam da bu ihtiyaç için hayata geçmiştir. Bu kavşağımız 152 metre uzunluğunda 6 açıklıklı farklı seviyeli köprülü kavşak olarak inşa ettik, tasarladık. Bağlantı yollarıyla birlikte 1.1 kilometre uzunluğundaki projemiz Bursa- İnegöl-Eskişehir devlet yolunun en kritik noktasında yükseldi. Bakın İnegöl’ümüzün girişinde her gün ortalama gidiş- dönüş yaklaşık 60 bin araç giriş- çıkış yapıyor. Bunların neredeyse 5’te 1’i yani 10 bin üzerinde ağır taşıt trafiğine sahip. İşte tam da bu yoğunlukta vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini en üst seviyede tutmak, aynı zamanda İnegöl mobilyasını dünyaya ulaştıran tırlarımızı, firmalarımızı, kamyonlarımızı kesintisiz akışa kavuşturmak için bu kavşağı inşa ettik. İnegöl giriş kavşağı artık şehir merkezine giriş- çıkış yapan araçlarımızla, transit geçen ağır taşıtlarımızı birbirinden tamamen ayırmış durumdadır. Trafik yoğunluğunu azaltarak daha akıcı bir akış sağlamış olduk. Böylece zamandan yıllık 1 milyar 200 milyon lira, akaryakıttan 50 milyon lira olmak üzere toplam yıllık 1 milyar 250 milyon lira tasarruf sağlamış olacağız. Değerli kardeşlerim bunları sadece bir rakam olarak değerlendirmeyin. Bakın buraya yaptığımız yatırımı bir yıldan daha az sürede ülkemize kazandırmış oluyoruz. Yani sanayici kardeşlerimiz bilir, bunun ne anlama geldiğini de takdir ederler. Ne kadar doğru iş yaptığımızın belgesidir. Çevreye zarar veren araçların da karbon emisyonunu da yıllık olarak tam 308 ton azaltarak hem doğamızı koruyarak hem de temiz bir gelecek için bir adım atmış olduk yeşil Bursa’mız için. Bu kavşakla birlikte Bursa Turanköy kavşağından Eskişehir’in sınırına kadar ulaşan tam 106 kilometrelik güzergahımızla artık tek bir sinyalizasyonlu kavşak kalmamıştır. Bu da ayrıca bir kıymetlidir. 106 kilometrelik tamamen yüksek standartlı, konforlu, hızlı, kesintisiz bir yol haline gelmiştir. Bir nevi otoyol standartlarına yükseltilmiştir. İnegöl’ümüzün sanayicisi, çiftçisi, esnafı artık ürünlerini daha hızlı daha güvenli ve daha ekonomik şekilde limanlara, iç piyasaya ve ihracat kapılarına ulaştırabilecek. Bu aynı zamanda Ankara’dan iç Anadolu’dan, doğudan gelen misafirlerimizi, turistlerimizi, iş insanlarımızı yeşil Bursa’mıza kesintisiz bir şekilde bağlayacaktır. Tekrar kavşağımız hayırlı uğurlu olsun. Değerli Kardeşlerim biz size büyün, üretin, ihracat rekorları kırın diyoruz. Siz de bunu fazlasıyla yapıyorsunuz. Biz de sözümüzü tutuyoruz" dedi.



Hzlı tren sözü


Bakan Uraloğlu, "Siz üretmeye devam edin, biz yolunuzu açmaya devam edeceğiz diyoruz ve bunu da hayata geçiriyoruz. İnegöl giriş kavşağı işte bu sözün tam da nişanesidir. Konuşma metninde yoktu öğleden sonraki programa ayırdım ama burada da İnegöllü kardeşlerimle paylaşayım. Biz İnşallah önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz. 2026 yılında biz Bursa’ya yaptığımız gezilerden bir tanesini inşallah Ankara’dan İstanbul’dan hızlı trenle yapmış olacağız, projeyi yakından takip ediyoruz. Nazar etme ne olur, çalış senin de olur diyoruz ya onun için de bazen muhalif kardeşlerimizde onların haklı eleştirilerinin başımızın üzerinde yeri vardır. Ama bu anlamda onların da eleştirdiği bu konuları biz İnşallah hayata geçirmiş olacağız" diye konuştu.


Konuşmaların ardından kurdele kesimiyle köprülü kavşak hizmete açıldı.


Açılışın sonunda Bakan Uraloğlu’na, İnegölspor Başkanı Kani Ademoğlu tarafından üzerinde isminin yer aldığı İnegölspor forması hediye edildi.



Bakan Uraloğlu: "Önümüzdeki yıl Bursa’mıza yüksek hızlı trenle seyahat edeceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa FK - Pendikspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 34. haftasında oynanan Manisa FK-Pendikspor karşılaşmasının ardından her iki takımın teknik direktörü açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 34. hafta karşılaşmasında Manisa FK, sahasında Pendikspor’u 2-0 mağlup etti. Manisa FK Teknik Direktörü Ahmet Pektaş, mücadeleye dair yaptığı açıklamada, "Öncelikle yine geçen hafta kötü bir mağlubiyet almıştık. Ama biz kulüp vizyonumuz gereği her maça olabildiğince ayrı senaryolarda çalışmak zorundayız. Öyle de yaptık. Bu iki gün, üç gün bizim için çok zor geçmişti. Ama oyuncularım sağ olsunlar bana çok yardımcı oldular. Söylediğimiz her şeyi sahada uygulamaya çalıştılar. Belki ilk yarı bile maçı 2-0, 3-0’a getirebilecek pozisyonları bulduk. İkinci yarı biraz daha kontrollü oynadık ama orada da pozisyonlarımız var. Bugün bence kazanmayı hakkeden taraf bizdik hem mücadelemizle hem girmiş olduğumuz pozisyonlarla. Şimdi yine önümüzde bir zor bir deplasmanımız var. Ona hazırlanacağız ve elimizden gelen en iyisini orada da yapmaya çalışacağız. Burada kadromuzda genç oyuncularımız var. Hepsine şans veriyoruz zaman zaman. Bazen çok iyi oluyorlar, bazen çok kötü oluyorlar. Ama bu yolu kulüp stratejimiz gereği tercih ettik ve her birine genç - tecrübeli demeden ayırt etmeden her birine çok teşekkür ediyorum. İnşallah Van maçında da elimizden gelen en iyisini yapacağız" dedi. Pendikspor cephesi Çekişmeli ve mücadeleci bir karşılaşma olduğuna dikkat çeken Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu ise, "Oyuncularımın mücadelesinden memnunum. Skor olarak memnun değilim. Futbol adına her şeyi yaptık açıkçası. Maçın başında çok basit kendi kendimize bir gol yedik. Maalesef son haftalarda kendi kendimize gol yememiz devam ediyor. Son haftalarda bir mağlubiyetle başlıyoruz. Bu da çok ilginç oldu açıkçası. Rakibin oyun kurgularına göre, şablonuna göre bir oyun planı belirlemiştik. Rakip zaman zaman 4-4-2 kalıyordu topun arkasında. Biz de blok aralarında ve kenar oyunlarıyla pozisyonu atmaya çalıştık. Ama daha maçın başında yediğimiz gol bizim bütün planımızı aslında bozdu. Çünkü rakip gol attıktan sonra daha çok kapanmaya ve 4-5-1 dizilişinde orta sahada kalabalık tutup kenarları da kapatmaya başladı. Ama ona rağmen ilk yarıda da ikinci yarıda da birçok pozisyonumuz var. Ceza sahasına çok fazlasıyla girdik. 46 kez ceza sahasına girdik. Yani daha bunun öncesi final paslarını yapamadığımız zamanlar da oldu. Üzgünüz yani gol olmayınca, skor olmayınca maalesef kazanamıyorsunuz. Futbolun temel prensibi bu. İlk yarıda bir penaltımız vardı. Bana göre yüzde 100 bir penaltıydı. Bir daha incelensin. Bence bunu hakemlerimiz atladı. Yüzde 100 bir penaltı. Furkan’a yapılan iki defa bir müdahale var. Doğru dürüst yayıncı kuruluş da göstermedi. Yani açıkçası yüzde 100 penaltı es geçildi diye düşünüyorum ben. Takdir haklarını biraz daha hakemler onlardan yana kullandı. Çok iyi bir puan aldıklarını zannetmiyorum ben bu karşılaşmada. Maalesef futbolu ileriye değil de geriye götürüyorlar. Bunu görüyorum. İkinci yarı çok daha baskılı oynadık. Çok daha pozisyonlarımız var. Daha fazla içeri girdik. Hazır olmayan oyuncuları mecbur sahaya atmak zorunda kaldık. Şimdi bu oyuncular uzun zamandır sakat. Doğru dürüst bizle de idmanlara çıkmadılar. Takımımızda 6-7 tane ciddi sakatlık var ki kadromuz zaten kısıtlı ve bu oyuncuların eksikliğini hissediyoruz. Fit değiller. Daha doğru dürüst biz de idmanlara çıkmadılar. Onların da dezavantajını yaşıyoruz ama yapacak şey yolumuza devam ediyoruz. Biz play-off’ları hedef aldık. Bugün kazansaydık çok daha rahatlayacaktık play-off yolunda. Bir avantajı kaçırdık diye düşünüyorum. Rakibimiz Manisa FK’yı da tebrik ediyorum galibiyetlerinden dolayı. Son karşılaşmada Adana Demirspor’a mağlup olduklarında bugün bir refleks göstereceklerini biliyorduk iç sahada özellikle. İyi bir takım, hareketli bir takım. Oyunu pozitif anlamda oynayan bir takım ama bugün tabii biz sürpriz ettik biraz da. Çok fazla baskılı oynayınca bir de kaybettiğimiz toplarda da onlara geçiş verdik. Pozisyonlar da verdik. Ama maalesef skor olarak istediğimiz gibi olmadı. O yüzden önümüze bakıyoruz. Cumartesi günü önemli bir maçımız var. Oraya hazırlanacağız" ifadelerini kullandı.
Ankara Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi Ticaret Bakanlığı tarafından, Adana’dan 7 liraya alınan biberin Diyarbakır’da bir markette 200 liraya satıldığı tespit edildi. Bakanlık tarafından konu gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; Diyarbakır’da faaliyet gösteren bir zincir markete yönelik gerçekleştirilen denetimler sonucu; kırmızı kapya ve yeşil sivri biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden şekilde incelendi. Bakanlık tarafından yapılan incelemelerde; kırmızı kapya biber ürününün, Adana ili Karataş ilçesine bağlı merkez köylerde faaliyet gösteren komisyoncudan 7 liradan satın alındığı, söz konusu ürünün Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 30 liradan satıldığı, ilgili zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 199 lira 99 kuruştan sunulduğu, yeşil sivri biber ürününün ise Diyarbakır’da faaliyet gösteren firma tarafından zincir markete 20 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün vatandaşa 249 lira 99 kuruştan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi.
Ankara CHP lideri Özel: "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Polisin 12-24 ve 12-36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" dedi. Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Konuşmasına Dünya Kupası’na 24 yıl aranın ardından katılmaya hak kazanan A Milli Futbol Takımı’nı tebrik ederek başlayan Özel, "Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın davetleriyle Kosova’da milli takımın Dünya Kupası yolculuğuna eşlik etmek için orada olacaktık. Güne bu niyetle uyandık. Grup toplantımız yoktu. Ama 31 Mart tarihini iki yıl önce Cumhuriyet Halk Partisi’nin, hatta Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinin en büyük yerel seçim zaferinin yıl dönümünü zehretmek isteyenler, iki yıl önce kurulan sandıkta Bursa’yı alamayıp şimdi hakimin tokmağıyla, savcının cübbesiyle almak isteyenlerin yeni bir siyasete darbesiyle, bu sefer Bursa’nın iradesine darbesiyle uyandık. Maalesef devamında da bu dönemde hiçbir sorunu olmayan, beş yıl süreyle zaten sadece adaylık yapan, ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar 500 kişiyi dolandırmış bir yalancı tanık, iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey’e, ailesine haysiyet suikastı yaptılar" diye konuştu. Yoğun bir çalışma ve direnme döneminde olduklarını ifade eden Özel, "Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur, çalışma konusunda da bir mazeretimiz yoktur. Belediye başkanlarımız kendi görev alanlarında bütün o silkelemelere, paranın yüzde 40’ının kesilmesine, kendinden önceki AKP’nin SGK’ya, vergi dairesine taktığı borcun faizle ödenmelerine rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Çanakkale’deydik, Kuşadası’ndaydık, Bursa’daydık ve Kütahya’daydık. Çanakkale, Bursa ve Kütahya illerimizi de Kuşadası ilçemizi de Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları yönetti. Kimi gözaltındayken konuştum, kimi tutukluyken. İkisi görevinin başındaydı; Çanakkale ile Kütahya. Yaptıklarını gördüm, uzun uzun anlattık" dedi. "Türkiye’yi açık cezaevine çevirdiler" Türkiye’de iktidarın tehdit gördüğü herkesin tutuklu olduğunu söyleyen Özel, "2026 yılında Türkiye’yi bir rejime tehdit olanlar için açık cezaevine, tutuk merkezine çevirdiler. Ekrem İmamoğlu da belediye başkanlarımız, seçilmiş siyasetçiler, kıymetli bürokratlar da tutuklu. Hataylıların iradesiyle son kullandıkları oy ile yolladıkları milletvekili Can Atalay tutuklu. Selçuk Kozağaçlı’dan Mehmet Pehlivan‘a kadar avukatlar tutuklu. İşçi haklarını savunan sendikacı Mehmet Türkmen tutuklu. Gazeteci Merdan Yanardağ, Alican Uludağ, İsmail Arı ve 17 gazeteci tutuklu Türkiye’de. Köyünü, doğasını, zeytin ağaçlarını savunan İkizköylü Esra, o İkizköy’ün kadın muhtarının ninesiyle bir ağaçlarına sahip çıkan Esra Işık tutuklu. 19 Mart darbesinden sonra 301 öğrenci tutuklandı. Dün Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde ödül aldı. Vatan Emniyet’teki işkencenin belgeseli var. Nasıl darp raporlarının sonradan değiştirildiği var. Askeri darbe dönemlerinde olmayan, önce darp raporu, sonra temiz raporunun dosyada değiştirildikleri var. İzledik, şaşırdık, kahrolduk" ifadelerini kullandı. "Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli" Bu haftanın Polis Haftası olduğunu belirten Özel, "Öncelikle bugün İsrail Konsolosluğu’na bir silahlı saldırı girişimi oldu. Her türlü silahlı saldırıyı, şiddeti kınıyoruz. Hangi gerekçeyle ve kime yönlendirilirse yönlendirilsin, kınıyoruz. Yüreğimiz ağzımıza geldi. Kahraman polisimiz etkisiz hale getirdi. Biri herhalde ölü ele geçirilmiş, ikisi yaralı. İki polisimiz hafif yaralı, öyle bilgi aldım. Allah’tan şehidimiz yok. Bir kez daha Polis Haftası’nda kahraman Türk polisini sevgi ve saygıyla selamlıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Maç olur, polis çalışır. Eylem olur, polis çalışır. Konser olur, polis çalışır. Pandemi olur, millet canıyla uğraşır, polis çalışır. Miting olur, polis çalışır. Sokağa çıkmak yasak olur, millet sokağa çıkmasın diye sokakta yine polis çalışır. Kimse çalışmaz, polis çalışır. Ama emeğinin karşılığını alamaz. İnanılmaz derecede zor bir görev icra diyorlar. 260 saat mesai, mobbing, ekonomik çıkmaz. Bunların hepsine son vermek gerekiyor. Polisin 12 - 24 ve 12 - 36 çalışma saati bitmeli. Fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli. Gece mesaisi sekiz saati geçmemeli. Sendikal haklar tanınmalı. Mülakat kalkmalı, liyakat olmalı. En önemli sorun; lojman ve kreş hakkı. Bilhassa büyükşehirlerde ve kiraların çok pahalı olduğu turizm şehirlerinde, hatta turizm ilçelerinde ve beldelerinde bu meseleler lojman sorunuyla çözülmeli" dedi. "Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor" ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa en hazırlıksız yakalanan ülkenin Türkiye olduğunu söyleyen Özel, "Çok net ortada, kimsenin de bir itirazı yok. Çünkü Türkiye ikide bir rezervlerini yakıyor. Sonra yoksullaşma pahasına, yoksulların sırtına yük bindirme pahasına ve büyük gelir transferleri pahasına bu rezervleri yerine koymaya çalışıyor. 128 milyar dolarda da öyle olmuştu, geçen sene 60 milyar dolara mal olan İBB operasyonundan sonra da öyle oldu. Öyle olunca faizler düşerken düşemez oldu. Enflasyon inecekken inemez oldu. Maalesef İran savaşı geldiğinde de geçen sene 19 Mart’a harcanan rezervler yerine çok pahalıya konduğu için, manevra alanı, müdahale alanı olmaz oldu. Elimiz kolumuz bağlı şekilde yakalandık" ifadelerini kullandı. "Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır. Çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır" En düşük emekli maaşının bir asgari ücret, asgari ücretin de 39 bin lira olmasını savunduklarını ifade eden Özel, "Bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz. Emekliye bayram ikramiyesinin de bir asgari ücret olmasının arkasındayız. Bu konuda grubumuz bu hafta ne gerekiyorsa yapacak emekliler için. Kısaca ifade ediyorum. Eşel mobil devam etmelidir, yüzde 20’lik KDV yüzde 1’e düşürülmelidir. Çiftçilerin kredi borç faizleri silinmeli, anapara yapılandırılmalıdır. Çiftçilere uygulanan haciz işlemleri durdurulmalıdır, çiftçilere uygun kredi imkanları acilen sağlanmalıdır. Asgari ücret ve emekli maaşı dahil tüm ücretlere ara zam yapılmalıdır. Ücretlerin bu enflasyon yükünü taşıması artık mümkün değildir. Elektrik ve doğal gaz desteği hem esnafa, üreticiye, hem de yoksullara sağlanmalı, sosyal yardımda da hane gelirine göre kademeli değişen nakit destek sistemine derhal geçilmelidir" dedi. "Ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Gündemimizde ara seçim de yok erken seçim de yok" şeklindeki sözlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, "Biz DEM Parti’ye gittik, konuştuk, orada anlattık şimdi devam edecek. Net bir durum var ortada, önce bir ara seçim yapılacak mı yapılmayacak mı görelim. O ara seçimin yapılması için 30 milletvekiline, yani yüzde 5’in boşalmış olmasına ihtiyaç ilk 30 aydaydı. O tartışma dönemi bitti. Şimdi ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz. Son bir yıl olursa yapamayız. Bu ara seçim 1960’tan beri yapıldı. 1960’tan beri bundan İnönü kaçmadı, Demirel kaçmadı, Ecevit kaçmadı, Özal kaçmadı, Erbakan kaçmadı. Ara seçimin en geniş coğrafyada yapılmasını ister miyim? İsterim. Adımlar atar mıyım? Atarım" diye konuştu.
Kayseri ’Tehiri icra’ işçileri mağdur ediyor Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, tehiri icranın işten çıkarılan ve çıkan işçilerin aleyhine olduğunu söyleyerek, düzenleme getirilmesi gerektiğini kaydetti. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, işverenlerin tehiri icra yolu ile işten çıkan işçilerin alacaklarını ödemediklerini ve bu parayı kullandıklarını kaydetti. Bu yöntemin düzeltilmesi gerektiğini dile getiren Şahin, "İşçilerimiz çok ağır şartlar altında çalışıyorlar. Haklı sebeplerle bazen kendileri çıkıyor ya da haksızca çıkartılıyorlar. Bu çıkartmalarda işçiye tazminatı ve mesai vs. alacakları varsa bunlar ödenmiyor. Ödenmediği zamanda işçi doğal olarak mahkemelere başvuruyor. Şu ana kadar da iş mahkemelerinde, işçilerin işten çıkartılıp haksız zaman çıkarıldıklarında kazanamadıkları mahkeme yok. Mahkeme bir bedel belirliyor ve ödenecek. İşverenle genelde bu bedeli mahkeme bittikten sonra ödemiyor. Hemen tehiri icra dediğimiz bir yönteme başvuruyorlar. Yerel mahkemeyi kazandığı zaman üst mahkemeye gitmek için icra dairesine teminat mektubunu veriyor ya da o bedeli icraya yatırarak işçiye vermiyor. Üst mahkemede 2-3 sene ne kadar devam ederse, işçi bu arada alacağını alamıyor ve mağdur ediliyor. İşverenler bunu sadece işçiyi mağdur etmek için yapmıyorlar" dedi. İşverenlerin bu yöntem ile işçiye verecekleri paradan para kazandıklarını dile giren Şahin, "İşverenler bu paraya para kazandırma yöntemine başvuruyorlar. İşveren işçiye ödeyeceği parayı ve tüm işçileri düşündüğümüzde bu milyonlarca TL’ye tekabül ediyor. İşverenler bu parayı 3-4 sene kullanıyor. Yasal faizler bu kazançla yarışamadığı için işçiye 100 bin TL ödenmiyor ama işveren bu parayla 500 bin TL kazanıyor. Burada mağdur olan işçi. Zaten ağır şartlarda çalışmış, zaten mesaisini alamamış, bir de bunun üzerine geçmiş olunca para işçi mağdur ediliyor. Bu zaman diliminde de iş bulamaması başka bir dert. İşverenin verdiği kod ile çıkartıldığında işte bulamıyor ve işçi mağdur ediliyor. Tehiri icra konusu bir hak olarak gözüküyor ama işçi aleyhine bir düzenleme. Bunun bir an önce gözden geçirilip düzenlenmesi gerekli. İşçinin yapacağı şey mahkemeye vermek. Mahkemeyi de kazanıyor fakat karşı tarafında itiraz etmek gibi bir hakkı var. Bu hakkı da üst mahkemelere gitmek. Orada da işçi maalesef parasını kaybetmiyor, parasını mutlaka geri alıyor ama geç ve düşük alıyor. İşverenler de bu durumu suistimal ediyor" diye konuştu.